{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/620 <br>KARAR NO:2024/3457<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:03/10/2023<br>NUMARASI:2022/84 E - 2023/843 K<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ:17/12/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin 05.04.2012 tarihli kira sözleşmesi ile, ... Mahallesi, 4 .Cadde, .... Sokak, No:... Kat:...-Esenyurt/ İSTANBUL adresinde bulunan taşınmazı Kağıt Ambalaj Atölyesi olarak işletmek üzere 31.12.2021 tarihine kadar mal sahibi ...' den kiraladığını, müvekkilinin  iş yerini kiraladıktan sonra 11.04.2012 tarihinde davalı şirkete kontörlü sayaç abonelik başvurusunda bulunduğunu  ve davalı şirketçe abonelik başvurusunun  kabul edildiğini, müvekkilinin bu sözleşme uyarınca kullandığı kadar su bedellerini kontörlü olarak sayaca yüklediğini, müvekkilinin yukarıda adresi verilen iş yerinden 31.07.2012 tarihinde ayrılarak bu iş yerini kapattığını, kontörlü sayaç kullanım aboneliğine ilişkin olarak ise o dönemde müşteri hizmetleri ile yaptığı görüşmelerde ilgililerce kendisine, “hali hazırda aboneliğin kontörlü olmasından kaynaklı olarak herhangi bir iptal işlemine gerek kalmadığı yalnızca kontör sayaç kullanma kartını imha etmesinin yeterli olacağı” bilgisinin verildiğini, müvekkiline davalı şirket tarafından gönderilen 24.07.2019 tarihli ... numaralı ihtarname de müvekkilinin 29.517,56 TL borcu olduğunun ihtar edildiğini, müvekkilinin bu ihtarname üzerine davalı şirkete itiraz ederek borcun kendisine ait olmadığını açıkça ispatladığını ve ... Şube Müdürlüğüne durumu bildirdiğini buna rağmen davalının ... sayılı dosyası ile 42.865,47 TL bedelli icra takibine geçtiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini  talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ;Davacı adına kayıtlı ... nolu abonelik sözleşmesini sonlandırmayarak abonenin kurulu olduğu yeri terk ettiğinden...Tarifeler Yönetmeliği'nin ilgili hükümlerine göre oluşmuş ve oluşacak borçlardan abonenin sorumlu olduğunu,  ayrıca ön ödemeli Kartlı Sayacı kullanan abonelerin yüklenen kontör bedelinin beklenmedik zamanlarda bitmesi sonucu suyunun kesilmesi yada kartın hemen yüklenememesi nedeniyle yaşanması muhtemel mağduriyetlerin ortadan kaldırılması adına mekanik sayacın su vererek çalışması prensibine dayandığını, buna göre, ön ödeme sistemindeki bakiye bitse bile sayacın mekanik kısmından su sarfiyatı yapılabilmekte olduğunu,  bu nedenle davacının sözleşmesine 16.09.2013-29.09.2018 tarihleri arasında yapılan tahakkuklar gerekçeli ve denetbilir alacak kalemleri olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;   Açılan davanın kısmen kabulü ile davacının ... Sayılı dosyasından davacıya 5.112,13 TL'lik takip öncesi faiz talebi bakımından davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,3-Davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,4-Davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili  istinaf etmiştir.Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, menfi tespit davasının dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuğa tabi olmamasından ötürü Bakanlıkça ödenen arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiline karar vermesinin  mevzuata aykırı olduğu ,Mahkemece aynı bilirkişiden alınan kök ve ek raporda yer  alan çelişki ve eksikliklerden dolayı Yargıtay uygulaması gereği yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerekirken ve bu yönde talepleri varken, talebi  dikkate almamış ve çelişkiyi gidermeden hüküm tesis etmiş olduğu, alınan iki raporla  mevcut çelişkinin giderilmesi gerekliyken bu çelişkinin giderilmemesi hukuka aykırı olup,  05.08.2022 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, gecikme faizi ile birlikte 11.641, 78-TL...'ye borçlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, 07.07.2023  tanzim tarihli bilirkişi raporunda ise, 37.758,13-TL gecikme faizi ile birlikte 29.993,61-TL ...'ye borçlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı,Dosyaya sunulan iki ayrı bilirkişi raporunda ciddi çelişki ve bedel farkı bulunduğu, bu kapsamda yeni bir rapor aldırılması taleplerinin kabul görmediği, üstelik bilirkişi'nin 'Jeofizik Mühendisi' olduğu dikkate alındığında işbu davada bilirkişi olarak tayin edilmesinin de  yasaya  ve hukuka uygun olmadığı, müvekkilinin aboneliğin kurulduğu adreste bulunmadığını  yazılı şekilde ispatlandığı, hal böyle iken, müvekkili  adına icra takibine geçilmesinin kötüniyet  göstergesi olduğu,  dosyaya ihbar olunan sıfatıyla eklenen ve  dosyada mübrez  kira sözleşmesinde dava dışı yeni kiracı ...- ... 01/01/2013 tarihinde aynı işyerini kiralamış ve kiraladığı tarihte de iski ile abonelik sözleşmesi imzalayarak adına yeni abonelik almış olduğunun belli olduğu,Davalı kurum bu aboneliğin olmadığını iddia etmiş ise de, kurum kendi aleyhine delil sunmamak adına bu yönde bir beyan verdiği , İlk Derece Mahkemesince işbu beyana itibar edilmesinin  de doğru olmadığı,Müvekkilinin aldığı aboneliğin  kartlı sayaç aboneliği olduğu,Sayaç aboneliğin alınmasının amacı kartlı sayaç aboneliğinde kontör yüklemek için karta ihtiyaç duyulduğu, oysaki somut olayda  kartın  imha edildiği, kart imha edilmişken ve kartta kontör yüklemesi mümkün değilken davalı kurumun mekanik sayaç aboneliği gibi hareket ederek icra takibine geçmesinin  yasaya ve mevzuata aykırı olduğu,Kaldı ki, davalı kurumun bu konuda verdiği savunmaya göre kartlı sayaç aboneliği kontör yüklenilmediği halde çalışır vaziyetine devam ediyorsa o halde  neden piyasada kartlı sayaç aboneliği bulunduğunun izaha muhtaç olduğu, yazılı olarak aboneliğin kurulduğu işyerinde bulunmayan müvekkilinin salt bu bahane ile borçlu  tutulmasının hatalı olduğu, bu sebeplerle  kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan ; ... sayılı ... takibine göre ;Asıl alacak  24.458,15 TL, asıl alacağa yıllık %19.2 oranında işlemiş faiz,  18.389,13 T ,daha önce ödenmemiş faiz 12,87 TL, faizin 618 KDV”si 2,37 TL olmak üzere, Toplam : 42.458,47 TL alacağın tahsili için  08.10.2021 tarihinde takip yapılmış ,  davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; 1-Davacı ...'in ... mukavele servisine hitaben yazdığı 12.04.2012 tarihli ve ... kayıt numaralı dilekçesi üzerine ... tarafından ...'in 24.05.2012 tarihinde ... numaralı sözleşme ile ... Esenyurt-İstanbul adresinde bulunan binanın 2. Katındaki 5 nolu dairesi için İsim Değişikliği  şeklinde bir su abonesi kaydedildiği anlaşılmıştır.Mahkemece yargılamada  bilirkişi kök ve ek raporları alınmıştır.Bilirkişi  jeofizik mühendisi olup, mesleki geçmişi de dikkate alındığında tarife uygulamaları vs konularda uzmanlığı bulunmakla ,bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Bilirkişi  kök raporunda ;  Davacı abonenin  abonelik sözleşmesinin 3.madde hükmü gereğince...'ye yazılı olarak başvurup aboneliğini iptal ettirmediğinden adına kayıtlı olan ... nolu sözleşme için tahakkuk eden borçlardan sorumlu olduğu,16.09.2013 tarihi ile 29.09.2018 tarihi arası kontör alınmadığı ve kontörsüz kullanım nedeni ile 16.09.2013 tarihinden sonra sayacın mekaniğinin ilerlediği tespit edildiği, dosyada mevcut servis formundan ve 19.09.2018 tarihli iş emrinden, abonenin “suyu akmadığı” yönündeki şikayeti üzerine 07.05.2012 tarihinde yukarıda zikredilen abonenin tesisatında bulunan ... numaralı ön ödemeli kartlı sayaçtan su alabilmek için yeni bir kart çıkarması gerekliliği ile ...'ye yönlendirildiğinin ve o anda mekanik sayaç ENDEKSİ'nin 1190 olduğu, belirtilmiş olup, diğer taraftan, ...Genel Müdürlüğü'nün abone ...”e, yazdığı 28.10.2020 tarihli yazısında özetle,\" 29.09.2018 tarihinde ... nolu kontörlü sayacınız ... nolu mekanik sayaçla değiştirilmiştir. 29.09.2018 tarihinde kontörlü sayaçtan mekanik sayaca dönüşüm sonrası kurumumuzca yapılan tahakkuk kontrolü ve hesaplamada 19.08.2013 tarihi sonrası tüketim olduğu ve kontör alınmadığı tespit edilerek 16.09.2013 ile 29.09.2018 tarihleri arası yapılan 1945 m3 lük tüketim 20.942,00 TL olarak tahakkuk yapılmış ve ... nolu kartlı sayaç hesaplaşma faturası adrese bırakılmıştır.\" denildiği,abonelikte  kontör almadan kullanılan su miktarı: 2011 m3 (29.08.2018 tarihinde mekanik sayaç üzerinde okunan ENDEKS)-1190 m3 (07.05.2012 tarihinde mekanik sayaç üzerinde okunan ENDEKS)  olmak üzere  821 m3-66 m3(07.05.2012-16.09.2013 arası mekanik sayaç üzerinde okunan ve kontör kullanılan yani bedeli ödenmiş olan ENDEKS) 755 m3 olduğu,yukarıda hesaplanan 755 m3 tüketim esas alındığında; Tüketim Bedeli: 24.455,15 TL x 755/1945 = 9.493,00 TL olduğu,buna göre   davacı abonenin  08.10.2021 takip tarihinde borç miktarları ; Tüketim Bedeli: 9.493,00 TL , Gecikme Cezası: 2.148,78 TL olarak  tespit edildiği beyan edilmiştir. İtirazlar üzerine alınan ek raporda ; Davacı ...'in abonesi olduğu ancak aboneliğini iptal etmeden ayrıldığı işyerindeki ... nolu sözleşme üzerinden Yapılan incelemede  18.09.2018 tarihine kadar bedelli kontör alınarak ödenen 66 m3 tüketim hariç bedeli ödenmeyen tüketimlerin toplam 1945 m3 olduğu ve bu tüketim bedelinin (asıl alacağın) 24.458,15 TL olduğu, ... tarafından yukarıda belirtilen asıl alacağa yıllık %19,2 faiz uygulamasının yerinde olmadığı zira 05.08.2022 tarihli kök raporda belirtildiği gibi... asıl alacağına 23.08.2019 tarihi ile takip tarihi olan 08.2021.2021 tarihi arasında geçen 411 gün için ... Yönetim Kurulu tarafından belirlenen aylık 1.40 oranında ve günlük 1.40/30 oranında gecikme faizi uygulandığında; Gecikme Cezası/Faizi   4.691,07 TL'nin %18 KDV'si ise  844,39 TL olduğu, buna göre ...'nin  alacağının, Asıl alacak (tüketilen 1945 m3 su bedeli)- 24.458,15 TL, Gecikme cezası (faizi) KDV dahil - 5.535,46TL olmak üzere, Toplam  29.993,61 TL olduğu beyan edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre  ,bilirkişi hesaplamasındaki farkın ... nolu sayacın 24/05/2012 tarihinde 1190 m3'te söküldüğü yerine ... nolu sayacın 0 m3'te takıldığı hususuna dikkat edilmemesinden kaynaklandığı anlaşılmış,bilirkişinin ek raporundaki tüketim miktarının doğru hesaplandığı anlaşılmıştır. Davacının kartına belli miktarda  konturu yüklemiş olması davacının davalı kurum ile yapmış olduğu abonelik sözleşmesinin göz ardı edilmesini gerektirmez. Davacının  abonesi olduğu ancak aboneliğini iptal etmeden ayrıldığı işyerindeki ... nolu sözleşme  sebebiyle ,kullanılan sudan abone olarak sorumluluğu devam etmektedir.Davacının, su tüketim bedeline esas faturaların uzun bir süre ödenmemesine rağmen Sözleşmenin 4. maddesi gereğince  suyu kesmesi gerekirken kesmemesi davacı açısından müterafik kusur teşkil etmektedir. Ancak; bu kusur, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere tüketilen su bedelinin aslından davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.Sadece  abonenin normal tüketim bedeli dışında, gecikme zammından en fazla yasal/avans  faize kadar indirim gerektirir.Bilirkişi tarafından da buna göre  hesaplaması yapmıştır.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"858c92314690912d","SID":"d46e349e26889234"}}