{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ....  (.......)<br>ÜYE\t\t: ....  (.......)<br>ÜYE\t\t: ....  (.......)<br>KATİP\t: ....  (.......)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/03/2024<br>NUMARASI\t\t: ....... Esas- ....... Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: .......  <br>VEKİLLERİ\t\t: Av. .... & Av. ....<br>DAVALI\t\t: ....... Anonim Şirketi <br>VEKİLİ\t\t: Av. ....<br>DAVA\t\t: Çek İstirdadı <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 17/12/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 19/12/2024<br>  Taraflar arasında görülen davada  Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas - .......  Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin keşideci ....... Ltd. Şti.'den ticari alışverişlerine istinaden 450.000,00 TL bedelli, 0029958 seri numaralı çeki aldığını ve  daha sonraki ticaretleri için dükkanında muhafaza ettiğini, bu esnada müvekkilinin babasının vefat ettiğini, dava dışı ....... .......'nın dükkanda bulunan  çeki çaldığını, hırsızlık olayı ile ilgili şikayetçi de olduklarını, çekin  kaybolduğunu zanneden  müvekkilinin Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  ....... Esas sayılı dosyasında dava açtığını, dava dışı ....... .......'nın müvekkiline çekin kendisinde bulunduğunu ikrar ederek çeki en yakın zamanda teslim edeceğini beyan ettiğini ancak, çeki müvekkiline teslim etmek yerine müvekkilinin kaşesinden yaptırarak sahte imza ile diğer ciranta ....... Enerji İnş. San. Ltd. Şti.'ne 310.000,00 TL karşılığında sattığını, çeki davalıya  götürüp sms onay karşılığında nakite çevirdiklerini, müvekkiline herhangi bir onay kodu ve bildirim gelmeden çekin dava dışı ....... Ltd. Şti.'ne  faktore edildiğini, çekin meşru hamili davalı şirket olmadığından çekin müvekkiline iadesi gerektiğini ileri sürerek, çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin Faktoring kanunu ve yönetmeliğine uygun olarak faktoring işlemini gerçekleştirdiğini, alacağın temlikinde izlenecek tüm usul ve esasları tam olarak yerine getirdiğini savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece, \"...Davacının dava dilekçesinde bahsi geçen ....... ....... isimli şahısla ilgili tüm şikayetler titizlikle toplanmış, yapılan inceleme neticesinde davamızla bağlantısı bulunan soruşturma numarasının  Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/70930 soruşturma numaralı dosyası olduğu anlaşılmış, dosyanın incelenmesinde: .......'nın 13.11.2023 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde ....... ....... isimli şahısla daha önce birkaç kez düşük meblağlarla ticareti olduğunu, bu kişinin CNC işiyle uğraştığını, döküm işi yapan tanıdıkları olduğundan bahisle kendisine yardımcı olacağını söylediğini, bu hususta sözlü anlaşma yaptıklarını, kendisinin yerine ....... için bazı siparişleri Eylül ayı içerisinde teslim etmek üzere söz verdiğini kendisinin de .......'e 450.000,00 TL'lik çek verdiğini, ancak .......'in söz verdiği tarihte taahhüdünü yerine getirmediğini o tarihlerde babasının vefat ettiğini, .......'i telefonla arayarak .......'in anlaşmaya uymadığını bu nedenle çeki geri istediğini .......'in de kendisine \"çekin parasını sana gönderelim bu işlem için kullanmış olduğun cep telefonuna onay kodu gelecek gelen kodu bana söyle, çek için fatura kestiysen faturayı iptal et dediğini\" kendisinin çeki geri istediğini ancak .......'in türlü bahanelerle kendisini oyaladığını, çeki kime verdiğini bilmediğini, çekin akıbetini .......'e sorduğunda ise \"çeki kime verdiğimi söylersem seni de vururlar beni de vururlar\" dediğini, çekin tahsilinin yapılmaması için çek zayi davası açtığını, .......'in halen çeki iade etmediğini beyanla .......'den şikayetçi olduğu görülmüştür.<br>Davacı Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen soruşturma kapsamında yer alan ifadesinde çeki ....... .......'ya rızası ile verdiğini beyan ettiği halde dava dilekçesinde çekin çalındığını beyan etmektedir. Beyanları arasında çelişki bulunan Davacının, çekin istirdadını davalı ....... A.Ş den talep edebilmesi için davalının kötü niyetli olduğunu ispatlaması gerekmektedir. İspat yükü üzerinde olan davacı tüm bu hususlar nazara alındığında davasını ispat edememiştir. Bu bağlamda davanın reddine karar vermek gerekmiş ...\" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ :  Davacı vekili, dava dışı ....... .......'nın çeki müvekkiline teslim etmek yerine müvekkilinin kaşesinden yaptırarak sahte imza ile ciro ettiğini, davalının davaya konu çekte yetkili hamil olmadığını, müvekkilin davalı ve dava dışı cirantalarla ticari ilişkisinin bulunmadığını, mahkemece sahte kaşe ve imza itirazlarının dinlenmediğini, eksik  inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına  karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :  <br>Dava, çek istirdadı istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br> Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. <br>6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde '' Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. <br><br>7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde \"(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" düzenlemesi  getirilmiştir.<br>Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK'nın  m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.<br>01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un 31. madde  hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâlinin \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" şeklinde olduğu anlaşılmıştır.<br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise,  davanın 6102 sayılı TTK'nın  792 . maddesine dayalı çek istirdadı talebine ilişkin olup, TTK'nın 4/1 (a) maddesi kapsamında  mutlak ticarî dava, konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda  istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, bir miktar paranın tahsilini amaçlayan istirdat davaları gibi, parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da 01/09/2023 tarihinden itibaren zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin de üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği ve çek istirdadı davasının aynı zamanda konusunun bir miktar para olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Ayrıca,  6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk  Kanun'a  \"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk\" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında da \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi yer almaktadır.<br>Bu yasal düzenleme gereğince konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.<br>Somut olayda, davanın 08/12/2023 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde davacı tarafça dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğuna dair bir ibare bulunmadığı gibi, dava dilekçesine arabuluculuk tutanağının eklenmediği, mahkemece ara kararla davacı tarafa bu hususta ihtarlı kesin süre verildiği, işbu ara karar sonrasında davacı vekili tarafından ibraz edilen dilekçede arabuluculuk toplantısının yapılmadığı ve arabuluculuk tutanağının bulunmadığının bildirilmesi  üzerine mahkemece de dilekçeye derkenar ile davanın çek istirdadı davası olup, arabuluculuğa tabi olmadığı belirtilmek sureti ile işin esasının incelendiği, davacının zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmadan işbu  davayı açtığı anlaşılmıştır. <br>Bu durum karşısında, mahkemece ara kararla davacı tarafa arabuluculuk tutanağını ibraz etmek üzere ihtarlı kesin süre verilip, sonrasında da dilekçe üzerine derkenar ile bu ara karardan dönülerek işin esasının incelenmesi yerinde olmadığı gibi, re'sen gözetilmesi gereken  dava şartına ilişkin 6102 sayılı TTK'nın  m. 5/A(1) ve 6325 sayılı Yasa'nın 18/A(2) hükümleri nazara alınarak davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işin esasının incelenmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca re'sen kaldırılmasına ve davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıda yazılı şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A)Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2024 tarih, ....... Esas- ....... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile yapılan 10,00 TL  tebligat gideri olmak üzere toplam 1.179,40 TL  istinaf yargılama giderinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından taraflara ücret-i vekalet taktirine yer olmadığına, <br>B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 7.684,88 TL peşin harçtan, karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 7.257,28  TL harcın karar kesinleştiğinde ve  talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı  davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan  A.A.Ü.T. uyarınca takdir edilen  30.000,00 TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gider avansını yatıran tarafa iadesine, <br>C)Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, <br>D)Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  17/12/2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.<br><br>   Başkan .......             Üye ....            Üye .......            Katip .......                                                                                                      e-imzalıdır              e-imzalıdır             e-imzalıdır            e-imzalıdır                                                                                           (muhalif)                                                                                                                                                        <br>....                                                                                                                                             <br><br>MUHALEFET ŞERHİ: Dava,  çek istirdadı istemine  ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br><br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda  özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br> Yukarıda heyet çoğunluk görüşünde de açıklandığı üzere, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde \"(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" düzenlemesi  getirilmiştir.<br>Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK'nın  m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.<br>01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un 31. madde  hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâlinin \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" şeklinde olduğu anlaşılmıştır. <br>Davanın işbu 01/09/2023 tarihli yasal değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra  08/12/2023 tarihinde açıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, TTK’nın 792. maddesine göre açılan çek istirdadı davasında arabulucuya başvurmanın dava şartı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde '' Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. Zayi olan çekin istirdadı talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduranın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. <br>Yargıtay 11. HD'nin  2019/3048 E- 2020/1093 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, anılan madde hükmüne göre açılan davada davacının talebi, bir miktar paranın ödenmesi, alacak veya tazminat değil kıymetli evrak olarak çeki haksız olarak elinde bulundurduğu iddia edilen hamilden çekin iadesidir. Bu itibarla,  TTK’nın  792. maddesi kapsamında açılan çek istirdadı davasında arabulucuya başvurmak dava şartı değildir.<br>Bu durum karşısında, mahkemece arabuluculuk tutanağının ibrazı için verilen ihtarlı ara karar sonrası  derkenar ile ara karardan dönülerek işin esasının incelenmesi usulen  yerinde değil ise de,  dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, davacının üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği bu itibarla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın heyetin aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım. \t\t      \t                                   <br>                                                                                                                Üye .......   <br>\t\t\t\t               e-imzalıdır <br><br>                                                                                                  <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a5314da8947b19c4","SID":"7c2215fa42891792"}}