{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/450 Esas 2024/1105  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/450<br>KARAR NO\t\t: 2024/1105<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/253 Esas 2021/683 Karar<br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t: 16/05/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 16/10/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın  kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatif tarafından davacı hakkında Bala İcra Müdürlüğü' nün 2019/79, 2019/57, 2018/320 ve 2018/107 esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, icra takiplerine dayanak olarak sunulan kefalet sözleşmelerinde kefil durumunda bulunan davacının yazılı sözleşmeye sadece imza attığını, kefil olduğu azami miktarı, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olduğuna dair ifadeyi kendi el yazısı ile yazmadığını, Türk Borçlar Kanunu' nun 583. maddesi kapsamında davacıya karşı yürütülen icra takibine konu kefalet sözleşmelerinin şekil açısından geçersiz olduğunu, davacı aleyhine başlatılan icra takiplerinde cebri icra etkisi ile 21.02.2019 tarihinde elden davalı vekiline 4.600.00 TL, 12.12.2018 tarihinde icra dosyasına ana para takip tahsilatı olarak 10.000,00 TL, 04.01.2019 tarihinde ana para takip tahsilatı olarak 3.000,00 TL ve faiz tahsilatı olarak 750,00 TL para yatırıldığını iddia ederek müvekkilinin davalıya  borçlu olmadığının tespiti ile Bala İcra Müdürlüğü'nün 2019/79, 2019/57, 2018/320 ve 2018/107 esas sayılı takiplerinin iptaline, icra dosyalarına yatırılan paraların istirdadına, davalının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet  tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki kefalet sözleşmesinin 02.11.2017 tarihinde imzalandığını, davalı kooperatif tarafından ilk icra takibinin Bala İcra Müdürlüğü'nün 2018/107 Esas sayılı dosyası ile 18.06.2018 tarihinde başlatıldığını, davacının bu icra dosyasında ödeme emri tebliğinin kendisine yapılmış olmasına rağmen herhangi bir itirazda bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin imzalandığını 02.11.2017 tarihinden dava tarihi olan 16.05.2019 tarihine kadar davacının sessiz kalıp geçersizliğini ileri sürmemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, söz konusu kredinin davacının kefilliğine itibar edilerek verildiğini, davacının tek amacının haczi kaldırıp malvarlığını alacaklılarından kaçırmak olduğunu bildirerek davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle %20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini  istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; dava konusu Bala İcra Müdürlüğü'nün 2019/79, 2019/57, 2018/320 ve 2018/107 esas sayılı dosyalarına dayanak olarak sunulan kefalet sözleşmelerinde  müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan davacının yükümlülük altına girdiğine dair ifadenin kendi el ürünü olmadığının grafolog raporu ile tespit edildiği,  davacının icra tehdidi ile ödediği toplam miktarın 18.350,00 TL olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının icra takibine itiraz etmediğini ve bu suretle takibin kesinleştiğini, eş rızasına gerek olmadığını, davacının kefalet sözleşmesini imzaladıktan sonra geçersizliğini ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, 2018/107 Esas sayılı icra dosyasına yapılan ödemenin başka bir kefil tarafından yapıldığını, davacının 2019/57 Esas sayılı icra dosyasında henüz borçlu konumunda olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; davalı yanca başlatılan icra takiplerine dayanak teşkil eden kefalet sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve icra tehdidi altıda ödenen paranın istirdadı talebine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tGenel kredi sözleşmesi, grafolog bilirkişi raporu, hesap ekstreleri, icra dosyaları, ödeme dekontları ve sair deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\tBala İcra Müdürlüsünün 2019/57 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı S.S. ... tarafından borçlular ..., ..., ... ve davacı ...'e karşı ödenmeyen Kooperatif Kredisi Rücuen Alacağa ilişkin 113.000,00 TL alacağın tahsili amacıyla 22.02.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davacı ... tarafından 04.03.2019 kayıt tarihli dilekçeyle, takipteki asıl borçlunun ... olduğu, borç kredi belgelerindeki imzanın kendisine ait olduğu, ancak kredi yazım belgelerindeki yazının kendisine ait olmadığı, bu nedenle kefaletinin geçersiz olduğu hususları ileri sürülerek borca itiraz edildiği, 05.03.2019 tarihinde davacı ... yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.<br>Bala İcra Müdürlüsünün 2018/320 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı S.S. ... tarafından borçlular ..., ..., ... ve davacı ...'e karşı ödenmeyen Koop. Kredisi Rücuen Alacağa ilişkin 18.166,95 TL alacağın tahsili amacıyla 19.11.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emri belgesi' nin 27.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından süresi içerisinde icra takibine itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiği, alacaklının talebi üzerine borçlu ... in tapu kayıtları ve aracı üzerine haciz şerhi işlendiği, icra dosyasında borçlular tarafından ödeme yapıldığına dair herhangi bir tahsilat makbuzu bulunmadığı görülmüştür.<br>Bala İcra Müdürlüğünün 2019/79 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı S.S. ... tarafından borçlular ..., ..., ... ve davacı ...'e karşı ödenmeyen Koop. Kredisi Rücuen Alacağa ilişkin 18.250,00 TL alacağın tahsili amacıyla 18.13.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, Bala İcra Müdürlüğünün 2019/57 Esas saydı dosyası ile Tahsilde Tekerrür Olmamak Kaydı ile şeklinde açıklama yapıldığı, Ödeme emrinin 19.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından süresi içerisinde icra takibine itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiği. alacaklının talebi üzerine borçlu ...’in tapu kayıtlan ve araçları üzerine haciz şerhi İşlendiği, icra dosyasında borçlular tarafından ödeme yapıldığına dair herhangi bir tahsilat makbuzu bulunmadığı görülmüştür.<br>Bala İcra Müdürlüğünün 2018/107 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı S.S. ... tarafından borçlular ..., ..., ... ve davacı ...'e karşı ödenmeyen Koop. Kredisi Rücuen Alacağa ilişkin 18.600,00 TL alacağın tahsili amacıyla 18.06.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emri belgesinin 21.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği davacı tarafından süresi içerisinde icra takibine itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiği, alacaklının talebi üzerine borçlu ...'in tapu kayıtlan ve araçları üzerine haciz şerhi işlendiği, ancak daha sonra alacaklının isteği doğrultusunda davacının taşınmazlan üzerindeki haciz şerhinin kaldırıldığı, icra dosyasında borçlular tarafından ödeme yapıldığına dair herhangi bir tahsilat makbuzu bulunmadığı görülmüştür.<br>\tBankacı bilirkişiden alınan 27.03.2020 tarihli raporda özetle; mahkemece davacı tarafından imzalanan kefalet sözleşmesinin geçerli olduğuna kanaat getirilmesi halinde davacının kooperatife karşı sorumlu olduğu tutardan 168.016,95TL davacının icra dosyalarına yaptığı kısmi ödeme mahsup edildiğinde 18.350,00TL davacının sorumlu olduğu borç tutarının toplam (168.016,95-18.350,00) 149.666,95 TL olacağı, Mahkemece davacı tarafından kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğuna kanaat getirilmesi halinde: davacının davalı kooperatiften istirdatının talep edebileceği tutarın ise toplam 18.350,00 TL olduğu bildirilmiştir. <br> Grafoloji alanında uzman bilirkişiden alınan 11.10.2021 tarihli raponda özetle; tetkike konu Halkbank tarafından ... adına düzenlenmiş 02.11.2017 tarihli “130.000” TL’lik Kredi Çerçeve Sözleşmesinin 7. sayfası üzerindeki ... ile ilgili olarak yazılmış kefalete ilişkin “Yukarıda yeralan Kefalet Sözleşmesi kapsamında ...'ın asaleten kullanacağı hazine destekli kooperatif kredilerine 130.000 TL tutarına kadar müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum, ..., ...” yazılarının, mevcut mukayese yazılarına kıyasen ... elinden çıkmadığı bildirilmiştir. <br>Dosya kapsamından, davacının 24/11/2010 tarihinde davalı kooperatife üye kaydının yapıldığı ve davalı kooperatif aracılığıyla ... Bankası ile asıl borçlu ... arasında akdedilen 02/11/2017 tarihli genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı, borcun ödenmemesi üzerine davalı kooperatifçe kredi borcunun bankaya ödenerek asıl borçlu ve kefillere karşı Bala İcra Müdürlüğü' nün 2019/79,   2019/57, 2018/320  ve 2018/107 esas sayılı dosyalarında ödediği bedelin rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, 2019/57 Esas sayılı icra takibinin davacının itirazı üzerine durduğu, diğer takip dosyalarının kesinleştiği, davacının söz konusu icra takiplerinde talep edilen borcun tasfiyesi amacıyla 21/02/2019 tarihinde alacaklı vekiline 4.600,00 TL elden ödediği, yine 12/12/2018 tarihinde 10.000,00 TL, 04/11/2019 tarihinde 3.000,00 TL, aynı tarihte 750,00 TL havale yapmak suretiyle toplam 18.350,00 TL  ödediği anlaşılmaktadır. <br>\tDavacı, dava konusu icra takiplerine dayanak kefalet sözleşmesindeki yazıların kendisine ait olmaması nedeniyle kefaletin geçersiz olduğu iddiasıyla işbu davayı açmıştır. <br>\t6098 sayılı TBK'nın 583.maddesinde; kefalet sözleşmesinin, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu, düzenlemesi yer almaktadır. Düzenlemeler ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde, davacının 24/11/2010 tarihinde davalı kooperatife üye kaydının yapıldığı ve davalı kooperatif aracılığıyla ... Bankası ile asıl borçlu ... arasında akdedilen 02/11/2017 tarihli genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, grafoloji alanında uzman bilirkişiden alınan 11/10/2021 tarihli rapora göre söz konusu  genel kredi sözleşmesinin 7.sayfası üzerindeki davacı ile ilgili yazılmış kefaleti ilişkin \"yukarıda yer alan kefalet sözleşmesi kapsamında ...'ın asaleten kullanacağı Hazine destekli kooperatif kredilerine 130.000,00 TL tutarına kadar müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum, ..., ...,\" yazılarının davacının eli ürünü olmadığından davacının rücuya esas alacağın kaynağını teşkil eden genel kredi sözleşmesindeki kefaleti geçersizdir. \t<br> İsviçre Federal Mahkeme kararlarında istikrarla belirtildiği üzere şekil noksanı ile sözleşmenin butlanını ileri süren taraf hakkını kötüye kullanmış olmaz. Butlanı ileri süren tarafın böyle bir ithamdan kurtulabilmesi, sözleşmeyi yerine getirmeden kaçınmada korunmaya değer bir menfaati bulunduğunu ispata bağlı değildir. Aksine somut olayda butlanı ileri sürme hakkının kullanılmasını dürüstlük kaidelerine açıkça aykırı bir hale koyan durumların varlığını butlanın ileri sürülmesine kabul etmeyen diğer tarafın ispatlaması gerekir. Hakkın kötüye kullanılmasından söz edebilmek için şekil noksanı ile sakatlanmış bir muamalenin muteberliğine taraflardan birinin itirazda bulunması yeterli değildir; ayrıca özel durumlar sebebi ile onun itirazının dürüstlük kaidelerine açıkça aykırı görünmesi gerekir. \t(Medeni Hukukun Genel Teorisi ve Şahıslar Hukuku ile ilgili İsviçre Federal Mahkeme Karraları  1961-1965, Prof. Dr. Aytekin Ataay) Hal böyle olunca Kanunun aradığı geçerlilik şekil sakatlığının sonradan ileri sürülmesi başlı başına kötüniyet olarak kabul edilemeyeceğinden ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle, davacının kefaleti geçersiz olup, şekil şartına aykırılığın yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek ve mahkemece de re'sen gözetilecek hususlardan olmasına ve davacı yanca şekil şartına aykırılığın ileri sürülmesinin iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etmemesine göre davacının icra tehdidi altında ödediği  miktarların istirdadını talep etmekte haklı oluğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 11.474,24 TL harçtan peşin alınan 2.868,7‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.605,54‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.16/10/2024<br><br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                 Üye - ...                      Zabıt Katibi -...<br>...              ...                ...       ...<br><br><br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"783dacfdd8a493a4","SID":"87e83f7fd11d10e8"}}