{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/1395 <br>KARAR NO:2024/1237<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/10/2020<br>NUMARASI:2018/318 Esas, 2020/500 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:17/12/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser  sözleşmesinde kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yan tarafından başlatılan icra takibine davalı yan tarafından yapılan itirazın iptali  talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, davacının davalıya iş yaptığını, yapılan işe ilişkin faturalar düzenlediğini ancak faturalara ilişkin ödemelerin davalı tarafından yapılmadığını, anılan faturalara konu alacağın ödenmesi için davalıya defalarca şifahi taleplerde bulunulduğunu, ancak davalının bu taleplere de karşılık vermediğini, bu nedenle davalı aleyhinde ... sayılı dosyalı ile icra takibi yapıldığını, davalının icra takibene itirazı neticesinde takibin durduğunu beyan ederek, davalı tarafından ... sayılı takip dosyasında takibe itirazının iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili,  davalı şirketin ... Projesi'nin yüklenicisi olduğunu, mezkur projenin uzmanlık gerektiren cephe kaplama işini, .... Şti. firması ile imzalanan sözleşme uyarınca, ... şirketine yaptırılmak istendiğini, projenin devamı sırasında ... şirketinin içine girdiği mali sıkıntıdan dolayı taahhüt ettiği işleri süresinde yapmasının imkansız hale geleceğinden, ... şirketi ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmelerin feshedildiğini, ... şirketinin tamamlayamadığı kalan ve sair işlerin ... şirketi namına ve hesabına olmak üzere davacı şirket tarafından tamamlandığını, davacının söz konusu işleri ... şirketinin borçlarını da üstlenerek taahhüt ettiğini, davacı şirkete ait 11/05/2017 tarihli son hakediş kapağında yer alan net hakediş tutarı ibaresinde, davacının ... şirketinin borcunu üstlendiğinin anlaşıldığını, davacı şirketin sözde alacak olduğunu iddia ederek hazırlamış olduğu ve işbu davaya konu olan faturanın dayanağının KDV hariç 398.851,35 TL tutarındaki hakediş bedeli alacağını son hakediş olarak düzenlenen hakediş kapağında yer alan tahakkuk tutarı baz alarak hazırlandığını, ancak taraflarca ihtirazı kayıtsız imzalanarak kabul edilen söz konusu hakediş kapağında yer alan  net tutarın açıkça -68.883,31 USD olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirkete net 68.883,31 USD borçlu durumda olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı tarafın %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 01/10/2020 tarihli  karar ile, tarafların incelemeye sunulan ticari defterlerinin  sahipleri lehine delil olma vasfına haiz olduğu, davalının ... Projesinin yüklenicisi olarak,  cephe kaplama işini dava dışı ...  Şirketine verdiği, bu şirketin mali sıkıntı yaşaması dolaysıyla yapamadığı işlerin davacı şirket tarafından tamamlandığı, bu konuda  taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacının tanzim etmiş olduğu 05/06/2017 tarihli 470.644,59 TL bedelli faturanın, davacı alacağı olarak davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, 19/06/2017 tarihinde  davalı tarafından tanzim edilen 717.257,66TL tutarındaki iade  faturasının davacı kayıtlarında yer almadığı, taraf kayıtları arasındaki farkın bu faturadan kaynaklandığı, davalı tarafından davacının dava dışı ... Firmasının borçlarını üstlendiği ve davacı tarafından imzalanmış olan faturalı işler dış kapak başlıklı hak ediş tutanağı uyarınca  fatura tanzim edildiğinin iddia edildiği ,davacı tarafından hak ediş tutanağındaki imza inkar edildiğinden tutanaktaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait  olmadığının, grafolog bilirkişi tarafından  tespit edildiği, davalının tanzim ettiği faturaya dayanak hakediş tutanağındaki kesintilerin delili olarak sunulan belgelerin  3.şahıslar tarafından davalıya düzenlenen faturalar ve dava dışı ... Firmasından mahsup edilecek notu düşülmüş, davacının imzası  olmayan faturalar ve dava dışı ... Firmasının isim ve imzası olmayan belgeler olduğu, davacının, dava dışı ... Firmasının borçlarını üstlendiğine dair yazılı bir belgenin bulunmadığı, davalının hak ediş tutanağının davacı tarafından imzalandığını ve davacının gelişim firmasının borçlarını üstlendiğini ispatlayamadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile,  itirazın iptaline, takibin 470.644,59 TL üzerinden devamına, asıl alacak 470.644,59 TL'ye  avans faizi uygulanmasına, %20 tazminatın davalıdan tahsiline  karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile,  mahkemece sanki davalı yan tarafından  açılmış bir menfi tespit davasıymış gibi yargılama boyunca borçlu olmadığını ispat etmek zorunda bırakıldıklarını, davacının davalıya  05/06/2017 tarih, 470.644,59 TL bedelli fatura tanzim ettiğini, faturaya karşı davalı tarafından 8 gün içinde itiraz edilmediğini,  19/06/2017 tarihinde davacıya karşı 717.257,66 TL bedelli yansıtma faturası tanzim edildiğini, faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesi ancak alacağın varlığına karine teşkil edeceğini ancak bu durumun aksinin ispatının her zaman mümkün olduğunu, adi kanunî karinelerin varlığının, ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmadığını,  davacının fatura konusu işi yaptığına ilişkin dosyada tek bir delil bulunmadığını,  davacının ... Cephe firmasının borçlarını devralarak ... şantiyesinde işi devraldığını, hakkediş kapağından da görüldüğü üzere davalıya “68.883,31 USD” borçlu olmasının sebebi bu olduğunu, davacının davaya dayanak faturasında yer alan imzanın davacı şirket yetkilisinin eli mahsulü olmadığı ancak borç ikrarı içerir 11/05/2017 tarihli hakediş kapağında bulunan imza ile aynı imza olduğunun bilirkişi raporuyla ortaya çıktığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur .Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen  eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davacı yan,  davalıya yaptığı işlerin karşılığında  faturalar düzenlediğini ancak davalının ödeme  yapmadığını, faturalara konu alacağın ödenmesi için davalıya defalarca şifahi taleplerde bulunulduğunu, ancak davalının bu taleplere de karşılık vermediğini belirterek davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı yan ise kendisinin ... Projesi'nin yüklenicisi olduğunu, bu projenin  cephe kaplama işini, dava dışı .... Şti.'ne verdiğini,  projenin devamı sırasında ... şirketinin  mali sıkıntıları  dolayısı ile taahhüt ettiği işleri süresinde yapmasının imkansız hale geldiğinden, bu şirket ile aralarındaki eser sözleşmesini feshettiğini, ... şirketinin tamamlayamadığı kalan işlerin ... şirketi namına ve hesabına olmak üzere davacı şirket tarafından tamamlandığını, davacının söz konusu işleri ... şirketinin borçlarını da üstlenerek taahhüt ettiğini, davacı şirkete ait 11/05/2017 tarihli son hakediş kapağında yer alan net hakediş tutarı ibaresinde, davacının ... şirketinin borcunu üstlendiğinin anlaşıldığını, ancak taraflarca ihtirazı kayıtsız imzalanarak kabul edilen söz konusu hakediş kapağına göre  davacı şirketin davalı  şirkete net 68.883,31 USD borçlu durumda olduğunu belirterek, davanın reddini istemiş, mahkemece;  davalının  davacının gelişim firmasının borçlarını üstlendiğini ispatlayamadığı  gerekçesi ile davanın kabulü ile, itirazın iptaline, takibin 470.644,59 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.Somut olayda; davalının ... projesi yüklenicisi olarak; cephe kaplama işini önce  dava dışı...  Şirketine verdiği, bu şirketin mali sıkıntı yaşaması dolaysıyla, yapamadığı işlerin davacı şirket tarafından tamamlandığı, davacının tanzim etmiş olduğu 05/06/2017 tarihli 470.644,59 TL bedelli faturanın, davacı alacağı olarak davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, 19/06/2017 tarihinde  davalı tarafından tanzim edilen 717.257,66TL tutarındaki iade  faturasının davacı kayıtlarında yer almadığı, taraf kayıtları arasındaki farkın bu faturadan kaynaklandığı, davalı tarafından davacının dava dışı ... Firmasının borçlarını üstlendiğinin iddia edildiği ancak davalının tanzim ettiği iade faturasına dayanak olan hakediş tutanağındaki kesintilerin delili olarak sunulan belgelerin; 3.şahıslar tarafından davalıya düzenlenen faturalar ve dava dışı ... Firmasından mahsup edilecek notu düşülmüş, davacının imzası  olmayan faturalar ve dava dışı ... Firmasının isim ve imzası olmayan belgeler olduğu, hak ediş belgesinde  davacının, dava dışı ... Firmasının borçlarını üstlendiğine dair herhangi ibare olmadığı dolayısı ile davalının dava ... Şirketine karşı ileri sürebileceği alacağını, davacıdan talep edemeyeceği ve iade faturasının davacıya kesilemeyeceği anlaşılmakla, mahkemece yazılı gerekçelerle davanı kabulüne karar verilmesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/10/2020 tarih ve 2018/318 Esas, 2020/500 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 32.149,73 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 7.983,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.166,70 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 17/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"27749d612f45f290","SID":"771fa158a8cd7e32"}}