{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>5.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/1445 <br>KARAR NO:2024/1232<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/03/2021<br>NUMARASI:2020/360 Esas, 2021/305 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:17/12/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser  sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yan tarafından başlatılan icra takibine, davalı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne  dair  verilen karara karşı davalı  vekili  tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili; davalı şirket tarafından davacı şirkete yaptığı iş için  herhangi bir ödemenin yapılmadığını, icra takibinde sehven borç miktarından fazla bir tutarın icra takibine konu edildiğini, 2019 yılı cari ekstresine göre asıl borç miktarının 119.716,97 TL olduğunu belirterek; ...sayılı takip dosyası üzerinden borçlunun talep edilen 119.716,97 TL'lik asıl alacak ve işlenmiş 3.972,80 TL faiz olmak üzere toplam 123.689,77 TL'Lik kısmına isabet eden itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, taraflar arasında ... İşi sözleşmesinin imzalandığını, davacı yüklenicinin taahhüdünü ihale dökümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediğini, davacının eksik bırakmış olduğu işleri başka firmalara yaptırıldığı, davalı şirket tarafından 12/06/2019 tarihinde ihtarname gönderildiğini, davacının ise  19/06/2019 tarihindeki ihtarı ile \"davalı şirket ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, bu nedenle yaptırılan işlerin rücu edemeyeceği\" gerekçesiyle iade ettiğini, davacının ihtarname ile ticari ilişkinin bulunmadığını beyan ettiği halde icra takibini başlattığını belirterek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 25/03/2021 tarihli  karar ile  davalı işveren tarafından  işlerin yarım bırakıldığını ileri sürmüş ise de işin hangi tarihte bırakıldığını açıklanmadığı, işin bırakıldığı zamanda herhangi bir tespit yaptırıldığı, nama ifaya izinle ilgili talepte bulunduğu ya da ihtar gönderildiği de iddia etmediği,  eksik işlere ilişkin bir rapor ya da tutanak ibraz edilmediği, davalı tarafından davacı tarafından düzenlenen faturaları kendi defterine kaydettikten (en son fatura 30/11/2018) sonra yansıtma faturasının 14/05/2019 tarihinde düzenlediği, 12/06/2019 tarihinde ihtarnamenin çekildiğinin, bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, davacı yüklenici tarafından düzenlenen faturalar da kabul edilmiş olup bu faturalara da sekiz günlük süre içinde itiraz edilmediğinden  karine olarak, sözleşme konusu işin davacı tarafından yapıldığının kabulü gerektiği, davalı tarafın cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı, davalı tarafın savunmasını kanıtlayamadığı, davacının icra takibine konu ettiği cari hesap ekstresi bedelinden 119.716,97-TL alacaklı olduğu, davacının takipte ayrıca işlemiş faiz isteminin bulunduğu ancak davaya konu sözleşmede ödeme zamanı ile ilgili özel bir düzenleme yapılmadığından ve davalının dava tarihinden önce temerrüte düşürülmediği, dava ve takibe dayanak alacak cari hesaptan kaynaklı alacak olarak alacağın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, cari hesap alacağı  faturaya dayalı ve likit olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun ... sayılı takip dosyasındaki borca yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 119.716,97-TL asıl alacak üzerinden devamına ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlardaki avans faizi işletilmesine,  dava tarihinden sonra yapılan 1.180,57-TL tutarındaki ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesine, davacının işlemiş faize ilişkin isteminin reddine,  alacak likit ve belirlenebilir olduğundan  asıl alacak miktarı olan 119.716,97-TL üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, gerekçesiz ve bilirkişi raporunun özeti yapılarak karar verildiğini, davacının davalı şirket tarafından kesilen yansıtma faturalarının içeriğine itiraz etmediğini, sadece taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını iddia ettiğini,  bu çerçevede salt davacının ticari defterlerine göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin ticari defterlerinde davacının alacağının çok daha düşük olduğunu, davacı yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediğini, işi bitiremediğini,  davacının eksik bıraktığı işlerin başka firmalara yaptırıldığını  ve yaptırılmaya devam edildiğini,  davacının yarım bıraktığı işlerin bir kısmının ... İnş. Ve ... isimli firmalar tarafından yerine getirildiğini  ve karşılığında davalı şirket tarafından 12/06/2019 tarihli Üsküdar ... Noterliği aracılığıyla ...yevmiye numaralı ihtarname ile davacıya gönderilen faturaların kesildiğini,  davacının ise  19/06/2019 tarihinde Kadıköy .... Noterliği aracılığıyla ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı şirket ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, bu nedenle yaptırılan işlerin rücu edilemeyeceği gerekçesi ile iade ettiğini, bunun üzerine davalı şirket tarafından 28/06/2019 tarihinde Üsküdar ... Noterliği aracılığıyla ... yevmiye numaralı ikinci ihtarname keşide edildiğini, davacı tarafın ise  10/07/2019 tarihinde Kadıköy .... Noterliği aracılığıyla ... yevmiye numaralı ihtarname ile bir kez daha davalı şirket ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını iddia ettiğini buna rağmen davacı tarafın, ticari ilişkiye dayalı alacak iddiası ile icra takibi başlattığını, hükme esas bilirkişi raporunda, bilirkişiler tarafından davacının işleri eksik yaptığı ve işlerin aksamış olduğuna dair dosyaya sunulu ... yazısının dikkate alınmadığını,   davacı taraf ile davalı şirket arasında (Eski Unvanı .... A.Ş.) ... sorumluluğunda olan ... İşi sözleşmesi imzalandığını,  ... yetkilileri tarafından tutanak tanzim edilmiş olup tutanakta davacı ... şirketinin hangi işleri eksik bıraktığı, derhal eksikliklerin giderilmesi hususları belirtildiğini,  icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yanlış olduğunu  belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur .Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen  eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise is sahibidir. Taraflar arasında ... sözleşme numaralı ... İşi sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı yan, davalı için yaptığı işin bedelinin ödenmediğini, icra takibinde sehven borç miktarından fazla bir tutarın icra takibine konu etiklerini, 2019 yılı cari ekstresine göre asıl borç miktarının 119.716,97 TL olduğunu belirterek;  ... sayılı takip dosyası üzerinden borçlunun talep edilen 119.716,97 TL'lik asıl alacak ve işlenmiş 3.972,80 TL faiz olmak üzere toplam 123.689,77 TL'Lik kısmına isabet eden itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise  davacı yüklenicinin taahhüdünü  sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediğini, davacının eksik bıraktığı işleri başka firmalara yaptırdıklarını, davacıya bu konuda ihtarname gönderdiklerini, davacının ise ihtara cevap mahiyetindeki ihtarı ile  \"davalı şirket ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, bu nedenle yaptırılan işlerin rücu edemeyeceği\" bildirdiğini,  ticari ilişkinin bulunmadığını beyan ettiği halde icra takibini başlattığını belirterek  davanın reddini istemiş, Mahkemece; davalı tarafından davacı tarafından düzenlenen faturaları kendi defterine kaydettikten (en son fatura 30/11/2018) sonra, yansıtma faturasının 14/05/2019 tarihinde düzenlediği ve 12/06/2019 tarihinde ihtarnamenin çekildiği, davacı yüklenici tarafından düzenlenen faturalar da kabul edilmiş olup bu faturalara da sekiz günlük süre içinde itiraz edilmediğinden  karine olarak, sözleşme konusu işin davacı tarafından yapıldığının kabulü gerektiği, davalı tarafın cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı, davalı tarafın savunmasını kanıtlayamadığı, davacının icra takibine konu ettiği cari hesap ekstresi bedelinden 119.716,97-TL alacaklı olduğu gerekçesi ile  davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda davacı yanın hem 2018 yılı hemde 2019 yılına ait cari hesap alacağını takibe koyduğu, iş bu davada takibe sehven 2018 yılı cari hesabını eklemiş olduğunu ancak sadece 2019 yılı cari hesap alacağını talep ettiğini belirttiği, davalının ticari defterlerine  son olarak davacının 30/11/2018 tarihli faturasını kayıt ettikten sonra 14/05/2019 tarihinde iade faturası düzenlediği ve 12/06/2019 da da ihtarname gönderdiği, davacı yüklenici tarafından düzenlenen faturalara sekiz günlük yasal  süre içinde itiraz edilmediği anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçe davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde  yasaya ve usule aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/03/2021 tarih ve 2020/360 Esas, 2021/305 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 8.177,87 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.985,20+59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.133,37 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d72ba31957e74b9f","SID":"b9ec658c977eeccb"}}