{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/1449 <br>KARAR NO:2024/1235<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/12/2020<br>NUMARASI:2018/339 Esas, 2020/717 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:17/12/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yan tarafından başlatılan icra takibine davalı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair  verilen karara karşı taraf vekilleri  tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili;  davalının Beykoz'daki Villası ve Kadıköy'deki iş yerinin dekorasyon ve peyzajı için davacı şirket ile anlaştığını, davacı şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini  ancak davalının anlaşılan bedellerin ödenmediğini, davacı tarafından yapılan işlerin davalıya fatura edildiğini ve  bu durumun Gelir İdaresi Başkanlığının BA/BS Formları ile de teyit edildiğini, faturalar ve cari hesap ekstresine göre de davalının davacı şirkete toplamda 105.000,00 TL borcu bulunduğunu, borcunu ifa etmeyen davalı aleyhine, ... sayılı dosyasında icra takibine girişildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini,  davalı borçlunun dava tarihi öncesinde 06/12/2017 tarihinde 7.500,00 TL ödeme yaptığını, hali hazırda davalıdan 97.500,00 TL asıl ve takipte belirtilen kadar takip öncesi faiz alacakları bulunduğunu iddia ederek, davalının vaki itirazının iptali ile takibin bakiye 97.500,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine kararı verilmesini talep ve dava  etmiştir.Davalı vekili, davacının iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davalının davacı şirkete hiçbir borcu olmamasına rağmen aleyhinde icra takibi başlatıp, hukuka aykırı şekilde kesinleştirildikten sonra davalının,   davacı şirket yetkilisi ...'a ve davacı vekiline toplamda 45.000 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin 7.500 TL'lık kısmının davalıya ait kredi kartı ile 24/10/2017 tarihinde yapıldığını, geri kalan 37,500,00 TL'nin ise; 06/12/2017 tarihinde davacı vekili Av. ...'e \"...\" açıklamasıyla 7.500,00 TL, 21.12.2017 Tarihinde ...'a \"Dosya Borcuna Mahsuben\" açıklamasıyla 20.000,00 TL, 25.12.2017 Tarihinde ...'a \"İcra Dosya Borcuna Mahsuben\" açıklamasıyla 10.000,00 TL olarak gönderildiğini, bu ödemelerin açıkça dosya borcuna mahsuben yapıldığının belirtildiğini, davalı ile davacı şirket ve/veya yetkilisi arasında başkaca herhangi bir dosyada bulunmadığını, dava dilekçesinde yalnızca davacı vekilinin hesabına gönderilmiş olan 7.500,00 TL'nin kabul edildiğini, davacı vekilinin ... ve ... numaralı telefonundan, davalının ... numaralı telefonuna gönderilen mesajlarda bu ödemelerin müvekkil aleyhine başlatılan icra dosya borcundan düşüldüğünün açıkça görüldüğünü, yetkili icra müdürlüğünce davalıya ödeme emrinin tebliği bulunmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini  savunarak davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine  kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 15/12/2020 tarihli  karar ile, davanın, fatura ve cari hesap alacağına  dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, alacağı oluşturan 3 adet faturanın inşat işleri bedeline ilişkin olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacı şirket faturaların tebliğine ilişkin belgeleri ve sevk irsaliyelerini dosyaya sunduğu gibi faturaların her iki tarafın incelenen defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 63.588,20 TL alacağının bulunduğunun belirtildiği, davalının defterlerine göre ise faturaların kapalı fatura olarak peşin ödeme yapıldığı şeklinde defterlere işlendiğinden takip tarihi itibariyle davacının alacağının olmadığının görüldüğü, davalının davacıya yaptığı ödemelere ilişkin banka kayıtlarına göre davalının takipten önce 6.595,00 TL, takipten sonra davadan önce 37.500,00 olmak üzere toplamda 44.095,00 TL ödeme yaptığı, davacı taraf, vekilinin hesabına gönderilen 7.500,00 TL dışındaki ödemeleri kabul etmediği, tarafların defterlerinde 3 adet fatura dışında bir ticari ilişkinin tespit edilemediği, davalının ödemeleri icra dosyası borcuna mahsuben olduğunu belirterek yaptığı, ...'ın davacı şirketin tek hissedarı, münferit imza yetkilisi olduğu dolayısıyla davalının ödemeleri dava konusu alacağa istinaden yaptığının açık olduğu, davacının davalıdan başka alacakları olduğu iddiasını ispat edemediği, davacının davalıdan yaptığı tahsilatları alacağından mahsup etmediği anlaşıldığından, davacının 3 adet faturadan doğan  70.183,20 TL alacağından davalının davacıya yaptığı toplamda  44.095,00 TL ödeme mahsup edildiğinde, davacının takip tarihi itibariyle 26.088,20 TL alacağının kaldığının tespit edildiği,  alacak likit olmakla davacının icra inkar tazminatında haklı olduğu, takipten önce davalı temerrüte düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, davacı takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olmadığı, gerekçesi ile davanın kısmen  kabulüne, davalının ... Sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin 26.088,20 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,  alacak likit olmakla hüküm altına alınan  26.088,20 TL alacağın %20 si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile,  şirket ortağına yapılan ödemelerin  şirket alacağından mahsup edilemeyeceğini,  davalının bu günlerin planını önden yaparak; fatura kabul etmeyerek; bir çok işi sadece cari hesap kayıtlarında tutturduğunu, dolayısı ile alacağın resmi olarak kayıtlara geçirilmediğini,  davalının şirket yetkilisine işbu malzeme bedelleri için yaptığı ödemeleri, şirkete olan sözleşmesel borcundan mahsup etmek istediğini, hatta  davalının eline geçen tüm makbuz, slip, fiş gibi evrakları davacıya olan borcundan mahsup etmek istediğini ve bilirkişi tarafından bir kısım belgelerin dava konusu ile ilgili olmadığı ve tarafların aynı olmadığının tespit edildiğini ve bu suretle dosyadan dışlandığını. takipten sonra yapılan ödemelerin, takipten önce yapılmış gibi hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece ödeme olarak kabul edilip, borçtan mahsup edilen tüm tutarların takipten sonra ödendiğini, dolayısı ile takip tarihi itibari ile davalının borcundan mahsup edilemeyeceğini, bu hata ile davacının faiz alacağı kaybolduğu gibi, haksız bir vekalet ücreti bedelinin ödenmesine sebep olduğunu,  6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 100.  Maddesine göre kısmen yapılan ödemenin ana borçtan değil, alacağın feri niteliğinde sayılan faiz ve diğer giderlerden mahsup edileceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur .Davalı vekili istinaf dilekçesi ile;  davalı hakkında ... Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ve davalıya ilamsız takiplere özgü örnek 7 ödeme emri gönderildiğini, itiraz üzerine  dosyanın yetkili icra daireleri olan... gönderildiğini,  bu aşamada ödeme emri dosyada vekaleti bulunan Av. ...’a gönderilmesi gerekirken ;alacaklı (davacı) vekilince; davalı asile gönderilmesini talep ettiğini ve ödeme emrinin davalı asile gönderildiğini, ödeme emri tebliğ işleminin iptali için yaptıkları başvuru sonucunda; İstanbul Anadolu 16.İcra Hukuk Mahkemesi 2018/3 E.-2018/2 Kr.sayılı kararı ile  davalı asile gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, bu karadan sonra ödeme emri tebliği işleminin tamamlanmadığını, yeniden ödeme emri göndermeden huzurdaki davayı açtıklarını, davalıya  yeniden ödeme emri gönderilmediğinden,  dosyaya yapılabilmiş geçerli bir itirazın da söz konusu olmadığını, davalı  aleyhine .... sayılı dosyadan gönderilen ödeme emrine itirazının üzerinden 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalının  icra takibi başlatıldıktan ve hukuka aykırı şekilde kesinleştirildikten sonra davalının  toplam da 45.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalı aleyhine 105.000 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını; bilirkişi raporları ve mahkeme kararına göre davalının 70.000 TL borcu olduğu sonucuna ulaşıldığını, buna rağmen Mahkemece kötü niyet tazminatı taleplerinin reddedildiğini, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen  eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar  arasında davalının villası ve iş yerinin peyzaj ve dekorasyonu konusunda şifahi sözleşme  bulunmaktadır.Dosyanın incelenesinde davanın itirazın iptali davası olduğu, davacı yanın davalı aleyhine önce  ... sayılı dosyası ile takip başlattığı , davalı yanın vekili aracılığı ile süresinde takibe ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği ve sonucunda dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderildiği ve takibe  ... sayılı dosyası ile devam edildiği, davacı yan tarafından yetkili icra müdürlüğünden , davacının dosyada artık vekili bulunduğu halde Tebligat Yasanına aykırı olarak davalı asile ödeme emri tebliğini talep ettiği ve ödeme emrinin asile gönderildiği, davalı tarafından usule aykırı ödeme emrinin tebliği işleminin iptali için  İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin  2018/3  E sayılı dosyada davalıya gönderilen ödeme emrinin iptal edildiği ve kararın kesinleştiği, buna rağmen davacı yanın davalı vekiline usulüne uygun şekilde yeniden ödeme emri gönderilmeden iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece; itirazın iptali davasının görülmesinin ön koşulunun, yetkili icra dairesinden borçluya  ödeme emri gönderilmesi  üzerine borca itirazın bulunması gerektiği,  dava tarihi itibariyle yetkili İcra Müdürlüğünce davalı-borçluya usulün uygun  ödeme emrinin tebliğe çıkartılmadığı dikkate alınmadan yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yasaya ve usule aykırıdır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacı vekilinin istinaf talebininin REDDİNE, 2- Davalı vekilinin istinaf talebinin  KABULÜNE, 3-İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/12/2020 tarih ve 2018/339 Esas, 2020/717 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4- Davanın REDDİNE, 5-Davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, <br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN:1-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.087,71 TL harçtan alınmasın gereken  427,60 TL harcın mahsubu ile 654,11 TL harcın davalı yana iadesine, 2- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, 3-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN:1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde  davalı tarafa İADESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan  yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı yan tarafından yapılan 386,22 TL ve 52,30 TL istinaf karar harcı ile 162,10 TL  istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak, davalı yana verilmesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 17/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7af61d2e77d5a53","SID":"73c7512b8cf62e79"}}