{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/1075 <br>KARAR NO:2024/1220<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/07/2020<br>NUMARASI:2017/1130 Esas, 2020/311 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:17/12/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili: davacı şirket ile davalının da ortağı olduğu ...-... İnşaat Adi Ortaklığı, İstanbul ili Bayrampaşa ilçesi ... adresinde bulunan ve tapunun ... parsel ... paftasında kayıtlı ... projesinin şap, seramik, sıva boya, bordeks, alçıpan gibi ince işlerinin yapımı konusunda anlaştıklarını, davacı şirketin anlaşmaya uygun olarak projenin şap, seramik, sıva, boya, bordeks, alçıpan gibi ince işlerini 30.06.2016 tarihinde tamamladığını, taraflar arasında geçici kabul tutanağı imzalandığını, davacı şirket geçici kabulden sonra muhtelif tadilat ve tamirat işleri gerçekleştirdiğini, davacı şirketin, iş bu projede toplamda 816.940,01-TL değerinde hak ediş elde ettiğini, davacı şirket ile ... Ort., 21.01.2016 tarihinde-borcun nakli sözleşmeyi imzaladıkları, davacı şirketin hak edişlerinin adi ortaklığı oluşturan şirketler tarafından belli oranlara göre ödenmesini kabul ettiklerini, bu sözleşmeye göre davacı şirketin hak edişinin % 35'i  ... A.Ş., %35'i .... A.Ş., %30'u ise davalı. ... A.Ş. tarafından ödeneceğini, borcun nakli sözleşmesi uyarınca, davalı şirketin, müvekkili şirketin hak edişinin %30'unu ödeyeceğini, davalının, davacı şirkete bir kısım ödemeleri yaptıktan sonra takibe konu 93.297,91- TL'yi ödemekten kaçındığını, bu nedenle alacağın tahsili için davalı borçlu hakkında ... sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, davalı borçlu bu kez de kötü niyetli olarak takibe ve takip konusu faturalara itiraz ettiğini, borcun nakli sözleşmesinde davacı şirketin alacaklı olduğunu kabul eden davacı şirketin kestiği faturaları kabul edip defterlerine işleyen ayrıca fatura bedellerinin bir kısmını ödeyen davalının borca itiraz etmesinde ne denli kötü niyetle hareket ettiğinin ortada olduğunu belirterek, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili;  davalı  şirket, diğer davalı ile davacı arasında imzalanan 21.01.2016 tarihli Borcun Nakli Sözleşmesinin 7 maddesi ile sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda İstanbul (Çağlayan) Mahkeme ve İcra dairelerinin yetkili olarak belirlendiğini, davanın ... Ortaklığına karşı açılması gerektiğini, davalı şirkete ve borcun tamamına ilişkin husumet yöneltilemeyeceğini, davacının faturasını ve hakedişini kabul edenin davalı şirket olmadığını, borcu devralan şirketlerin dilekçede belirtilen oranlarda, borç ödeme yükümlüsü ve muhtemel talep ve dava haklarını kullanmakta bağımsız olarak hak sahibi olduklarını, davacının iddiasının,  kendisine 2 otopark verilmesi gerekirken 1 otopark verilecek şekilde planlama yapılması noktasında olduğunu, 8. madde gereğince davalı şirketin sözleşme yapılırken bir kısım değişiklikler yapılma hakkını saklı tuttuğunu, yapılan değişiklik hiçbir şekilde davacının konutunda metrekare kaybına neden olmadığını, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an davalının borcunun bulunduğu düşünülse bile; davalı şirketin  sorumluluğunun davacı ... Projenin de imzaladığı sözleşme ile % 30 olarak belirlendiğini, davalı şirketin borcun tamamından sorumlu olmasının  beklenemeyeceğini,  ... Projesinin yapım işleri sebebiyle davacı tarafın eksik ve ayıplı işleri bulunduğunu, eksik ve ayıplı işler dolayısıyla çalışma karşılığı ayrı bir fatura ve hakediş düzenlendiğini  ancak davalı şirketin kabul etmediğini, geçici kabul yapıldığı ve davacının eksik işlerinin  tespit edildiğini, kesin kabul yapılana kadar davacının talep de bulunmasının mümkün olmadığını, davacı şirketin  ... şantiyesindeki ince işlerini yapan taşeron olduğunu, davacı firmanın ödemelerini 21.01.2016 tarihinde imzalanan Borç devir sözleşmesi ile her hissedar kendine düşen payı kendi çekini keşide ederek ödediğini, davacı firmanın bütün ödemelerinin yapıldığını, müvekkili şirkette  bekleyen teminat kesintilerini tahsil etmek isteyen davacıdan ...İnşaat olarak hakedişlerinin kontrol edilmesi için hakedişlerini getirmesinin istendiğini, davacı tarafın iki ay boyunca hakedişleri getirmediğini, adi ortaklık olarak davacı şirketin hakedişleri onaylanmadığını, davacı şirket  hariç diğer ortaklar hakediş ile borç nakil sözleşmesine göre onayladığını, davacı hakedişleri kontrol edildiğinde 100.000,00-TL tutarlı yevmiye bedeli göründüğünü, bu rakamın  kabul edilemez olduğunu, zira, günlük genel kabul görmüş yevmiye ücretinin 130.00- TL olduğunu, ayrıca düzeltmelerin taşeron/davacıya ait olduğunu, davacının, ... Projesi dahilinde yapması gereken birçok işinin  eksik ve hatalı olduğunu, yapılan işlerin ayıplı olması sebebiyle aynı işi tekrar tekrar düzeltmesi neticesinde ayrı bir ücretlendirme yapmasının  kabul edilemez olduğunu, davalı şirketin yada Adi Ortaklığın ayıplı işin düzeltilmesi için ücret ödemesi, faturayı kabul etmesi, hakedişi kabul etmesinin  beklenemeyeceğini, davalı şirket tarafından itiraz kabilinden hakediş tutanaklarının imzalanmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davacı ile davalı ve dava dışı  ... Ortaklığı oluşturan diğer şirketler arasında imzalanan borcun nakli sözleşmesinin 5.maddesi ile borçlu  dava dışı... Ortaklığın davacıya olan borcunun %30 oranında davalı tarafça devralındığı, yapılan işe ilişkin dava dışı   dava dışı ... Ortaklığı ile davacı arasında 09/06/2016 tarihli geçici kabul tutanağının imzalandığı, davacı şirket defterlerine göre davacının faturadan kaynaklı 89.181,56 TL alacaklı ise de ; takibe dayanak olan faturalarda muhtelif tadilat ve tamirat işleri açıklamalı 10.030 TL bedelli satış faturasının  dava dışı  ... Ortaklığı  kayıtlarına alınmadığı gibi fatura içeriğindeki hizmetin verildiği de ispat olunamadığından davanın 10.030 TL bedelli faturaya ilişkin olarak reddine, takibin 79.151,56 TL asıl alacak üzerinden devamına, icra takibi ile takip öncesi işlemiş faiz alacağı da talep edildiğini ancak takip öncesinde davalının temerrüte düşürülmediğinden faiz isteminin reddini, takip konusu alacak faturaya dayalı likit alacak olduğundan davalıdan icra inkar tazminatının tahsiline karar vermiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yapılan iş bedelinin şişirilerek fatura edildiği yönündeki itirazların dinlenmeden verilen hüküm hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, davalı şirket tarafından adi ortaklığın diğer ortakları tarafından davacı ile yapılan işlemlere onay verilmediğini, bu hususta ortaklığın kuruluş sözleşmesi de dosyaya sunulduğunu, bu nedenle geçici kabulün yapıldığı ve eksiklik tespit edilmediği yönündeki tespitler de davalı şirketi bağlayıcı olarak nitelendirilemeyeceğini, davalı  şirketin herhangi bir onayının olmadığını, bu yönde bir delil de bulunmadığını, ayrıca mahkemece takibe konu faturalardan tamirat işleri adı altında düzenlenen fatura bedeli reddedilerek kısmen kabul kararı verilmesine rağmen inkar tazminatına hükmedildiğini, alacak likit olarak nitelendirilemeyeceğini, bu nedenle inkar tazminatına hükmedilmesi de usul ve yasa'ya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine ve %20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında sözlü bir eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır.Davada davacı, davacı şirket ile davalı şirket ile dava dışı ... inşaat şirketi ve ... şirketi olmak üzere oluşturulan ... inşaat adi ortaklık ilişkisi ile yapılan eser sözleşmesi kapsamında, davalı adi ortaklık tarafından yapılmakta olan ... konut ve ... merkezi projesinde şap, seramik, sıva boya, bordeks, alçıpan gibi ince işlerin yapımı konusunda anlaştıklarını, edimlerini 30.06.2016 tarihinde tamamlamak suretiyle teslim ettiklerini ve geçici kabul tutanağı düzenlendiğini, davalı şirket ve diğer adi ortaklık şirketleri ile 21.01.2016 tarihinde borç nakil sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme gereğince davalı şirketin iş bedelinin %30 kısmını ödemesi gerektiğini ancak davalı tarafça iş bedeli ödenmemesi sebebiyle girişilen icra takibine davalı itiraz etmesi ile durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı, adi ortaklık oluşturan şirketlerin davaya dahil edilmesi gerektiğini, borç nakil sözleşmesi ile %30 sorumluluklarının bulunduğunu ancak davacı tüm alacaklarını kendilerinden talep ettiğini, geçici kabul yapıldığını ancak kesin kabul yapılmadığını, hakediş evraklarında kendilerinin imzasının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu, taraflar arasında imzalanan borç nakil sözleşmesi birlikte değerlendirerek davacının davasının 79.151,56 TL kısmının kabulü ile bu miktar itibariyle itirazın iptali ve takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar vermiştir.Somut olayda, davacı ve ... inşaat adi ortaklık şirketleri arasında sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuştur. Adi ortaklığı oluşturan şirketler ve davacı şirket 21.01.2016 tarihli borç nakil sözleşmesi imzalamışlardır. Borç nakil sözleşmesi gereğince davalı şirket davacı şirketin toplam alacağından %30 oranında sorumlu olacağı kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında yapılan borç nakil sözleşmesi alacak borç ilişkisinin nakli kapsamında hukuken geçerli bir sözleşmedir. Borç nakil sözleşmesi kapsamında davalı şirket %30 oranında iş bedelinden sorumlu hale gelmiştir. Mahkemece alınan denetime elverişli bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan belge ve evraklar itibariyle davalı tarafından %30 sorumluluk kapsamında 79.151,56 TL olup, mahkemece bu miktar itibariyle davanın kabulüne karar vermesi doğru olmuştur.Takip konusu alacak faturaya dayalı olması, taraflarca bilinebilir mahiyette olması ve ticari defterler ile ispat edildiği göz önüne alındığında, mahkemece icra inkar tazminat tahsiline yönelik kararı doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2020 tarih ve 2017/1130 Esas, 2020/311 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 5.406,84 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan  1.351,71‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 4.055,13‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f95fe45be64a734a","SID":"706891c90ac97756"}}