{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/655 <br>KARAR NO: 2024/1890<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/01/2024<br>NUMARASI: 2023/822 E.  -  2024/86  K.<br>DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili,  dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketlerin ticari defterlerini ve arşiv niteliğindeki evrakları şirket merkezleri olan ... Cad No:... / ... Bağcılar İstanbul adresinde muhafaza ettiklerini, 12/08/2023 günü müvekkili şirketlerin arşiv niteliğinde kullandığı aynı bina -1 katı su bastığını, bir takım ticari defterler ve bazı resmi evrakların ziya olduğunu, olay günü saat 11:18'de müvekkili şirket çalışanlarının su baskınını görüp itfaiyeye haber verdiklerini, itfaiyenin 11:25'de olay yerine intikal ettiğini, daha sonra 15.08.2023 tarihinde tanzim edilen 7055632/180.01/50164/2067 sayılı tutanak ile kayıt altına alındığını, ...'nin 2022 yılı envanter defter, 2021 yılı envanter defteri, ... 2022 yılı envanter defteri, kebir defteri, yevmiye defteri, 2021 yılı envanter defteri, kebir defteri, ...  2022 yılı envanter defteri, kebir defteri, yevmiye defteri, 2021 yılı envanter defteri, kebir defteri, yevmiye defterinin su baskınında zayi olduğunu iddia ederek,  zayi belgesinin verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Davacı tarafça davacı şirketlere ait defterlerin saklandığı işyerini su basması nedeniyle dava konusu edilen defterlerin zayi olduğuna karar verilmesi talep edilmiş ise de; söz konusu itfaiye raporunda sadece 5cm lik su seviyesinden bahsedilmesi nedeniyle davacının belirtilen defterlerinin zayi olduğunun teknik olarak mümkün olmaması, söz konusu hali ile defter ve belgelerin kullanılıp kullanılamayacağının anlaşılamaması, bu hususta beyanda bulunulmaması, söz konusu su baskınının bodrum katta meydana gelmesi ve davalı şirketlerin tacir olmaları nedeniyle basiretli davranarak ve defter ve belgeleri saklamakta özen yükümlülüğüne uygun davranarak su basması ihtimaline karşı bodrum katta, yerde defter muhafaza etmelerinin özen yükümlülüğünün ihlali olması ayrıca davalı şirketler hakkında zayi talep edilen defter dönemlerine ilişkin vergi incelemesinin olduğunun anlaşılması karşısında ...\" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketlerin ticari nitelikteki defterlerinin ve arşiv niteliğindeki evraklarının şirket merkezlerinin olduğu  Bağcılar İstanbul adresinde muhafaza ettiklerini, 12.08.2023 günü şirketlerin arşiv niteliğinde kullanıldığı binanın 1.katını su bastığını, bir takım ticari defter ve evrakların ziyan olduğunu, 15.08.2023 tarihinde tutanak ile kayıt altına alındığını, su basma olayı ile ilgili kaybolan defter ve evraklara ilişkin zayi belgesi verilmesi talebi ile açılan davanın mahkemece reddedildiğini, ret kararında gerekçe olarak ise 5 cm'lik su seviyesinden bahsedilmesi sebebiyle davacının belirtilen defterlerin zayi olduğunun teknik olarak mümkün olmamasını gösterdiğini, kararın devamında ise söz konusu defter ve belgelerin kullanılıp kullanılamayacağının anlaşılamadığının belirtildiğini, olaya ilişkin tanıkların dinlenilmediğini, su baskını olayına dair tanıkları dinletme taleplerinin reddedildiğini, olayın yaşandığı sırada şirket merkezinde bulunan tanıkların suyun ne derece yüksek olduğu evrakların ıslanarak yazılarının silinmesine ve kullanılamaz hale gelmesi  hususunu açıklığa kavuşturabilecek kişiler olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, ayrıca mahkeme tarafından su baskını olayı sonrasında şirketin ticari defterlerini kullanılıp kullanılamayacağı hususunda taraflarına açıklama yapmak için süre verilmediğini, mahkeme tarafından ayrıca şirketler hakkında zayi talep eden defter dönemlerine ilişkin vergi incelemesinin olduğunun anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmiş olduğunu, kararın hatalı olduğunu, şirketler hakkında salt vergi incelemesi yapılmasının müvekkilleri tarafından vergi usulsüzlüğü yapıldığına karine teşkil etmeyeceğini ,bu yaklaşımın masumiyet karinesine aykırı olacağını ve vergi inceleme rapor örneğinin dosyada olduğunu, herhangi bir vergisel usulsüzlüğün tespit olunamadığını, Aybastı Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada ... tarafından müvekkili şirketlerden ... Ltd Şirketine düzenlediği faturaların sahte olduğu gerekçesiyle kamu davası açıldığını, delil yetersizliğinden beraat kararı verildiğini, görüldüğü üzere müvekkili şirketin ticari defterlerinde inceleme yapılmışsa da ticari faaliyetlerinden dolayı olmayıp mal satın aldığı kişilerin ticari faaliyetlerinden kaynaklandığını, müvekkili şirket aleyhine yorumlanamayacağını iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve yeniden incelenerek hüküm verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince  zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı,  davacılar vekili  tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\" Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren 30 gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). Tacirin yukarıda bahsedilen  kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Somut olayda, davacı vekili tarafından, müvekkili şirketlere ait ticari defter ve arşiv niteliğindeki evrakların arşiv olarak kullanılan binanın birinci katını  su basması nedeni ile  zayi olduğunu iddia etmiştir. Delil olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Şube Müdürlüğü, itfaiye Olay Tespit Rapor örneğini ibraz etmiştir. 15.08.2023 tarihli tespit raporunun su baskını sonrasında düzenlendiği, yapıların amacının ikamet amaçlı olduğunun belirtildiği, olayın başladığı yerin arşiv odası olduğu, bodrum katındaki arşiv odasına yaklaşık 5 cm seviyesinde dolan su nedeniyle davacı şirket unvanlı iş yerlerine ait yerde koli içerisinde bulunan dosyaların ve muhtemel malzemelerin ıslanmış olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.  Zayi olayının nasıl meydana geldiğine  dair somut bir açıklamaya,  bilgi ve belgeye yer verilmemiştir. İddianın  muhafaza kusuru niteliğinde bir davranış olduğunun kabulü gerekmiştir. Tacir davacının defterlerinin muhafazası konusunda gerekli özeni gösterme yükümlülüğü dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince  verilen karar isabetli olup aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan  bu gerekçelerle, HMH'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu  karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,  2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince davacı vekiline tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"39f0aecf13ac5c7f","SID":"8f0e4178e29a0324"}}