{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 22/03/2024<br>DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 31/12/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  müvekkili şirketin esas itibariyle inşaat sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, davacı şirketin doğrudan veya dolaylı olarak arsa sahipleriyle imzaladığı müteahhitlik sözleşmeleri veya alt taşeronluk sözleşmeleri ile yap-sat usulü inşaat işleri yapmakta olduğunu, son zamanlarda devletin aldığı bazı ekonomik önlemler sonucunda faizlerin artması, konut kredilerinin kapanması, mesken ve araç piyasasında son yıllarda yaşanan şişkinlik gibi sebeplerle daire ve araç satışları radikal şekilde azaldığı için müvekkili şirketin geçici likidite sıkıntısı yaşamaya başladığını, yaşanan mali krizi aşmak için, şirket ortaklarının konkordato başvurusundan önce şahsi kaynaklarını ve kişisel malvarlığını seferber ettiğini, bu amaçla Eylül 2023 itibariyle 1 Milyon TL olan şirket sermayesi 100 Milyon TL'ye çıkarıldığını, konkordato başvurusunun piyasada yaratacağı olumsuz etkiler dikkate alınarak, şirket ortakları kendi öz kaynaklarını da seferber ettiğini, nitekim son bir ay içinde 100 milyon TL'den fazla çek senet ödemesi yapıldığını, nihayet yapılan sermaye artırımı ve nakit ödemelere rağmen, beklenen düzeyde daire satışı ve alacak tahsili mümkün olmayınca, şirketin işletme bütünlüğünün bozulmadan faaliyetlerine devam edebilmesi için konkordato talep etmek gerektiğini, müvekkili şirketin gerek imzaladığı inşaat/müteahhitlik sözleşmelerine dayalı üretim gücü, gerek sermaye yapısı ve gerekse çalışan ve müşteri kalitesi ile içerisine düştüğü bu likidite sıkıntısı ve ödeme aczini ancak konkordato yoluna başvurmak suretiyle bertaraf edebileceğini, eldeki yeterli projeleri tamamlanarak satışa hazır hale gelmesi, mevcut ve yapılmakta olan hazır malların satışı ve nakit akışının düzelmesi zamana ve konkordatonun sağlayacağı korumaya ihtiyaç duyulduğunun açık bir gerçek olduğunu, genel olarak vadelerin daraldığı ve hatta ortadan kalktığı bu dönemde, banka kredileri ve vadesi gelen çekleri ödeme güçlüğü içine düşen müvekkili şirketin, borçlarını düzenli ve tam olarak ödemesi, istihdam ve istikrarı ile tekrar kâra geçebilmesi için inşaat projelerini tamamlayarak, mevcut ve beklenen stoklarını nakde çevirmesine ihtiyaç bulunmakta olduğunu, bu durumun ancak müvekkili şirkete zaman tanınması ile gerçekleşebileceğini, müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinin devamının ve bu suretle borçlarının ifasının sağlanmasının sadece müvekkili davacı şirkete değil, aynı zamanda şirket çalışanları tedarikçilerin, alacaklıların ve kamunun yararına olacağını, zira bu sayede çalışanların bu kriz ortamında işsiz kalmayacağını, alacaklıların alacaklarını tahsil edebileceğini ve tedarikçilerle olan ticari faaliyetlerin devam edecek olmasının yanı sıra, devlete ödenecek SGK primleri ve vergiler ile katma değer yaratılmaya devam edileceğini, müvekkili şirketin halen vergi, SGK gibi kamu borcu olmadığına dair belgelerin dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkili şirketin halen ... SGK'lı çalışan personeli bulunduğunu, şirketin bu şekilde doğrudan yarattığı istihdamın yanı sıra çalışanların aileleri ve tedarikçiler de dikkate alındığında müvekkili şirketin yüzlerce kişiye ve aileye istihdam sağlamakta olduğunu, açıklanan sebeplerle müvekkili şirketin faaliyetlerinin sağlıklı bir biçimde devamı ve de borçların ifasının gerçekleştirilebilmesi amacıyla, inandırıcı ve fonksiyonel bir konkordato ön projesi hazırlandığını, hazırlanan projenin, şirketin sıkıntısını hangi yöntemlere başvurarak aşmayı planladığı bir yol haritası mantığı ile hazırlanmış olup, “amaca yönelik olma, bütünlük, önemlilik, doğruluk, açıklık, şeffaflık, ihtiyatlılık ve ileri yönelik olma” ilkelerini ihtiva etmekte olduğunu, müvekkili şirketin bu ekonomik darboğaz ve krizden kurtularak mevcut ve olası takiplerden de korunmak suretiyle tüm borçlarını ödemesi ve böylece alacaklıların da iflâsa oranla alacaklarını daha iyi bir düzeyde elde etmeleri bakımından konkordato kurumuna başvurmak zarureti hasıl olduğunu belirterek İİK'nın 286.maddesinde öngörülen tüm belgeleri içeren işbu konkordato talebi muvacehesinde, öncelikle üç aylık süre ile geçici mühlet verilmesine, geçici konkordato komiseri atanmasına, mühlet kararı ile birlikte, şirketin ekonomik hacmi nazara alınarak, bir veya iki de dahil olmak üzere bir takip yapılmamasına ve başlamış takiplerin durdurulmasına, İİK. m.294/1 uyarınca, müvekkili şirket hakkındaki ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına, müvekkili şirketin konkordato başvurusundan önce keşide ettiği çeklerin, 5941 sayılı Çek Kanunu m.5 gereğince, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre, kanuni ibraz süreleri içinde ibrazında “Karşılıksızdır” şerhi yazılmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere “Konkordato Tedbiri” şerhinin yazılmasına, çek hesaplarının işleyiş ve kontrolünün Mahkemece atanacak komiser/komiserlerin denetimine bırakılmasına, davacı şirketin konkordato talebinden önce verdiği senetlerin protesto edilmesinin tedbiren durdurulmasına, müvekkili şirketin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. Şahıs ihbarnameleri ile İİK78.maddesi çerçevesinde doğmuş ve doğacak alacakların haczi talebini ihtiva eden haciz müzekkerelerinin gönderilmesinin tensiben önlenmesine, müvekkili şirkete karşı takas, hapis ve mahsup hakkının kullanılmasının tensiben önlenmesine, İİK. m. 295 uyarınca konkordatoya tâbi olmayan rehinli alacaklar bakımından, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılacak icra takiplerinde muhafaza ve satış işlemlerinin durdurulmasına, şirketin bankalar nezdinde tatbik edilmiş/edilecek blokaj işlemlerinin kaldırılmasına ve şirketin üçüncü kişilere vermiş olduğu teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine, müvekkili şirketin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3.kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının müvekkil şirketlere ödenmesine, müvekkili şirketin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacaklarının müvekkil şirkete iadesine, İİK. m. 297/1 hükmü uyarınca müvekkili şirkete komiserin nezareti altında işlerine devam edebilmesi için faaliyet izni verilmesine ve yargılama neticesinde İİK m. 305 vd. maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"Mahkememizce konkordato komiser heyeti raporunun ibrazından sonra dosya incelenmiş ve davacı vekili ile davacı şirket temsilcisine İİK'nın 292.maddesi uyarınca belirlenen duruşma gün ve saatini bildirir davetiyeler tebliğ olunmuş, davacı vekili 21/03/2024 tarihli beyan dilekçesinde ve 22/03/2024 tarihli celse duruşmadaki beyanında; konkordato komiserlerinin görüşlerine katılmadıklarını, komiserlerin raporlarında müvekkili şirket lehine olan hususlardan hiç bahsetmediklerini, özellikle dosyaya getirmiş oldukları okul arazi olduğu iddia edilen 100 konutluk projenin belediye tarafından okul alanın imar planının tadilatı ile iptal edildiğini belirtmiş olmasına rağmen bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, bunun yanında her ne kadar mahkememizce geçici mühlet dönemine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de, şirket aleyhine takip yapıldığını, haciz uygulandığını ve muhafaza dahi yapıldığını, bunlarla ilgili olarak ayrıca icra hukuk mahkemesinde dava açtıklarını, sadece şirketin malları değil aynı zamanda konkordato hesabına da haciz konulduğundan dolayı bu haciz nedeniyle bu hesaptan herhangi bir ödeme yapamadıklarını, alacaklıların yaklaşık 800 kişi olduğunu, bunlardan 400 kadarına vermiş olduğu çek ve senetlerin asıllarının kendilerine teslim edildiğini, söz konusu çek ve senetlerin şirkete güvenildiği için alacaklılar tarafından verildiğini ve nasıl isterseniz o şekilde ödeyin diye de beyanda bulunduklarını, zira söz konusu çek ve senetlerin ... Ltd Şti tarafından da temlik alınarak mutabakatların kısa sürede yapılmasının sağlanacağını, kesin mühlete geçildiği takdirde bu mutabakatı kısa sürede yapıp konkordato komiser heyetine sunacaklarını, müvekkilinin geçen 5 aylık sürede iyi niyetli olarak konkordato sürecini yürütmeye çalıştığını, fakat bahsetmiş oldukları icra dairelerinin uygulamaları yönünden sıkıntı yaşadığını beyan etmiştir.  <br>Buna göre ve dava dosyasındaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı tarafından İİK'nın 285.maddesi uyarınca konkordato istemiyle mahkememize başvuruda bulunulduğu, aşamalarda aldırılan komiser raporları uyarınca geçici mühlet kararı verildiği, geçici mühlete karar verildikten sonra aldırılan komiser heyeti raporu göz önüne alındığında davacı şirketin gerek kaydi değerlere, gerekse rayiç değerlere göre TTK 376 madde uyarınca borca batık durumda olmadığı, tüm bu belirtilen nedenlerle sunulan konkordato projesinin gerçekçi, uygulanabilir ve başarıya ulaşmasının mümkün olamayacağının değerlendirildiği, hükme esas alınan komiser raporlarının ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gözetilerek, komiser raporlarına itibar edilmiş, davacı şirketin iflasa tabi kişilerden olmasına rağmen kaydi ve rayiç değerlere göre borca batık durumda bulunduğu, konkordatonun başarıya ulaşma imkanının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla, konkordato isteminin reddi ile geçici mühlet kararının ve davacı hakkında verilen ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı,  müdahil ... Bankası ve müdahil ... Ltd vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Müdahil ... Bankası A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket yetkilileri tarafından komiser heyetinin talimatlarının yerine getirilmediğini, bu hususun İİK'nun 292. Madde uyarınca iflas sebebi olduğunu, şirketin iflasına karar verilmesi gerektiğini  beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir .<br>Müdahil ... Ltd vekili   istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin projelerinde belirttiği taşınmazlardan satış yaptığı halde konkordato komiserlerini bilgilendirmediğini, satış bedellerinin kayıtlarda gösterilmediğini, davacının üç tane projedeki inşaa faaliyete devam etmediğini, yapı denetim firmalarına ödemeler yapılmadığından belediyece inşaatların mühürlendiğini, davacı şirketin komiser talimatlarına uymadığını, alacaklıların zararına hareket ettiğini, projenin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığını, davadan önce  satılan taşınmazların projeye kaynak olarak eklendiğini, davacının dürüst davranma ilkesine aykırı hareket ettiğini, davacı hakkında iflas kararı verilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, adi konkordato  istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı şirket hakkında 23/10/2023 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, geçici mühlet kararının 22/01/2024 tarihinde iki ay uzatılmasına karar verildiği, 20/03/2024 tarihli komiser heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; şirket yetkililerinden, projelerin işleyişine ilişkin sözlü ve yazılı bilgi talebinde bulunulduğu, bilgi akışının sağlanmadığı, geçici mühlet kararından sonra işçi ücret ödemelerinin yapılmadığı, kamu borçlarında artış olduğu, geçici mühlet tarihinden sonra şirketin her hangi bir gelir elde etmediği, projede anlatılan iş ile orantılı olarak mal girişi sağlanmadığı, şirkete ait çek sayısı, çeklerin keşide edilip edilmediğine ilişkin bilgilerin de komiser heyetinin talebine rağmen verilmediği, ticari faaliyetlerin sahada devam ettiği ancak kayıtlarda ticari faaliyetin devam etmediği, sürecin sağlıklı ilerleyemeyeceği, projenin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı tespit edilmiştir.<br> Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davacı şirketin konkordato isteminin  reddine, şirket borca batık olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. <br>Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır.<br> İİK'nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Bu kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. Konkordatonun feshi sebeplerinden birinin tasdik aşamasında tespit edilmesi durumunda da tasdik talebi reddedilir. Bahsi geçen maddede sayılan tasdik şartlarından bir tanesi de, konkordato projesinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartıdır.<br>Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir.<br>İİK'nun 292. Maddesinde \"İflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verir:<br>a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa.<br>b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.<br>c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsaya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa (Ek ibare: 6/12/2018-7155 S.K./16. md)  .<br>d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.<br>İflasa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hallerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.<br>Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.\" hükmü yer almaktadır. <br>Bu genel açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde ise; şirketin geçici mühlet kararı verildikten sonra verilen tedbirlere rağmen geçici mühlet içinde oluşan işçi ücretlerini dahi ödeyemez halde olması, bu işçi ücretlerini ödediğine dair bir belge sunamaması, faaliyetlerin kayıtlar üzerinde devam etmemesi, devam eden faaliyetlerin ise kayıtlara yansıtılmaması, davacının kamu borçlarının arttığının sabit olması, davacı şirket hakkında konkordatonun başarıya ulaşmayacağının komiser heyeti raporu ile tespit edilmiş olması karşısında İİK'nun 292/1-b'de belirtilen konkordatonun başarıya ulaşılamayacağının anlaşılması ve komiser heyeti tarafından davacı şirket yetkilisinin 27/10/2023 tarihli \" komiser ilk toplantı tutanağı başlıklı \" belge ile bilgilendirilmesine rağmen, komiserler tarafından kayıtların doğruluğunu teyit amaçlı bilgilerin istenildiğinde sunmaması ve benzeri hususlarda bilgilendirilmesine rağmen komiser heyetinin talep ettiği belgelerden sadece 31/12/2023 tarihli mali tablolarının sunulması suretiyle komiser talimatlarına uymadığı anlaşıldığından; İİK'nun 292/1-c maddesinde belirtilen komiser talimatlarına uymama koşulunun da somut olayda gerçekleştiği, bu nedenlerle davacı şirketin İİK'nun 292/1-b ve c  maddesi uyarınca iflasına karar verilmesi gerekirken şirketin borca batık olmadığı gerekçesi ile iflas kararı verilmemesi hatalı olmuştur.<br>Sonuç olarak, müdahil vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle konkordato talebinin reddine, davacının iflasına  karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Müdahil ... Bankası A.Ş vekili ve Müdahil ... Ltd vekilinin  istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere  Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/03/2024 tarihli ... Esas ... Karar sayılı  KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Davacının konkordato talebinin REDDİNE, <br>3-Antalya Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil nosunda kayıtlı olan ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin  31/12/2024 günü saat 13:55 itibariyle İFLASINA,<br>4-Dosya kapsamında konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasına,<br>5-Konkordato komiser heyetinin görevinin sonlandırılmasına,<br>6-İİK nun 166 maddesi gereklerinin yerine getirilmesi için karardan bir suretin ve iflas avansının derhal Antalya İflas Müdürlüğüne gönderilmesine<br>7-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.07.2024 tarih ve ... esas ... karar sayılı ... sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, <br>8-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde iflas masasına iadesine, <br>9- İflas ile ilgili olarak Antalya Ticaret  Sicil Müdürlüğüne BİLDİRİMDE BULUNULMASINA, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Müdahil   ... Bankası A.Ş vekili ve Müdahil ... Ltd vekilinin istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 427,60 TL maktu  istinaf karar harcının talebi halinde müdahillere İADESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>e- Müdahiller ... Bankası A.Ş vekili ve Müdahil ... Ltd 'nin yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına<br>4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.        <br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ea84ff26b91b1b8","SID":"1ec3fe58a7c85b0e"}}