{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/958 <br>KARAR NO: 2024/2138<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/03/2022<br>NUMARASI: 2021/194 E. - 2022/201 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılardan ...'in ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin ortaklarından olup, söz konusu şirketin borçlarına ilişkin bankadan çekilen krediye karşılık davalıya ait gayrimenkulde konulan ipoteğe teminat teşkil etmek üzere 13/03/2008 tarihinde Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu bononun düzenlenmiş olduğunu, aynı husus ve gerekçeyle şirketin diğer ortağı ...'in borçlusu olduğu aynı tutarda bir senet düzenlenmiş olduğunu, şirketin alacaklısı olduğu bir davanın şirket lehine sonuçlanması üzerine buradan alınan miktardan 30.000 TL'nin davalının gayrimenkuldeki ipoteğini kaldırmada kullanılması için ...'e devredilmiş, kalan küçük bir meblağın da müvekkili ... ve diğer ortak ...'in şirkete ait üstlendikleri borçlarının ödenmesinde kullanılmış olduğunu, davalı ...'in aradan uzun bir zaman geçtikten sonra kötüniyetli bir şekilde 13/03/2008 düzenleme tarihli bononun düzenleme tarihindeki yıl kısmını mürekkepli kalemle 2018 yapmış ve eşi olan diğer davalı ...'e ciro etmiş olduğunu, daha sonra Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası ile müvekkili hakkında icra takibi başlatılmış olduğunu,  Bilirkişi incelemesi dahi yapılmaksızın keşide tarihinde tahrifat yapılan ve boş olan ödeme tarihinin buna göre doldurulduğu geçersiz senetle icra takibi yapılmasının davalıların kötü niyetli olduğunu göstermekte olduğunu, davalılardan ...'in, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca dolandırıcılık suçlamasıyla yapılan 2019/34083 esas numaralı soruşturma kapsamında alınan şüpheli ifadesinde ipoteğe karşılık olmak suretiyle ... ve ...'den iki adet senet alındığını, buna karşılık olarak kendilerine 30.000 TL ödeme yapıldığını ikrar etmiş olduğunu, davalı ...'ın ifadesine göre bile şirketin barçlarının ödenmesinde şirket lehine açılan dava sonucunda elde edilen ve şirket borçlarının ödenmesinde kullanılacak tutarın üç ortak arasında eşit paylaşılmadığı, bu tutarın büyük çoğunluğunun davalı ...'nın isteğine bağlı olarak ona verildiğinin anlaşılmakta olduğunu,  müvekkilerinin bu tutarla şirketin paralarını ödedikleri gibi halen de borçları ödemeye devam etmekte olduklarını, hem davalıların savcılık ifadeleri, hem senet üzerindeki  adres kayıtlarının 10 yıl önceki mahalle ve sokak isimleriyle yazılmış olması hem de senet üzerindeki tahrifatın incelemeye gerek olmaksızın tespit ediliyor olması münasebetiyle kambiyo senedi olma vasfını yitirmiş bir evrakla hukuksuz şekilde başlatılmış olan takibin iptali gerektiğini beyanla; Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu kambiyo senedi üzerinde yapılmış olan tahrifatın tespiti ile kıymetli evrak statüsünü kaybetmiş olması tespit edilerek takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davacının talebi, düzenlenme tarihinde ve davacının adresinde tahrifat yapıldığı iddia olunan bono nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu bononun incelenmesinde düzenlenme tarihinin 13/03/2018 olduğu, 2018 ibaresinde düzeltme yapıldığının senet metninden anlaşıldığı, davacının adresinin açık olarak, duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirtildiği, vade tarihinin 30.07.2019 olduğu ve nakden ibaresine yer verildiği görülmüştür. Yapılan bilirkişi incelemesi ile senedin düzenlenme tarihinde tahrifat yapıldığı tespit edilmiştir. Ne var ki senedin tahrifat yapılmamış halinin yalnızca düzenlenme tarihinin 2008 olarak kabul edilmesi gerektiği, düzenleme tarihinde yapılan tahrifatın bononun kambiyo vasfına halel getirmeyeceği gibi bu halde dahi davacının takibe konu kambiyo senedi nedeni ile borçlu olacağı aşikardır. Davacının takibe konu bono nedeni ile borcu devam edeceğinde menfi tespit talebi yerinde görülmediğinden, açılan davanın reddine\"  karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -yargılamada bilirkişi raporu alındığını, 11.01.2022 tarihinde düzenlenen raporda kambiyo senedinde tahrifat yapıldığının tespit edildiğini, ancak Mahkemece düzenleme tarihinde tahrifat yapılmasının senedin geçerliliğini etkilemeyeceği şeklinde karar verildiğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2021 Tarih, 2021/6329 Esas, 2021/9560 Karar No'lu kararında, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 11.12.2019 Tarih,  2018/4135 Esas, 2019/5514 Karar No'lu kararında ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 15.01.2020 Tarih, 2019/274 Esas, 2020/217 Karar No'lu kararında keşide tarihindeki tahrifatın tahrif edilmemiş haline göre zamanaşımı süresinin dolması halinde senedin senet vasfını yitirdiğine şeklinde karar verildiğini, -bununla birlikte davalılardan  ...'in, Büyükçekmece  Cumhuriyet Başsavcılığınca dolandırıcılık suçlamasıyla yapılan 2019/34083 esas numaralı soruşturma kapsamında alınan ifadesinde 30.000TL ödeme yapıldığını beyan ettiğini, benzer Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 03.12.2018 Tarih, 2018/4115 Esas, 2018/4805 Karar No'lu kararında, Yargıtay Kapatılan 13. Hukuk Dairesi'nin 23.01.2020 Tarih, 2017/8188 Esas, 2020/542 Karar No'lu kararında ikranının mahkeme dışı ikrar olarak kabul edilen kollukta alınan ifadelerin tek başına bahsolunan miktarı çekişmeli olmaktan çıkardığının ifade edildiğini,  borcun ödendiğinin davalılardan ... tarafından ikrar edilmesi bir yana gerekçeli kararda kambiyo senedinin geçerliliğini kaybettiği halde dahi kambiyo senedi gibi değer göreceğinin  belirtilmesinin hukuka aykırı olduğunu,  temel borç ilişkisinin sona ermediği varsayımında dahi  mahkemenin bu bakış açısının hatalı olduğunu, kambiyo senetlerinin  TCK'nın 204. maddesi kapsamında resmi belge kabul edildiğini, Mahkemenin gerekçesine göre ise her alacaklı,  borçlu adına düzenleyip ve borçlu adına imzaladıkları  bono düzenleyebilecektir ki böyle bir durumda TCK anlamında suç teşkil eden bir belge, hukuk mahkemesine  göre ise temel borç ilişkisi bulunduğundan dolayı muteber kabul edilecek olduğunu, -Davalıların senet metninde yapmış oldukları tahrifatın,  davalılarıın hem temel borç ilişkisindeki 10 yıllık zamanaşımı  süresini hem de 3 yıllık kambiyo senedinin keşide tarihinden itibaren başlayan zamanaşımı süresini bertaraf etmelerini  sağladığını, Mahkemenin gerekçeli kararında ise davalıların kendi kusurlu eylemlerinin  korunduğunu, davalıların  hukuka aykırı bir şekilde yapmış olduğu tahrifat alınan bilirkişi raporuna da yansıdığını kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf her ne kadar müvekkili ...'in aradan uzun bir zaman geçtikten sonra kötü niyetli bir şekilde 13.03.2008 tarihli bononun düzenleme tarihindeki yıl kısmını 2018 yapmış ve eşi olan diğer müvekkili ...'e ciro etmiş olduğunu ve bu nedenle kambiyo senedi vasfını yitirmiş bir evrakla davacı hakkında icra takibi başlattığını öne sürmüş olsa da; pek çok Yargıtay kararında kambiyo senedinin düzenlenme tarihi üzerinde yapılan tahrifatın kambiyo senedinin bono vasfını yitirmesine neden olmayacağının belirtildiğini, bono üzerindeki düzenlenme tarihinin gerçeğe uygun olması gerekmediği, tanzim edilen tarihten önceki veya sonraki bir tarihi taşıyan bononun da geçerliliğini koruyacağının doktrinde ve uygulamada kabul edildiğini, açık bono düzenlenmesinin TTK'nın 680. maddesine göre mümkün olduğunu, Davacı tarafın bononun vadeden 3 yıl geçmekle birlikte zamanaşımına uğradığı iddialarının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,  Bononun düzenlenme tarihinin zamanaşımı konusu ile bir ilgisi olmadığını,  TTK'nun 661/1. maddesi; \"Poliçeyi kabul edene karşı açılacak davalar, vadenin geldiği tarihten itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar\" şeklinde düzenlendiğini buna göre bonoyu düzenleyen keşideciye karşı yapılacak takiplerde zamanaşımı süresinin vadeden itibaren 3 yıl olduğunu, vade tarihi bono üzerinde görüldüğü gibi hiçbir şüpheye ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıkça \"30.07.2019\" olarak belirtildiğini, bu tarih üzerinden hala 3 yıl geçmediğinden dolayı zamanaşımı iddialarının da mesnetsiz olduğunu, bononun tanzim tarihi ile vade tarihi arasında uzun bir sürenin belirlenmesi konusunda herhangi bir hukuksal engel bulunmadığını, davacı tarafın temel borç ilişkisinde 10 yıllık bir zamanaşımı süresinin bulunduğu iddialarının mesnetsiz olduğunu, müvekkili ...'in Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca dolandırıcılık suçlamasıyla yapılan 2019/3083 esas numaralı soruşturma kapsamında alınan ifadesinde 30.000 TL borcun ödendiğini ikrar ettiğini ilişkin iddiasının da tamamen gerçek dışı olduğunu, Davacı tarafın belirttiği dolandırıcılık soruşturması kapsamında müvekkilinden yanında avukat hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, CMK'nın 148/3-4. maddesindeki hükümlere göre, ikrar olmadığını, karakol ifadesinin devamında şirketin borçlarının ödenmediği ve müvekkili ...'in emekli maaşından kesildiği yazdığını,  bonodan kaynaklı borç ödenmediği gibi ödendiğine dair bir kayıt da mevcut olmadığından istinaf talebinin  reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasıdır. Davacı taraf takibe konu senedin takipten önce zamanaşımına uğradığını, düzenleme tarihinde tahrifat yapıldığını ve bu senet nedeniyle davalıya borcu olmadığının iddia etmiştir. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş olup, davalı takip alacaklısı ... tarafından davacı takip borçlusu aleyhine 28.000,00 TL bono, 918,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.918,25 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Senet aslı üzerinde grafolog bilirkişisi vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına,  senedin düzenlenme tarihinin ve davacının adresinde tahrifat yapılıp yapılmadığının belirlenmesinin istenilmesine karar vermiş olup, Adli Bilimler ve Adli Grafoloji Uzmanı bilirkişi ... 11/01/2022 tarihli raporunda özetle; inceleme konusu senedin binoküler stereomikroskop, lup, UV ışık kaynağı ve diğer büyütme ve aydınlatma cihazlarından müteşekkil inceleme ortamında grafolojik, grafometrik ve kaligrafik metotlarla ve fiziki unsurlar açısından objektif denetime uygun olarak yapılan incelenmesinde; İnceleme konusu senedin tanzim tarihinin yıllar hanesinin onlar basamağında halen mevcut (1) rakamının daha önce bu bölümde mevcut (0) rakamının mürekkep renk tonu ve kalem ucu kalibresi bakımından farklı fiziki evsafta kalemle sürşarjı suretiyle oluşturulmuş bulunduğunu, tanzim tarihinin günler hanesinin onlar basamağında halen mevcut (1) rakamının da daha önce bu bölümdeki (0) rakamının farklı fiziki evsafta kalemle sürşarjı suretiyle oluşturulmuş olduğunu, ayrıca bu hanenin birler basamağındaki (3) rakamının üzerinden ikinci kez geçilmiş olduğunu, inceleme konusu senette davacının adresini gösteren yazı ve rakamlarda silinti, kazıntı, ilave ve sürşarj işlemleri gerçekleştirildiğine ilişkin bulgular tespit edilmediğini sonuç olarak; İnceleme konusu 30/07/2019 vade tarihli, 28.000-TL'lik senedin tanziminde tanzim tarihinin “03.3.2008” olarak yazılmış olduğu halde daha sonra gerçekleştirilen sürşarj işlemleri suretiyle halen mevcut “13.3.2018” - tarihine dönüştürülmüş olduğunu, inceleme konusu senette davacının adresini gösteren bölümdeki yazı ve rakamlarda silinti, kazıntı, sürşarj ve ilave işlemleri gerçekleştirildiğine ilişkin bulgular tespit edilmediği sonucuna varıldığını bildirmiştir. Yargıtay 12. HD 2019/12498 E- 2020/6502 K sayılı kararında \"6102 sayılı TTK'nun 776/f maddesi uyarınca bonolarda tanzim edildiği gün ve yerin yazılması zorunludur. Yine aynı Kanun'un 778. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanun'un 703/c maddesi gereğince bononun vade tarihinin \"keşide gününden muayyen bir müddet sonraya\" ait bulunması zorunludur. Aksi takdirde dayanak belge kambiyo senedi vasfını taşımaz. Öte yandan takip dayanağı bononun tanzim ve vade tarihinde tahrifat yapılması kambiyo vasfını etkilemiyorsa takibin iptalini gerektirmez. Ancak tahrifat öncesi tanzim tarihinin, bononun vade tarihinden sonrası olduğunun belirlenmesi halinde ise senet kambiyo vasfını kaybedeceğinden İİK'nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptali  gerekir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 207. maddesinde; \"Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkar halinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir\" hükmü yer almaktadır (1086 Sayılı HUMK'nun 298. maddesi). Buna göre mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmündedir. Bir başka anlatımla senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onanması gerekir. Onanmamış çıkıntı, kazıntı veya silintinin tespit edilmesi halinde, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır. \" açıklamasında da yer aldığı gibi senedin keşide tarihinde tahrifat yapılması kambiyo vasfını etkilemiyorsa takibin iptalini gerektirmez. Bonoda vadenin 6102 Sayılı TTK'nun 703 ve 704. (6762 Sayılı TTK'nun 615 ve 616.) maddelerine aykırı olarak düzenlenmesi ve  vade tarihinin tanzim tarihinden önceki bir tarihi taşıması halinde senet, bono vasfını yitirir. Bu kuralın tespitinde ve yukarıda yazılı hükümlerin uygulanmasında senedin tahrifattan önceki durumu geçerli kabul edilir (HGK. 14.05.2003 tarih ve 2003/12-347 E. 2003/345 K.). Takibe konu bonoda keşide tarihinde tahrifat yapıldığı ileri sürülmüş ve mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde de tahrifat yapıldığı tespit edilmiş ve takibe konu bonoda vade tarihinin 30/07/2019 olduğu,  tahrif edilmemiş hali ile keşide tarihinin 03/03/2018 olduğu, takip dayanağı bononun tanzim tarihi ve davacı tahrif edilmiş haliyle oluşturulan tanzim  tarihi  vade  tarihinden  önce  olduğundan kambiyo vasfını etkilemediğinden, buna göre senedin geçerliliğini koruduğu anlaşılmıştır. Takip dayanağı bono olup 6102 sayılı TTK'nun 778/h maddesi göndermesiyle aynı kanunun 749/1 maddesi (6762 sayılı TTK'nun 661. Maddesi) gereğince bonoyu düzenleyene karşı başlatılacak takiplerde zamanaşımı süresi vadeden itibaren 3 yıldır. Takip tarihi itibariyle 3 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davacı tarafın bu iddiası da yerinde görülmemiştir. Davacı tarafın imzaya itirazı bulunmamaktadır. Açık bono düzenlenmesi mümkün olup, bononun ödendiğine ilişkin iddianın da kanıtlanamadığı, kolluk ifadesi incelendiğinde borcun 39.000 TL'sinin ödenmediğinin anlaşıldığı, yazılı bir belge ile ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2022 tarih ve 2021/194 E., 2022/201 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5acb9fc0d640c915","SID":"1cdb02bc316f915d"}}