{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/976 <br>KARAR NO: 2024/2108<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 16/12/2021<br>NUMARASI: 2021/294 E. - 2021/6 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sağlık Hizmetleri İnş. San. ve Tic. A.ş. olan unvanını 1998 yılından bu yana İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescilli ticaret unvanı olarak kullandığını, bu ibarenin aynı zamanda 2013 yılından bu yana marka siciline tescilli olduğunu, müvekkilinin ... Cad. ... Sok. No:... Beşiktaş/İstanbul adresinde faaliyete başladığını, daha sonra adresinin değiştiğini, bu adreste şuan da ... Otopark & Yıkama ismi ile  davalının faaliyet gösterdiğini, \"...\" ibaresinin müvekkilinin unvanı ve markası olduğunu, davalının markasal kullanımının müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini ve davalının bu yolla haksız kazanç elde ettiğini, TTK 52.maddeye göre ticaret unvanının haksız kullanımının söz konusu olduğunu, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkını sadece sahibine ait olduğunu, ticaret unvanının sahibinin izni alınmadan aynısı veya benzerinin kullanılması halinde ticaret unvanının tecavüze uğramış olduğunu, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğunu,  davalı şirketin müvekkiline ait ticaret unvanına tecavüzün önlenmesini ve menini, müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesini, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasını talep ve dava etmiştir. 04/03/2021 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; \"Dava dilekçemizin Netice-i Talep bölümünü \"müvekkile ait tescilli markaya vaki tecavüzün tespiti, meni, ve davalı tarafından  müvekkile ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına karar verilmesi \" şeklinde ıslah ettiklerini belirtmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının iddialarının asılsız ve subjektif olduğunu, sahibi olduğu oto yıkama firmasının resmi isminin “...” olarak kayıtlı olduğunu, davacı firmanın ilk faaliyet yerinin kendisinin hali hazırda işletmekte olduğu işletme ile aynı adres olduğundan ve davacının “...” ibaresini tescil ettirmek suretiyle kullandığını bilmediğini, davacının bu hususta kendisine herhangi bir ihbar veya ihtarda bulunmadığını, davacının iddiasını teyit eder nitelikte bir marka tescil belgesi sunmadığını, davacı bu konuda kendisine bir ihtarname göndermiş olsaydı huzurdaki davaya gerek olmayacağını, kaldı ki bu durumun ortaya çıkması ile birlikte derhal tabelasını değiştirdiğini, davacının iddialarının aksine bir başkasına ait olduğunu bilerek bir ismi kullanmak gibi bir istek ve ısrarının kesinlikle bulunmadığını, davacı ile haksız rekabet yaratacak davranışının olmadığını, davacıyı herhangi bir maddi veya manevi zarara uğratmadığını ve böyle bir düşüncesinin olmadığını, davacının anonim şirket olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü ve kendisinin ise şahıs işletmesi olarak faaliyet sürdürdüğünü, davacının ileri sürdüğü iddiaların dayanaksız ve sübjektif olduğunu, kendisinin davacı aleyhine haksız rekabet yaratmak veya davacının ticaret unvanına tecavüz etmek gibi bir niyetinin bulunmadığını ayrıca dava konusu edilen tabela kaldırılmış olduğundan buna ilişkin davacı talebinin konusuz kaldığını, haksız ve dayanaksız davanın reddini beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"SMK hükümleri, mevzuat, Mahkemece itibar edilen bilirkişi kök-ek raporu ve bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: ... tescil numaralı \"...” markası ve ... tescil numaralı \"...\" markasının 37. sınıfta \"temizlik hizmetleri” dahil olmak üzere muhtelif mal ve hizmetler için davacı adına tescilli olduğu, davalının \"oto yıkama ve otopark hizmeti\"  alanında önce “...” sonra “...” ibaresini kullandığının taraf beyanları ile ihtilafsız olduğu, davacı adına tescilli olan “...” esas unsurlu markalar ile davalının kullandığı “...\" ve “...” markalarının bir bütün olarak görsel, kavramsal ve fonetik yönden benzer olduğu, davalının “...” ve “...” ibarelerini markasında esas unsur olarak kullanmasını haklı kılacak  delil  sunulmadığı, dava konusu ibarelerin ticari etki yaratacak şekilde markasal olarak kullanıyor olmasının davacının marka tescilinden doğan hakkına tecavüz teşkil ettiği, tarafların ticaret unvanlarının ek unsurları aynı veya benzer olmamakla TTK 52.maddesi uyarınca ticaret unvanına haksız kullanımı şartlarının mevcut olmadığı, yargılama devam ederken davalının ihtilaf konusu ibareyi kullanmaktan vazgeçerek \"...\" ibaresini markasında esas unsur olarak kullanmaya başladığı, somut olayda \"...\" ibaresinin ihtilaf konusu olmadığı, davalının ihtilaf konusu ibareyi kullanıma son vermiş olması nedeni ile davacıya  ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına karar verilmesine ilişkin talepler konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına\" şeklindeki gerekçeleri ile;Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklara tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, Sair talepler yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından, kendi adına tescilli ... Markasına müvekkil tarafından tecavüz edildiğinden bahisle, bu tecavüzün tespiti ve men'i istemli dava açıldığını, esas mahkemesince de davanın marka tescilinden doğan haklara tecavüzün tespiti yönünden kabulüne, sair taleplerinin konusuz kalması nedeniyle reddine karar verildiğini, müvekkilin tüm iyi niyetli beyan ve açıklamaları karşısında ve bilirkişi raporundaki tarafların ticari unvanlarının ek unsurlarının aynı veya benzer olmadığının açıkça tespit edilmiş olduğu ve TTK 52, Md.uyarınca da bir haksız kullarım durumunun oluşmadığının açıkça belirtilmiş olduğunu,  söz konusu ibarenin dava açıldığı tarihte dahi müvekkil tarafından kullanılmasının söz konusu olmadığı ve müvekkilin iyi niyetli olduğunu, müvekkilin kasten yahut kötü niyetli olarak davacının markasını kullanmak yahut tecavüz etmek gibi bir tutumu olmadığını, müvekkile herhangi bir yazılı yahut sözlü ihbar yada ihtarda bulunmadığını, müvekkilinin, devir almak sureti ile işletmeye başladığı iş yerinin, tabelalarını kaldırmaya fırsat dahi verilmeden hakkındaki davanın açıldığını, müvekkilinin ... ibaresinin tescilli olduğunu bilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafından da bir bildirimde bulunulmadığı ve davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, müvekkilin dava dilekçesinin tebliğinden sonra tabelayı derhal kaldırdığını, davacının bu tür yasal belgeleri kontrol etme gereği dahi duymadan kötü niyetli ve ön yargılı bir şekilde basılı evrak ve sair ürünlerin toplatılması talebinde de bulunduğunu, davacının marka tescilinden doğan haklara vaki tecavüz teşkil ettiğinin tespitine karar verilirken, sair husular yönünden davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, bu nedenle Avukatlık ücreti tarifesi gereğince davacı vekili lehine avukatlık ücretine hükmedilirken konusuz kalan ve karar verilmesine yer olmadığına dair verilmiş karar nedeni ile davalı vekiline de vekalet ücreti taktir edilmesi gerektiğini ve mahkemece bu husus ta bir hüküm tesis edilmediğini, Avukatlık Asgari ücret tarifesi ne göre: “Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret MADDE 6- (1) Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme futanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” esas mahkemesince verilmiş olan hüküm bu yönü ile de kaldırılarak, taraf için de avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tüm yargılama giderleri davalı müvekkile yüklendiğini, davanın kısmen, tespit istemi yönünden kabul edilmiş olduğunu, talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığını, dair hüküm tesis edilmiş olduğunu ve yargılama giderlerinin tamamının davalı müvekkile yükletilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, dayanın açılmamış sayılmasına karar verilen hallerde yargılama giderleri davacıya yükletildiğini, tüm dava dosyası ve sayın mahkemece yapılacak inceleme sırasında ortaya çıkacak sair durumlar karşısında, İstinaf taleplerini kabulü ile, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/294 E. 2021/6 Karar sayılı 16.12.2021 tarihli hükmün, istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu,  davalının eyleminin, davacının marka tescillinden doğan hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, men'i ile  davacıya  ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına karar verilmesidir. TPMK kaydına göre, ... tescil numaralı \"...” markası ve ... tescil numaralı \"...\" markasının 37. sınıfta \"temizlik hizmetleri” dahil olmak üzere muhtelif mal ve hizmetler için davacı adına tescilli olduğu görülmüştür. Marka hakkına tecavüz sayılan haller 6769 sayılı SMK'nun 7.maddesine  atıf yapılmak suretiyle 29.maddesin de  düzenlenmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 01/03/2021 tarihli marka vekili bilirkişi raporunda özetle: \" ... tescil numaralı \"...” markası ve ... tescil numaralı \"...\" markasının 37. sınıfta \"temizlik hizmetleri” dahil olmak üzere muhtelif mal ve hizmetler için davacı adına tescil edilmiş olduğu, davalının \"oto yıkama ve otopark hizmeti\" alanında önce “...” sonra “...” ibaresini kullandığının taraf beyanları ile ihtilafsız olduğu, davacı adına tescilli olan “...” esas unsurlu markalar ile davalının kullandığı “...\" ve “...” markalarının bir bütün olarak görsel, kavramsal ve fonetik yönden benzer olduğu, davalının “...” ve “...” ibarelerini markasında esas unsur olarak kullanmasını haklı kılacak bir delil (tescil belgesi, lisans sözleşmesi vs.) dosyaya ibraz edilmemiş olmakla, dava konusu ibarelerin ticari etki yaratacak şekilde markasal olarak kullanıyor olmasının  davacının marka tescilinden doğan hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği, tarafların ticaret unvanlarının ek unsurları aynı veya benzer olmamakla TTK 52.maddesi uyarınca ticaret unvanına haksız kullanımı şartlarının mevcut olmadığı kanaatine varıldığı \" belirtilmiştir. 28/07/2021 tarihli marka vekili bilirkişi Ek raporunda özetle:\" Mahkeme huzurunda yargılama devam ederken davalının ihtilaf konusu ibareyi kullanmaktan vazgeçerek \"...\" ibaresini markasında esas unsur olarak kullanmaya başladığı, somut olayda \"...\" ibaresinin ihtilaf konusu olmadığı, davalının ihtilaf konusu ibareyi kullanıma son vermiş olması nedeniyle, marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'i talepli davanın konusuz kalıp kalmadığı takdirinin mahkemeye ait olduğu \" belirtilmiştir. bildirilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesi ile,  davalı şirketin müvekkiline ait ticaret unvanına tecavüzünün önlenmesi ve menine, müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesine,reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği ıslah dilekçesi ile talebini  müvekkiline ait  ait tescilli markaya vaki tecavüzün tespiti, meni, ve davalı tarafından  müvekkiline   ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına karar verilmesi  şeklinde ıslah edildiği, davalı cevap dilekçesinde davadan önce herhangi bir ihtar yapılmadığını,  bu yeri daha önceden davacının işletmekte olduğunu bilmediğini,  bu durumun ortaya çıkması ile birlikte derhal tabelasını değiştirdiğini şu anda kullanımının ...lit Oto Kuaför şeklinde olduğunu ileri sürdüğü davalı tarafından  da davanın dolaylı olarak kabul edildiği  ve tecavüze son verildiğinin ileri sürüldüğüne göre mahkemece markaya tecavüzün tespitine karar verilmesi dosya kapsamına uygundur. Tabelanın kaldırılması vs. yönünden davalı tarafından kullanımının dava tarihinden sonra son verilmiş olduğu anlaşılmakla bu yönden dava konusuz kaldığından HMK 331 maddeye göre davanın açılmasına sebebiyet veren aleyhine mahkeme masrafına vekalet ücretine hükmedileceğinden davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/12/2021 tarih ve 2021/294 E. 2021/6 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17a04f41d90eac93","SID":"da186b3e3f80eb22"}}