{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/1073 <br>KARAR NO:2024/1225<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/01/2021<br>NUMARASI:2018/1019 Esas, 2021/72 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:17/12/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davalı vekili  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili: Davacının yaptığı işler karşılığında davalıdan olan fatura alacağının tahsili için 05.06.2018 tarihinde ... sayılı dosyası ile takibe başlandığını,  davalının söz konusu takibe yetki ve borç yönünden itirazda bulunduğunu, akabinde dosyanın yetkili icra müdürlüğü olan ...ü'ne gönderildiğini, ... sayılı dosyasından yeniden ödeme emri gönderildiğini, davalının süresinde icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalara itiraz edilmediğini, faturalara konu borcun ödenmediğini belirtmiş, davalının haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %40 tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.Davalı vekili 14.03.2019 tarihli beyan dilekçesinde; davacının davalı şirketin İstanbul Trakya Serbest Bölge ... Ada ... parselde yaptığı inşaatının \"Zemin Parlatma\" işini  üstlendiğini, taraflar arasında yazılı herhangi bir sözleşme bulunmadığını, tarafların sözlü olarak anlaştığını, davacının kesmiş olduğu tüm faturaların davalı şirket kayıtlarına karşılıklı güven çerçevesinde işlendiğini, cari hesap borcuna karşılık olarak nakit vermek ve çek düzenlemek sureti ile davacıya avans ödemeleri yapıldığını, davalı şirket adına kayıtlı olan aracın davacıya satışının yapıldığını, davacının işlerinin bir kısmının eksik olduğunu,  25.02.2018 tarihinde davacı şirket şantiye kalfası ... ile davacı ustası ... ve ... ile davalı şirket yetkilisi ... arasında \"tutanak\" başlıklı 9 maddelik eksiklik ve kusurlar içeren belge düzenlendiğini, \"Çatalca Ferhatpaşa ... Ada ... parsel Zemin Parlatma ve Kaplama işi nefaset(kusur) kesintisi\" açıklaması ile KDV dahil 28.029,72 TL tutarlı irsaliyeli faturanın davacıya gönderildiğini, yine KDV dahil 37.023,68 TL tutarlı eksik iş faturasının davacı şirkete verildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece; bilirkişi incelemesi ile dava konusu faturaların davalı ticari defter ve kayıtlarına işlendiği tespit edildiği, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 25/02/2018 tarihli tutanağa istinaden düzenlenen 25/02/2018 tarihli irsaliyeli fatura davacı ticari defterlerine kaydedilmiş, bakiye iş bedeli alacağından mahsup edildiği, uyuşmazlık konusu 04/05/2018 tarihli fatura yönünden ise ayıplı imalât bulunup bulunmadığı ve ayıp varsa yine Türk Borçlar Kanunu gereği iş sahibinin kullanabileceği hakların belirlenmesi ve sonucuna göre takip konusu edilen asıl alacağın tespiti için talimat yoluyla mahallinde keşif yapılmış, davacı yüklenici tarafından işin tam ve ayıpsız bir şekilde teslim edildiği belirlendiği, işi üstlenen yüklenicinin işe hiç başlamadığı ya da işi terk ederek yarım bıraktığı iş sahibi tarafından yasal delillerle kanıtlanmadıkça sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirilen imalatın bu işi üstlenmiş olan yüklenici tarafından yapılmış kabul edilmesi gerektiği, eksik veya ayıplı teslim bulunmadığı anlaşıldığı,  davacı yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağı bulunduğu kabul ederek davanın kabulüne, takibe dayanak alınan faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturaların davalı tarafından ticari defterlere kaydedildiği, bu itibarla faturaların kapsamının kesinleştiği anlaşıldığından, davacı lehine icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında şifai olarak yapılan eser sözleşmesine ilişkin davalının kesmiş olduğu  37.023,68TL bedelli 086137 seri nolu 01.05.2018 tarihli fatura ise davacı tarafından defterine işlenmediğinden dolayı alacaklı gözükmekte olduğunu, davacıya borçlu olmadıklarını aksine alacaklı olduklarını, bu sebeple belirlenebilir bir alacaktan bahsedilemeyeceğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmadığını, yargıtay içtihatlarında da eser sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği karar verildiğini, dava dosyasına sunulan belgeler mahkeme tarafından incelenmediğini, 25.02.2018 tarihli davacının kendi yetkilisinin imzasının bulunduğu eksik ve kusurlu işlemlerin belirlendiği tutanak dahi göz ardı edildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı, taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi kapsamında edimini tamamladıklarını, iş bedeli olarak düzenlenen 328.240,00 TL fatura bedelinin 36.531,00 TL kısmının ödenmediğini, girişilen icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, icra takibine itirazın iptali ile takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatının tahsili talep etmiştir. Davalı tarafça yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkeme, bilirkişi raporu ve sunulan deliller gözönüne alarak davanın kısmen kabulü ile 36.530,88 TL itibariyle itirazın iptali ve takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar vermiştir.Somut olayda, taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır.Sözleşme gereğince davacı yüklenicinin davalının iş yerindeki zemin beton silim ve patlatma işlerinin yapımı tamamlamak suretiyle teslim etmiştir. Keşif tarihi itibariyle bilirkişi raporu itibariyle;  davacı yüklenicinin edimlerini tamamladığı ve ayıplı ifa olmadığı tespit edilmiştir.Davalı şirket tarafından 01.05.2018 tarih 37.023,68 TL bedelli eksik işler sebebiyle fatura düzenlediği ve kendi ticari defterlerine kaydetmiştir. Ancak mahallinde yapılan keşifte davacı edimlerini tamamlamış olduğu tespit edildiği ve ayrıca dosya kapsamında davalının eksik veya ayıplı ifa yönelik ihbarda bulunduğuna ilişkin delil sunulmamıştır.Davalının bu yöndeki savunması yerinde görülmemiştir.Mahkemece, kabul edilen miktar üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu edim davacı tarafından yerine getirilmiş, davacı iş bedeli itibariyle fatura düzenlemiştir. Davacının düzenlemiş olduğu fatura davalı ticari defterinde yer almış olduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafından bakiye borç bilinmesine rağmen ödemenin yapılmadığı anlaşılmış olup, alacak bedeli likid olması sebebiyle mahkemece icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesi doğru olmuştur.Tüm dosya kapsamı itibariyle, mahkemece hükümde yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2021 tarih ve 2018/1019 Esas, 2021/72 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.495,42 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 526,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.969,27‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a1ff12336a1b0306","SID":"9c439fd5b7385b4e"}}