{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/986 <br>KARAR NO: 2024/2110<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/04/2022<br>NUMARASI: 2020/368 E. - 2022/316 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin keşidecisi bulunduğu 31.07.2019 vade tarihli ... seri numaralı, ... Bankası ... Merter/İstanbul Girişimci Şube ye ait 12.500-TL bedelli çeki müşterisi ... Tekstil San.Tic. Ltd. Şti'ye  aralarındaki ticari ilişki gereği 08.08.2018 tarihinde teslim edildiğini ancak ... tarafından çekin kaybedildiğini, bu sebeple İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1004 Esas sayılı dosyasından dava konusu  çek ile ilgili ödemeden men kararı alındığını ve müvekkilinin ödemeden men kararın bir örneğini bankasına teslim ettiğini, müvekkil şirketin 05.08.2019 tarihinde  çek bedeli olan 12.500-TL'yi ...ya EFT açıklamasında açıkça çek bilgilerini belirtmek suretiyle ödendiğini, akabinde davalı tarafından müvekkiline, ... Kimyaya ve dava dışı iki şirkete daha kambiyo senetlerine ilişkin icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı çekin müvekkilinin ... Kimyaya teslim etmiş olduğu ve ödemiş olduğu çek olduğunu, dava konusu çekin incelendiğinde ödeme tarihinin 31.07.2019 olduğunu ancak icra takibine konu çekin 31.01.2019 tarihli olduğunu, ilgili çek üzerinde müvekkilinin rızası olmadan tahrifat yapıldığını ve bu durumda takibe konu çekin kambiyo vasfını yitireceğinden takibin iptalinin gerektiğini belirterek icra takibinin iptalini, müvekkilinin söz konusu çeki ödemiş olmasından dolayı borçlu olmadığının tespitini, davanın istirdat olarak devamı halinde anaparanın icra dosyasına borcun yatırıldığı tarihten itibaren banka işlemlerinde uygulanan en yüksek faizi uygulanmak suretiyle müvekkile ödenmesini, davalının kötü niyetli olmasından dolayı %20 tazminata mahkum edilmesini, talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; müvekkilinin hamil olarak bulunduğu davaya konu çeke ilişkin borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını, alınan karar uyarınca İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği, müvekkilinin yasanın üzerine yüklediği tüm sorumlulukları eksiksiz yerine getirdiğini ve davaya konu çeki hukuka uygun şekilde müşterisi ... Tem. İnş. Metal San. Tic. Ltd. Şti.'nden imzaladıkları faktoring sözleşmesi sonucunda devralındığını, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil konumunda olduğunu, davacının çeki keşide ettikten sonra ... Kimya Deri'ye verdiğini ve çekin bu şirketin yedinde iken çalındığını ifade ettiğini bu sebeple davacı/keşidecinin çeke ilişkin imza itirazında bulunmadığını ve çekteki imzayı kabul ettiğini, imzaların istiklali prensibi gereği çekteki imzanın cirantaya ait olmaması iddiasının davacının borcunu ödemedeki sorumluluğundan kurtarmayacağını ve çekte imzası bulunan her borçlunun borcunu ödemekle yükümlü olduğunu, çekte tahrifat olduğunu kabul etmemekle birlikte bu durum söz konusu olsa dahi müvekkilinin kötü niyetinin bulunmadığını, çekin tarihinde tahrifat bulunmasının tek başına kambiyo vasfını yitirmesine sebebiyet vermediğini, tüm bu sebeplerle davacı tarafından ileri sürülen iddiaların kötü niyetli ve gerçeğe aykırı olduğundan haksız davanın ve karşı tarafın tüm taleplerinin reddini, lehlerine karşı tazminata hükmedilmesini, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Dava, icra takibine konu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Uyuşmazlığa konu çek 31.01.2019 tarihinde bankaya ibraz edilmiş olup, tahrifat öncesi geçerli olan tarihe göre zamanında ibraz edilmemiştir. Davacı çekin keşidecisi olup, çek zamanında ibraz edilmemiş olsa bile çekten dolayı çek hamiline karşı sebepsiz zenginleştiği oranda sorumlu olduğundan davacı bu çekten dolayı TTK m. 732 gereğince sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür. (Yargıtay 11. HD.2020/4133E.) Davacı 05.08.2019 tarihli banka dekontu ile çek bilgilerini açıkça yazarak, çek bedelini dava dışı lehtara ödemiştir. Davacı bu çekten dolayı TTK m. 732 gereğince sebepsiz zenginleşmediğini banka dekontu ile kanıtladığından, davanın kabulüne, davalının kötü niyeti ispat edilemediğinden tazminat talebinin reddine\"\" şeklindeki gerekçeleri ile; Davanın KABULÜ ile davacının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığını TESPİTİNE, Tazminat talebinin REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin  hamil olarak bulunduğu çeke ilişkin borçlular aleyhine tarafça ihtiyati haciz kararı alındığını, işbu karar uyarınca borçlular aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu çeki ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti teslim edip karşılığında çek bedelini ciranta ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti 'ye ödediğini ve  ciranta  sıfatında bulunan şirketin çeki çaldırdığını, müvekkil şirket yasanın üzerine yüklediği tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirmiş olup davaya konu çeki hukuka uygun olarak faktoring sözleşmesi ile çekin alımına sebep olan fatura ile birlikte devralan iyi niyetli meşru hamil konumunda olduğunu, müvekkil şirket bir factoring şirketi olduğundan  anılan çeki, factoring sözleşmesi kapsamında, davaya konu çekte bizden önce ciranta sıfatında bulunan müşteri ... İnşaat Metal San. Tic. Ltd. Şti'den  faktoring sözleşmesi sonucunda devraldığını, müvekkil kanun ve yönetmeliğe uygun olarak müşterisi olan ... Aksesuarları Temizlik İnşaat Metal San. Tic. Ltd. Şti ile imzalamış olduğunu, faktoring sözleşmesi gereğince, müşterisi tarafından sunulan çeki ve çekin alımına sebep olan ... İnşaat Metal San. Tic. Ltd. Şti ile davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti aralarındaki ticari ilişkiyi gösterir fatura ile birlikte devraldığını, karşılık olarak da çek bedelini müşterisine  ödediğini, müvekkil ticari ilişki karşılığı keşide edilmiş çekleri ticari ilişkiyi tevsik eden evraklarla birlikte devraldığını, müvekkil tamamen hukuken kendisine emrettiği yükümlülüklere uygun hareket ettiğini, çeki tevsik eden belge niteliğinde bulunan fatura ile birlikte tarafça çeke ilişkin bordro ve alacak bildirim formu da mevcut olduğunu, müvekkil şirketçe, alacaklı olarak bulunduğu çek faktoring işlemi neticesinde faktoring sözleşmesi ile devralındığını, çek üzerinde düzgün bir ciro silsilesi olduğundan son hamil olan müvekkil şirket kanuna göre iyi niyetli  haklı hamil konumunda olduğunu, çekte müvekkil iyi niyetli meşru hamil konumda olduğunu ve çekte ödemeden men kararının olması ihtiyati haciz kararının alınmasına ve  icra takibi başlatılmasına da engel olmadığını, bu hususta Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2005/12082 K.2005/10696 T.9.11.2005‘’Oysa TTK’nın 711/3 ‘üncü maddesi uyarınca mahkeme kararıyla ödemenin yapılmamış olması durumunda dahi, anılan madde çekin rızası dışında elinden çıkmış olduğunu iddia eden keşideciyi korumak amacıyla getirilen bir düzenleme olup , bu madde uyarınca muhatap bankayı çeki ödemekten men eden keşideci, tek taraflı olarak yaptığı bu işleme dayalı olarak çeki elinde bulunduran hamilin yasalar ile kendisine tanınan hakları kullanmasına engel olamaz.İhtiyati hacze karar verebilmesi için İİK’nın 257’nci maddesinde düzenlenmiş olup, yasal şartlar dikkate alındığında ödemeden men talimatı bulunması ihtiyati haciz karar verilmesine engel değildir.’’şeklinde karar olduğunu, davacının çeki keşide ettikten sonra ''... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti'ne verdiğini ve çekin ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti'nin yerinde iken çalındığını, davacı/keşideci çeke ilişkin imza itirazında bulunmamakta olup çekteki imzasını açıkça kabul ettiğini, imzaların istiklali prensibi gereğince çekteki imzanın cirantaya ait olmaması iddiası keşideci olan davacıyı borç ödemedeki sorumluluğundan kurtarmayacağını, çekte imzası bulunan her borçlu borcu ödemekle yükümlü olduğunu, çekte tahrifat olduğunu kabul etmemekle birlikte,  bu durum söz  konusu olsa dahi  tarafın hiçbir şekilde  kötü niyeti bulunmadığını, bununla birlikte çekin tarihinde tahrifat bulunması tek başına kambiyo vasfını yitirmesine sebebiyet vermediğini, davaya konu çek faktoring işlemi neticesinde devralındığı şekilde takibe konulduğunu, en önemli husus da, davacı çekteki imzasını kabul etmekte olduğundan çek bedelini ödeme  sorumluluğundan kurtulamayacağını, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların tümünün  kötü niyetli olup gerçeğe aykırı olduğunu, dolayısıyla davanın reddi  gerektiğini belirterek istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına. davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2022 tarihli, 2020/368 Esas ve 2022/316 Karar numaralı ilamında; davaya konu çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığının bilirkişi incelemesi doğrultusunda tespit edildiğine, tarafça dosya kapsamına ibraz edilen 05/08/2019 tarihli banka dekontunda da görüldüğü üzere çek bedelinin dava dışı lehtara ödendiğini ve bu sebeple müvekkil şirketin TTK m.732 uyarınca zenginleşmediğinin kanıtlandığına ve davanın kabulüne hükmettiğini, İlk derece mahkemesince verilen bu hüküm üzerine davalı taraf 24/05/2022 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurduğunu, davalı tarafça verilen 24/05/2022 tarihli istinaf dilekçesinin yasal süresi içinde verilmediğini, bu sebeple davalı tarafın istinaf başvurusunun süre yönünden reddi gerektiğini müvekkil şirket, keşidecisi olduğu 31/07/2019 vade tarihli ... seri numaralı, ... Bankası ... Merter/İstanbul Girişimci Şube ye ait 12.500-TL bedelli çeki müşterisi ... Tekstil San.Tic. Ltd. Şti' ye aralarındaki ticari ilişki gereği 08.08.2018 tarihinde teslim ettiğini, ... Kimya tarafından çek kaybedildiği ve bu sebeple ve gerekçe ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1004 E sayılı dosyasından dava konusu 31.07.2019 vade tarihli ... seri numaralı ... Bankası ... Merter/İstanbul Girişimci Şube ye ait 12.500-TL bedelli çek ile ilgili İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1004 E sayılı dosyasında Ödemekten Men Kararı alındığını, dava konusu çek borcunun ödenmiş ve çekin arkasına açıkça ödemeden men kararı olduğu belirtilmiş olmasına rağmen çek davalı tarafça kötüniyetli bir şekilde takibe konduğunu, müvekkil şirket, 05.08.2019 tarihinde, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada dosyaya sunulan ödeme belgesinin aslından anlaşılacağı üzere, çek bedeli olan 12.500-TL' yi ... Kimyaya EFT açıklamasında açıkça çek bilgilerini belirtmek suretiyle ödediğini, mahkemece düzenlenen gerekçeli kararda da belirtildiği gibi, tarafça çek bedelinin dava dışı lehtar ... Kimya'ya ödendiği, dolayısıyla müvekkil şirketin söz konusu çek ile ilgili herhangi bir borcu bulunmadığı ve TTK md.732 kapsamında müvekkil şirketin sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığı kanıtlandığını, ilk derece yargılaması sırasında da iddia ettiği üzere davaya konu çekin düzenlenme tarihinin dosya kapsamına sunulan tüm resmi evrak ve belgeler ışığında 31/07/2019' olduğunu, buna rağmen çeke dayanılarak başlatılan icra takibinde takibe konu çek, düzenlenme tarihinin 31/01/2019 olarak değiştirilmesi suretiyle tahrif edildiğini, HMK md.207'de kaleme alındığı üzere; \"Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkâr hâlinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir.\" çek, keşideci tarafından düzenlendiğini, bu nedenle çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından onaylanması gerektiğini, çekte borçlunun rızası olmadan yapılan her türlü değişiklik tahrifat olarak kabul edildiğini, somut olayda çekin 31/07/2019 tarihli düzenlenme tarihi 31/01/2019 olarak borçlu müvekkil şirketin rızası alınmaksızın değiştirildiğini, bu hususta ilk derece yargılaması sırasında düzenlenen bilirkişi raporunda da çekin 31/07/2019 tarihli düzenleme tarihinin kazıntı yolu ile tahrifat yapılarak 31/01/2019 şeklinde değiştirildiği yönünde tespit yapıldığını, Yargıtay kararı da iddiayı ve ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararı doğrular nitelikte olduğunu,\"HMK.nun 207. maddesi hükmü gereğince senetteki düzeltmelerin borçlu (keşideci) tarafından paraf edilmesi gereklidir. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkâr halinde yok hükmündedir. Bu nedenle senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir... Düzeltmenin onaylı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır. Borçlunun söz konusu itirazları sabit olduğu takdirde; çekin TTK.’nun 796. ve 808. maddelerinde (Eski TTK.nun 708. ve 720.maddeleri) öngörülen yasal süreden sonra ibraz edildiği sonucuna varılacak ve İİK.nun 170/a-2. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilebilecektir. Çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı ve paraf imzasının da sahte olduğu yönündeki itirazlar bilirkişi incelemesi ile sonuçlandırılmalıdır. Çek keşideci tarafından düzenlenmiş olduğundan, çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekir. Somut olayda, borçluların, takibe konu çekin keşide tarihinin 15/05/2011 iken tahrif edilerek 15/05/2012 yapıldığını iddia ettikleri, keşide tarihinde yapılan değişiklik yanında ise herhangi bir paraf veya imzanın bulunmadığı görülmektedir. O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda borçluların keşide tarihinde tahrifat yapıldığına ilişkin iddiaları araştırılarak ve İİK.nun 170/a maddesi de değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu hususta bir inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.\" (Yargıtay 12.HD 2013/12652 E. 2013/18593 K. 14/05/2013 T.)  davalı tarafın istinaf başvurusu süresinde olmadığından istinaf başvurusunun usulden reddine; usulden ret talebinin yerinde görülmemesi halinde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu hüküm'ün usul ve yasaya uygun olduğunu davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı tarafından icra takibine konu çekin tanzim tarihinde tahrifat yapıldığı çekin lehtarın elinde iken zayi olduğunu zayi nedeni ile iptal davası açıldıktan sonra çek bedelinin dava dışı lehtara ödendiğini ileri sürmektedir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü nün ... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklı tarafından borçlular aleyhine 09/01/2020 tarihinde  çeke istinaden  kambiyo  senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı adli grafolog bilirkişiye ait raporda özetle,  inceleme konusu ... Bankası Merter-İstanbul Girişimci Şube'sine ait 31.01.2019 tarihli ... sayılı 12.500TL'lık çek aslında keşide tarihinin ay kısmının birler basamağındaki okunur (1) rakamının gövdelendirilişinin çek aslındaki diğer (1) rakamlarından farklı olduğu, ay kısmının birler basamağındaki önceden mevcut (7) rakamının bazı kısımlarının travmatik yolla silinmesinden sonra oluşturulduğu dolayısı ile 31.07.2019 olan keşide tarihinde kazıntı yolu ile tahrifat yapılarak 31.01.2019 haline getirilmiş olduğu  belirtilmiştir. Davacı- keşideci tarafından çekin lehtarına çek bilgileri yazmak sureti ile 05/08/2019 tarihinde ödeme yapılmıştır. Somut olayda, icra takibine konu çekin keşide tarihi 31/07/2019 tarihi iken tahrifat yapılmak sureti ile 31/01/2019 tarihine dönüştürüldüğü çekin 31/01/2019 tarihinde bankaya ibraz edildiği bankanın ödemeden men kararına istinaden ödeme yapılmadığı çekin keşide tarihinde tahrifat yapılarak süresinden önce bankaya ibraz edildiği gerçek keşide tarihine göre ibraz süresi kaçırıldığından  kambiyo senedi vasfını kaybettiği davalı hamil tarafından TTK 732 maddesine göre sebepsiz zenginleşme iddiası ile talepte bulunabilir ise de davacının 05/08/2019 tarihinde banka dekontu ile lehtara ödeme yaptığını ve sebepsiz zenginleşmediğini  ispat ettiği  anlaşılmakla  icra takibine konu borçtan sorumlu olmadığı davalı hamil tarafından çekin keşide tarihinde tahrifat yapılması sebebi ile artık çeki iktisap ederken kötü niyetli olmadığı ve ağır kusurlu bulunmadığı iddiasının dinlenemeyeceğinden mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2022 tarih ve 2020/368 E. 2022/316 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 853,88-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 213,47‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 640,41‬-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72fcf537d8b05bea","SID":"6ec6f10026d23cbd"}}