{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/470 <br>KARAR NO: 2024/1393<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2022/1304 Esas2023/1098  Karar <br>KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br>DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 25/12/2024<br>KARAR YAZMATARİHİ: 25/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN  İDDİA  VE  SAVUNMALARININ  ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, borçlu tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının davalıya 547 m² ve 535 m² kutu profil karkas uygulaması yapıldıktan sonra bu işlere yönelik olarak 27.11.2019 tarihli 29,671,10 TL bedelli ve 30.11.2019 tarihli 30.336,62 TL bedelli faturalar düzenlendiğini, borçlu tarafından türlü ihtarlara rağmen faturalara yönelik herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının yapılan takibe de itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile, davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icar inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı lehine herhangi bir iş yapmadığını ve davalının davacıya borcu olmadığını, davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile 30.11.2019 tarihli 30.336,62 TL bedelli faturadan kaynaklı takip başlattığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini, davacının daha sonra Kayseri Genel tcra Müdürlüğünün derdest davaya konu ... E sayılı dosyası ile takip başlattığını, bu takipte hem 30.11.2010 tarihli 30.336,62 TL bedelli hem de 27.11.2019 tarihli 29.671,10 TL bedelli iki faturadan kaynaklı mükerrer takip başlattığını, davalının bu haksız takibe itiraz ettiğini, davacının hakkı olmayan bir bedeli talep ettiğini, davalının 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığına ait Terminal Binası Sundurma Onarımı Yapım İşi için 01.07.2019 tarihinde anlaşma yaptığını, devamında davacı ile sözleşmeye konu işin yapımı için görüştüğünü, davacı tarafından istenen işin yapılmadığını ve davalının bu iş için başka firma ile anlaşma yaptığını, davacının edimini yerine getirmediğini, kendi edimini yerine getirmeyen davacının davalıdan edimini yerine getirmesini beklemesinin mümkün olmayacağını, davacının takibe koyduğu faturaların davalı ile bağlantısı olmadığını, davalının bahse konu işe 05.07.2019 tarihinde başladığını, 28.08.2019 tarihinde süre uzatımı talep edildiğini 12.09.2019 tarihinde davalıya 30 gün ek süre verildiğini, yapılan işe ilişkin fotoğrafların dilekçe ekinde sunulduğunu, davalının işi yapmadığını, 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığının personel giriş listesinden bunun anlaşılacağını, bu listede yapılan işin 30.09.2019 tarihinde tamamlanmış olarak görüleceğini, davacının haksız bir alacak için takip başlattığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, takibe konu faturaların davalının defterinde işli olmadığını, zuhulen işlenmiş olsa dahi davacının faturalara konu işi yapmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu ve davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine%20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :<br>Mahkemece; davacı tarafça işbu davaya konu dayanak icra dosyasında yer alan 30.336,62 TL miktarlı fatura ile ilgili Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip öncesi Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takip yaptığı takibin itiraz üzerine durduğu ve dosyanın açık olduğu ve bahse konu faturadan dolayı mükerrer takip yapıldığı,  İ.İ.K.'nun 68/1 maddesi gereğince mükerrer ilamsız takip yapılamayacağı, usulüne uygun yapılmış bir takip bulunmasının itirazın iptali davasının görülmesi için dava şartı olduğu, dava konusu takip mükerrer ilamsız takip olduğu için usulüne uygun bir takip olmadığından itirazın iptali davası için dava şartının gerçekleşmediği, anılan fatura yönünden dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının davasın konu 29.671,10 TL'lik faturanın ise;  taraf defterlerinde yer aldığı ve ödemenin bulunmadığı, somut olayda davalı defterlerinde dava konusu olan 29.671,10 TL miktarlı faturadaki mal ve hizmetin davalıya teslim edildiğinin ispatlandığı, davalının bedel ödemesini ispatlaması gerektiği ve dosya kapsamında bedel ödediğine dair herhangi bir delil sunmadığı anlaşılmakla davacının ilgili faturadan dolayı alacaklı olduğu ve itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile; davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında 30.336,62 TL miktarlı faturadan kaynaklı itirazın iptali isteminin mükerrer takip nedeniyle usulden reddine, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında itirazının kısmen iptali ile takip tarihi itibariyle 29.671,10 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari avans faizi uygulanmasına, haksız itiraz sebebiyle 29.671,10 TL'nin takdiren  %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  yalnızca ticari kayıtlara göre hüküm tesisinin hatalı olduğunu, bildirdikleri tanıkların yerel mahkemece dinlenilmediğini, davacı taraf faturaya konu işi yaptığını ispatlayamadığını, davacı taraf ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki de söz konusu olmadığını, verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER :<br>İddia, savunma,  icra dosyası,  tapu kayıtları , bilirkişi raporu ve  dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler.<br>İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemin ilişkindir.<br>Davacı eldeki dava ile davacı yüklenici şirket ile davalı iş sahibi arasında profilli karkas uygulama /sundurma işine yönelik eser sözleşmesi yapıldığını, işin teslim edilmesine rağmen iş bedeline ilişkin fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı iş sahibi ise taraflar arasındaki akdi ilişkiyi inkar etmemekle birlikte, davacının işi yapmaması nedeniyle işin başka bir firmaya yaptırıldığını savunmuştur.<br>Davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, alacaklı tarafından borçlu aleyhine toplam 60.007,72 TL üzerinden 24.02.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının  27.11.2019 tarihli 29.671,10 TL bedelli fatura ile 30.11.2019 tarihli 30.336,62 TL bedelli faturadan kaynaklı olduğu ödeme emrinin  itiraz üzerine takibin durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.<br>Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile,  dava konusu olan faturaların taraf defterlerinde yer aldığı ve ödemenin bulunmadığı görülmekle, yazılı gerekçe ile 30.11.2019 tarihli 30.336,62 TL bedelli fatura ile ilgili davanın reddine,  27.11.2019 tarihli 29.671,10 TL bedelli fatura ile ilgili davanın kabulüne karar verilmiş, karar kabul edilen kısım yönüyle davalı tarafça istinaf edilmiştir. <br>Taraflar arasında 6098 sayılı TBK'nın 470. maddesi hükmünde tanımı yapılan ve “eser sözleşmesi” niteliğinde olan akdî ilişkinin kurulduğu her iki tarafın da kabulünde olup, davacı işi tamamladığını ileri sürmekte, davalı ise davacını işi yapmadığını, işin kendisi tarafından başkasına yaptırıldığını savunmaktadır.<br>Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.<br>Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. (Yargıtay 15.H.D.2019/3926 E. 2020/2954 K. Sayılı ilamı)<br>Ancak fatura kabul edilerek ticari defterlere işlenmiş ise, faturadaki miktar kadar iş bedeli bulunduğunu iş sahibi kabul etmiş sayılacağından ticari defterlere itibar edilerek iş bedeli miktarı belirlenir. Ticari defterlerin kesin delil olması da bu sonucu gerektirir. Zira, faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. Fatura karşı tarafça ticari defterlerine kayıt edilmiş ise burada delil olan fatura değil ticari defterlerdir. Ticari defterler uyumlu olmadığı için lehe delil değeri bulunmasa dahi, karşı çıkılan faturanın ticari deftere kayıt edilmiş olması halinde ticari defter aleyhe delil oluşturacaktır. <br>Taraflar arasında düzenlenen sözleşme,  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355) ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır. Sözleşmede yüklenici işi kararlaştırılan bedelli yapmak zorunda olduğu gibi iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemek zorundadır.<br>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddeleri uyarınca  taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine, gerek doktrinde gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere; ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kişiye düşer. Bu kabul, adi karine niteliğindedir. Nitekim; Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin istikrar bulmuş içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sözleşme fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, o sözleşme kapsamında kalan işlerin, o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığı kabul edilir. Ancak, sözleşme feshedilmiş ve işin üçüncü kişiye yaptırıldığı ileri sürülmüşse, bu kez karine, üçüncü kişi yararına oluşmaktadır. Elbette, her iki durumda da, bu karinelerin aksini ileri süren tarafın, bu savunmasını kanıtlanması mümkündür.<br>Somut olayda; dava konusu işe ilişkin 2 fatura düzenlenmiş olup davacı bu faturaları takibe koymuş olmakla birlikte, akdi ilişkiyi inkar etmeyen ve takibe konu faturaları defterine kaydeden davalı da, faturada belirtilen işi davacının yapmadığını iddia etmektedir. Sözleşmeye konu işin tamamlandığı ihtilafsız olup davalı yasal delillerle bu işi başkasına yaptırdığını ispat edemediğinden işin davacı tarafından yapıldığının kabulü gerektiğinden incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalının istinafı nedeniyle alınması gerekli 2.026,83-TL harçtan peşin yatan 506,71‬-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.520,12 -TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kullanılmayan gider avansı var ise; 6100 Sayılı HMK' nun 333. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 59. Maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra başvuranlara iadesine,<br>6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 359/3 md. uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin mahiyete olmak üzere  oybirliği ile karar verildi.25/12/2024<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1e553f836e246ed","SID":"d20e2d99e8091809"}}