{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/1059 <br>KARAR NO:2024/1227<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:19/01/2021<br>NUMARASI:2015/320 Esas, 2021/51 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:17/12/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili: taraflar arasında öncelikle 27/05/2013 tarihinde proforma fatura düzenlendiğini, bunun davalılarca kabul edilmesi üzerine 06/06/2013 tarihinde ... Yapı Alım - Satım Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme hükümlerine göre davacının, proforma faturanın açıklama kısmında özellikleri detaylı olarak yazan m8 tipindeki ... Prefabrike Konut 12 adet ürünü Aşkabat/ Türkmenistan' a götürecek ve orada montajını yapacak olduğunu, ayrıca Aşkabat ve Gölbaşında müstakil birer adet konut yapılması ve bunun karşılığında ise 400.000,00 USD ödeme yapılacağı hususunda anlaşıldığını, ödemenin şekli ve zamanına ilişkin tarafların imza ettikleri sözleşmenin 5. maddesinde \" Ek-1' de atıf yapıldığını ve ödemelerin ilk nakliyat anında 50.000,00 USD Nakit ve 350.000,00 USD 90 gün vadeli şirket çeki olarak verilecek sözleşme anında Davalı - alıcı yalnızca teminat senetlerini alacak ve nakliyat anında teminat senetleri ile çekler değiştirilecektir\" 06/06/2013 tarihinde ilk teslimatın yapıldığını ve fakat sözleşmede kararlaştırılan şekilde 90 gün vadeli çekin müvekkile verilmediğini yine de işin devamı hususunda bir aksaklık olmadığını, davacı şirketçe bu işin tamamlanması için toplamda davalı şirkete 472.051,00 USD fatura edildiğini, aslında normal şartlarda işin tamamlanması için 428.731,80 USD harcama yapıldığını ancak tarafların anlaşmalarında ödenecek tutarın 400.000,00 USD olduğunu, son olarak kesilen 04/10/2013 tarihli ... numaralı 43.319,20 USD bedelli fatura ile Türkmenistan' a götürülüp teslim edilen malların gönderilme sebebi davalı şirket çalışanlarınca daha önce kendilerince gönderilen malzemelerin özensiz bir şekilde kepçeyle indirilmesi dolayısıyla kırılması ve kullanılamayacak hale gelmesi olduğunu, bu hususun müvekkil şirket çalışanınca tutulan rapor ile belgelendiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 2. Maddesi u bendi gereği alıcı - davalının yükümlülüğünde olan bu husus dolayısıyla ortaya çıkan zararın sözleşmeye uygun olarak davalı şirkete yansıtıldığını, bu sebeple alıcı- davalının ödemesi gereken rakamın 443.319,20 USD olduğunu, daha sonra 03/09/2013 tarihinde yapılan banka havalesi ile davalı tarafından 65.000,00 USD karşılığı o günkü kur üzerinden 131.040,00 TL, 30/10/2013 tarihinde 100.000,00 USD (198.000,00 TL ) ödeme ve yine aynı tarihte havale ile 25.000,00 USD karşılığı 50.000,00 TL ödeme yapıldığını, bunun neticesinde davalı şirketin ödediği rakamın 238.700,00 USD olduğunu, davacı ile davalı şirketin kalan bakiye borç miktarı üzerinde anlaştıklarını, 31/12/2013 tarihinde davacı tarafından tutulan cari hesabın açıklama kısmında düzeltme/ kapatma olarak belirtildiğini ve davalı şirketin borcunun 209.710,40 TL. olduğu konusunda mutabakata varıldığını, bu carî hesap özetinin 31/12/2013 tarihinde davalı şirket yetkilisi tarafından teslim alındığını, hesap özetine de herhangi bir itirazda bulunulmadığını, buna rağmen davalı şirket tarafından bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine kendileri tarafından 11/06/2014 tarihinde taraflar arasında akdedilen sözleşme ve bunun neticesinde tutulan cari hesapta belirtilen ücretin temini için ... numaralı dosyası ile takibe geçildiğini, bu takibe davalılar vekilince \"borca, faize ve tüm ferilerine açıkça itiraz ediyoruz \" denilerek haksız ve mesnetsiz olarak itirazda bulunulduğunu ve bunun neticesinde takibin durduğunu, borçlunun itirazlarının haksız olduğu ve bu sebeple iptali ile takibin devamı ve  % 20' sinden aşağı olmamak üzere icra - inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; davalı şahıs bakımından, 1 nolu davalının sözleşme ile bağlı olmadığı gibi sözleşmenin tarafı da olmadığını, bu nedenle 1 nolu davalı yönünden davanın husumet bakımından reddi gerektiğini, davalının şahsı adına hiçbir yükümlülük altına girmediğini,  davalı şirket bakımından ise; davacı şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, davacı firma 27/05/2013 tarihinde proforma fatura ve devamında ise 06/06/2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, imzalanmış olan sözleşmenin ise 400.000 USD olup 350.000 USD' sinin ödenmiş olduğunu, buna karşılık davacı tarafından sözleşme gereği nelerin yapılacağının açıkça yazılı olduğunu, proforma faturada ve taraflarca imzalanmış olan ek protokolde belirtilmiş olan Ankara Gölbaşı 1 adet müstakil anahtar teslim prefabrik'in müvekkil firmaya üretilerek teslim edilmediğini, buna istinaden kalan bakiye olan 50.000 USD' nin davacıya ödenmediğini, bunun üzerine davalı tarafından davacıya Kartal ... Noterliği'nin 10/07/2013 tarih ve ... yevmiye nolu ihtar keşide edildiğini, ihtarda, imzalanmış olan sözleşme gereği davacı firma tarafından sipariş ve sözleşme edimlerinin geç ve/veya hiç yerine getirilmediğinin ihtar edildiğini, hali hazırda da sözleşme konusu teslim edilmesi gereken Ankara Gölbaşı 1 adet müstakil anahtar teslim prefabriğin halen tamamlanmadığını, bu hususun mahkemece yerinde yapılacak keşif ile ortaya çıkacağını, buna rağmen davacı yanın, sözleşme bedelinin tamamı üzerinden davalı şirketten alacaklı olduğunu iddia ettiğini, davacı yanın diğer bir iddiasının da, davacı tarafından Türkmenistan'a getirilen ürünlerin davalı şirket tarafından özensiz bir şekilde indirilmesi sebebiyle ürünlerin kırılması ve kullanılamayacak hale gelmesi ile oluşan zararın davacı firmanın yetkilisi tarafından tutulan bir rapor ile tespit edilmiş ve tespit edilen zarar fatura edilerek davalı şirkete yansıtıldığını, davacı firmanın davalı şirketle mutabakata cari hesap ekstresi üzerinden varıldığını ve davalı şirketin de bunu kabul ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini, kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece;  taraflar arasında 01/06/2013 ve 30/06/2014 tarihli eser sözleşmesi imzalandığı,  icra takibine konu edilen tutarın bu bedel ile birlikte Türkmenistan'da yapılacak eserin yapımına konu malzemelerin taşınması sırasında oluşan hasara bağlı olarak talep edilen 43.319,20 USD toplamından oluştuğu, bilirkişi raporlarında; davacının Ankara/Gölbaşı'ndaki ev için belirlenen 50.000 USD'yi davalı şirketten talep edebilmesi için evi teknik şartlara uygun olarak teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, davacının eser imalatı borcunu ifa etmediği, davacı yüklenici, işin yapılmamasını, davalı iş sahibinin tutumuna (işin yapımına izin verilmediği, v.s) bağlamış ve davalı yüzünden (davalıya isnat edilen bir sebeple) işin kendisi tarafından ifa edilemediğini iddia ettiği, davalı iş sahibinin üzerine düşen hazırlık fiilini (yerin teslimini) yapmadığı kabul edilir ise alacaklı temerrüdünün koşullarının oluşabileceği, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sözleşmeye konu borç yapma borcu olduğundan TBK m. 110 hükmüne göre borçlunun temerrüdü hükümlerine göre davacı yüklenicinin sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği, bu halde ise davacının davalıya yönelteceği TBK m. 117/I hükmünce temerrüt ihtarında bulunması gerektiği, ardından da  seçimlik hak olarak (TBK m. 125) sözleşmeden dönme hakkı kullanılmadan evvel, TBK 123 hükmünce davacının, davalıya uygun bir süre vermesi gerekmesine rağmen bunun yapılmadığı, dolayısıyla davacının TBK m. 470 hükmünce bakiye eser bedeli alacağına hak kazanmadığı icra takibi ile istediği 50.000 USD'yi davalıdan talep edemeyeceği, bunun yanında taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesine göre yapılan işin taşınması sırasındaki nakliye ve nakliye sigortasının satıcıya/yükleniciye ait olduğu, nakliye sırasındaki kırılma ve çatlamadan satıcının/yüklenicinin sorumlu olduğunun düzenlendiği, malzemelerin taşınması sırasında davacının ücretini taraflardan eşit aldığını beyan eden tanık anlatımları kapsamında davalı çalışanlarından yardım alınmış ise de; söz konusu malzemelerin zarar görmüş olması sebebiyle uğranılan zarar bedelinden, davalının, taraflar arasındaki sözleşme ve TBK.m.116 hükmü kapsamında sorumlu olmadığı,  bu nedenle hasar bedelini de davalıdan talep edemeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar vermiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı şirket tarafından davalı şirkete 27.05.2013 tarihli proforma fatura kesildiği, akabinde 01.06.2013 tarihli ön üretimli hafif prefabrike yapı alım satım sözleşmesi taraflarca imzalandığını, sözleşme gereği iş bedeli 400.000,00 USD kararlaştırıldığını, ayrıca taraflar arasında 29.11.2013 tarihli ek protokol imzalandığını, ek protokol gereğince 400.000,00 dolar bedelden 50.000,00 Dolar bedel kalacağı ve bu bedel ile Ankara ilinde 1 adet müstakil prefabrik yapımı kararlaştırıldığı, sözleşme gereğince Türkiye'de üretilecek prefabrike yapılar Aşkabat ile Türmenistan ülkesinde montaj yapılması kararlaştırıldığını, ürünler üretilerek Aşkabat'a gönderildiğini, ürünlerin indirilmesi sırasında davalı şirket çalışanların kusuru ile ürün zayi olduğunu, bu husus tutanak ile sabit olduğunu, ilave malzeme üretmek ve göndermek zorunda kaldıklarını, zarar sebebiyle 04.10.2013 tarih ... seri nolu 43.319,20 USD düzenlendiğini ancak davalı tarafından ödenmediğini, zarar dinlenen tanık beyanları ile ispatlandığını, Ankara ili Gölbaşı'nda yapılması kararlaştırılan prefabrik bina davacı şirket tarafından üretildiğini, ek protokole aykırı davranılmış olması sebebiyle montaj aşamasına geçilemediğini, ek protokol 4 ve 9. Maddesinde davalı şirket tarafından montaj sahasının hazır hale getirilmesi ve ruhsat izinleri temin edilmesi gerektiği ancak davalı edimini yerine getirmemesi sebebiyle edimlerini tamamlayamadıklarını, mahkeme sözleşmeleri karıştırarak hüküm kurduğunu, Ek protokol 7. Maddesi Gölbaşı/Ankara yapılacak prefabrik için düzenlenmesine rağmen mahkeme Aşkabat?Türmenistan sözleşmesi ile karıştırıldığını, Aşkabat projesi için 06.06.2013 tarihli sözleşme kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini, sözleşmede yer alan ilgili maddelerin uygulanmadığını, sözleşme gereğince ürünlerin araçtan indirilmesi sırasında meydana gelen zararlardan davalı sorumlu olduğunu, TBK 110 maddesi gereğince davalı şirkete uygun süre verilmesi gerektiği hususu TBK 123 maddesi olduğunu, bu madde gereğince uygun süre verilmesi gerektiği ancak TBK 124 maddesi gereğince istisnai sayılan hususlar arasında yer aldığını, davalı Ankara/Gölbaşı projesinde yer hazırlama yapılmadığı gibi ruhsat alınmadığını, bu durumda davalıya ruhsat alması için bildirimde bulunmanın mümkün olmadığını, TBK 124 maddesi gereğince ihtar edilmesi gerekli olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı şirket tarafından davalı şirkete gönderilen 27.05.2013 tarihli proforma fatura kabul edilmesi üzerine taraflar arasında 06.06.2013 tarihli ...Yapı Alım-Satım sözleşmesi imzalanmış, akabinde bila tarihli Yapılacak olan Prefabrike binanın teknik şartnamesi ve bila tarihli Ek protokol imzalanmıştır. Davada davacı, taraflar arasındaki sözleşme gereğince iş bedelinin 400.000,00 USD belirlendiğini, ödemenin 50.000,00 USD peşin ve kalan 350.000,00 USD bedelin 90 gün vadeli çek ile ödenmesi kararlaştırıldığı ancak davalı tarafından 48.700,00 USD bedeli Türk Lirası ödendiği ve verilmesi gereken 90 gün vadeli çek verilmediğini,  ürünlerin teslim yerinde nakliye sırasında davalıdan kaynaklı sebeplerle zarar gördüğünü bunun için 43.319,20 USD zarar faturası kestiklerini, toplam alacaklarının 443.319,20 USD olduğunu, davalı tarafından 238.000,00 USD ödenmesi sebebiyle bakiye alacakları 209.710,40 TL kaldığını ve bu bedel itibariyle  muhasebe kayıtları üzerinde davalı şirket ile mutabakat kaldıklarını, davalı eksik iş bedelini ödemediğini, girişilen icra takibine itiraz ile durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davalı ... sözleşmenin tarafı olmadığını, bu davalı yönünden açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, taraflar arasında sözleşmeler imzalandığını, davacı tarafa iş sebebiyle 350.000,00 USD ödeme yaptıklarını, bakiye 50.000,00 USD ise Ankara/Gölbaşına yapılmasına kararlaştırılan Prefabrike yapılmadığını, bu sebeple bakiye 50.000,00 USD ödemediklerini, cari hesap uyuşmasının bulunmadığını, muhasebe evrakı üzerinde imza atan personelin işe girmesinden önceki tarihte imzalatıldığı, taşıma sırasında meydana gelen zarardan sorumlu olmadıklarını, taşıma sırasında kırılmadan kendilerine bilgi ve talep iletilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davalı ...'in sözleşmede müteselsil kefil olarak imzasının bulunması sebebiyle pasif husumeti bulunduğunu, ek protokol gereğince davalı tarafından 350.000,00 USD ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığını, 50.000,00 USD konu prefabrike yapılmadığını, 43.319,20 USD sözleşme gereğince davalının sorumlu olmadığını kabul ederek davanın reddine karar vermiştir.Taraflar arasında 06.06.2013 tarihli ... Yapı Alım-Satım sözleşmesi imzalanmış, akabinde bila tarihli Yapılacak olan Prefabrike binanın teknik şartnamesi ve bila tarihli Ek protokol imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasında imzalanan 06.06.2013 tarihli sözleşme incelendiğinde; proforma fatura kapsamında belirlenen işlerin yapılması kararlaştırıldığı, sözleşme 5. Maddesinde ödemenin; ilk nakliye anında 50.000,00 USD ödenmesi ve 90 gün vadeli 350.000,00 USD çek verilmesi olarak kararlaştırılmıştır. Bila tarihli yapılacak olan prefabrike binanın teknik şartnamesi imzalandığı, sözleşmenin 4.maddesinde \"... İlgili belediye veya il özel idaresi, muhtarlık gibi idari izin hazır hale getirme işi tamamen alıcıya aittir. Şayet alıcı isterse, satıcı'da alabilir. Ruhsatın alınmaması veya alınamaması karşısında ortaya satıcının sorumluluğu yoktur. Ayrıca bundan doğan gecikmelerden de satıcı sorumlu değildir. Ruhsatın alınamaması durumlarında satıcı yaptığı tüm masrafları ve diğer zararları isteme hakkına sahiptir. Ayrıca kazı, dolgu, temel betonunu kaplaması, taban U'larının su izalasyonu, şap, seramik, parke vs, bina harici hatları, ısıtma soğutma sistemleri ve montaj için gerekli elektirik alıcı tarafından sağlanacaktır. .... \" taşıma işleri ve sorumluluk maddesini düzenleyen 7.maddesinde, \" yapılan işin taşınması sırasındaki nakliye ve nakliye sigortası satıcıya aittir. Firma pencerelere ait camları bedelsiz olarak göndermektedir ve nakliye esnasındaki kırılma ve çatmalardan nakliye sorumluluğu kapsamında satıcı mesuldür \" düzenlemesi bulunmaktadır. Bila tarihli Ek protokolün 3. Maddesinde, \" taraflar arasında 400.000,00 USD bedelli 01.06.2013 tarihlinde imzalanmış olan eser sözleşmesinden kalan bakiyenin 50.000,00 USD 30.06.2014 tarihinde alıcı tarafından ödeneceğini peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder. Satıcı ise Ek protokolle belirtilmiş olan Ankara Gölbaşında bir adet müstakil evin ödeme tarihi olan 30.06.2014 tarihine kadar sözleşmenin ilgili maddelerinde belirtilmiş olan teknik şartlara uygun şekilde bitirilmiş olacağını peşinen kabul ve beyan ve taahhüt eder.\" düzenlemesi bulunmaktadır.Dosyada mevcut 16.12.2013 tarihli tutanak ile, \"... Gönderilen malzeme özensiz bir şekilde kepçeyle indirilmiştir. Bundan dolayı malzemelerin bir kısmı kırılmış, kullanılamayacak şekilde olup fotoğraflarla belgelenmiştir. .... İmza işi yapan-teslim eden ...\"  ürünlerin nakliye amaçlı indirilmesi sırasında zararın meydana geldiği tutanak haline getirilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı yüklenici ürettiği prefabrike binaları teslim yeri olan Türmenistan Ülkesi/Aşkabat'a teslimi gerçekleştirmiş ancak sözleşme gereğince Ankara Gölbaşı ilçesinde yapılması kararlaştırılan Prefabrike bina yapılamamıştır.Taraflar arasında imzalanan bila tarihli ek protokol ile iş bedelinin 350.000,00 USD kısmının ödendiği ve Ankara Gölbaşı'da yapılacak prefabrike tamamlanması ile bakiye iş bedeli olan 50.000,00 USD ödeneceği kararlaştırılmıştır.Türk Borçlar Kanunu’nun 470 inci maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” biçiminde tanımlanmıştır. Eser sözleşmesi iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temelsi iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür. Türk Hukuk Lûgatında da “eser sözleşmesi” kısaca “Yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde ifade edilmiştir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 353).Dosya kapsamı ve taraflar arasında imzalanan teknik şartname  sözleşmesi kapsamında, davacı yüklenici edimini yerine getirmemiştir. Davacı edimini davalıdan kaynaklı sebeplerle özellikle ruhsat alınmaması ve yerin hazırlanmaması sebebi bile olsa işin tamamlanmış bedelini talep edemez. Sözleşme gereğince varsa harcamaları ve masraflarını talep etme hakkı bulunmaktadır. Dava dosyasına bu yönde bir delil sunulmamıştır. Davacının 50.000,00 USD alacak bulunduğuna yönelik iddiası yerinde değildir.Dava konusu ürünler taşınması aşamasında hasarlandığı ve bunun tutanak altına alınması sebebiyle oluşan zarar miktarı 43.319,20 USD davacı tarafından talep edilmiş olup, dosyada mevcut 16.12.2013 tarihli tutanak tek taraflı hazırlanan bir tutanaktır. Davalı şirket yetkililerince kabul edilmemiştir. Meydana gelen hasar miktarı, hasarlanan ürünler belirlenmesine yönelik dosya kapsamına bir delil sunulmamıştır. Ayrıca, taraflar arasında sözleşmede ürünlerin nakliye ve tesliminden iş sahibi olacağı hususu özel düzenlenmemesi halinde, ürünlerin mahalline teslim kapsamında nakliye'de davacı yükleniciye aittir. Bu sebeple meydana gelen zarar sebebiyle davalıya bir kusur atfı yapılamayacağı gibi, bedel talep edilemez.Dosya ibraz edilen cari hesap mutabakat metni incelendiğinde, davalı şirket temsilcisi ... imzası ile \"aslını teslim aldım\" belirtmiştir. Davacının beyan ettiği gibi taraflar arasında cari hesap mutabakat metni değildir. Mahkemenin bu yöndeki değerlendirmesi doğru olmuştur.Mahkemece, dosya kapsamı itibariyle hükümde yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar vermiş olması doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın ayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2021 tarih ve 2015/320 Esas, 2021/51 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye  368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5bf11282c2e32961","SID":"74217d86f625bbbe"}}