{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TALEP : Reddi Hakim<br>KARAR TARİHİ: 24/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH: 24/12/2024<br><br>Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının 09/08/2024 tarihli Ara Kararı üzerinden istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize intikal eden dosya incelendi:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP: Hakimin reddi isteminde bulunan davalılar vekili 05/07/2024 tarihli dilekçesinde özetle; Mahkemenin 04/06/2024 tarihli celsesinde HMK m.243/1 gereğince tanıklarının hazır edildiğini ve tanık dinletme talebinde bulunulduğunu, ancak hukuka aykırı olarak taleplerinin reddedildiğini, ilgili kanun maddesinin şüpheye veya yoruma mahal bırakmayacak şeklide \"tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Şu kadar ki, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş  olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir.\" şeklinde olduğunu, usul ve yasalara uygun talep edilmiş olan tanık dinletme talebinin reddi kararının hukuken savunma hakkının kısıtlanması yönündeki bir usul hatası olduğunu belirterek tarafsızlığını sürdüremeyen hâkimin, bu davaya devam etmemesi ve yerine başka bir hâkimin atanması talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>MÜTAALA: ''Davalı vekilinin 05/07/2024 tarihli dilekçesi ile HMK’nun 38. maddesi gereği hakimin reddi talebinde bulunulduğu anlaşılmakla; mahkememizin 20/03/2024 ve 04/06/2024 tarihli ara kararları ve duruşma zabıtları ile tarafların talepleri değerlendirilmiştir. İlgili dava dosyası basit yargılama usulüne tabi olup, HMK’nun 319 ve 320. Maddeleri gereği iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı dilekçelerin verilmesi ile sona ermektedir. Tanık dâhil tüm delillerin, dava ve cevap dilekçesi ile sunulması zorunludur. Ancak davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından 20/03/2024  tarihli Celsede davacı tarafa tanık  bildirmek üzere süre verilmiş, cevap dilekçesi sunmayan davalı tarafın talepleri reddedilmiştir. HMK’nın 318. maddesi, yorum gerektirmeyecek kadar açıktır. Usul yasasın hükümlerinin uygulanması haricinde hakimin reddini gerektiren uygulamamızın bulunmadığı, davalı tarafın reddi hakim gerekçelerinin HMK’nun 36. maddesinde sayılan sebeplere dahil olmadığı hakimin reddi talebinin kanunda aranan şartları taşımadığı kanaati varılmıştır.''  şeklinde mütalaada bulunulmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan inceleme sonunda; <br>\"Davalının hakimin reddi isteminin REDDİNE'' şeklinde karar verilmiş ve bu karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Hakimin reddi isteminde bulunan davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi vermeyen taraflarınca yargılamayı geciktirmemek kaydıyla yahut daha önce ileri sürememekte kusurunun bulunmadığı hallerde inkâr çerçevesinde sonradan delil ileri sürebileceğini, zaten tanık dinlenme gününün belirlendiği 04/06/2024 tarihli celsede yargılamayı geciktirme gibi bir durumun oluşmadığını, Hakimin ön inceleme duruşma sonrası ilk celse duruşmasında, salonda taraflarınca hazır edilen tanıkların dinlenmesi taleplerini reddetmesinin 'Davayı Aydınlatma Ödevi İlkesi'ne de ayrıca aykırılık teşkil ettiğini, Hakimin, önüne gelen uyuşmazlıkta davayı aydınlatma adına gerekli bütün görevlerini yerine getirmekte zorunlu olduğunu, bu nedenle hakimin, yaşanan uyuşmazlığı daha zora sokmak yerine çözüme kavuşturması gerektiğinin hukukun ilkeleri ile daha açıklayıcı hale geldiğini, müvekkillerinin cevap dilekçesi vermemiş olmasının davayı ikrar ettiği anlamı taşımadığını, HMK gereğince tüm iddia ve talepleri kabul etmediğine delalet olduğunu, bu sebeple bu inkarı tanık ile ispatlama hususunda HMK kapsamında hiçbir engel bulunmadığını belirterek verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE : Talep; HMK 36. maddesi gereğince hakimin reddi istemine ilişkindir.<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince; İstinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.<br>6100 sayılı HMK'nın 36. maddesinde hâkimin red sebepleri düzenlenmiş olup, anılan hükme göre; \"Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir.<br>Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir; Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması, davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim yada hakem sıfatıyla hareket etmiş olması, davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması, dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması\" gerekir. Maddede belirtilen haller tahdidi olarak sayılmamakla birlikte hakimin şahsı ile ilgili olan veya kişisel sebeplerle tarafsızlığından şüpheyi gerektiren haller belirtilmiştir.<br>Yargıtay'ın süreklilik kazanmış uygulamaları ile şekillendiği ve kabul edildiği üzere, mahkeme ara karar ve usul işlemleri ret sebebi teşkil etmeyecektir.(Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin ... E.K. sayılı ilamı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin ... E.K. sayılı ilamı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin ... E.K. sayılı ilamı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin ... E.K. sayılı ilamı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin ... E.K. sayılı ilamı ile benzer sayısız ilamı) Yargılama sırasında mahkeme heyeti davanın ne şekilde yürütüleceği, hangi usul hükümlerinin uygulanacağı, hangi yasal maddeye göre davanın yürütüleceği konusunda her türlü kararı verebilir. Buna müdahale mümkün değildir. Mahkeme hakiminin bu kararlarından dolayı taraflı davrandığını ileri sürmek mümkün değildir. Zira bu nitelikteki karar ve usul işlemleri hüküm ile birlikte kanun yolu denetiminde değerlendirme konusu teşkil edecektir. Aksinin kabul edilmesi halinde mahkeme hakimi tarafından herhangi bir tarafın talebi hakkında verilen her olumlu-olumsuz ara kararın hakimin reddi sebebi sayılabileceği, bunun ise yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve yasa koyucunun amacına uygun bir uygulama olmayacağı açıktır.<br>Somut olayda; Dava, haksız rekabet iddiasına dayalı ticari itibarın zedelendiği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup davalılar vekili, dava dosyasının 04.06.2024 tarihli celsesinde tanıklarını hazır ettiklerini ve mahkemece dinlenmesini istediklerini, mahkemenin bu taleplerini süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından bahisle reddettiğini, mahkemenin tanık dinletme talebinin reddi yönündeki ara kararın hatalı olup hakimin davayı aydınlatma ödevine de aykırı olduğunu, savunma haklarının kısıtlandığını ve hakimin tarafsızlığını yitirdiğini belirterek reddi hakim isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, mahkeme hakiminin ara kararlarından dolayı taraflı davrandığını ileri sürmek mümkün  değildir.  O halde mahkeme ara kararlarının ve  usul işlemlerinin hatalı uygulanmasının ret sebebi teşkil etmeyeceği, bunun dışında  talepte bulunanın diğer iddialarının soyut beyanlardan ibaret olduğu, dosyada ilgili hakimin tarafsızlığına gölge düşürecek herhangi bir görüş açıklama, yol gösterme vs eylemi ispat edilememiştir. İleri sürülen ret sebeplerinin HMK'nun 36. maddesinde sayılı sebeplerden olmadığı, davaya bakan hâkimin taraflı davrandığına ilişkin bir delil bulunmadığının anlaşılmasına göre reddi hakim talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından talep eden davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Reddi Hakim isteyenler vekilinin Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının 09/08/2024 tarihli Ara Kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,   <br>4-İstinafa ilişkin yapılan giderlerin istinaf kanun yoluna başvuran taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-Kesin nitelikte verilen kararımızın tebliğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, duruşmasız ve yine HMK'nun 43/2.maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/12/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1c24fea34e6745fe","SID":"93bccb8d40e762b6"}}