{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>                                                       <br>ESAS NO\t: 2024/381 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/391 Karar<br><br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 26/05/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 25/12/2024<br>\t<br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 06/11/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 25/12/2024<br>G. K. YAZILDIĞI TARİH \t : 03/01/2025<br><br>Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; Davalı ... A.Ş.'nin müvekkilinin çocuklarının eğitim ödemesi için okula ödeme yapmadıklarından dolayı müvekkilinden almış oldukları senetleri icra takipine koyduklarını, müvekkilinin bu senetleri davalı şirkete ödediği halde davalı şirketin müvekkilini icraya verdiğini, müvekkilinin bu haksız takipe karşı borcu bulunmadığından dolayı itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkilinin borcunun olmadığından İstanbul ... Tüketici Mahkemesinde ... Esas sayılı dosya ile dava açtığını, İstanbul .... Tüketici Mahkemesinde dava sırasında kendini tasfiye ettiği için davalı şirkete tebliğat yapılamadığını ve taraf teşkili sağlanamadığını, İstanbul .... Tüketici Mahkemesinin davalı ... müdürlüğünden davalı şirketin akıbeti sorulduğunda tasfiye olduğunun belirtildiğini, İstanbul ... Tüketici Mahkemesinin 28.2.2024 tarihi ara kararı ile davalı şirketin yeniden ihyasının yapılması ve bu konuda dava açmaları için taraflarına yetki verildiğini belirterek davalı .... Tic. A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği \"Yasal hasım\" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2024 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı yetkisizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğu anlaşıldı. <br>Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; Davalı olan .... A.Ş. müvekkilin çocuklarının eğitim ödemesi için okula ödeme yapmadıklarından dolayı müvekkilden almış bulundukları senetleri icra takibine Müvekkilin bu senetleri davalı şirkete ödediği halde davalı şirketin müvekkili  icraya verdiğini, müvekkilin takibe karşı borcu bulunmadığından dolayı itiraz ettiğini ve takibin durduğunun,  müvekkilin dava açtığı sırada davalı şirket kendini tasfiye ederek .... Ticaret A.Ş. ile birleşerek kendini tasfiye etmiş bulunduğunu,  İstanbul ... Tüketici Mahkemesinde dava sırasında kendini tasfiye ettiğinden davalı şirkete tebliğat yapılamadığını,  İstanbul ... Tüketici Mahkemesi davalı ... Müdürlüğünden  davalı şirketin akibeti sorulduğunda  tasfiye olduğu belirtildiği, İstanbul .... Tüketici mahkemesi 28.2.2024 tarihi ara kararı ile davalı şirketin yeniden ihyasının yapılması ve bu konuda dava açmaları için taraflarına yetki verildiğini, yukarıda belirtilen sebeblerle, davalı ... Ticaret A.Ş'nin yeniden ihyasına, dosyanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyası ile birleştirilmesine,  sicile  kaydına  mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Asıl davada davalı şirkete ve birleşen davada davalı ...'a mahkememizce tebligat çıkarıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalılar tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görüldü.<br>Davacı vekili 25/12/2024 tarihli celsede yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan etmiştir. <br>Dava dilekçeleri, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;<br>Asıl ve Birleşen Dava; 6102 sayılı TTK' nın 547. maddesi kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür.<br>6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.<br>İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen .... sicil nosunda kayıtlı ...'nin adresinin, ... Mah. .... Sk. ... Blok No: 1/3/1 Zeytinburnu/İSTANBUL olduğu görülmüştür. <br>İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.<br>6102 TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. <br>Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirketin İstanbul .... Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili davada da davacı sıfatında, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu ve talebin menfi tespit istemine ilişkin olduğu, davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği, davanın derdest olduğu, bu haliyle derdest takipte taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.<br>6102 sayılı TTK' nın 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin yetkilisi olan ... (TCKN: ...)'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Davalı ..., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı ... Sicil Müdürlüğü' nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve  2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı)<br>6100 sayılı HMK.' nın 326/1. maddesi; \" Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. \" şeklindedir. Tüm dosya kapsamından; ihyası istenilen şirket tasfiye suretiyle sicilden terkin edilmiş ise de, terkinden evvel adı geçen şirket aleyhine açılmış dava bulunduğu, davanın tasfiye memurunun bilgisinde bulunduğu, dava sona ermedikçe tasfiyenin sonlandırılmasının mümkün olmadığı, hatta tasfiye kararının davadan evvel alınmasının dahi sonuca etkisi bulunmadığı; bu sebeplerle yargılama gideri ve vekalet ücretinin tasfiye işleminin eksik yapılması ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir.\t<br>Davalı şirkete karşı açılan davanın, şirketin tüzel kişiliği bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının asıl ve birleşen davasının KISMEN  KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,<br>-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... sicil numarasında kayıtlı ...'nin 6102 Sayılı TTK' nın 547. maddesi uyarınca İstanbul .... Tüketici Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, <br>-Asıl davada davalı şirkete karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,<br>2-Şirketin yetkilisi ... (TCKN: ...)'nun 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına,<br>3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin ...'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>-Davacı tarafça sarf edilen toplam 1.037,6‬0-TL harcın davalı Tasfiye Memurundan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 1.067,37‬-TL yargılama giderinin (Tebligat ve müzekkere) davalı Tasfiye Memurundan alınarak davacıya verilmesine,<br>-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)<br>6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, <br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen  anlatıldı.  25/12/2024<br><br>Başkan ...<br>¸e-imzalı <br>Üye ...<br>¸e-imzalı <br>Üye ...<br>¸e-imzalı <br>Katip ...<br>¸e-imzalı <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"407c8ba4400a0858","SID":"50b67bc5ea4f8545"}}