{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/850 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1774<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                               \t: 05/11/2021 <br>NUMARASI\t\t: 2018/1320 Esas - 2021/970 Karar<br>DAVA             \t\t: Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Maddi Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t\t: 13/11/2018<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 04/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04/12/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2021 tarihli 2018/1320 Esas ve 2021/970 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilin aracında iş bu kaza nedeniyle büyük hasar meydana gelmiş olup araç serviste bekletildiği, araçta oluşan hasara ilişkin ... ... Şubesi'nde yapılan tespitte (Tespitin aleyhe kısımlarını kabul etmemekle birlikte) aracın hasarlı ve değişmesi gereken parçaları tespit edildiği, aracın tamirinin yapıldığı servisten işlemlere ilişkin fatura celp edildiğinde hasarın miktarı ortaya çıkacağı, bu hasar nedeniyle araç değer kaybına uğramış olup davacı uzun süredir aracını kullanmaktan yoksun kaldığı için ikame araç bedelinin de ödenmesi gerektiği, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ... no'lu Trafik (ZMSS) poliçesini düzenleyen davalı ...Ş.'nin, kaza nedeniyle meydana gelen maddi tazminat, değer kaybı, hasar bedelinden sorumluluğu tartışmasız olduğu, davalı ... tarafından ... numaralı hasar dosyası açılmış ancak hasar dosyası reddedildiği, değer kaybı bedelinin tazmini yapılan başvuruya davalı herhangi bir cevap verilmediğini, “... ... Mah ... Sok No:... ... ... adresinde bulunan araç üzerinde İVEDİLİKLE DELİL TESPİTİ KARARI VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 500,00-TL hasar bedelinin belirlenerek 24.04.2018 hasarı ret tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile (poliçe limitleri dahilinde); fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100,00.-TL değer kaybı bedelinin 06.11.2018 ret tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile (poliçe limitleri dahilinde), fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 50,00-TL ikame araç bedelinin10.04.2018 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile (İkame araç bedelinden davalı ... sorumlu değildir) birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP:<br> Davalı ...Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde ... No'lu KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile 22.10.2017/2018 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde doğacak rizikolara karşı teminat altına alındığını, davacı yan işbu davada 10.04.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... plakalı araçta oluştuğu iddia olunan hasar nedeniyle değer kaybının bulunduğunu, maddi zararlardan ötürü sigortacı, poliçede gösterilen limit meblağının tamamından değil, üçüncü kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarının araştırılıp, saptanması neticesinde bulunacak meblağdan, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigortalı aracın 10.04.2018 tarihinde ... plakalı araçla trafik kazasına karıştığı ve zarar gören araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybının tazmini talebiyle yapılan başvuru üzerine ... No'lu hasar dosyası açılıp, inceleme başlatıldığını, hasar dosyası kapsamında yapılan inceleme sonuçlanmadan mahkemeniz nezdinde görülmekte olan işbu davanın açıldığını, davacı yanın avans faizi talebinde bulunduğu, somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda olup,  davalı şirket ile arasındaki ilişki de ticari bir nitelik arz etmemekte ve tazminat talebi de haksız fiilden kaynaklanmadığını avans faizi talep edilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca talep edilen maddi zarar kalemlerinin tazmini yönünde müvekkil şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, zira trafik kazası nedeniyle meydana gelen zararlardan \"araç işleteni\" kiracı şirket (donuk fırıncılık ürünleri) sorumlu olduğunu, davacı tarafından talep edilen değer kaybı bedeli, hasar bedeli ve ikame araç bedeline itiraz ettiklerini, dosya kapsamında işbu zarar kalemlerinin belirlenmesine ilişkin yapılan tüm \"aleyhe tespitlere\" itiraz edildiği, davacı yan avans faizi talebinde bulunmakta olup, ancak davacı, somut olayda zarar gören üçüncü kişi olduğu, davacının talebinin haksız fiilden kaynaklanmakta olup müvekkili şirket ile arasındaki ilişki, ticari ilişki niteliğinde olmadığı, haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faiz, yasal faiz olup; davacının avans faizi talebi haksız olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br> Diğer davalı ... tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmış yasal süre içeresinde davaya cevap vermediği görülmüştür.<br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece; \"... Somut olayda meydana gelen kazada, kaza mahallinde trafik ışıklarının bulunduğu, trafik ışıklarının bulunduğu yollarda geçiş üstünlüğünün ışık durumuna göre belirlenmesi gerektiği, aksi durumun kabulü halinde yasanın ışıklı cihazlara ilişkin koyduğu hükümlerin amacına aykırı değerlendirmelerin yapılabileceği,  olayda kazaya karışan araçların sürücülerince her ikisinin de kendisine yeşil ışık yandığını iddia ettiği, ancak dosyadaki raporlarda ve alınan belgelerde hangi tarafa yeşil ışığın yandığıyla geçiş üstünlüğünün kime ait olduğunun tespit edilemediği, hal böyle iken ihtimale göre kusur tayini yapmanın mümkün olmadığı, ayrıca trafik ışıklarının bulunduğu yollarda ana yolda bulunan aracın tali yoldakine geçiş konusunda üstünlüğünün bulunduğu yönündeki kuralın uygulanmasının mümkün olmadığı, hal böyle iken geçiş üstünlüğüne dayalı olarak kusur tayininin mümkün olmadığı, medeni yargılamanın kural olarak maddi gerçekle ilgilenmediği göz önüne alındığında kusura ilişkin belirleme konusunda net bir hükmün mevcut duruma göre ortaya konması gerektiği, kazaya karışan araç sürücülerinden ...'ın ehliyeti olmaksızın araç kullandığı, kazanın ehliyetsiz araç kullanırken meydana geldiği, ehliyetin araç kullanımına dair gerekli trafik bilgisi  ve motor becerilerin varlığına dair karine teşkil ettiği, ...'nın ise ehliyetsiz olmakla gerekli trafik bilgisi ve motor becerilerine sahip olmadığının kabulünün ve bu halde araç kullanmak suretiyle meydana gelen kazada kusurun tamamının kendisine ait olduğunun kabulü gerektiği, ehliyetsiz araç kullanmak ile meydana gelen kaza arasında somut olayda uygun illiyet bağının bulunduğu, kusurlu bir şekilde kazanın oluşumuna bizzat kendisi sebebiyet verdiğinden bahisle kendi malvarlığında meydana gelen zararı kusuru bulunan kimsenin kusuru oranında isteyemeyeceği, somut olayda ...'nın tam kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise somut olayda 2918 sayılı yasada zikredilen bir kuralı ihlaline ilişkin somut bir delil olmadığı anlaşıldığı..\" gerekçesiyle \"...Davanın reddine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan yargılamada davanın reddine  karar verilmiş ise de; dosya kapsamı yeterince incelenmediğini, kazanın oluş şekli, tramvay hareket yönü ve istikameti dikkate alınmaksızın hüküm tayin edildiğini, kaza yeri irdelendiğinde kusurun kime ait olduğu net olarak ortaya çıkacak olup, dosyada çelişkiyi gidereci olarak alınan 19/12/2019  tarihli raporda 2. seçeneğe göre karar veren mahkemenin mantığının anlaşılamadığını, kusur dağılımında öncelikle ışıklı işaretlerin ve tramvayın hareket yönü dikkate alınarak taraflardan hangisinin doğruyu söylediğinin ortaya çıkacağını, dosyada mübrez delillere göre müvekkilinin beyanları gerçeği yansıtmakta olup, aksi yönde hüküm tayininin hakkaniyete aykırı olduğunu, davaya konu olayda müvekkilin sürücüsünün ehliyetsiz olmasının kazaya bir etkisi bulunmadığı gibi kural ihlali yapanın da davalı sürücü olduğunu, mahkemenin davalıların kusursuz olduğu kanısına nereden ve nasıl vardığının anlaşılamadığını, kaza sonrası incelenen kamera kayıtlarında tramvay nedeniyle ışıkların görülmediği o sırada kazanın meydana geldiğinin belirtildiğini, zira tramvay davalının beyanının aksine müvekkilin hareket ettiği yön ile aynı yöne gittiğinin sabit olduğunu, zaten davalı sürücünün geldiği yöne yeşil ışık yanmış olsa idi tramvay ışık ihlali yapmış olacağını, bu şekilde olsa idi bir değil birden çok kaza meydana gelmiş olacağını, tüm bu durumlar birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin davanın reddi yönünde hüküm tayin edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın reddi kararına itirazlar saklı kalmak kaydıyla; mahkemece vekalet ücretinin hatalı tayin edildiğini, zira dava konusu olay tüketici uyuşmazlığından kaynaklanmakta olup, vekalet ücreti tarifenin 2. kısım 2. bölümüne göre maktu verilmesi gerekmekte iken hakkaniyete aykırı şekilde nispi tayin edilmesi de kararın ortadan kaldırılması gerektiğini ortaya serdiğini, res’en nazara alınacak nedenlerle ilamın öncelikle tehir-i icra kararı verilerek müvekkilinin lehine ortadan kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yandan tahmiline  karar verilmesini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeline isteklerine ilişkin maddi tazminat davasıdır.<br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili mahkemece kusur değerlendirilmesinin hatalı yapıldığını iddia ederek kararı istinaf etmiştir.<br> Somut olayda, davacı vekili davalıya ait aracın kırmızı ışık ihlali yaparak müvekkiline ait araca çarptığını iddia etmiş, davalı taraflar ise kendilerine atfedilen kusuru kabul etmeyerek, davacıya ait aracı kullanan sürücünün ehliyetsiz olduğunu ve kazanın tamamen dava dışı bu sürücünün kusuru ile gerçekleştiğini savunmuştur. Mahkemece alınan 27.03.2019 tarihli trafik bilirkişi raporunda davalı ...'un %65 kusurlu, davacıya ait aracı kullanan dava dışı ...'ın %35 kusurlu olduğu, aynı trafik bilirkişinin yer aldığı bilirkişi heyetinden alınan 04.04.2019 tarihli raporda kusur durumunda bir değişiklik yapılmadığı, Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 19.12.2011 tarihli raporunda, ... A.Ş.'den gelen müzekkere cevabı da değerlendirilerek eğer davalı sürücü  ... kırmızı ışıkta geçmiş ise, davalı  ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, eğer davacıya ait aracı kullanan dava dışı sürücü ... kırmızı ışıkta geçmiş ise dava dışı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü  ...'un kusursuz olduğu belirtilmiştir. Trafik polis memurları tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında kazaya karışan sürücülerin kendi beyanlarına göre her ikisi de yeşil ışıkta geçtiğini iddia ettiğinden ve kamera kayıtlarında trafik ışıkları görünmediğinden hangi tarafın kırmızı ışıkta geçtiği belirlenemediğinden kusur tespitinin yapılmadığı belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağın düzenleyen tutanak mümzi tanıkların yeminli beyanları ile kazanın kaza tespit tutanağında belirtildiği gibi gerçekleştiği, kazayı gören kamera kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu hale göre dosya kapsamındaki delillerden kimin kırmızı ışıkta geçtiği kesin olarak belirlenemediğinden ve  meydana gelen kazada dava dışı sürücü ...'ın  ehliyetsiz olmasının kazaya bir etkisi bulunmadığından, her iki tarafın da %50 kusurlu kabul edip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.11.2020 tarihli 2017/17-2112-2020/850 sayılı kararı, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.11.2020 tarih ve 2019/1341 Esas, 2020/7170 Karar sayılı emsal kararı), mahkemece kazanın gerçekleşmesine etkisi olmayan, davacıya ait aracı kullanan dava dışı sürücü ...'ın sürücü belgesinin olay tarihinden önce geçici olarak geri alınması ve sırf ehliyetsiz olması nedeniyle yeterli trafik bilgisine ve motor becerilere sahip olmadığı yönündeki yanılgılı gerekçe ile dava dışı sürücü ... %100 kusurlu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu husustaki istinaf itirazı kabul edilmiştir.<br>Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, HMK 353/1-b-2.madde uyarınca Dairemizce davanın esası hakkında yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir.  <br>Buradan hareketle davacının, davalı ... hakkında açmış olduğu maddi tazminat davasının değerlendirilmesinde; 2918 sayılı KTK.nun hükümlerine göre, trafik kaydı \"işletenin\" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, \"İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, moturlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu  olacağı  ilkesi  benimsenmiş ise de,  bu  araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple  yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmamak kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının bulunmaması durumlarında, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan ekonomik yönden yararlanan  kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması gerekmektedir.<br>Somut olayda; kazaya karışan karşı araç maliki davalı ... ile dava dışı  ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında, 11.12.2014 tarihli 36 ay süreli \"Uzun Dönem Operasyonel Kira Sözleşmesi\"ne ek olarak yapılan ve kaza tarihini kapsayan ... numaralı Ek Protokol uyarınca ... plakalı otomobilin teslim tarihinden itibaren 36 ay süre ile dava dışı  ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye kiralandığı, söz konusu aracın kiracı şirkete 05.11.2015 tarihinde teslim edildiği, kaza tarihi olan 10.04.2018 tarihinde davalı sürücü ... yönetiminde iken kazaya karıştığı, uzun süreli ve 3.kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesinin bulunduğu, aracın fiilen dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. teslim edilmesi karşısında, aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan ekonomik yönden yararlanan kiracı şirketin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç maliki olan davalı ...'ne husumet yöneltilemeyeceğinden, davacının bu davalı hakkındaki maddi tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacının diğer davalılar hakkındaki maddi tazminat davasının değerlendirilmesinde;10/04/2018 günü, davalı ... tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobille ... sokağı takiben girdiği ... Bulvarı ışık kontrollü kavşağında, bulvarı takiben sol tarafından seyirle kavşağa giren sürücü ... idaresindeki davacıya ... plakalı otomobille çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kimin kırmızı ışıkta geçtiği kesin olarak belirlenemediğinden ve  meydana gelen kazada dava dışı sürücü ...'ın ehliyetsiz olmasının kazaya bir etkisi bulunmadığından, her iki tarafın da %50 kusurlu kabul edilmesi gerektiği, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 19.12.2019 tarihli raporunda kaza nedeniyle davacı aracında yedek parça, işçilik ve KDV dahil 153.975,31 TL'lik hasar meydana geldiği, aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin 120.000,00 TL ve hurda değerinin 35.000,00 TL olduğu nazara alındığında davacı aracının onarımının ekonomik olmadığı, pert total kabul edilmesi gerektiği, buna göre davacının gerçek zararının 85.000,00 TL olduğu, araç pert totale tabi tutulduğundan değer kaybı oluşmayacağı, muadil aracın temini için geçecek süredeki ikame araç bedelinin 1.400,00 TL olduğunun tespit edildiği, davalı sürücünün %50 kusur oranına isabet eden hasar bedelinin 42.500,00 TL, ikame araç bedelinin ise 700,00 TL olduğu, davacı vekilinin 18/06/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde 500,00 TL olarak talep ettiği hasar bedelini 85.000,00 TL'ye, 50,00 TL olarak talep ettiği ikame araç bedelini 1.400,00 TL'ye yükselttiği, davalı ...'un ıslah dilekçesine karşı beyanda bulunmadığı, davalı ... vekilinin yasal süre içinde ıslah ile artırılan kısım yönünden zamanaşımı definde bulunmuş ise de, ıslah zamanaşımı süresi içerisinde yapıldığından zamanaşımı savunmasının yerinde olmadığı, kazanın teminat süresi içerisinde gerçekleştiği, oluşan hasar bedelinden davalı ... şirketinin araç başına teminat limiti olan 36.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olduğu, davalı sürücünün ise haksız fiil faili olarak 42.500,00 TL hasar bedeli ile 700,00 TL ikame araç bedelinden sorumlu olduğu,  2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunmakla birlikte başvuru belgeleri sunulmadığından davalı ... şirketinin başvuruyu reddettiği 25.09.2018 tarihinde, davalı sürücünün ihtar ve ihbara gerek olmaksızın haksız fiilin gerçekleştiği 10.04.2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla davacının davalı ... ile davalı sürücü hakkındaki davasının davasının kısmen kabul kısmen reddine, zarar veren araç ticari nitelikte olduğundan temerrüt tarihinden itibaren avans faizi  işletilmesine, dava dilekçesinde davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulması talep edildiğinden ve davalı ... şirketinin poliçe limitinin tamamı üzerinden sınırlı sorumluluğuna karar verildiğinden, davalı ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına  karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, kararın kaldırılarak HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm tesisine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2021 tarihli, 2018/1320 Esas ve 2021/970 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"A)Davacının, davalı ... hakkındaki maddi tazminat davasının pasif husumet yokluğundan REDDİNE,<br>B)Davacının, davalılar ... A.Ş. ile ... hakkındaki maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile,<br>-42.500,00 TL hasar bedelinin (davalı ... bu tutarın 36.000,00 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalı ... yönünden 25.09.2018 temerrüt tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 10.04.2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>-700,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihi olan 10.04.2018 tarihiden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>Fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE,<br>C)Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 2.950,99 TL nispi harca, peşin alınan ve ıslah ile tamamlanan 1.502,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.448,99 TL karar ve ilam harcının (davalı ... bu tutarın 957,16 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılar ... A.Ş. ile ...'dan alınarak HAZİNE’YE GELİR KAYDINA.<br>D)Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 18,20 TL vekalet suret harcı, 515,09 TL davetiye ve posta gideri, 750,00 TL bilirkişi ücreti, 468,00 TL ATK rapor ücreti olmak üzere 1.751,29 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 873,89 TL yargılama giderinin (davalı ... bu tutarın 728,54 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) ile davalılar ... A.Ş. ile ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.<br>E) Davacı tarafın karşıladığı 35,90 TL başvurma harcı,1.502,00 TL peşin alınan ve  ıslahla tamamlanan harç olmak üzere toplam 1.537,90 TL’nin davalılar ... A.Ş. ile ...'dan alınarak davacıya verilmesine.<br>F) Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... A.Ş. ile ...'dan alınarak davacıya verilmesine.<br>G) Davalı  ...  kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve hakkındaki dava reddedildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>H) HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının  karar kesinleştiğinde davacıya iadesine \"<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA;  davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,<br>3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan davetiye ve posta gideri 81,50 TL ile istinaf başvuru harcı 220,70 TL olmak üzere toplam 302,20 TL istinaf yargılama giderlerinin davalılar ... A.Ş. ile ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2024\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"857566f754de808f","SID":"9c15ace6c9678b08"}}