{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:<br>KARAR TARİHİ\t: 31/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ..<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/01/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin,  dava dışı ... kardeşi ... ile ortak olduğu .... 2009 senesi öncesi bir dönem çalıştığını ve ayrıldığını sonrasında  2009 senesinde  ....  kardeşinden ayrılarak  .... ni kurduğunu ve müvekkilin de bu şirkette 17.4.2009- 30.9.2019 tarihleri arasında mobilya ustası olarak çalıştığını, bu çalışmasının 30.09.2019 tarihinde işyerinin kapanacağı gerekçesi ile işveren tarafından işten çıkarılmasıyla son bulduğunu, dava dışı  .. sahip olduğu ... işçilik alacaklarından doğan alacakları için  dava öncesi yasal zorunluluk nedeniyle arabuluculuk başvurusunda bulunan müvekkilinin bu görüşmeler sırasında işveren şirketin elinde belgeler ve senetler bulunduğu söylenip hiç bir hak talep etmeden anlaşmasının kendisi için iyi olacağı telkininde bulunulduğunu, davacı  müvekkilinin uzun bir süre başına ne geleceğini bilemediğinden dava açmaktan çekindiğini, ,arabuluculuk sürecinin   sonuçlanmasından çok  sonra  (dava açıp açmama konusunda yaşadığı git- gelden  sonra)   işçilik hakları için dava açtığını,  davacı  müvekkilinin işçilik hakları için arabulucuk başvurusu sonrasında açtığı davanın ... Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından devam ettiğini, işçilik alacaklarına ilişkin dava devam ederken davalı ... , 11.1.2019 tanzim, 1.7.2019 vade tarihli 55.000.-TL bedelli,  senet nedeniyle alacaklı olduğu  iddiası ile  ... Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından icra takibi  başlatığını, müvekkili hakkında icra takibi başlatan davalı ... tanımadığını, bugüne kadar  arasında ne dostane ne de ticari hiçbir iletişimi ve karşılaşması olmadığını, davalı  ... ayrıldıktan sonra  hiç bir araya gelmeyen, aralarında hiç bir  ilişki olmayan müvekkili, icra takibinin tebligatından sonra,  bono olarak doldurulmuş belgenin, şüpheli ... eline nasıl geçtiğini merak etmiş, davalı ... ile ...aynı köyden olmasından hareketle araştırdığında bu kişiler arasında işveren-çalışan ilişki olduğunu öğrendiğini,  2009 yılında kurulan ... kurulmadan önce şüpheli ... ile kardeşi ... ortak olarak işlettiği ... birlikte çalıştığı kişilerden biri olduğunu, bu kişinin müvekkilinden sonra ... şoför olarak çalışmaya başladığını, aynı zamanda şüpheli  .. tarım işleriyle de uğraştığını öğrendiğini,  ayrıca müvekkilinin 2009 yılından önce ... imalathanede Mobilya ustası olarak  çalıştığı dönemde, davalı ... da mobilya nakliye kısmında şoför olarak çalışan biri olduğunu ve samimiyetlerinin olmadığını da sonradan hatırladığını, davacı müvekkiline, çalıştığı süre boyunca ara ara ne olduğunu bilmediği belgeler kaşla göz arasında imzalatıldığı, müvekkilinin hesabına yanlışlıkla para yatırıldığı söylenip çekip kendilerine iade etmesi istendiğini, şüpheli ... tarafından icraya konulan senedinde bu şekilde şikayetçinin elinden alındığı kuşkusuz olduğunu, şikayetçi müvekkili tarafından açılan ... Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına  ... sahibi olduğu ... Ltd şti tarafından sunulan belgelere ilişkin verilen beyan dilekçesinde  de suç duyurusunda bulunma hakkının saklı olduğunu belirttiğini, davalı şirketin  sahte olarak hazırlayıp iş davasına  sunduğu belgelerde  sahtecilik suçunu oluşturacak belgeler olduğunu,  davaya konu bu takibin öğrenilmesinden sonra takibe dayanak senet ile ... Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına sunulan belgeler nedeniyle ... Başsavcılığının  ... Soruşturma numarasına kaydedilen suç duyurusunda bulunulduğunu,  soruşturma halen devam etmekte olduğunu, davacı müvekkilinin adresinin uzun süreden buyana aynı ve merniste  kayıtlı bir adres olmasına ve  hakkındaki takip 25.2.2022 tarihinde başlatılmasına rağmen takibe ilişkin tebligat 16.6.2022 tarihinde  tebliğ edildiğini, müvekkil son çare olarak takip alacaklısı davacı  ile ailesininde bulunduğu bir ortamda konuşmak istediğini ve 21.6.2022 günü akşam saatlerinde yeğeni .. olduğu halde Irlıganlı köyüne gittiğini, bu köyden ... çalışırken tanıdığı arkadaşı ... ( bu kişi aynı zamanda ... de köylüsü ve arkadaşı olduğu için)  alarak davalının  evine gittiğini, somut olayda hukuka aykırı olarak elde edilen imzalı fakat kısmen veya tamamen boş olan bu hali ile belge oluşturmayan bir kağıt olan takibe dayanak senedin  dava dışı .. sahibi ... tarafından  ihtiyaç halinde kullanılmak amacıyla  boş olarak dolanarak alındığı, boş bononun davalı  ile  işbirliği yapılarak 55.000.-TL miktar yazılarak  tanzim ve ödeme tarihleri ile lehtar olarak davalı .. isminin yazılıp 25.2.2022 tarihinde takibe konulup tebliğ edilmeden, gerektiğinden tehdit unsuru olarak kullanılmak üzere  beklemeye alındığı bu haliyle davalınında boş senedi davacıya imzalatan kişi gibi kötüniyetli olduğunu, belirtilen nedenlerle davacı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ve davalının % 20 den aşağı olmayacak icra tazminatına mahkum edilmesi için talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davadaki beyan ve iddiaları kabul etmediğini, davacı taraf dava dilekçesinde yer alan beyanları ile davaya konu senedin çalıştığı iş yerinden kendisinin haberi olmadan imzalatıldığını iddia ettiğini,  her şeyden önce bu iddiaları kabul etmediğini ,davaya konu senet davacı tarafından kendi iradesi ile imzaladığını, bu konuda yer alan iddiaları kabul etmediğini, davaya konu senedin dava dilekçesinde geçen isimlerle bir bağlantısı olmadığın, bu senet ne ... tarafından ne ... tarafından  ne de ... firması tarafından alınmadığın, ayrıca söz konusu bono işçi işveren ilişkisi kapsamında da alınmadığını, bu bono davacı ve davalı arasındaki borç ilişkisi neticesinde tanzim edilmiş olduğunu aksi yönde yer alan iddiaların yazılı belge ile ispat edilmesi gerekmekte olduğunu, davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde bononun üzerinde bulunan ( vade ve tanzim tarihi gibi ) bir takım unsurların sonradan doldurulduğunu iddia etmişse de bu iddiasını yazılı belge ile ispat edemediği sürece bono üzerinde yazılı vade, tanzim gibi tarihler gerçekliğini ve varlığını korur. Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatları bu yönde olup söz konusu içtihatlarda '' bononun tedavüle çıkarken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı vade, tanzim gibi tarihler gerçekliğini ve varlığını korur ''  şeklinde yer alan gerekçelerle açıkça ifade edildiğini , davacı taraf müvekkili hakkında şikayetçi olsa da müvekkilinin ilgili savcılık dosyası kapsamında vermiş olduğu ifade de söz konusu senedin neden tanzim edildiğini açıkça ifade ettiğini, davacının bu iddiaların aksini yazılı belgeler ile ispat etmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafından açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;  davacının senedin hile ile alındığı iddialarını usulünce ispat edemediği, bononun bağımsız borç ikrarını içermesi, bono üzerinde imzanın keşideciye ait olması ve senet içeriğinin davacının rızası hilafına doldurulduğu iddialarının HMK 201. maddesi gereği yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafından dosya kapsamına iddialarını ispatlar nitelikte herhangi bir yazılı belge ibraz edilmediği, davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı  gerekçesiyle davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddine dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yargılama aşamasındaki müvekkilinin iddiaları müvekkilinin dava dışı ... sahibi olduğu ... isimli işyerinde 2009/2019 tarihleri arasında çalıştığı, müvekkilinin dava dışı işverenden işçilik alacaklarını tahsil etmek adına ... Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından alacaklarını tahsil etmek maksadıyla dava yoluna başvurması sonrası, dava dışı ... yasal olmayan yollardan ve bedeli bulunmayan boş imzalı belgeyi müvekkilinden temin ettiği ve bu belgeyi bono haline getirterek, lehtar kısmına da işçisi olan davalıyı yazdırarak icra takibine koyduğu şeklinde olduğunu, bu iddialarının yerel mahkemede kanıtlandığını, müvekkilinin dava dışı .. sahibi ... nezdinde 10 yıl çalıştığı iddiası ... Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından ispat edildiğini, yine davalının dava dışı ... nezdinde çalıştığı iddiası ise dosyaya delil olarak bulunan ... Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasında kollukta vermiş olduğu ifadesinde ikrar ettiğini, davacı tanığı ... da davalının dava dışı ... nezdinde çalıştığına dair tanıklıkta bulunduğunu, dava dışı ... ve sahibi ile organık bağının olduğunun sübuta erdiğni,  ... Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasına delil olarak sunulan video kaydı ve bilirkişi marifetiyle yaptırılan ses kaydındaki konuşmalar davalı tarafından kullanılan bononun bertakrip oluşturulup ele geçirildiğinin ve davalının müvekkilinden alacaklı olmadığının en büyük kanıtı olduğunu, bu delilin senetle ispat kuralının istisnasını oluşturan yazılı delil başlangıcı olduğunu, HMK md. 202'de senede karşı senet ile ispat yükünün istisnalarında yazılı delil başlangıcından ve 203 maddede ise irade sakatlığı halinden bahsedilmiş olmakla, dosya kapsamına sunulan video kaydı yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup, aynı video içeriğinden de davaya konu bononun müvekkilinin iradesi hilafına alındığı hususları tespit edildiğini, bu nedenlerle ... Mahkemesinin 18/10/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararının istinaf yasa yolu suretiyle incelenerek, hükmün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile;  davacının davasının arkasında dayanak olan veya delil niteliğinde herhangi bir somut olgu yer almadığını, davacının iddiaları tamamıyla asılsız olup, ilgili icra takibini uzatmak ve sürüncemede bırakmak maksadı güdülerek açılmış bir dava olduğunu, müvekkili ile davacı arasındaki borç ilişkisinden kaynaklı olarak tanzim edilen bono TTK'da düzenlenen tüm şartları karşılayan ve usulüne uygun bir şekilde düzenlenmiş bir kıymetli evrak olduğunu, müvekkilinin, davacının ödeme tarihinde ilgili borcu ödememesinden kaynaklı olarak hukuken korunan değerlerini ve hakkını tahsil etmek amacıyla icra takibinde bulunduğunu, müvekkilinin kanunen ve yasalarla güvence altına alınmış haklarını ulaşması yolunda süreci uzatmak ve müvekkilinin alacağını güncel enflasyon altında değer kaybettirme çabası olarak karşı taraf ilgili davayı açtığını, karşı tarafın ilgili icra takibinde borçlu olmadıklarına dair herhangi bir belge, bulgu, evrak, delil yer almadığını, müvekkilinin elinde karşı tarafın imzası olanan kıymetli evraka karşı hiçbir delile dayanmaksızın borçlu olunmadığına yönelik iddiaların beyan edilmesinin izahı mümkün bir yanı yer almadığını, karşı taraf istinaf başvuru dilekçesinde ses kaydı dökümlerini öne sürerek senetle ispat kuralının istisnasının oluşarak yazılı delil başlangıcının varlığını iddia etmiş ise de ilgili konunun delil başlangıcıyla herhangi bir alakasının olmadığını,  karşı taraf bu asılsız iddianın yanında irade sakatlığı halinden de bahsetmiş ise de bu iddialar bütün halinde soyut kaldığını, bu sebeplerle davacının haksız istinaf başvurusunun esastan reddi ile usul ve yasaya uygun olan ... Mahkemesi ... E. ve ... K sayılı 18/10/2024 tarihli kararının aynen korunmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; kambiyo senedi nedeniyle icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. <br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Davacı hakkında, davalı tarafından .. Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, icra takibinin dayanağının keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan; 11/01/2019 düzenleme - 01/07/2019 ödeme tarihli; 55.000,00 TL bedelli,  bedel kaydı taşımayan bononun olduğu; davacı tarafın davaya ve icra takibine konu iş bu bononun davacının dava dışı ... Şti'de işçi olarak çalışırken iş ile ilgili belgeler arasında hile ile imzalatıldığını, davacı söz konusu işyerinden ayrılarak işçilik alacakları için dava açıp kazandığında ise bu işçilik alacaklarının tahsili aşamasında davalı alacaklı imiş gibi doldurularak icraya konulduğunu, amacın davacının mahkeme kararı ile kazandığı işçilik alacaklarının tahsilinin önüne geçmek olduğunu, davacının davalıyı tanımadığını, aralarında alacak verecek ilişkisinin olmadığını, bu nedenle davacının bono nedeni ile davalıya borçlu olmadığını iddia ettiği; davalı tarafın ise davaya konu bononun davacının kendi hür iradesi ile düzenlendiğini ve davacının borcunu ödememesi neticesinde senedin icraya konulduğunu, davacının iddia ettiği işçi işveren ilişkisi ile ilgisinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunduğu anlaşılmaktadır.<br>Buna göre dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere göre ve özellikle  davacının senedin hile ile alındığı iddialarını usulünce ispat edemediği, bononun bağımsız borç ikrarını içermesi, bono üzerinde imzanın keşideciye ait olması ve senet içeriğinin davacının rızası hilafına doldurulduğu iddialarının HMK 201. maddesi gereği yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafından dosya kapsamına iddialarını ispatlar nitelikte herhangi bir yazılı belge ibraz edilmediği yönündeki gerekçenin yerinde olmasına, davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davanın reddinde hukuka aykırılık bulunmamasına göre  ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi.31/12/2024\t\t\t\t<br>...<br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58abd415affa1958","SID":"00fbce1ab92ccce1"}}