{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2024/796 Esas<br>KARAR NO\t:2025/2<br><br>DAVA:Maddi Tazminat <br>DAVA TARİHİ:18/11/2022<br>KARAR TARİHİ:03/01/2025<br><br><br>Mahkememizden verilen 09/11/2023 tarih ve ... kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 40. Hukuk Dairesi'nin 17/12/2024 tarih ve 2024/1053 Esas 2024/1835 Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.11.2020 tarihinde, müvekkilinin kullandığı ... plakalı araç ile davalılardan ...'ın maliki olduğu ve diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazada %100 kusurlu olanın davalı ... olduğunu, meydana gelen kaza sebebiyle müvekkilinin maliki bulunduğu aracın onarılamayacak derecede ağır hasara uğradığını, aracın onarımı için onarım merkezleri, servisler vs. aracın tamirini yapabilecek birçok yer ile görüşüldüğünü, ancak aracın onarımı yapılsa dahi motor aksamının onarım sonrasında sağlıklı çalışmasının mümkün olmadığının bildirildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından da işbu hususun tespit edildiğini, bunun üzerine, müvekkili şirket tarafından davalı ...'ın maliki olduğu ... plakalı aracın ... poliçe numarası ile Trafik Sigortasının bulunduğu davalı sigorta şirketine zararın tazmini adına başvuru yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından söz konusu başvuruya ilişkin herhangi bir cevap verilmediğini, taraflarınca süresi içinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu zararın sigorta şirketi tarafından giderilmesinin talep edildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından yapılan inceleme neticesinde müvekkilinin uğramış olduğu zararın Sigorta Poliçesi üst sınırı kapsamında giderilmesine hükmedildiğini, bir kısım zararın davalı sigorta şirketinden tazmin edildiğini, ancak müvekkilinin uğramış olduğu zararın işbu tazmin edilen miktarın çok üzerinde olduğunu, davalı sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminat miktarı müvekkilinin zararını karşılamadığını beyanla 22/11/2020 tarihli kaza sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespitini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açılan 100,00-TL maddi zarar, 100,00-TL ikame araç bedeli tazminat miktarının davalı gerçek kişiler yönünden 22/11/2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davacı yan huzurda ikame etmiş olduğu davada, müvekkil ...'ın sürücüsü olduğunu ve ...'a  ait ... plakalı araç ile davacıya ait ... Plakalı araca çarptığını ve işbu maddi hasarlı trafik kazasında %100 kusurun müvekkillere ait olduğunu ifade etmek suretiyle pert farkı tazminatı ve ikame araç tazminatı talebinde bulunduğunu ancak işbu talepler usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine, huzurdaki dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini,  davaya konu talepler KTK ve TBK gereği kaza tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davacının tüm alacak talepleri zamanaşımına uğramış olduğunu, açıkça zamanaşımı itirazında bulunduğunu, kazaya uğrayan aracın gerçekten 21.000,00 TL'ye satıldığı kabul edilse dahi davacının Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... Başvuru numaralı dosyasında alınan Bilirkişi Raporunun tespit ettiği 21.000,00 TL'lik pert bedelini her halükarda almış olduğundan pert farkı tazminatı yine oluşmadığını, Sunulu deliller ışığında davacının pert farkı tazminatı talebi haksız olduğunu, zaten söz konusu belirlenen pert bedelinin çok üstünde bir bedele satış yapmak suretiyle ve bu hususu da kötü niyetli olarak saklamak suretiyle aslında davalı sigorta şirketinden haksız bedel tahsilatı yoluna dahi gittiğini, bu sebeplerle davacının pert farkı tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın diğer bir hukuka aykırı talebi ise ihtiyati tedbir talebi olduğunu, ihtiyati tedbirin ancak dava konusu mal üzerinde gerçekleşebilecek bir tedbir olduğunu, davanın konusu tazminat davası olduğundan ve yine davacının haklı olup olmadığını, tazminatı hak edip etmediği ancak yargılama sonunda belli olacağını, geçici hukuki koruma tedbirleri için aranan yaklaşık ispat koşulu da sağlanmamış olduğu için bu talebin de reddine karar verilmesini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi mümkün olmadığından davanın usulden reddine, mümkün olmadığı takdirde, yargılamanın sonunda davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER VE GEREKÇE: <br>Kaza tespit tutanağı, Araç Hasar Görüntüleri, Başvuru Dilekçesi ve ekleri, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasına ilişkin evrakları, İlgili ilanlara ilişkin ekran görüntüleri, Taraflar ve arabulucu arasında e-imzalı olarak imzalanmış arabuluculuk son tutanağı, ... ve ... ZMMS Sigorta Poliçeleri, ... Hasar Dosyası Mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet bedeli ve eksik ödendiği iddia edilen zararın tazminatı istemine ilişkindir.<br>Davalılar vekilinin 28/03/2024 tarihli dilekçesi ile  09/11/2023 tarih ... kararı üzerine mahkeme kararı istinaf edilmeksizin 18/01/2024 tarihinde kesinleşmesine rağmen davacı tarafından yasal süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediğini, gerekçeli kararın 3. ve 4. maddesinde yer alan hükümler gereği dosyanın ele alınarak davacılar aleyhine açılan dava hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini ve davacı aleyhine davalılar lehine yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmekle, mahkememiz 29/03/2024 tarihli ek kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkememizin 29/03/2024 tarih 2022/... Esas 2023/... Ek karar sayılı kararı ile ; \"Davanın açılmamış sayılmasına\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı vekilinin 15/04/2024 tarihli dilekçesi ile meydana gelen dava konusu kazada davacı tarafın bir kusurunun bulunmadığını, davacının maliki bulunduğu aracın onarılamayacak derecede ağır hasara uğradığını, yerel mahkeme tarafından 11/05/2023 tarihli duruşmada davalı ... Sigorta şirketi yönünden açılan davanın tefriki ile başka esasa kaydına karar verildiğini, sigorta şirketi yönünden davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... esas numarası ile kaydedildiğini, söz konusu tefrik ile gerçekleştirilen yargılama adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, huzurdaki davanın hem sigorta şirketine hem de gerçek kişilere karşı ikame edilmiş olduğunu, bu nedenle usul ve yasaya uygun şekilde asliye ticaret mahkemesinde ikame edildiğini, yerel mahkeme tarafından tefrik sonrası esas mahkeme nezdinde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup aynı zamanda hukuki öngörülebilirlik ilkesini zedelediğini, görevsizlik kararı sonrası yerel mahkeme tarafından taleplerine rağmen kesinleştirme şerhinin verilmemiş olduğunu, işbu nedenle kararın istinaf edilip edilmediğinin davacı tarafça bilinmediğini ve bilinmesi mümkün de olmadığından görevli mahkemeye gönderilmesinin söz konusu olmadığını, gerekçeli kararın 29/12/2023 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, 03/01/2024 tarihinde kanunen tebliğ edilmiş sayıldığını, akabinde 23/01/2024 tarihinde davacı tarafça yerel mahkemeye sunulan beyan dilekçesi ile kesinleştirme talebinde bulunulduğunu, yeril mahkemenin hukuka aykırı hareket etmesi nedeniyle mahkemede dava dosyasının görevli mahkemeye zamanında gönderilmediği olduğunu, davacı tarafça dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesinin nedeninin yerel mahkeme tarafından talep edilen kesinleştirme şerhinin dosyaya sunulmaması ve taleplerinin reddedilmemesi olduğunu, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla usul ve yasaya aykırı olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2024 tarihli 2022/... esas 2023/... karar sayılı kararının ortadan kaldırılarak davacı lehine olacak şekilde yeni bir hüküm tesis edilmesini arz ve talep ettiklerini beyan etmiştir.<br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40 HD'nin  17/12/2024 tarih 2024/1053 Esas 2024/1835 Karar sayılı ilamı ile, \"...İlk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/5'inci maddesi uyarınca kaldırılmasına,\" karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Somut durumda; Mahkememizin 09/11/2023 gün ve ... sayılı kararının, HMK'nin 345'inci maddesinde öngörülen ve tebliğden itibaren başlayan 2 haftalık süre içinde, istinaf kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle 18/01/2024 günü kesinleştiği anlaşılmakla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 17/12/2024 Tarih 2024/1053 Esas-2024/1835 Karar sayılı kararı da göz önüne alınarak mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına, Mahkememizin  09/11/2023 gün ve 2022/783 (E) - 2023/715 (K) sayılı kararının 18/01/2024 tarihi itibariyle kesinleştirilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere/; <br>1-Mahkememizin  09/11/2023 gün ve 2022/.. (E) - 2023/... (K) sayılı kararının, HMK'nin 345'inci maddesinde öngörülen ve tebliğden itibaren başlayan 2 haftalık süre içinde, istinaf kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle 18/01/2024 günü kesinleştiği anlaşılmakla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 17/12/2024 Tarih 2024/1053 Esas-2024/1835 Karar sayılı kararı da göz önüne alınarak mahkememizce KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Mahkememizin  09/11/2023 gün ve 2022/... (E) - 2023/... (K) sayılı kararının 18/01/2024 tarihi itibariyle kesinleştirilmesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.03/01/2025<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"db299d31b9dd9921","SID":"9b0e6bed4d27d271"}}