{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1245 Esas<br>KARAR NO: 2024/1581<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 25/05/2021<br>NUMARASI: 2020/273 Esas, 2021/364 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden<br>Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sinema sektöründe yapımcı olarak faaliyet gösterdiğini, \"...\" isimli bir sinema filminde oyuncu olması karşılığı ... ve ajansı ... ile müvekkili arasında oyunculuk sözleşmesi akdedilerek bu kapsamda davalı ...'a 75.000,00 TL, diğer davalı şirkete ise 15.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, ancak daha sonra davalı oyuncunun set için davet edildiği halde icabet etmediği gibi hiçbir haklı sebep yokken başka bir proje ile anlaşarak yapım sürecinden ayrıldığını ve davalı tarafça gönderilen 27/06/2019 tarihli e-mail ile ise sözleşmenin sona erdirildiğinin bildirildiğini, davalıların, herhangi bir edim ifa edilmediği halde müvekkilinden aldıkları avans bedellerini iade etmediğini, fesih gerekçelerinin haklı sebeple fesih sebebi oluşturmadığını, avans bedelinin tahsili amacıyla ayrı ayrı başlatılan icra takiplerinin davalıların itirazı sebebiyle durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu ve tacirlere ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı müvekkili ... yönünden 5846 sayılı FSEK hükümleri kapsamında Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, taraflar arasında müvekkili ...'ın, yapımcı davacı tarafın mali ve manevi haklarına sahip olduğu \"...\" adlı sinematografik eserde oyunculuk yapması ile ilgili sözleşme imzalandığını, davacı tarafından sunulan icapta belirtilen senaryo, yönetmen, oyuncular, çekim tarihleri ve diğer bilgiler müvekkili tarafından uygun bulunarak sözleşme ilişkisinin kurulduğunu, buna rağmen davacı tarafından senaryo, yönetmen ve müvekkillerine taahüt edilen başrol oyuncularının müvekkilinin yazılı onayı alınmadan değiştirildiğini, bu durumların müvekkiline sözleşmeyi haklı nedenle fesih imkanı tanıdığını, tüm bunlardan sonra çekimlerin başlaması beklenmiş ise de, 03/07/2019 tarihi itibari ile halen başlanmayan çekimlerin bitirilmesi fiilen imkansız hale geldiğinden müvekkilinin fesih ve ödenen bedelin muhafazası hakkı doğduğundan bahisle noter ihtarı ile sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin \"mali hükümler\" başlığını taşıyan 4. maddesi uyarınca, ödenen avans bedelinin iadesi talebinin haksız ve yersiz olduğunu, çekimlere başlanmaması nedeniyle başkaca teklifleri reddetmek durumunda kalan müvekkilinin menfi zararının oluştuğununu, sözleşme uyarınca başka projede yer almak için davacıdan onay alması gerekmeyen müvekkilinin bu sebeple sözleşmeyi feshettiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkili menajerlik firması yönünden sözleşmenin, hükümleri itibariyle tellaliye  sözleşmesi olduğunu ve oyuncu ile yapımcıyı bir araya getirerek sözleşme kurmalarını temin ettiğini, sözleşmenin yürütülmesi aşamalarında da görevini eksiksiz ifa ettiğini belirterek onun bakımından davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddine ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davalıların 27/06/2019 tarihinde gönderdiği e-mail ile sözleşmeyi fesih iradesi içerisinde olduğunun sabit olduğu, fesih tarihi itibariyle Temmuz ayında başlayacağı kabul edilen çekimler nedeni ile süresinde çekimlere başlanmamasından dolayı sözleşmenin feshi haklı değil ise de, davalıların fesih için ileri sürdükleri diğer nedenlerin kendileri için haklı neden oluşturduğu, ancak sözleşmenin \"mali yükümler\" başlıklı 4. maddesi ile, sadece erteleme veya vazgeçme halinde davalıların bedeli iade ile yükümlü olmadıklarının kararlaştırıldığı, davalıların, fesihte haklı olduğu fesih nedenini düzenleyen sözleşmenin \"tarafların sair yükümlülükleri\" başlıklı 5. maddesi ile davalılara sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı tanısa bile bahsi geçen maddenin, önceden ödenen bedellere dair bir düzenleme içermediği, davalıların fesih iradelerini içeren 27/06/2019 tarihli e-mail itibariyle sözleşmenin anılan 4. maddesinden yararlanmalarının mümkün olmadığı, bu durumda davalıların, aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği iade etmesi gerektiği, alacağın likit olduğu gerekçelerine istinaden her iki davalı aleyhine başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibine devamına ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ... yönünden görevli mahkemenin Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı tarafından senaryo, yönetmen ve müvekkillerine taahüt edilen başrol oyuncularının müvekkilinin yazılı onayı alınmadan değiştirildiğini, Haziran ayı geçmesine rağmen çekimlere başlanmaması sebebiyle müvekkili ...'ın Haziran ve Temmuz ayı içerisinde hiç bir teklife icabet etmediğinden ciddi iş ve gelir kaybına uğradığını, bu nedenle davacı tarafından çekim tarihinin değiştirildiğinin kabulü gerekirken bu yönde bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle sözleşmenin 4. maddesinin uygulanamayacağına yönelik Mahkemenin tespitinin hatalı olduğunu, iş kaybı, çekim tarihleri ve benzeri hususlarda tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmadığını, 03/07/2019 tarihi itibari ile halen başlanmayan çekimlerin bitirilmesi fiilen imkansız hale geldiğinden eserin yapımı ileriki bir tarihe ertelenmiş olup müvekkilinin fesih ve ödenen bedelin muhafazası hakkı doğduğundan bahisle noter ihtarı ile sözleşmenin feshedildiğini, diğer müvekkili ajansın ise, daha evvel ve çekimlerin karalaştırılan  tarihte başlamasının mümkün olmayacağı ortaya çıktığında e-posta ile bildirimde bulunduğunu, mahkemenin bu e-postayı baz alarak fesih iradesinin zaten bulunduğu şeklindeki çıkarımın da eksiklik olduğunu, zira e-postanın gönderildiği anda dahi çekimlerin Temmuz ayında yapılamayacağının netleştiğini, davaya konu ödemenin avans olmayıp ödemenin, müvekkili oyuncunun icra edeceği rol kadar ayırdığı zaman için de yapılan bir ödeme olduğunu, bu nedenl huzurdaki sözleşmeyle bir oyuncunun zamanının satın alındığı ve boşa geçtiği taktirde de sorumluluğun bu süreyi iyi kullanamayan yapımcıya ait olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkilinin Haziran ve Temmuz ayının boşta geçtiğini ve bunun bedelinin ödenmesi gerektiğini, Mahkemece müvekkillerinin  haklı nedenle fesih hakkının bulunduğu tespit edilmişken sözleşmenin VIII/2,3,4 maddeleri ile \"cezai şart\" başlıklı IX maddeleri gözetilmeksizin ve bir denkleştirme yapılmaksızın  hüküm kurulmasının ve yargılamayı gerektiren alacak bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili menajerlik firması yönünden sözleşmenin, hükümleri itibariyle tellaliye  sözleşmesi olduğunu ve oyuncu ile yapımcıyı bir araya getirerek sözleşme kurmalarını temin ettiğini, sözleşmenin yürütülmesi aşamalarında da görevini eksiksiz ifa ettiğini belirterek onun bakımından davanın reddi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, sözleşmenin feshi sebebiyle ödenen avans bedelinin iadesi amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davacının, davalı ... hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 75.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise yasal süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Davacının, davalı ... Dan. Hiz. Tic. AŞ hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 15.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise yasal süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Davalılar vekili, müvekkilleri arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu ve tacirlere ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı müvekkili ... yönünden 5846 sayılı FSEK hükümleri kapsamında Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu belirterek görev itirazında bulunmuştur. 5846 sayılı FSEK'in 76/1 maddesi gereğince, bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler bakımından Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevlidir. Ancak somut olayda davacı, fikri mülkiyet hakkına veya hak sahipliğine dayanmayıp sözleşmenin davalı tarafça feshinden kaynaklı ödenen avansın iadesini talep ettiğinden göreve ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Ayrıca uyuşmazlığa konu sözleşmede davacı ile her iki davalının imzası bulunmakta olup üçlü bir hukuki ilişki söz konusu olduğundan davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılıp sonuçlandırılmasında da bir isabetsizlik yoktur. Taraflar arasında imzalanan bila tarihli sözleşme ile (tarafların beyanına göre tarihin 22/03/2019 olduğu), tüm hakları davacı yapım şirketine ait olan \"...\" isimli sinema filminde davalı oyuncu ...'ın rol alması ile ilgili tarafların hak ve yükümlülükleri düzenlenmiş olup sözleşme davacı ile davalı oyuncu ve ajans şirketi arasında imza edildiği ve sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı ... Dan. Hiz. Tic. AŞ'ye 15.000,00 TL; davalı ...'a ise 75.000,00 TL avans ödemesi yapıldığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı taraf, davalı tarafından feshedilen sözleşme kapsamında herhangi bir edim ifa edilmediğinden bahisle ödenen avans bedelinin iadesi amacıyla icra takibi başlatmış olup itiraz üzerine ise işbu davayı açmıştır. Davalı taraf ise, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğinden bahisle avans ücretinin geri istenemeyeceğini savunmaktadır.Davalı tarafından davacıya gönderilen 27/06/2019 tarihli e-mailde, yönetmen ...'in yerine gelen yeni yönetmen ve teklif mailinde belirtilen başrol erkek oyuncu adaylarının yerine tercih edilen oyuncu konusunda yazılı onaylarının alınmaması, senaryodaki bazı diyaloglar ile ilgili kaygılarının ciddiye alınıp değiştirilmemesi gerekçe gösterilerek sözleşmenin feshedildiği bildirilmiştir. Ayrıca Kadıköy ... Noterliğinin 03/07/2019 tarihli ihtarnamesinde de, bahsi geçen e-mail içeriğindeki sebepler tekrar edilmiş olup aynı zamanda, çekim tarihi olarak belirlenen Haziran ve Temmuz 2019 tarihleri içerisinde çekimlerin bitirilmesinin imkansız olduğundan bahisle fesih ve ödenen bedelin muhafaza hakkının doğduğu gerekçelerine istinaden sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği belirtilmiştir.Sözleşmenin sadece \"VIII-Mali Hükümler\" başlıklı 4. maddesinde, ajansa ve oyuncuya o ana kadar ödenen bedelin yapımcı tarafından talep edilemeyeceği kararlaştırılmış olup bu haller oyuncu veya ajanstan kaynaklanmayan herhangi bir sebepten ötürü eserin yapımından vazgeçilmesi veya ileriki bir tarihe ertelenmesi olarak belirlenmiştir. Yani bu iki halden biri gerçekleştiğinde ancak ödenen avans bedelini muhafaza etme hakkı doğacaktır. Somut olayda, sözleşmenin feshine yönelik 27/06/2019 tarihli e-mail içeriğinde, bu iki halden herhangi birine dayanılmamıştır. Her ne kadar sözleşmenin feshine yönelik Kadıköy ... Noterliğinin 03/07/2019 tarihli ihtarnamesinde, bu iki halden biri olan çekim tarihinin ertelenmesi sebebi ileri sürülmüş ise de, davalı taraf 27/06/2019 tarihli e-mail ile fesih iradesini ortaya koyduğundan ve davacı da bu durumun aksini iddia etmediğinden artık sözleşmenin 2. kere feshine yönelik keşide edilen ihtarname esas alınarak değerlendirme yapılamaz. Zira fesih bildirimi bozucu yenilik doğuran tek taraflı bir irade beyanı olup muhataba ulaşması ile sonuç doğurur. O halde sözleşme davalı tarafın 27/06/2019 tarihli e-maili ile feshedildiğinden 6098 sayılı TBK'nun 125/son maddesi uyarınca, taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulup, daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebileceğinden davacı da, davalılara avans olarak gönderdiği bedelin iadesini talep etmekte haklı olup ayrıca davalı tarafın ödenen avans tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün olduğundan dava ve takip konusu alacağın likit olduğu da anlaşılmakla Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davalı tarafın istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Öte yandan dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle tanık dinlenmesine gerek olmadığı, davalı ajans yönünden sözleşmenin tellaliye sözleşmesi niteliğinde olduğundan bahisle davanın reddi gerektiği ileri sürülmüş ise de, dava konusu sözleşmenin niteliği ve içeriği dikkate alındığında bu talebin yerinde olmadığı, menfi zararın değerlendirilmediği ve hükmedilen bedelde denkleştirme yapılmadığı yönündeki itirazların bu davanın konusu olmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin bahsi geçen istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.Davalı ... vekilinin 10/08/2022 tarihli, istinaf dilekçesine ek beyan ve istinafa cevap dilekçesine karşı cevaplarına ilişkin dilekçesi istinaf yasa yoluna başvuru süresi içinde sunulmadığından dikkate alınmamıştır.Uyuşmazlık ile ilgili dava açılmadan önce dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin dava aleyhine sonuçlanan davalı tarafa yüklenmesi gerekirken kamunun bütçesinden karşılanan bu ücret ile ilgili Mahkemece olumlu yada olumsuz bir karar verilmediğinden bu yönüyle kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenler ile KABULÜ ile, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/273 Esas, 2021/364 Karar sayılı ve 25/05/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KABULÜNE, b)Davalı ... tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA, c)Davalı ...  tarafından ödenmesi gereken alacağın %20'si oranında hesaplanan 15.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, d)Davalı ... Dan. Hizm. Tic. AŞ tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına  yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA, e)Davalı ... Gayr. Dan. Hizm. Tic. AŞ tarafından ödenmesi gereken alacağın %20'si oranında hesaplanan 3.000,00 TL icra inkar tazminatının adı geçen davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, f)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 6.147,90 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.086,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.060,92 TL harcın 4.217,43 TL'sinin davalı ...'dan, 843,49 TL'sinin davalı ... Gayr. Dan. Hizm. Tic. AŞ'den alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, g)Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı  ile 80,75 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 135,15 TL yargılama giderinden 112,62 TL'nin davalı ...'dan alınarak,  bakiye 22,52 TL'nin davalı ... Gayr. Dan. Hizm.Tic. Aş 'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, ğ)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Gayr. Dan. Hizm.Tic. Aş 'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, h)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 10.550,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan  alınarak davacıya VERİLMESİNE, ı)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.537,48 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.109,88 TL harcın talep halinde davalı tarafa İADESİNE, 4-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin hükmün kaldırılma nedeni de gözetildiğinde davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.19.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ae5518a0ad5992f","SID":"f9823e6d82808aed"}}