{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1210 Esas <br>KARAR NO: 2024/2116 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşımacılık İşleminden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacı şirketin davalıya uluslararası taşımacılık hizmeti sattığını, hizmet satış bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine Küçükçekmece ...İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takipte ödeme emrinin 17.03.2020 tarikinde borçluya tebliğ edildiğini, borçlu tarafından dosyaya 18.03.2020 tarihinde sunulan itiraz dilekçesi ile yetkiye asıl alacağa, faize, ferilere tüm alacağa itiraz edildiğini, davacının adresinin icra takibinde yetkili olduğunu, arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını iddia ile itirazın iptaline, takibin devamına kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine asıl alacağına 20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/03/2022 tarih ve 2020/779 Esas - 2022/343 Karar  sayılı kararında; \"Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali  talebine ilişkindir.  Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınanKüçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;   Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalı tarafın kendisine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının 2.500 USD 'lik kısmının BA olarak bildirildiğinin belirtildiği, yine taşıma konusunda uzman bilirkişinin raporuna göre  davacının davalıdan 8 adet fatura karşılığı 3.700 USD alacağının bulunduğu, bunun içerik, fatura ve her bir faturaya ilişkin sevk irsaliyesi ile teyit ve tespit edildiği belirtilmiştir, mahkememizce davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilerek, hükme esas alınan taşıma konusunda uzman bilirkişi raporuna itibar edilerek, faturalara konu sevk irsaliyeleri dikkate alınarak davacı tarafından faturalara konu taşımanın gerçekleştirildiği kabul edilerek davanın kabulü ile;   Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 3.700USD üzerinden, yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası USD döviz efektif kuru üzerinden TL karşılığının tahsili kaydı ile devamına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalının itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından, İİK 67/2 maddesi uyarınca 3.700USD,'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının tahsil tarihindeki T.C. Merkez Bankası USD cinsinden döviz efektif kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile,  '' Davanın KABULÜ ile; Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 3.700USD üzerinden, yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası USD döviz efektif kuru üzerinden TL karşılığının tahsili kaydı ile devamına, 3.700,00-USD,'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının tahsil tarihindeki T.C. Merkez Bankası USD cinsinden döviz efektif kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup süresi içerisinde yerel mahkeme kararını istinaf ettiklerini, Dosyanın yargılama aşamalarında bilirkişiye tevdi edildiğini ve bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor doğrultusunda müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulduğunu, bu hususta yerel mahkemeye sunulan bilirkişi raporunu kabul etmediklerine dair itiraz dilekçelerini yerel mahkemeye sunmuş olmalarına ve itirazları doğrultusunda dosyada tekrardan yeni bir bilirkişi görevlendirilerek hükme ve esasa elverişli nitelikte rapor alınması yönünde talepte bulunmuş olmalarına rağmen yerel mahkemenin itiraz ve taleplerimizi dikkate almadığını, eksik ve denetime elverişli olmayan raporu hükme esas aldığını, yerel mahkeme kararının bu yönüyle hukuka aykırı olup istinaf talepleri neticesinde kaldırılması gerektiğini; müvekkili şirketin davacı tarafa bir borcunun bulunmadığını, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; İstinaf başvurularının KABULÜ ile, Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.03.2022 tarih, 2020/779 Esas ve 2022/343 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına yeniden incelenmek üzere mahkemesine gönderilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:  HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi; mahkemece hükme esas alınan son bilirkişi raporuna itirazlarını sunmuş olmalarına rağmen, bu itirazlar dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğu yönündedir. Dava konusu takip dosyası kapsamından; davacının davalı aleyhine 3.700,00-USD asıl alacak, 279,90-USD işlemiş faiz toplamı üzerinden ilamsız takip başlattığı, davalının yasal sürede vaki itirazı üzerine davacı tarafından 3.700,00USD tutarındaki asıl alacağa yapılan itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.  Mahkemece taraf delilleri toplanmış, icra dosyası, takip dayanağı açık hesaba konu navlun faturaları ve dayanak CMR senetleri, tarafların ba-bs formları dosya arasına alınmış, yaptırılacak mali bilirkişi incelemesine esas olmak üzere taraflara inceleme günü ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri hususunda sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmiş, davalı yanca defterlerin inceleme günü ibraz edilmemesi nedeniyle mali bilirkişi tarafından yalnızca dosya ve davacı defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmiş, bilirkişi raporunda davacı defterlerinde kayıtlı taşıma faturalarından davalı yanca ba bildirimi yapılan iki adet fatura bakımından taşıma hizmetinin verildiğinin ispat olunduğu, diğer faturalara konu hizmetin verilip verilmediği bakımından CMR senetleri ve navlun faturaları üzerinde inceleme yapılması hususunun uzmanlık alanı dışında olduğu kanaati belirtilmiş, akabinde mahkemece dosya taşıma ve lojistik uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından, açık hesaba konu sekiz adet navlun faturasından vergi dairesine bildirim sınır altında kalanlar bakımından CMR senetleri ve navlun faturaları tek tek karşılaştırılmak suretiyle yapılan inceleme sonucunda, navlun faturalarına konu uluslararası taşıma hizmetinin verildiği, bu faturalar bakımından davalının davacıya 3.700,00-USD borçlu olduğu kanaati bildirilmiş, mahkemece son rapor akabinde tahkikat bitirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.  Davalı tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı verilen itiraz dilekçesinde,  bilirkişi tarafından davalı aleyhine belirlenen borcu kabul etmedikleri, bilirkişi tarafından yanlış ve eksik değerlendirmelerde bulunulduğu, dosyanın ehil bir bilirkişiye verilmesi gerektiği hususlarının itiraz sebebi olarak ileri sürüldüğü belirtilmiş ise de, somut bir itiraz sebebi ileri sürülmediği gibi, HMK'nun 182 maddesi uyarınca takdiri delil mahiyetinde bulunan bilirkişi incelemesinin tüm diğer deliller ile birlikte dğerlendirilmesi yetkisinin münhasıran mahkemeye ait bulunduğu, bu haliyle somut bir sebebe dayanmayan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin mahkemece değerlendirilmediğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.  6100 sayılı HMK'nun 222/1 fıkrası uyarınca mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Hükmün ikinci fıkrası uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Hükmün üçüncü fıkrası uyarınca, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere, davalı yanın verilen meşruhatlı kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmemiş olması, davacının usulüne uygun tutulmuş defter ve kayıtlarında yer alan açık hesaba konu navlun faturalarının dayanağı CMR senetleri ile birlikte dosyaya ibraz edilmiş ve faturalara konu taşıma hizmetinin verildiğinin kanıtlanmış olması karşısında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.  Mahkemece inkar tazminatı belirlenirken, 3.700,00-USD asıl alacağın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı belirlenip bu tutarın %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, 3.700,00-USD,'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının tahsil tarihindeki T.C. Merkez Bankası USD cinsinden döviz efektif kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesi isabetsiz olmuş ise de,  davalı yanın inkar tazminatına yönelik istinafı bulunmadığından bu hata eleştirilmekle yetinilmiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı yanın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.515,79-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 378,94‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.136,85‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8939dff91a9fd183","SID":"4fe89f196efc74d0"}}