{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1249 Esas<br>KARAR NO: 2024/1588<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/02/2021<br>NUMARASI: 2019/617 Esas, 2021/270 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kooperatif genel kurullarında alınan kararlar gereği ödenmeyen üye aidat alacaklarının ve faizlerinin tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyaları ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine söz konusu icra takiplerinin durduğunu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına konu 22.113,00-TL asıl alacağın sehven İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu edildiğini, ancak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla itirazın iptali talpli dava dilekçesi ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası yönünden ( takip tarihi itibariyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına konu alacak dışındaki kalan alacağı olan)  toplam 15.621,00-TL asıl alacak ve  965,99-TL işlemiş faizin talep etme zaruretinin doğduğunu,  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takibine yapılan  itirazın ise 22.113,00-TL asıl alacak ve 17.311,00-TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin aylık %1,5 (yıllık %18) faizi ile devamına, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin konutunun yer aldığı C Blokun kooperatif yönetimi dışında kaldığını ve hiç bir hizmetten faydalanmadığını, bu nedenle borca husumet itirazında bulunduklarını, tapu kaydı şahsi olduğundan tüketici mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilinin tapu kaydı incelendiğinde, kooperitif fizik alanı dışında yer aldığından haksız olarak aidat ödemelerinin talep edildiğini, kooperatife banka vasıtası ile yapılan ödemeler ve banka hesap dökümleri incelendiğinde gerekli ödemelerin fazlasıyla yapıldığının ispat edileceğini, kooperatifin ödeme belgesi karışılığında senetler düzenleyerek müvekkiline verdiğini ve müvekkilinin de banka vasıtası ile ilgili yerlere ödediğini, kooperatifin mükkerer tahsilatlar yaparak haksız kazanç sağlamasının hukuken uygun olmadığını, % 3 gecikme faizi  hükme bağlanmış iken icra takibinde % 18 uygulanmasının haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; kooperatiflerin, kendi ortaklarının ekonomik yararlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet sureti ile koruyacakları 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 1.maddesinde belirlenmiştir. Yapı kooperatiflerinde ise, ana sözleşmelerine konulan madde ile kooperatifin amacının, ortaklarının konut ihtiyaçlarının karşılanması olacağı hususu belirtilmiştir. Bu amaçlarının gerçekleşmesi doğrultusunda üyenin konutun ve işyerinin maliyet bedelini genel kurul kararları doğrultusunda ödeme yükümlülüğü bulunduğu,  parasal yükümlülüğün, kooperatife karşı her türlü akçeli yükümlülüğü ifade ettiği, uygulamada, kooperatif ve ortak arasındaki anlaşmazlıkların çoğunun ödemelere ilişkin olduğu, ortaklardan tahsil edilecek miktar, zaman ve ödeme koşullarının belirlenmesi genel kurulun devir ve temlik edemeyeceği yetkileri arasında sayıldığı, (1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 42. Maddesi) genel kurulun bütün ortakları temsil eden en yetkili organ olduğu, genel kurul kararlarının iptali 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53.maddesinde düzenlendiği,  Kooperatif üyesinin genel kurul kararının veya kooperatif yönetimi ile ilgili usulsüz olduğu yönünde herhangi bir iddiası var ise bu hususta dava açabileceği, Genel kurul kararının iptal edilmedikçe taraflar yönünden bağlayıcı olacağı, davacının takibe konu ettiği alacak miktarı genel kurul tarafından belirlendiği, genel kurul kararınının iptaline dair herhangi bir dava açılmadığı, bu durumda bilirkişinin kooperatif defter ve kayıtları ve özellikle genel kurul kararını inceleyerek hazırlamış olduğu bilirkişi raporunun, dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçeli olduğu gerekçesi ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 22.113,99 TL asıl alacak, 7.373,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.486,99 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 15.621,00 TL asıl alacak, 965,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.576,99 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen 46.063,98 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Karar, yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin dairesinin bulunduğu blokun site sınırları dışında kaldığını, müvekkilinin diğer kooperatif üyelerinin faydalandığı hizmetten faydalanmadığını, bilirkişi incelemesinde müvekkili tarafından yapılan ve davacı kooperatif kayıtlarında yer almayan tahsilatların neden geçerli kabul görmediğinin açıklanmadığını, sözleşme ve genel kurul kararları içerikleri ve kooperatifin davalının binasının olduğu alana yapılan harcama tutarlarının bunun içinde yer alamadığından hiç bahsedilmediğini, ticari defterlerde harcama kalemlerinde vaad edilen kalemler için ne kadar ödeme yapıldığı veya ne kadar para toplandığı, Genel Kurul kararında yapılması vaad edilen hususun yerine getirilmesi hususunda ne kadar harcama yapıldığını ve fiziki olarak dışarda bırakılan üye adına tahahkuk edecek miktarın ne kadar ile borçlu olduğunun somut hesabının bulunmadığını, müvekkilinin kooperatife verdiği bir kısım senetlerin kooperatif tarafından cirolanarak ile 3. Kişilerce tahsil edildiğini, tahsilat makbuzunda senet bilgilerinin bulunduğunu, bilirkişi incelemesinde defterlerde olmayan kooperatif tahsilat makbuzu karşılığında kayıtlı olan ödemelerin makbuz ve tarih bilgisi ile kayıt edildiği veya makbuzların geçerli olup olmadığının değerlendirilmediğini, bu ödemelerin deödendiği tarih itibariyle borçtan düşülmesi ve borca sonradan faiz işletilmesinin uygun olacağı, resmi imzalı tahsilat makbuzu ile ödeme yapıldığından ispat külfetinin davacıda olduğunu, kooperatife yapılan ödemelerin deftere kayıt edilmediği gibi bir kısım ödemelerin de yöneticinin talebi ve talimatı ile ...'ın banka hesabına ödendiğini, 27.05.2019 tarihli genel kurulun 10. Maddesinde temerrüt tarihinden itibaren % 3 gecikme faizi alınmasına karar verilmiş iken icra takibinde ticari faiz % 18 oranında uygulanmasının haksız bir işlem olduğunu, davalının 27.09.2912 tarihinde resmi ferdi tapu kaydı ile taşınmazı edindiğini, binanın tek başına müstakil bir bina olduğunu, yönetim planında kat maliklerinin karar alarak site kurması kararının da bulunmadığını, görevini fiili olarak yerine getirmeyen kooperatifin site dışındaki davalının haksız şekilde borçlandırılmasına husumet itirazında bulunduklarını,görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, müvekkiline ait C blok 8 nolu bağımsız bölümün ferdileşme ile devir ve satışının yapıldığını, tapu kaydı ve tapuya kayıtlı tüm yönetim planlarının istenilmesi akabinde bilirkişi incelemesi yahılması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini, banka vasıtası ödenen miktarın bilirkişinin eksik tespit ettiğini, haksız talep edilen verilmeyen hizmet bedelinin de borçtan düşülmesinin hakkaniyete uygun düşeceğini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, borç likit olmadığından icra inkar tazminatının hakkaniyetli olmadığını ve kaldırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif üyelik aidat borçlarının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.Dosya kapsamından, davacı kooperatifin İstanbul Anadolu  ...icra müdürlüğünün  ... esas sayılı dosyasında toplam 39.424,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, borcun sebebinin kooperatif alacağı olarak belirtildiği bu takibe  konu 22.113,00-TL asıl alacağın sehven İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu edildiğinden bahisle iş bu takip yönünden  22.113,00-TL asıl alacak ve 17.311,00-TL işlemiş faizi üzerinden itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası yönünden 37.734,00 TL asıl alacak ve 12.392,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.126,73 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak ödenmeyen kooperatif alacağı ile 30.12.2017 tarihli 2015-2016 yılı olağan genel kurul toplantısı ve 27.05.2018 tarihli 2017 yılı olağan genel kurul kararına göre ödenmeyen üye aidat alacağı Blok ... olarak belirtildiği, iş bu davada itirazın 15.621,00 TL asıl alacak ve 965,99 TL işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin devamına karar verilmesi talebiyle iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Davalının davacı kooperatifin ortağı olduğu ve davacı kooperatife ait ... blok ... nolu dairenin ferdileşme işlemi nedeniyle 27.09.2012 tarihinde davalı adına tapuda kayıt ve tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle; davacının ticari defterlerinin süresi içerisinde tasdiklerinin yapıldığı, usulüne uygun tutulduğu, delil vasfına haiz olduğu, davalının davacı kooperatifin her yıl yapılan genel kurul kararlarına göre usulüne uygun olarak borçlandırıldığı ve genel kurulların kooperatif kanununa uygun olarak yapıldığı ve davalının yaptığı ödemelerin kooperatif defterlerine işlendiği, davalının yaptığı ödemeler düştükten sonra İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında 29.486,99 TL, diğer takip dosyası olan   İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında 16.576,99 TL  sorumlu olacağı rapor edilmiştir. Somut olayda, bilirkişi raporunda, davalının tahsilat makbuzu karşılığında ve banka hesabına yaptığı ödeme savunmaları denetime elverişli şekilde değerlendirilmemiştir. Bu nedenle alınan bilirkişi raporu denetime elverişli bulunmamıştır. Bu durumda kooperatif konusunda uzman bir hesap bilirkişisinden davaya konu icra takibine dayanak genel kurul kararları da incelenmek suretiyle davacının her iki takip tarihi itibariyle davalıdan aidat alacağının bulunup bulunmadığının ve varsa miktarının tespiti ile davalının ödeme savunması üzerinde de durularak ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair itirazları incelenmeksizin; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına  dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kısmen KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/617 Esas, 2021/270 Karar sayılı ve 18/02/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 786,65 TL harçtan mahsubu ile bakiye 359,05 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3a5b42376b61748","SID":"98c0bf42d32aeb99"}}