{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 31/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ....<br>ÜYE\t\t:...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t:....<br>NUMARASI\t\t:....<br><br>DAVACI\t: ....<br>VEKİLLERİ\t:.<br>\t .<br>DAVALI\t: ....<br>VEKİLİ\t: ..<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Trafik Kazası Nedeniyle)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/01/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ......maliki olduğu .... plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olup 24/04/2018 tarihinde Poliçe Genel Şartları ve Karayolları Trafik Kanunu'na aykırı bir şekilde kullanılması sebebiyle çok taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini ve dava dışı ....  yaralandığını, .... plakalı aracın Trafik Poliçesi Genel Şartlarına ve Karayolları Trafik Kanunu'na aykırı olarak kullanılması ve olay yerinin terk edilmesi nedeniyle asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazasına istinaden müvekkili şirket tarafından kazdan yaralanan .... 38.804,69-TL maluliyet tazminatı ve ferilerinin ödendiğini, belirtilen miktarın sigortalı borçlu/davalıdan rücuen tahsiline ilişkin olarak başlatılan  ....İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasına yapılan başvurusu sonrasında, .... Tarafından kazada yaralanan .... için Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ....sayılı .... karar sayılı .... tarihli kararına istinaden ve.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına istinaden maluliyet tazminatı ve verileri olmak üzere toplamda 38.804,69-TL ödeme yapıldığını, dolayısıyla, sigortalı .... plakalı aracın Trafik Poliçesi Genel Şartlarına ve Karayolları Trafik Kanununa aykırı olarak kullanılması, kusurlu olarak kazaya sebebiyet verilmesi ve olay yerinin terk edilmesi nedeniyle ....Sigorta A.Ş. Tarafından sigorta poliçesi teminatı kapsamında ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte borçlu/davalı tarafından rücuen tahsil edilmesi gerektiğini, ancak başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini beyan ederek  .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasında borca ve takibe itirazının iptaline ve takibin devamına, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Zamanaşımı itirazının bulunduğunu, müvekkili şirketin söz konusu kazadan dolayı herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dava dışı sürücü ,,,, olay yerinden can güvenliği olmayacağı korkusuyla uzaklaştığını ve en yakın kolluk birimine başvurduğunu. dava dilekçesinde davacı yan tarafından rücu talebine dayanak olan hükümde sorumlu kişilerin olay yerini sorumluluğu ortadan kaldırmak amacıyla tamamen terk ederek, açıkça olayı gizleme, belge düzenlenmesine engel olacak icrai hareketlerde bulunma şartı arandığını. yani davacı yanın iddialarının aksine ilgili hüküm salt anlamda olay yerinden uzaklaşmak değil olay yerinden bilgi, tutanak gibi belgelerin düzenlenmesini, kazanın meydana geldiğini gizlemeye çalışma fiilleri aranması gerektiğini,  rücu şartları oluşmaması sebebiyle davacı yanın haksız taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın tek taraflı olarak düzenlendiği aktüerya raporunun ve tek taraflı tespit edilen maluliyet oranının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını,  davacı tarafın dava dışı ..... ödeme yaptığı dönemde müvekkiline herhangi bir bildirimde, ihbarda dahi bulunmamış olup davacı tarafça dava dışı .... ödenen bedelin tamamından müvekkili şirketin sorumlu olması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, talep edilen alacak kalemi likit bir alacak olmadığından davacı tarafın icra-inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>           İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>\t       İlk Derece Mahkemesince düzenlenen gerekçeli kararı ile; \" davacı sigorta şirketinin hak sahibi üçüncü kişiye 07/01/2022 tarihinde toplam 38.804,69 TL ödeme yaptığı; bu tarih ile icra takip tarihi olan 18/02/2022 tarihi arası avans faizinin takip talebinde doğru bir şekilde hesaplandığı ve talep edildiği anlaşılmış; davanın kabulüne, İİK.'nun 67-(2) maddesi; \"bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne, göre red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir\" hükmünü içermektedir. YHGK.'nun 17.10.2012 tarih ve 9-838 E, 715 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; genel bir kavram olarak “likid (liqiude) alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır.” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez (YHGK.'nun 14.07.2010 gün ve 19-376 Esas 397 Karar sayılı ilamı) Dava sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücu alacağı için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olup; alacağın davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir, yani likit alacak niteliğinde olmadığı ve alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gözetilerek; davacı yararına icra inkar tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>           İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;\t24/04/2018 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak kusur raporu ile kazaya karışan dava dışı .... maluliyetinin tespitine yönelik maluliyet raporu tanzim edilmeksizin .... Ticaret Mahkemesi ....Esas sayılı dosya kapsamında tanzim edilen raporlar yerel mahkemece istinafa konu dosya arasına alındığını, söz konusu dosya kapsamında itirazları değerlendirilmeden hüküm tesis edildiğini, uyuşmazlık miktarı istinaf sınırı altında kaldığından kesin olmak üzere karar verildiğinden karar kesinleştiğini, bu kapsamda yeniden bu hususlarda rapor aldırılmadan .... Ticaret Mahkemesi .... Esas sayılı dosyada mevcut raporların taraflarına tebliğ edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, yine dosya kapsamında aldırılan aktüerya raporunda ise yanlış değerlendirme içerir kusur ve maluliyet raporunu esas almak suretiyle hesaplama yapıldığını, ayrıca aktüerya bilirkişisi tarafından hatalı şekilde fahiş miktarda tazminat hesabı yapılmış olmakla birlikte söz konusu raporda ayrıca maddi hesap hatalarının da bulunduğunu, nitekim bu hususta aktüerya bilirkişi raporuna karşı itirazlarının yerel mahkeme tarafından dikkate dahi alınmadan hüküm tesis edildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Davalının, alkollü olmadığı ve ehliyetsiz olmadığı gerekçeleriyle rücu şartları oluşmadığı iddiasının son derece dayanaksız olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği  oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebileceğini, sürücünün kazadan sonra can güvenliği olmayacağı düşüncesiyle korkup, telefonla konuştuktan sonra koşar adımlarla olay yerinden ayrılmasının davanın seyrini değiştirmeyeceğini, trafik kazası sonrasında can güvenliği, sağlık kuruluşuna gitme gibi nedenlerle kaza yeri terk edilmiş ise sigorta şirketi sigortalıya rücu edemeyeceğini, dolayısıyla, sigortalı .... plakalı aracın Trafik Poliçesi Genel Şartlarına ve Karayolları Trafik Kanununa aykırı olarak kullanılması, kusurlu olarak kazaya sebebiyet verilmesi ve olay yerinin terk edilmesi nedeniyle ....... Sigorta A.Ş. Tarafından sigorta poliçesi teminatı kapsamında ödenen işbu bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte borçlu/davalı tarafından rücuen tahsil edilmesi gerektiğini beyan ederek  davalının taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dava, Karayolları Zorunlu Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı aracın üçüncü kişiye verdiği zarar nedeniyle yapılan ödemenin, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.<br> Davacı sigorta şirketi, davalıya ait aracın sürücüsünün meydana gelen kaza sonrasında olay yerini terk ettiğinden ve kazaya kusuru ile sebep olduğundan bahisle sözleşmeye dayalı olarak, üçüncü kişiye ödediği zarar bedelini davalıdan rücuen istemiş, davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemeci davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesi üzerine hükme karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Dosyanın tetkikinde; Mahkemece; tarafları aynı olan 2021/1340 esas sayılı dosyasında alınan  ATK raporunun ve kusur raporunun  taraflara tebliği ile hükme esas alındığı, Hükme esas alınan ..... ATK ....İhtisas Kurulunun 27/03/2023 tarihli raporunda; kazada yaralanan 3. kişi....’ün 24.04.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında;  Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %8(yüzdesekiz) olduğu ve İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceğinin görüş ve mütalaa olunduğu,  aynı şekilde  hükme esas alınan İTÜ Trafik Kürsüsünün 09/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; .... 'ün 2918 sayılı K.T.K.’ nun sürücü asli kusurlardan 84-H (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak) 57/1-A maddesi kuralını ihlal ettiği, .... plakalı ...firari sürücüsü (sigortalıya ati araç) aynı kanunun diğer kusurlardan 52/1-A maddesi (Araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) kuralını ihlal ettiği kanaatına varıldığı, 20 AZN 93 plakalı otomobilin sürücüsünün olay mahallinde aracı bırakarak olay yerini terk ettiği, bu nedenle ilk etapta kimliğinin tespit edilemediği, daha sonra mahalli polis merkezine giderek ifade vermesiyle kimliğinin tespit edildiği anlaşıldığı hususlarının görüş ve mütalaa olunduğu görülmüş, raporlar denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur.<br>Mahkemece aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda; dava dışı mağdurun bakiye işgöremezlik zararının 28.519,28 TL olduğu, bulunan bakiye zararın davacı sigortacı tarafından ödenen 26.180,TL'den daha yüksek olduğu ve bu haliyle mağdurun gerçek zararını yansıtmasa da bu durumun davalı lehine olduğu belirtilmiştir. <br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, mahkeme gerekçesinin ayrıntılı,  denetime elverişli ve yerinde bulunmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (H.M.K.'nın) 353/1-b-(1) maddesi gereğince davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-.... Ticaret Mahkemesi'nin..... esas, .... karar sayılı dosyasında verilen 04/10/2024 tarihli karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2--Alınması gerekli 2.650,74 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 924,6  TL harcın mahsubu ile bakiye kalan  1726,14 ‬ TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br> 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>    5-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK'nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri  gereğince kesin olarak karar verildi. 31/12/2024<br>\t\t\t\t<br>....<br>Başkan <br> <br>....<br>Üye <br> <br>....<br>Üye <br> <br>....<br>Katip  <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"90949b73ea062f7f","SID":"bf2979f0b37d130c"}}