{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 31/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t:...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:...<br>TARİHİ\t\t: ... <br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t:...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait ... Merkezi'nin 3 yıl süreyle müvekkili tarafından işletilmesine ilişkin  08/02/2018 tarihinde anlaşma imzalandığını, ancak davalı şirket sahibinin  müvekkilin işletmeci sıfatı ile anlaşma yaptığı özel hastanelerle olan anlaşmaları iptal ettiğini, sigortalı doktoru işten çıkardığını, gelen paraları davalının hesabına geçirdiğini, böylece sözleşmeyi işlemez hale getirdiğini ileri sürerek, davalının sebep olduğu menfi, müspet ve munzam zararların tazmini için belirsiz alacak olarak şimdilik  10.000 TL'nin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalının adresinin bulunduğu ve sözleşmenin ifa edildiği... Mahkemeleri olduğunu, davacının sözleşmeyi sunmadığını, ... tarafından kurulan ...laboratuvarının, 2018 yılı Haziran ayında faaliyetinin durduğunu, müvekkilinin sahibi oldugu  açılışından 2022 Mayıs ayındaki tasfiyesine kadar,  baska hicbir sirket ve kisiye satilmadığını, kiralanmadığını, yönetimi devredilmediğini, müvekkili tarafından da hiçbir zaman işletilmediğini,  dava dilekçesinde işten çıkarıldığı belirtilen doktorun müvekkilinin çalışanı olduğunu,  savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br>... Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı yetkisizlik kararı ile iş bu dosya ... Mahkemesine gönderilmekle yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;  TMK'nın 2.maddesi ve davalı tarafından sözleşmenin feshine gerekçe olarak belirtilen hususlar ile dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları ile davacı tarafın sözleşme hükümlerine uygun hareket etmediği, bu haliyle davalı tarafın sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, davalı tarafın haklı feshi nedeniyle davacının cezai şart ve zarar alacağını talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde;  Müvekkili firma ile davalı şirket arasında 8/2/2018 tarihinde karşılıklı olarak davalı şirkete ait ...'nin davacı müvekkili tarafından işletilmesine ilişkin anlaşma imzalandığını, anlaşmaya göre Tıp Merkezi'nin en az 3 yıl işletmesi müvekkiline verildiğini, sözleşme gereğince yüklenici firma iş yeri kirası, iş yerine ait faturalar, elemanlara ait sigorta, maaş, stopaj, yemek ve diğer masraflar, çalışacak doktorun giderleri, firmalardan alınan jeneratör ve kitler, reklam giderleri, günlük işleyişte kullanılan sağlık malzeme giderlerini üstleneceğini, gün sonu biriken paranın, davalı firma hesabına yatırılacak olup ay sonlarında cirodan %50'si müvekkilinin hesabına aktarılacağı konusunda anlaşıldığını, bu anlaşmanın 3 yıllık olup, 3 yılın sonunda karşılıklı mutabakat ile uzatma sağlanabileceğini, taraflardan birisi tek taraflı olarak sözleşmeye aykırı hareket ederse karşı tarafa 100.000 Euro ceza-i şart ödeneceği şeklinde düzenlendiğini, davalı firma yetkilisi, sözleşme gereği tıp merkezini işletmek üzere müvekkiline  devrettiğini ve resmi ve özel hastanelerle anlaşma yapmak üzere vekalet verdiğini, sözleşmenin imzalanmasından yaklaşık 3 ay sonra davalı şirket yetkilisi ..., iş yerine döndüğünü, sözleşmeye aykırı olarak, davacı müvekkilinin atadığı ve sigortalı çalışanı olan doktoru, ...'ye ''Seni iş yerimde istemiyorum!'' diyerek Sağlık Müdürlüğü'ne yazı yazarak şirket sahibi işten ve mesul müdürlükten çıkışını yaptığını,  davacı müvekkilinin işletmeci sıfatı ile anlaşma yaptığı özel hastanelerle olan anlaşmaların, davalı şirket sahibi yetkili müdürü olarak ...tarafından iptal edildiğini, davacı müvekkilinin sözleşme uyarınca işletmeni çalışması için gerekli olan insan gücü ve tıbbi teknolojik gereksinimleri sağladığını  ve işletmeyi çalıştırdığını, davalı tarafın, sözleşmede belirlenen 3 yıllık süreyi beklemeden her aşamada müvekkilinin bağımsız hareket etmesini engelleyerek, sözleşmeyi haksız olarak işlemez hale getirdiğini, davalının ilk başta böyle bir sözleşme olmadığını iddia etmiş olsa da, sonrasında sözleşme ve  noterden verdiği vekaletname ortaya çıktığında bu hususu kabul etmek zorunda kaldığını, fakat sözleşmeye rağmen, davacı yaklaşık 6 ay işyerinin yürümesini sağlamışken, davacıya herhangi bir ödeme yapmadığını, davacı şirketin, zor durumdayken çalışanlarının maaşlarını bile güçlükle ödediğini, bir kısmını da ödeyemediğini, işletmeye günlük gelen para, davalı firmaya ait olan hesaba geçtiğini, ancak davalı firmanın davacı firmaya ciroları havale etmediğini, müvekkili firmanın müzayeke durumunda bırakıldığını, davacı müvekkilinin, bu süreçte ticari kazanç elde edemediği gibi, çalışanların maaşlarının da müvekkili tarafından karşılanmış olup o dönem 100.000 (yüz bin) TL işletme masrafı (doktor, çalışan maaşı vb. giderler)  yapıldığını, ihtilaf konusu olan 08.02.2018 tarihli sözleşmeden kaynaklı Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs 2018 aylarına ait hizmet bedeli faturasının meblağı 25.000 TL+ KDV dahil 27.000 TL olup;  28.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen göre bu bedelin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığını, davalı tarafın defter ve belgelerine göre davacının alacak veya borcunun bulunmamakta olduğunun belirtildiğini,  davalı şirketin, kesilen ilk faturayı geri kargo ile ...'  ne iade ettiğini ve böyle bir borcunun olmadığını söylediğini, bunun üzerine davalının yeni bir fatura kesmediğini, söz konusu faturanın bu  sebeple davalının defterine işlenmemiş olup, davalının hesaplarında gözükmemesinin bundan kaynaklandığını, davacının kestiği fatura kendi şirket hesaplarında alacak olarak görüldüğünü, davalı şirket yönetimi  kötü niyetli ve davacıyı mağdur edici durumda olduğunu,  davanın açılmasından sonra alelacele şirketin üzerindeki taşınır ve taşınmazları satıp, şirketi de kapatma yoluna gittiğini, davalının işyerini kapattığından ve tasfiye ettiğinden davacının haberi olmadığını,   bu durumun bilirkişi raporuyla öğrenildiğini, 09.08.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, bilirkişilerin hukuki değerlendirme yapma yetkisine haiz olmamasına rağmen anılan hususları değerlendirerek rapor tanzim etmesi hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca  kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle ... Mahkemesinin .. Esas sayılı dosyasında ... tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; taraflar arasında imzalanan 08/12/2018 tarihli sözleşmeye davalı tarafın haksız olarak  uymadığı iddiasına dayalı menfi, müspet ve munzam zararların tahsili istemli belirsiz alacak davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.<br>Öncelikle davacı taraf sözleşme gereği kendi edimlerini yerine getirdiğini, iddia ettiği gibi tıp merkezinin işletildiğini, kira, fatura, doktor ve çalışan maaşı gibi işletme giderlerinin kendisi tarafından ödendiğini ispat etmekle mükellef olup, bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere dosya kapsamında bunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere göre ve özellikle sözleşmenin 2. Maddesine göre davacı tarafça dava konusu ... iş yeri kirası , işyerine ait faturalar, elemanlara ait sigorta, maaş, stopaj,  yemek ve masraflar , çalışacak doktorun giderleri, firmalardan alınan jeneratör ve kitler , reklam giderleri,  günlük işleyişte kullanılan sağlık malzeme giderlerinin üstlenildiği ve bu madde uyarınca 6 ay süre ile tıp merkezinin çalıştırıldığı, o dönem 100.000,00 TL işletme masrafı (doktor, çalışan maaşı vb. Giderler) yapıldığı iddia edilmiş ise de bu harcamalara ilişkin ve sözleşmeye göre tıp merkezinin işletildiğine ilişkin davacı tarafça dosyaya sunulan herhangi bir delil bulunmadığı, defter incelemesi için giden bilirkişiye bile banka dekontlarının ve ekstrelerin daha sonra sunulacağının beyan edildiği, yapıldığı iddia edilen elden ödemelere ilişkin herhangi bir makbuz sunulmadığı gibi banka dekontlarının da sunulmadığı veya celbi için gerekli açıklamanın  yapılmadığının anlaşılmasına, yine davacının işletmeci sıfatı ile anlaşma yaptığı özel hastanelerle olan anlaşmaların, davalı şirket yetkili müdürü olan ... tarafından iptal edildiği yönünde iddianın da somutlaştırılmadığı, delillendirilmediği buna göre davacı tarafın sözleşme gereğince kendi edimlerini yerine getirdiğini ispat edemediği sonucuna varılmasına,  6098 sayılı TBK'nın 97. maddesine göre, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, kural olarak kendi borcunu ifa etmedikçe karşı taraftan edimin ifasını isteyemeyeceği yönündeki kanun maddesine uygun tespitte  usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak ilk derece mahkemesinin sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak  feshedildiği bu nedenle davacının alacak talebinde bulunamayacağı yönündeki kararının ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmaktadır.  <br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın  361.maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. <br><br> <br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f24ee251c31e377","SID":"6bbc91993d6c2722"}}