{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>KATİP\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ....<br>TARİHİ\t\t: ....<br>NUMARASI\t\t:....<br><br>DAVACI\t: ....<br>\t  <br>VEKİLİ\t: ....<br>DAVALI\t: ....<br>VEKİLLERİ\t: ....<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/01/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/07/2018 tarihinde sürücü ....'ın sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketince sigortalanmış olan .... plakalı aracın tek taraflı trafik  kazası neticesinde,  araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını ve beden gücü kaybına uğradığını, Trafik kazası tespit tutanağına ve kaza ile ilgili bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde sürücünün tam ve asli kusurlu olup, araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin kaza tarihinde henüz 12 yaşında olduğunu,  kaza neticesinde elmacık kemiğinde kırık ve vücudunun çeşitli yerlerinde yaralanmalar meydana geldiğini ayrıca hem ruhsal hem de psikolojik olarak yıkıma uğradığını, uzun süreler boyunca da yaşadığı bu acı travmayı atlatamadığını, müvekkilinin, .... plakalı aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olan ...'ya karşı manevi tazminat davası açmış olup, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile görülen davada ... Üniversitesinden alınan 20/06/2023 tarihli adli tıp raporunda müvekkilinin %5 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiğini beyan ederek   fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik; 50,00 TL geçici iş göremezlik zararının ve 50,00 TL sürekli iş göremezlik zararının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı  vekili  cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun tespiti gerektiğini, zararın kanıtlanmaması halinde müvekkili şirketin sorumluluğun olmadığını, alınacak raporun sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuata göre düzenlenmesi gerektiğini, dava konusu sigortalı araç poliçesinin genel şart değişikliği sonrasında yapıldığını, yeni genel şartların uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik talebinin sigorta teminatı kapsamında olmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Sigortalı araç her ne kadar ticari şirkete ait ve hükmedilen tazminata avans faizi uygulanabilir ise de taleple bağlılık ilkesi gereği, davacı tarafın talebi ile bağlı kalınarak hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş ve neticeten davanın kısmen kabulüne\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı hakkında  yetkili merci olan adli tıp kurumu 3.ihtisas dairesi tarafından maluliyet oranının tespitinin gerektiğini, davacı tarafından, dava konusu kazada uğradığı zararın tazmini talebiyle ikame edilen davada alınan maluliyet raporunun davalı şirket tarafından kabulünün mümkün olmayacağı, alınan maluliyet raporu hükme esas alınması için yeterli nitelikte olmadığını, maluliyet oranına ilişkin olarak alınan raporun hatalı olduğunu, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekirken hatalı rapor üzerinden hüküm kurulması silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğu, kaza sebebiyle davacı tarafın elmacık kemiğinde kırık meydana geldiğini, davacının yaralanma bölgesi değerlendirildiğinde koruyucu kıyafet kullanmadığının görüleceği,  davacının kask ve koruyucu kıyafet giymemesi durumunun müterafik kusur sayılacağından aleyhe tazminata hükmedilmesi ihtimalinde tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sonuç olarak, başvuran gibi, kendi can ve mal güvenliğini tehlikeye atarak bazı sonuçların meydana gelmesine sebep olan kişilerin kusuru tayin edilirken, karşı tarafa da bu gibi durumlarda kusur izafe edilmesi ve bu kusur oranının olması gerekenden daha fazla olmasının, temel sorumluluk hukuku ilkelerine aykırı olduğu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile tazminat hesabı yapılacak ise müterafik kusur indirimi yapılarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini beyan ederek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın davalı Şirket yönünden reddini istemiştir.<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  Davalı taraf, bilirkişi raporunun hesaplama yönteminin yanlış olduğunu iddia etmiş olsa da bu hususun kabulünün mümkün olmayacağını, nitekim yerel mahkeme tarafından da dava kapsamında alınan rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, yine davalı tarafça her ne kadar dosyada kusur raporunun alınmamasının hatalı olduğu iddia edilmiş olsa da bu hususun kabulü mümkün olmayacağını, her şeyden önce davacının meydana gelen kazada yolcu konumunda olduğunu, oluşan kazanın, aracın frenlerinin tutmamasından dolayı meydana geldiğini, bu kazada yolcu olan davacının kusurunun olmadığının açıkça ortada olduğunu beyan ederek davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dava trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik zararına ilişkindir.<br>HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  01/07/2018 tarihinde dava dışı sigortalı adına kayıtlı ....sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araç ile ... istikametinden .... istikametine seyir halinde iken Sakar rampaları kaçış rampasına yaklaştığında, minübüsün frenlerinin tutmaması sonucu orta refüje çarptığı, akabinde devrilerek yolun sağ banket kısmını sürüklenerek araç içerisindeki yolcuların yaralanmasına sebebiyet verdiği tek taraflı trafik kazasında araç içerisinde yolcu konumunda bulunan davacının yaralanması neticesinde davacının sürekli iş göremezlik zararının ve geçici iş göremezlik zararının oluştuğunu ileri sürerek tazminat istemiyle eldeki davayı açmış, davalı cevap dilekçesinde kusur durumunun tespiti gerektiğini beyan etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hükme karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>.... CBS'nin .... soruşturma sayılı dosyada 30/07/2018 tarihli adli trafik bilirkişi raporunda şüpheli sürücünün 2918 Sayılı KTK'nın 47/1-d hükmünü ihlal ederek kazada kusurlu olduğunun görüş ve mütalaa olunduğu;  ,,,, CBS'nin .... soruşturma sayılı dosyasında yapılan soruşturma neticesinde 05/09/2018 tarihli karar ile meydana gelen trafik kazası nedeniyle şüpheli sürücü .... hakkında şikayet bulunmadığından kamu adına kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.<br>Dava konusu kazaya ilişkin manevi tazminat dosyası olan ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında davacısının ..., davalısının ise kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş olduğu, ilgili dosyada alınan ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 20/06/2023 tarihli Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenen maluliyet raporunda özetle; davacının 01/07/2018 tarihinde geçirdiği araç içi trafik kazası yaralanmasına bağlı kalıcı özür oranının %5 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin sol maksilla kırığına bağlı doksan gün olduğu bu sürenin otuz günü bakıma muhtaç olduğu tıbbi kanaatini sundukları, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dava konusu kazaya ilişkin manevi tazminat dosyası olan ....asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında alınan ...Anabilim Dalı Başkanlığının 20.06.2023 tarihli raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre alındığı, mahkemece usul ekonomisi açısından yeniden maluliyet raporu alınmasına yer olmadığına, ilgili raporun iş bu dosyadan taraflara tebliği ile, itiraz durumlarının değerlendirilmesine karar verildiği görülmüştür.<br>Kusur raporlarına göre  sigortalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı KTK'nın 47/1-d hükmünü ihlal ederek kazada kusurlu olduğu;  davacının kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunup davaya konu kazada kusuru bulunmadığından ve kazanın tek taraflı gerçekleşmiş olmasından dolayı dosya kapsamında kusur raporu aldırılmadığı anlaşılmıştır.<br> Aktüerya bilirkişi.... tevdi edilmiş, biliirkişi tarafından düzenlenen 20.08.2024 tarihli raporda özetle; 01/07/2018 günü trafik kazasına bağlı olarak yaralanan ve %5 oranında beden gücü kaybına uğrayan davacının maddi tazminat isteklerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucu, davalı/sorumluların kusur oranı uygulanmaksızın geçici iş göremezlik zararının 4.352,73 TL, Sürekli iş göremezlik zararının 630.187,80 TL, bakıcı gideri tazminatının 2.029,50 TL olduğunu, toplam bedensel zararın 636.570,03 TL olarak hesaplandığını belirtilmiştir.<br>Yapılan açıklamalar kapsamında; eldeki davadaki tarafların taraf olarak bulunduğu dosyada aldırılan kusur ve maluliyet raporlarının eldeki davada taraflara tebliğ edilerek  hükme esas alınmasının yerinde olduğu, mahkemece aldırılan aktüerya bilirkişi raporunun Yargıtay içtihadlarına uygun olup; denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (H.M.K.'nın) 353/1-b-(1) maddesi gereğince davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-...Asliye Ticaret Mahkemesinin ....Esas .... Karar sayılı dosyasında verilen 27/09/2024 tarihli karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli  24.591,60 TL hanrçtan peşin alınan 6147,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.443,7 ‬ TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br> 4-)HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere karar verildi.  19/12/2024\t\t\t\t<br>....<br>Başkan <br> <br>....<br>Üye <br> <br>....<br>Üye <br> <br>....<br>Katip<br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"487ba80213337c0f","SID":"af1b7ab5ff64e339"}}