{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 31/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ... <br>NUMARASI\t\t: ... <br><br>DAVACI-KARŞI DAVALI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>DAVALI-KARŞI DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Satımdan Kaynaklanan<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı-karşı davacı vekili ve davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkili şirketin davalı ile yonca alım satımı konusunda anlaştığını, müvekkili şirketçe borçlulara malların teslimi yapıldığını, buna ilişkin fişler ve irsaliyelerin dilekçe ekinde olduğunu, müvekkil malları gereği gibi teslim etmiş, üzerine düşen edimi gerçekleştirdiğini, buna rağmen davalı şirketin borcunu ödemediğini, müvekkilin bu durumu ihtar eden ... noterliğinden ...tarih ... yevmiye nolu ihtarı davalıya gönderdiğini fakat netice alamadığını, borçların vadesi geçeli uzunca bir zaman olduğunu, borçlunun borcunu tüm ikazlara rağmen ödemediğini, bunun üzerine davalı taraf ödeme yapmayınca borçlu aleyhine, ... Asliye Ticaret mahkemesinin ...D,İş. Sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı alındığını, ... İcra Dairesi ...E Sayılı dosyası ile alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, ihtiyati hacizler konulduğunu, iş bu dosyada davalıya ödeme emri tebliğ olduğunu, davalı tarafın borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafın  söz konusu faturaları teslim aldığını, ticari defterlerine işlediğini ve Faturalar için itiraz etmediğini, dava konusu faturalara itiraz edilmemesi, davalının faturanın içerikleri ile birlikte kabul ettiği anlamına gelmekte olup, müvekkilin alacağını kanıtlar nitelikte olduğunu, bilindiği üzere TTK Md 21/2 uyarınca faturaya 8 günlük bir itiraz süresi mecut olduğunu, faturalarda ödeme tarihleri belirtildiğini, davalı borçlunun faturaya itiraz etmediğini, bu sebeple faturanın içeriğini kabul etmiş sayıldığını, borcun bir kısmına itiraz eden davalı tarafın, itiraz etme hakları varken süresi içinde faturaya itiraz etmemesi kötü niyetini ispatlar nitelikte olduğunu, ayrıca faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi durumunda TTK 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını ve bu durumda ispat yükü yer değiştirerek faturaya itiraz etmeyen tarafa geçmiş olduğunu, itiraz edilmemek suretiyle davalı borçlu aleyhine yazılı delil niteliği kazanan faturanın aksini davalı borçlu ancak yazılı delille ispat edebileceğini, yine zaten davalının faturaları ticari defterlerine işlemiş olduğunu, davalının ekteki irsaliyelerden de anlaşılacağı üzere malları teslim almasına rağmen borcu ödememesinin hukuka aykırı olduğunu ve hiçbir dayanağı olmadığını, faturalarda belirtilen malların teslim edildiğini, takibe yapılan haksız itirazın iptalini, davalı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Davalı vekili asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, öncelikle davacı  şirketin dava konusu icra takibi dayanağı nedeni ile  müvekkili şirketten hak ve alacağı olmadığını, dava dilekçesinde yer alan beyanları kabul etmediğini, müvekkili şirketin büyükbaş hayvanların ihtiyacı için  davacı  şirketten yaklaşık 30 milyon civarında ödeme yaparak  yonca satın aldığını, ancak  yoncaların kendi içerisinde ısı üreterek tutuşması sonucu yanmaya başladığını ve büyük maddi zarar meydana geldiğini, bu yangın nedeni ile düzenlenen yangın raporu  ekte sunulduğunu, bu nedenle yasal süre içinde  maddi zarar için karşı dava ikame edildiğini, davacı şirket yanan yonca  piyasa rayiç değeri  kadar  parayı müvekkile iade etmek zorunda olduğu gibi, ayıplı olan yonca bedelini talep etme hakkı da söz konusu olmadığını, ayıplı yonca satan davacı takibi de kötü niyetli olarak yaptığını, anılan nedenlerle haksız davanın reddine, kötü niyetli yapılan takip nedeni ile %20 icra tazminatının davacıdan alınmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı - karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin,  davalı şirketten yaklaşık 30 milyon TL civarında ödeme yaparak  yonca satın aldığını, ancak yoncaların kendi içerisinde ısı üreterek tutuşması sonucu yangın çıktığını, zarar meydana geldiğini, bu yangın nedeni ile düzenlenen yangın raporunun dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, yanan yoncalar nedeni ile uğranılan zararın yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, davacı bu gizli ayıp nedeniyle sadece ödediği para kadar zarar görmediğini, yanan yoncaların değerinin yangın tarihinde alınan bedelden daha fazla olduğunu, bu yoncalara ihtiyacı olan müvekkil şirketin yanan yoncaların yerine yenisini almak zorunda olduğunu, bunun için davalı şirkete ödediği bedelden daha fazlasını ödemek zorunda kaldığını, bu fark bedelinin de müvekkili şirketin uğradığı zarar olarak hesaplanması gerekeceğini, davalarının kabulü ile yargılama aşamasında belirli hale gelecek olan maddi zararın,  olay  tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle;Taraflarınca açılan  itirazın iptali davasında cevap dilekçesi ayrıca karşı dava dilekçesi adı altında iki farklı dilekçe ile cevap ve karşı davasını ikame edildiğini, davalı - karşı davacı yanın açmış olduğu davanın maddi gerçeklikle alakası bulunmamakta olup, kötü niyetle açılmış bir davadan ibaret olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete yapılan anlaşma gereği 25.10.2023 tarihli ile 31.10.2023 tarihleri arasında birbirinden farklı günlerde bir çok defa yonca teslimi yapıldığını, müvekkili tarafından yapılan teslimat eksiksiz şekilde yerine getirilmiş olup müvekkili şirketin karşı tarafa 31.10.2023 tarihi olan teslim tarihi ile herhangi bir borcu kalmadığını, ancak davalı- karşı davacı şirket 12.12.2023 tarihinde gerçekleşen yangın neticesinde müvekkili şirket tarafından teslimi yapılan yoncanın yanmış olduğunu, gerçekleşen yangının malın ayıplı olması sebebi ile ortaya çıktığını iddia etseler de bu iddiaların gerçeklik payı bulunmadığını, şöyle ki; davacı tarafça yangın olayından çok sonra, davacı yandan olan alacaklarını tahsil etmek amacıyla ... Noterliğinin ... tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarı gönderilmesinin akabinde ihtarnameye cevap alınamaması  üzerine ... İcra Dairesinin ... Esas Numaralı icra takibi yapıldığnı, davacı tarafça bu takibe itiraz edildiğini, akabinde açılan itirazın iptali davasında iş bu karşı dava ikame edilerek ayıplı ürün teslimi ve zarar ile müvekkili arasında illiyet bağı kurulmaya çalışıldığını, haksız davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"hükme esas alınan bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere, davacının defterlerinin sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı, davacı tarafın defter kayıtlarına göre, cari hesap olarak satılan ürün bedelleri faturalar üzerinden  ... cari hesabına borç kaydedildiği, bu firmanın yaptığı ödeme ve düzenlemiş olduğu iade faturaları alacak kaydı yapıldığı, yıl sonu cari hesabının kalanın  1.419.914 olduğunun tespit edildiği, incelenen davalıya ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri bulunduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu ve defter kayıtlarının kendi içinde birbirini doğruladığını, delil vasfı taşıdığı, davalıya ait defter kayıtları ve belgelerine göre; İcra takip tarihi itibariyle davacının alacaklı olduğu tutarın 1.418.708,00 TL olduğu, davacının davasını usulüne uygun düzenlenmiş defter kayıtları ile ispat ettiği ve davalının borca itirazının haksız olduğu \" gerekçesiyle davanın 1.418.708,00 TL asıl alacak ve asıl alacağın konu olduğu ihtiyati haciz kararı nedeniyle hükmolunan 4.700,00 TL vekalet ücreti yönünden   kabulüne, takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine, karşı dava yönünden davanın reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı-karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Müvekkili şirketin  büyükbaş hayvanların ihtiyacı için  davacı  şirketten yaklaşık 30 milyon TL civarında ödeme yaparak yonca satın aldığını, ancak  yoncaların kendi içerisinde ısı üreterek tutuşması sonucu yanmaya başladığını, büyük maddi zarar meydana geldiğini, bu yangın nedeni ile düzenlenen yangın raporunun dosyaya sunulduğunu, davacı şirketin , yanan yoncanın piyasa rayiç değeri  kadar  parayı müvekkiline iade etmek zorunda olduğu gibi, ayıplı olan yonca bedelini talep etme hakkının da sözkonusu olmadığını, ayıplı yonca satan davacının takibi de kötüniyetli olarak yaptığını, ... tarafından sunulan bilirkişi raporuna  itiraz edildiğini, karşı davalı şirketin müvekkili şirkete 15 nemi geçen yoncalar gönderdiğini, müvekkili şirketin ancak tespit edebildiği yüksek nemli yoncaları almakta imtina ettiğini, ancak gelen yoncanın miktar olarak büyüklüğü,balya sayısı ve iple bağlı olması sebebi ile tümünü kontrol edebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle yoncaların nem oranı konusunda kesin bir bilgi sahibi olmadıklarını, karşı davalı şirketin,  satıcı olarak vermiş olduğu söze uygun olarak yüksek nemli yonca göndermemesi gerektiğini, müvekkilinin kontrol esnasında görebildikleri almadığını,  ancak göremediklerinin işyerine girdiğini,  yangın raporu nazara alındığında Ziraat Mühendisi bilirkişi raporunu kabul etmediklerini,  dava konusu yonca balyaları  nem oranının olması gerekenden çok yüksek olabilme ihtimalinin yanmaya sebep olacak kadar nemli olabileceği hususu göz ardı edilerek , teslim süresi boyunca   hava durumu vb etkiyecek diğer koşulların bilimsel olarak  ihtimali düşünülmeksizin  yonca balyalarının dış etken ile yandığı hükmüne varan raporu kabul  etmenin mümkün olmadığını, İlk derece mahkemesinin delil listesinde sunulan tanıkları dinlemeden karar vermesinin yerinde olmadığını, gizli ayıplı mal ve  yangın sebebi ile bilgi ve görgü sahibi olan tanıklar olduğunu, ayrıca bilirkişi raporunda belirtildiği üzere tarafların ticari defterlerinde yazan bedeller arasında fark olduğunu, bu farkın sebebinin belirlenmediğini, ...Bam Hukuk Dairesi ilamı ile  ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesine rağmen 4.700 TL  ihtiyati vekalet ücreti taktirine karar verilmesinin yerinde olmadığını, bu nedenlerle istinaf taleplerinin esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi ilamının kaldırılmasını istemiştir. <br>Davacı-karşı davalı vekilinin istinaf dilekçesi ile; Davacı taraf takip talebinde 64.541,50 TL faiz talebinde bulunmuş ise de, davacının davalıya alacağının tahsili için ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesinin davalıya 28.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalıya tanınan 7 günlük ödeme süresine göre davalının 06.12.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, takibin ise aynı gün 06.12.2023 tarihinde başlatıldığı dolayısıyla takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunulamayacağı kanaatine varıldığını, bilirkişi raporunda her ne kadar TTK 1530 maddesi gereğince takip öncesi işlemiş faiz hesaplanmış ise de; TTK'nun 1530. maddesi satıcı veya hizmet sağlayanın KOBİ niteliğinde olması borçlunun da büyük ölçekli bir firma olması halinde geçerli olacağını, taraflar hakkında dosyada bu yönde bir kayıt olmadığını, ilgili düzenlemenin mal ve hizmet tedarikine ilişkin olduğu kanunun lafzından da anlaşılabileceğini, dosyada davacının, takip öncesinde takip konusu miktar için davalıyı temerrüde düşürdüğü yönünde bir delil bulunmadığından, davacının takip öncesi faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.\" demek suretiyle davanın kabulüne karar verildiği  fakat 64.541,50 TL faiz talebi yönünden davanın reddedildiğini, yerel mahkemenin faiz talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, faiz talebi  yönünden( 64.541,50 TL yönünden) taleplerinin reddedilmesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu sebeple istinaf başvurusunun kabulü ile  64.541,50 TL lik faiz talebi yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini istemiş, Davalı-karşı davacı yanın istinafa cevapları ise; Davalı/K. Davacı yanın istinaf başvurusunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafça yangın olayından çok sonra, taraflarınca davacı yandan olan alacaklarını tahsil etmek amacıyla ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı gönderildiğini, akabinde ihtarnameye cevap alınamaması üzerine ... İcra Dairesinin ... E. Numaralı icra takibi yapıldığını, davacı tarafça bu takibe itiraz edildiğini, akabinde taraflarınca  açılan itirazın iptali davasında iş bu karşı dava ikame edilerek ayıplı ürün teslimi ve zarar ile müvekkili arasında illiyet bağı kurulmaya çalışıldığını, davacı tarafın açıkça kötü niyetli bir biçimde hareket ettiğini,  meydana gelen yangın olayı depolamadan kaynaklı bir hata veya kundaklama durumunun oluşmuş olabileceğini, bu sebeple karşı dava mesnetten yoksun olduğunu, yaş yoncanın 45 gün kadar bekledikten sonra yanmasına imkan olmadığını, yoncalar yaş veya kuru olarak satılabileceğini, yaş olarak satılan bir yonca doğru istiflenmez ve gerekli önlemler alınmazsa ve düşük bir ihtimal de olsa kurumaya başladıktan yani biçildikten en fazla 1 hafta sonra düşük bir ihtimalle de olsa yanabileceğini, ancak itfaiye raporundan kim tarafından teslim edildiği belli olmayan yoncaların yanma tarihinin 15.12.2023 tarihi olduğu anlaşıldığını, aradan geçen 60 günün sonunda teslim edilen yoncaların yandığı yani ayıplı olduğu iddiasının  da gerçek dışı olduğunu, ayrıca yonca bitkisi kendiliğinden yanması çok zor olan bir bitki olduğunu, taraflarınca teslim edilen malların ayıplı olduğu hususunu kabul etmediklerini, davacı taraf her ne kadar müvekkili şirkete ait mail adresine ayıp ve zarar ihbarında bulundukları bahsinde bulunmuş olsa da taraflar arasında yapılacak temerrüt, ayıp vs. bildirimlerin mail aracılığıyla yapılacağına dair bir düzenleme bulunmadığını, kaldı ki söz konusu mail adresi müvekkili tarafından fiili olarak bu işlerde kullanılan bir mail adresi  olmamakla birlikte kanunda bu gibi işlerde ihbarların nasıl yapılacağının belirtildiğini,  müvekkilliniin teslim ettiği malda herhangi bir ayıp bulunmamakla birlikte aradan 60 günden fazla bir süre geçtikten sonra ve bu süre zarfında da herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadan, teslimden çok sonra ayıp ihbarında bulunmak hakkın kötüye kullanılması anlamına gelecek olup, dürüstlük kuralı ile de bağdaşmadığını, davacı tarafça iddia edilen yangın olayının gerçekleştiği 12.12.2023 tarihinden de çok sonra, 02.02.2024 tarihinde tarafımızdan satın alınan yoncaların ayıplı olması sebebi ile yangın çıkarttığı iddiası ile açılan bu karşı dava ile ayıp ve zarar  iddiasında bulunulduğunu, davacı yan iş bu haliyle açmış olduğu davada kötü niyetli olduğunu, bununla birlikte davacı tarafın tacir olduğunu, bu sebeple istinaf başvurusunun kabulü ile ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. ... K. Numaralı kararının Kaldırılmasını, Asıl davada tüm talepleri yönünden kabulünü,  Davalı/Karşı  davacı yanca yapılan istinaf başvurusunun reddi ile karşı davanın tüm talepler yönünden reddini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; asıl davada yonca tesliminden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı davada ise teslim edilen yoncalar ayıplı olduğu için kendiliğinden tutuşarak yandığı iddiasına dayalı zararın tahsili istemli belirsiz alacak davasıdır.<br>İlk derece Mahkemesince davanın 1.418.708,00 TL asıl alacak ve asıl alacağın konu olduğu ihtiyati haciz kararı nedeniyle hükmolunan 4.700,00 TL vekalet ücreti yönünden   kabulüne, takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine, karşı dava yönünden davanın reddine  karar verilmiş, karara karşı hem davalı-karşı davacı vekili hem de davacı-karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere göre ve özellikle dava konusu yoncaların en son teslim tarihi ile yangın tarihi arasında geçen süre gözönüne alındığında yangına sebep olabilecek aspergillus türü mantarlarının faaliyetlerinin minimum düzeye inerek yangın çıkaracak kadar yüksek ısı üretecek faaliyetlerinin olmasının imkansız olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olmasına, takip konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gözönüne alınarak hükmedilen alacak miktarının doğru olmasına, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasal koşullarının oluşmuş olmasına, takip öncesi işlemiş faiz isteminin reddine dair mahkeme gerekçesinin yerinde ve TTK 1530 maddesi hükmüne uygun olmasına göre tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddi gerekmiştir.<br>Ancak asıl dava 1.418.708,00 TL asıl alacak ve asıl alacağın konu olduğu ihtiyati haciz kararı nedeniyle hükmolunan 4.700,00 TL vekalet ücreti yönünden   kabul edilip, takip öncesi işlemiş faiz talebi yönünden reddedilmiş ise de yani aslında kısmen kabul edilmiş ve yargılama giderleri ve vekalet ücretine de bu şekilde hükmedilmiş ise de \"davanın kabulüne\" denmek suretiyle kısmen kabule ilişkin durumun belirtilmemesi yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak görüldüğünden bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı  HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-...  Mahkemesi'nin ... tarih, ...Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı-karşı davacı vekili ve davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı  HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı-karşı davalı taraftan alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-Davalı-karşı davacı taraftan alınması gerekli 97.233,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL, 427,60 TL ve  24.308,25 TL TL'nin mahsubu ile bakiye 72.069,55  TL'nin davalı-karşı davacıdan  tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>4-Davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine GETİRİLMESİNE,<br>6-İstinaf kararının dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi...\t\t\t<br><br> <br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"547f941abca09bb2","SID":"3b9f949b801a1a17"}}