{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br> \t T.C<br>                      SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>           3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/492 <br>KARAR NO\t: 2024/2097<br><br><br>\t\tT Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>\t\t       İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/633 Esas, 2024/48 Karar<br><br>DAVACI\t\t: ...  <br>VEKİLİ\t\t: ...<br>DAVALI\t\t: ...<br>VEKİLLERİ\t\t: ...\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br><br><br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının, kuyumculuk işi ile iştigal ettiğini ve davalı bankanın pos cihazı müşterisi olduğunu, 28.09.2018 tarihinde gerçekleşen bir altın alış-verişinde davalı bankanın pos cihazının kullanıldığını ve müşteriye 100.000-TL'lik altın satıldığını, hesap kesiminde 3.000-TL'lik komisyon ücreti hariç 97.000-TL'nin hesabına aktarılmasını beklerken davalı bankanın bu yönde işlem yapmadığını ve 97.000-TL'yi davacıya ödemediğini, bu konuda ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/89 E. sayılı dosyasından açılan davanın kabul ile sonuçlandığını ve davalı bankanın 97.000-TL'yi ödemeye mahkum edildiğini, kararın derecattan geçerek 14.03.2022 tarihinde kesinleştiğini ve.. İcra Dairesi'nin ... E.sayılı dosyasından başlatılan takip neticesinde davalıdan faiziyle birlikte toplam 186.760,56-TL tahsil edilebildiğini, oysa davalı banka 97.000-TL'yi hesap kesiminde davacıya ödemiş olsa idi bu paranın o tarihte satın alabileceği altın gramı ile 186.760,56-TL'nin tahsilat tarihi olan 18.04.2022 tarihinde satın alabileceği altın gramı arasında aşırı fark bulunduğunu ve bu farka tekabül eden tutarın davacının temerrüt faiziyle karşılanamayan zararı olduğunu, davacının aşkın zararının 6098 s. TBK'nın 122. maddesi uyarınca davalı banka tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, ancak davalının ihtarnameye rağmen buna yanaşmadığını beyanla, 235.680-TL'nin 18.04.2022  tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili davacının ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... sayılı dosyasından alınan ilama dayalı sorumluluğunun... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasından başlatılan takipte ödeme yapılmak suretiyle sona erdiğini, davacının aşkın zarar iddiasının yerinde olmadığını, zira bu yöne ilişkin iddianın altının gram fiyatındaki artış, enflasyon vb. sebeplere bağlı olarak ispat edilemeyeceğini, davacının hesap kesiminde kendisine ödenmeyip muaraza konusu yapılan parayı altın alımı için kullanacağı yönündeki iddiasını ispat etmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>\tİlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br><br>\tİSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tİstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olayda munzam zarar şartlarının sağlanmadığını ve bunun da davacı tarafından ispatlanamadığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, kararın faiz yönünden de hatalı olduğunu, eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğini, dosyadan rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ve rapor alınıp karar verilmesi gerektiğinden bahisle mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>\tDELİLLER \t\t:<br>\tTüm dosya kapsamı.<br><br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>\tDava, aşkın zarar iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>\tSomut uyuşmazlıkta; davacı, davalı bankanın pos cihazını kullandığını, 3. kişinin yaptığı 110.000 TL tutarındaki alışverişten dolayı 97.000 TL'yi davalının hesabına aktarması gerekirken muvazaalı satış yapıldığı iddiası ile hesabına aktarmadığını, bundan dolayı davalı aleyhine açtığı davanın kesinleştiğini ve banka tarafından tarafına ferileriyle birlikte 186.740,56 TL ödeme yapıldığını, davalı bankanın 97.000 TL'yi hesap kesim tarihinde ödemiş olması halinde o tarihte satın alacağı altın ile 186.760,56 TL'nin tahsilat tarihi olan 18/04/2022 tarihinde satın alabileceği altın gramı arasındaki aşırı fark bulunduğunu ileri sürerek, 6098 sayılı TBK'nın 122. maddesine dayalı olarak aşkın zarar talebinde bulunmuştur.<br>\tYerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/01/2023 tarih ve 2022/867 Esas, 2023/31 Karar sayılı kararın Dairemizin 2023/611 E.2023/860 K sayılı kararı ile kaldırılması neticesinde yapılan yargılamada yerel mahkemece; \"aşkın zarar iddiasının altın fiyatlarındaki artış ve enflasyon gibi sebeplere bağlı olarak soyut zarar yöntemiyle değil, hayatın olağan akışı karinesinden hareketle somut zarar yöntemine göre ispat edildiği değerlendirilmiş, zarar miktarının davacının iştigal konusu karşısında sepet formülüne göre değil, yerine yenisini koymak için ihtiyaç duyulan tutara göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Hal böyle olunca, davacının aşkın zararının 235.688,16-TL olduğu değerlendirilmiş, taleple bağlı kalınarak 235.680-TL üzerinden davanın kabulüne\" dair <br> karar verilmiştir.<br>\tKarar davalı tarafından istinaf  edilmiştir. <br>\tDosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, altın ticareti ile işgal eden davacının, davalı bankanın ödeyeceği tutarı, sattığı altının yerine  koyamayarak aşkın zararı oluştuğunun ispat edilmiş  olmasına göre yerel mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1.Davalı vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE.<br>\t2.Alınması gerekli 16.099,30 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.024,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.074,47 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına.<br>\tKarar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına. <br>\t3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine.<br>\tDair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.04/12/2024<br><br>\tBaşkan...\t\tÜye...\t\tÜye..\t\tKatip...     <br>\te-imzalı\t\te-imzalı\t\te-imzalı\t\te-imzalı<br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 04/12/2024<br><br><br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"70010aa41e5e81a2","SID":"ca79bedb78560e1d"}}