{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t:...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>\t <br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: ....<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ: 02/01/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin davalı sitenin peysaj düzenlemelerini yapmak üzere davalı siteye teklif gönderdiğini ve davalının değişen talepleri ve talimatları sonucu taş ve bitki eklemeleri nedeniyle işin bedelinin KDV dahil  200.000,00 TL  miktarına ulaştığını, miktarın davalıya bildirildiğini ve faturanın davalıya iletildiğini, ancak davalının  faturada belirtilen rakamı tüm yazılı ve sözlü uyarılara rağmen ödemediğini, bu nedenle davalının ödediği 50.000,00 TL'nin fatura bedelinden düşülerek icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine  .... İcra Dairesi .... Esas sayılı takip dosyasında takibin durdurulmasına karar verildiğini beyan ederek itirazın iptaline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle  ; Davacı tarafın müvekkili kooperatifin peyzaj işleri yaptığını fakat yaptığı işlerin bedelinin kendilerine eksik ödendiği iddiasıyla huzurdaki davayı açtıklarını, davacı tarafından  müvekkili kooperatife fatura düzenlediğini ve kooperatifçe faturaya itiraz edilmediğinin ifade etdildiğini, bu hususun doğru olmadığını, 01.04.2023 tarihinde kesilen faturanın kabul edilmediğinin 07.04.2023 tarihinde açık bir şekilde belirtildiğini, davacı tarafın ise  dava dilekçesinde sanki sadece 200.000,00 TL'lik fatura varmış da bunun bedeli ödenmemiş gibi bir iddiada bulunduğunu, esasen  davacı tarafça 155.287,00 TL'lik teklif gönderildiğini ve bu teklifin 14.02.2023 tarihinde taraflarca kabul edildiğini, daha sonra birkaç küçük ekleme yapıldığını, 28.02.2023 tarihinde 65.000 TL,  20.03.2023 tarihinde 50.000 TL, 14.04.2023 tarihinde 50.000 TL olmak üzere belirtilen tutarların  davacıya gönderildiğini, davacı tarafın da  28.02.2023 ve 20.03.2023 tarihli ödemelere ilişkin olarak 24.02.2023 tarihli 65.000 TL bedelli ve 15.03.2023 tarihli 50.000 TL bedelli faturaları  kestiğini, müvekkili kooperatifin 134.750,00 TL'lik listeyi kabul etmeyince davacı tarafın bununla yetinmediğini, 31.03.2023 tarihinde yine ek taş ve malzemeler kullanıldığı iddiasıyla 53.000,00 TL daha ekleme yapıldığını, 200.000,00 TL alacağının olduğu iddiasıyla 200.000,00 TL'lik fatura gönderildiğini, davacı tarafın  müvekkili kooperatife toplamda 315.000,00 TL'lik fatura kestiğini, fakat yaptığı işin bedeli kesinlikle bu rakam karşılığı olmadığını, 165.000,00 TL üzerine 150.000,00 TL'lik eklemenin taşlardan kaynaklandığını belirtmiş ise de, kestiği 3 adet faturanın hiçbirinde herhangi bir taş çeşidine dair kalem bulunmadığını beyan ederek  açılan davanın reddine, kötü niyetli icra takibi yapan davacı aleyhine alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının.... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 111.084,18 TL asıl alacak üzerinde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafça dosyada mübrez 14.03.2023 tarihinde atılan e-mailde de görüldüğü üzere tarafların 165.000 TL üzerinden anlaştıklarının sabit olduğunu, fakat davacı tarafça  bu anlaşmaya rağmen yine dosyada mübrez 24.03.2023 tarihli e-mail ve ekinde yanlış hesap yapıldığını, peyzaj için kullanılan taşların bedelinin belirtilenden çok daha fazla olduğunu ve ek taşlar kullanıldığı iddiasıyla müvekkilinden 165.000 TL'ye ek olarak 134.750 TL ödenmesinin talep edildiğini, müvekkili kooperatifin 134.750 TL'lik listeyi kabul etmeyince davacı taraf bununla yetinmediğini; 31.03.2023 tarihinde yine ek taş ve malzemeler kullanıldığı iddiasıyla 53.000 TL daha ekleme yapıldığı  ve 200.000 TL alacağının olduğu iddiasıyla e-mail ekinde 200.000 TL'lik fatura gönderdiğini, davacı tarafın fazla taş kullandığı iddiasıyla ek ödeme istediği halde icra takibine dayanak olarak sunduğu faturanın çiçek ve bitki kalemlerinden oluştuğunu, taş nedeniyle alacağı olduğunu iddia eden davacının çiçek ve bitki faturasına dayalı olarak alacak talep etmesinin mümkün olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.<br>Davacı taraf dava dilekçesinde; davalı sitenin peyzaj düzenlemelerinin yapılmak üzere davalı siteye teklif gönderildiğini,  daha sonra davalının değişen talepleri ve talimatları sonucu taş ve bitki eklemeleri nedeniyle işin bedelinin KDV dahil 200.000 TL miktarına ulaştığını, 200.000 TL tutarındaki faturanın davalıya iletildiğini ancak fatura bedelinin 50.000 TL'si ödenip kalan bedel ödenmediğinden icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açtığını beyan etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde; Taraflar arasında öncelikle 155.287 TL lik teklif üzerinde anlaşma sağlandığını, daha sonra üzerine birkaç küçük ekleme ile 172.353,50 TL'lik teklif gönderildiğini ve bu teklif üzerine 165.000 TL üzerinde anlaşıldığını, taraflarınca 65.000, 50.000, 50.000 TL'lik ödemeler yapıldığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davanın 111.084,18 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi üzerine hükme karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br> Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı, davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı yüklenici, ek olarak  yaptırılan işlerin bedelinin tam ödenmediğini, eksik ödeme aldığını,  bu bedelin tahsili için yapılan icra takibine itirazın haksız olduğunu belirterek, itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinin  kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikte sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir. Eser sözleşmesinde tarafların edimleri birbirinin karşılığını oluşturmakta olduğundan tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir.<br>Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hakettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe  oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hakedilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 2018/2671 Esas 2019/253 Karar sayılı kararı.)<br>Yapılan açıklamalar kapsamında dosyanın tetkikinde; taraflar arasında davacı tarafından düzenlenen/revize edilen 23/02/2023 tarihli teklifin kabul edildiğinin, davacının e-maili  ve dosya kapsamından anlaşıldığı, bu haliyle taraflar arasında kurulan yazılı olmayan sözleşmenin, niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu anlaşılmıştır. Teklif sözleşmeye göre işin bedelinin 165.000 TL olduğu, bu bedelin götürü bedel mahiyetinde olduğu görülmüştür.<br>Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; somut olayda teklif sözleşmeye göre işin bedelinin götürü bedel üzerinden kararlaştırıldığının anlaşılmasına rağmen bilirkişilerce götürü bedelli işlerde uygulanması gereken hesaplama yöntemine göre hesaplama yapılmaması, yapılan tüm işlerin bedelinin 276.084,18 TL olduğu rapor edilerek; mahkemece bu hesaplamadan ödenen bedelin mahsubu ile eldeki şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuştur. <br>Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş; taraflar arasındaki işin götürü bedel üzerinden kararlaştırıldığı gözetilerek sözleşme kapsamında yapıldığı tespit edilen işlerin götürü usulde uygulanan hesaplama yöntemine göre  hesaplanması, bununla birlikte davacının iddia ettiği ve icra takibine konu ettiği faturadaki yapıldığı iddia edilen  ek işlerin ise  yapıldığı yıl piyasa rayiçlerine göre hesaplanması, akabinde davalı tarafından yapıldığı ispatlanan ödemelerin düşülmesi  ve istinaf başvurusunda bulunan tarafın sıfatına göre usulü kazanılmış haklar gözetilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.<br>Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Davalı  vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen .... Esas , .... Karar sayılı 19/09/2024 tarihli  kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-)Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-)İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan istinaf karar harcının  talep halinde başvuran tarafa  İADESİNE, <br>4-)İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda DİKKATE ALINMASINA, <br>5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>6-)HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK'nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri  gereğince kesin olarak karar verildi. 26/12/2024<br>\t\t\t\t<br>....<br>Başkan <br> <br>...<br>Üye <br> <br>....<br>Üye <br> <br>....<br>Katip<br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54611311f27d1552","SID":"cf55fe19b3ce43b0"}}