{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/992 <br>KARAR NO: 2024/2174<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 21/12/2021<br>NUMARASI: 2017/168 Esas - 2021/749 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullandığı motosiklete davalı şirketin sigortalısı olan ... plakalı aracın 26/02/2015 tarihinde çarptığını, bu kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını, bu yaralanma neticesinde 14/11/2015 - 15/01/2016 tarihleri arasında hastanede yattığını, yaşanan kazada karşı tarafın kusurlu olduğunu, müvekkilinin sürekli iş gücü ve geçici iş göremezlik tazminatları belirlendiğinde eksik kalan harcın tamamlanacağını, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketinin sigortalısı olduğunu,  müvekkilinin yaralanması nedeniyle Iğdır Devlet Hastanesinin %40 sürekli işgöremezlik raporu bulunduğunu belirterek, şimdilik 200,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davacı vekili ıslah dilekçesi ile daimi iş göremezlik tazminatını 100,00 TL'den 69.314,95 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatını 100,00 TL'den 7.957,10 TL'ye olmak üzere toplam 77.242,05TL'ye  arttırmıştır.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya ödeme yaptığını, yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacının kazananın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu,  müvekkilinin iyi niyetle ödeme yaptığını, yapılan ödeme sonrasında başkaca bir sorumluğunun kalmadığını, ödeme sonrasında davacının müvekkili şirketi ibra ettiğini, 16/01/2017 tarihli ibranameyi imzaladığını, mahkeme aksi kanaatte olur ise davacının kusur durumuna ve alkol durumuna ilişkin raporların istenilmesini, SGK tarafından yapılan ödeme olup olmadığının sorularak var ise bunun ve yapılan ödemelerin hesaplamalarda göz önüne alınmasının gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kabulü ile; Maddi tazminat talebi yönünden 7.957,10 TL geçici iş göremezlik ve 69.314,95TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 77.242,05TL tazminatın davalıdan 26/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tarihi göz önüne alındığında maluliyetin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğini,  kaza 2015 yılında gerçekleşmiş olup bu tarihte geçerli Genel Şartlar çerçevesinde tazminatın TRH-2010 yaşam tablosu üzerinden %1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerin poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, SGK'nın sorumluluğunda olduğunu savunarak istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 14/11/2015 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki  davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın  Iğdır istikametinden, Tuzluca istikametine doğru seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde  davacının sevk ve idresindeki plakasız motosiklete çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi  tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98. maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih,  2022/312  E. ve 2022/3685 K. sayılı  kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle  davalı sigorta şirketinin tedavi gideri teminatı kapsamında poliçe limiti ile geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunduğundan,  davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatı talebinin teminat dışı olduğuna ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305  E. ve 2021/7685 K. sayılı kararları). Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda  hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2023/12136  E. -  2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., 2021/16078  E. - 2022/10550  K., 2021/13398 E. - 2022/10498 K. sayılı kararları). Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.-  2024/5474  K.,  2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihi olan  14/11/2015 tarihinde yürürlükte bulunmayan  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmış olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, ATK'dan ya da başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan    Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi,  kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan  taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması ve tespit edilecek maluliyet oranına göre hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi  olmalıdır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 5.276,40 TL harçtan peşin alınan 1.319,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.957,30 TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c0c7ad2990562a0","SID":"42ab7647764612b7"}}