{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/2501 <br>KARAR NO: 2024/2178<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 15/10/2024<br>NUMARASI: 2024/432 Esas(Derdest)<br>DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;  05/04/2024 tarihinde meydana gelen  ölümlü trafik kazası nedeniyle davacılar ... ve ...'in evlatları, davacı ...'in ise ikiz kardeşi olan ...'in vefat ettiğini, davalı sürücünün kusurlu olduğunu belirterek, 6100 sayılı HMK'nın 107.maddesi uyarınca davacılar ... ve ... yönünden ayrı ayrı şimdilik belirsiz 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, yine aynı davacılar için ayrı ayrı  250.000,00 TL, davacı ... için   150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ... ve araç sahibi ... San Ve Tic Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, İİK 'nın 257 vd. maddeleri gereğince davalılar adlarına kayıtlı menkul ve gayrimenkulleri üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini  talep  ve dava etmiştir. Mahkemece 18/09/2024 tarihli ara karar ile, \"Davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne, İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca maddi tazminat yönünden dava konusu edilen 20.000,00 TL alacak miktarı ile manevi tazminat yönünden bu aşamada 400.000,00 TL alacak miktarı toplamı olan 420.000 TL ile sınırlı olmak üzere, davacıların adli yardımdan faydalanmaları nedeniyle teminat yatırmaları şartı aranmaksızın davalılar ... ... Sanayi Ltd. Şti. hakkında  taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine -araçlar üzerinde muhafaza ve yakalama tedbiri uygulanmaksızın- ihtiyati haciz konulmasına,\" karar verilmiştir. Bu ara karara karşı davalı ...San. ve Tic. Ltd. Şti.  vekilinin itirazı üzerine, mahkemece itirazın duruşmalı incelenmesine karar verilmiş, 15/10/2024  tarihli ara karar ile, \" İtiraz eden vekilinin ihtiyati hacze itirazının reddine,\" karar verilmiştir. Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili bu ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde; İİK'nun  257/1. fıkrasına göre \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak  vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.  İİK'nun  258/1. fıkrası gereğince \"...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur...\" Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla  ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. Davacılar tarafından iddia olunan zarar, haksız fiilden kaynaklandığından, tazminat, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki \"muacceliyet\" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/2782 Esas ve 2019/11935 Karar 12/12/2019 tarihli kararı) Yargıtay 4. Hukuk  Dairesinin 2022/8964 Esas 2022/15530 Karar sayılı ilamında \" ...Uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu olan davalar, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmıştır. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği  tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir.  Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK'nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK'nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8., 9. ve 40. Hukuk Dairelerinin yukarıda açıklanan ve benimsenen kararları da bu yöndedir.\"  denilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı, davacıların desteğinin kazada vefat etmesine ilişkin belgeler ve diğer deliller ile yaklaşık ispat kuralına göre değerlendirme yapılmak suretiyle ihtiyati haciz kararı verildiğinden itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, yatırılan harcın Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbae5d168b1d3159","SID":"2b9df209c12320a4"}}