{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>7. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/981 <br>KARAR NO: 2024/2974<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2022<br>NUMARASI: 2020/347 Esas, 2022/889 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/12/2024<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirkete ait ... Mah. ... Bulvarı, No... Üsküdar/İstanbul adresindeki Hipermarketin bitişiğindeki Üsküdar, ... Mah. ... Pafta, ... Ada, ... Parsel sayılı inşaat alanında davalıların tedbirsiz ve ihmalkar davranışları sebebiyle 20/06/2015 tarihinde göçük meydana geldiğini, müvekkiline ait ...' nin Çengelköy Şubesi' nin faaliyette bulunduğu bitişik parseldeki mağazanın, mal kabul ve otopark bölümünün meydana gelen göçük sebebiyle kullanılamaz hale geldiğini, müvekkiline ait ... plakalı servis minibüsünün göçük altında kaldığını, araçta kullanılamayacak derecede hasar olduğunu, bu aracın şoförü olan davacı şirket çalışanının yaklaşık 7 m. ' lik çukura düşerek yaralandığını, davacı şirkete ait iki adet servis minibüsünün göçük sebebiyle hasarlı alanda kaldığından bulunduğu alandan çıkarılamadığı için dört gün boyunca servis araçlarının kullanılamadığını, davacı şirketin hala Hipermarket' e mal girişinin sağlandığı rampa kısmı üzerinde görüntü kirliliği ve şantiye görüntüsüyle birlikte güvenli nakil imkanlarının sağlanamadığı için mal kabulünün yapılamadığını, bu durumun tedarikçiler açısından sıkıntı oluşturduğunu,  davacı şirkete ait marketin pazarlama hedeflerini olumsuz etkilediği gibi ciro kaybına sebebiyet verdiğini, mal kabul alanına çıkan rampanın göçük sebebiyle mal sevkiyatı yapan firmaların ya malı bırakmadan geri döndüğünü ya da mağazanın ön tarafına bırakıp malların ayrıca taşınmakta olduğunu, dolayısıyla yok satılan ürünlerden doğan satış kaybı ve ön tarafta alınan ürünlerin üst depoya taşınması için ekstra iki eleman görevlendirilesi nedeniyle ciddi iş gücü ve mesai maliyeti oluştuğunu, davacı şirketin müşteri otoparkının göçük dolayısıyla kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle özellikle alışverişin yoğun olduğu akşam saatlerinde ve hafta sonu öğleden akşama kadar otopark sıkıntısı yüzünden araçlı müşterilerin mağazaya gelmeyip başka mağazalara gittiklerinden dolayı ciro ve kar kayıpları olduğunu ve olmaya devam ettiğini belirttiğini, davacı şirketin İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2015/86 D. İş sayılı dosyasıyla delil tespiti talebinde bulunduğunu, 22.08.2015 tarihli dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, 20.06.2015 tarihinde meydana gelen göçük sebebiyle iş yerinin 20.06.2015-20.07.2015 tarihleri arasında toplam ciro kaybının 230.755,22 TL olarak hesap edildiğinin rapor edildiğini ancak raporda diğer oluşan zararlar ile ek maliyetlerin tartışılmadığını ve değerlendirilmediğini, marketin karlılık oranının % 22 civarında  olduğunu, 50.766 TL net satıştan kaynaklanan kar kaybı oluştuğunu, ek maliyet kayıplara ilişkin şimdilik 9.234,00 TL tazminatın 20.06.2015 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA: Davalı ... Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle: davaya konu yaşanan göçük olayıyla ilgili davalı ... İnş. Ve Tic. Ltd. Şti' nin sorumlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, olayın yaşandığı inşaat alanında kazık ve iksa işlerinin yapım ve sorumluluğunun ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti olduğunu, davacı tarafından keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği 26/06/2015 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnameye Kartal ... Noterliği' nin 02/07/2015 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile cevap verildiğini, cevapta sorumluluğun ... İnş. firmasına ait olduğunun belirtildiğini ancak ... İnşaat firmasının davada taraf olarak gösterilmediğini, ... İnş. İle davalı ... İnş. ve Tic. Ltd. Arasında sözleşme uyarınca yapılan iş sonu ortaya çıkacak sorunların bu firmada olduğunun taraflar arasında kabul edildiğini, davalı ...  İnş. ve Tic. Ltd. Şti ile ... İnş. arasında yapılan eser sözleşmesinin mevcut olduğunu, yüklenicinin üzerine aldığı iş doğrudan doğruya iş sahibinden bağımsız olarak yapma yükümlülüğü altında olduğunu, davacı tarafından delil olarak sunulan 14. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2015/86 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, yaşanan olayın oluşan ciro tablosunda etkisinin bulunmadığını, bu nedenle raporu kabul etmediklerini, ayrıca davacının otopark olarak kullanmaktan mahrum kaldığını iddia ettiği yerin davacı şirkete ait olmayıp belediyenin yeşil alanı olduğunu, bir kimsenin şirketin kendine ait olmayan yere ilişkin zararının olduğunu iddia etmesi hukuka ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, belirtmiş olup haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. A.Ş. ile davalı ... Denetim Ltd. Şti' ye dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalılar cevap dilekçesi sunmadıkları gibi duruşmalara da katılmamışlardır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesince \"1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-5.097,60 TL'nin 20/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, \" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi her ne kadar tarafların kusur oranlarına göre karar verildiğini belirtmişse de itirazların dikkate alınmadığını, yaşanan göçük hadisesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerekirken taleplerin dikkate alınmadığını, alınan bilirkişi raporlarının yüzeysel ve denetimden uzak olduğunu, müvekkilin zarar kalemleri dosyaya sunduğu 25.04.2016 tarihli dilekçesinde de beyan ettiği üzere, sadece ... plakalı araç ile sınırlı olmayıp davalının müvekkilin tüm zararlarını karşılaması gerektiğini, davalının beyan ettiği kısmi ödemenin, davasını konusuz bırakmadığını, müvekkilin tüm zarar ve ziyanı karşılanmadığını, müvekkiline ait 2 servis aracının ve 1 müşteriye ait aracın da markete ait park alanından çıkamadığı için mahsur kaldığı sabit olduğu halde eksik inceleme ile rapor sunulduğunu, bölge adliye mahkemesinin kaldırma ilamına uygun bir rapor düzenlenmeyip eksik inceleme ile karar verildiğini, ek bilirkişi raporunda yeni bir değerlendirme yapılmayıp önceki raporların tekrar edildiğini, müvekkili şirkete ait ... Hipermarketleri Çengelköy şubesinin faaliyette bulunduğu bitişik parseldeki mağazanın mal kabul ve otopark bölümü meydana gelen göçük sebebi ile kullanılamaz hale geldiğini, park bölümünde mahsur kalan 2 adet servis aracı daha bulunduğunu, Müvekkil şirkete ait ... plakalı servis minibüsü göçük altında kalmış, araçta kullanılamayacak derecede hasar oluştuğunu, Müvekkil aracın kullanılmayacak durumda olmasından dolayı başkaca kullanmak üzere 3 adet araç kiralamak durumunda kaldığını, kiralanan araçlara ait faturalar dosya kapsamına mevcut olup bilirkişi tarafından da tespit edildiği halde herhangi bir hesaplama yapılamadığını, müvekkile ait diğer iki adet servis minibüsü de göçük sebebi ile otopark alanında mahsur kaldığından bulunduğu alandan çıkarılamadığı için 4 gün boyunca servis araçları kullanılmadığını,  bu yönde tanık beyanları bulunduğunu, Servis aracının çalışamadığı günlere ilişkin hesaplama yapılması gerekirken eksik inceleme yapılmıştır.ilirkişi ek raporu dosyaya bir yenilik katmadığı gibi Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından önceki bilirkişi raporundan alıntı yapmak suretiyle oluşturulmuş bir rapor olduğunu, Bilirkişi, kök ve ek raporunda mahkeme tarafından verilen göreve uygun rapor hazırlamamıştır. Bu sebeple bilirkişi ek raporuna itirazımız vaki olmuştur. Bilirkişi incelemesi ve alınacak raporla müvekkilimizin göçük sebebi ile ticari emtiasında, faaliyetlerinde ve oluşan maddi ve manevi kayıplarının tek tek irdelenip hükme esas alınacak ve denetime açık olacak şekilde bir raporla hüküm kurulmalı iken yetersiz inceleme ile karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava,  komşuluk hukukuna aykırılığa dayalı  göçük nedeniyle kar kaybı  ve uğranılan zararının tazmini davasıdır. Türk Medeni Kanununun 683.maddesinde yer alan; Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir.  Maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, Kanunun 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir.Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nun \"komşu hakkı\" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir. TMK’nın 738. maddesiyle, 737. maddeye benzer daha özel bir düzenleme getirilmiştir. Söz konusu madde hükmüne göre \"Malik, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerlerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorundadır. Komşuluk hukuku kurallarına aykırı yapılar hakkında taşkın yapılara ilişkin hükümler uygulanır.” Bir kimsenin kendi taşınmazında yaptığı hafriyat veya inşaat nedeniyle komşusunun taşınmazına bir zarar vermiş veya onu zarara maruz bırakmışsa, bu zararın hoşgörü sınırlarını aşıp aşmadığını aramaya gerek yoktur. Komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat davalarında öncelikle davalının eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespit edilmesinden  sonra varsa  davacının uğramış olduğu zararın miktarının bilirkişi aracılığı ile tespit edilmesi, tazminatın bu zarara göre tayin ve takdir edilmesi gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki, tazminat miktarı hiçbir zaman zararı aşamaz. Komşuluk hukukuna ilişkin zararlarda davalının kastı  değil  eylemi ile zarar arasındaki illiyetin net bir biçimde saptanması gerekli ve yeterlidir. Dairemiz kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporları sonucu meydana gelen göçük nedeniyle göçüğün meydana geldiği yere göre davacı markette ciro ve kar kaybına sebebiyet vermeyeceği,mali müşavir bilirkişi tarafından  ticari defterler  üzerinde yapılan inceleme de  geçmiş yıllardaki kaza tarihindeki ciro ortalaması ile 2015 yılı kıyaslandığından cüzi bir fark ortaya çıktığı çıkan farkın kaza ile illiyetinin tespit edilemediği,davacı tarafça sunulan belgelere göre illiyeti tespit edilen araç kiralama bedelinin tespit edildiği İDM ce bu bedelin tahsiline karar verildiği verilen kararın usul yasaya uygun olduğu davacının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince esastan reddine kesin olmak üzere  karar verilmesi  gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60TL istinaf maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90  TL harcın mahsubu ile bakiye  247,70 TL harcın davacıdan  alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"28390619b203324c","SID":"1644e95f37e250a3"}}