{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>7. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/4282 <br>KARAR NO: 2024/2817<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/11/2024<br>NUMARASI: 2024/719 Esas, (Derdest)<br>DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br>KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mahallesi,...pafta,... ada,... parsel no lu taşınmazda .. blok,136,45 metrekare brüt,90,80 metrekare net,....kat,... nolu bağımsız bölümün satın alınışı ile alakalı olarak taraflar arasında akdedilen 22.4.2016 tarihli sözleşmenin aynen ifası, bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tescili, sözleşme uyarınca teslime ilişkin  sürenin 31.12.2017 tarihi olarak belirlenmesine göre bu tarihten itibaren hesaplanacak cari kira bedellerinden şimdilik 100.000 TL nın, yapılacak bilirkişi incelemesi ile hesaplanacak miktar itibarı ile artırma hakkımız saklı kalmak kaydı ile 31.12.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile davalıdan tahsiline davacıya ödenmesine, davacı şirket sözleşme bedelini peşinen ödemiş bulunduğundan tensiben dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, taşınmazın el değiştirmiş olması halinde ise yeni malikler hakkında dava açarak birleştirme hakkımız saklı kalmak kaydı ile bu aşamada, davalı şirketin malvarlığı ile ,üçüncü şahıslarda bulunan hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davacı müvekkilin uğradığı maddi zarar gözetilerek takdiren teminat alınmamasına, fazlaya ilişkin haklarımız ile  davamızı ıslah haklarımızın saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince 12/11/2024 tarihli ara kararı ile \" Davacı vekilinin ihtiyati haciz ve tedbir talebinin REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava açarken delil olarak mahkemeye ibraz ettiği, davalı şirkete yapılmış olan ödeme dekontları ve çek ile davalı şirketin yapılan sözleşme kapsamında edimini ifa etmediği ancak tarafımızca sözleşmedeki maddi koşulların eksiksiz yerine getirildiğini, dava açarken aynı şirket ile alakalı başka bir dava dosyasındaki ihtiyati tedbir talebimizin reddedilmesi üzerine istinaf kanun yoluna başvuru neticesinde İstanbul BAM 7 HD nin 2024/2536 E sayılı dosyasının verilmiş olan emsal karar da ibraz edilmiş ve mahkemeden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiğini, davanın sadece tapu iptali ve tescil değil aynı zamanda tazminatı da içerdiğini, Tapu iptal ve tescil talebimizin kabul görmemesi halinde davalı şirketin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre aldığını iade etme yükümlülüğü mevcut olduğu gibi bu yükümlülük denkleştirici adalet ilkesine göre güncel değerlemeler itibariyle gerçekleştirileceğini, bu aşamada taşınmazın ne yazık ki davalı şirket tarafından üçüncü bir şahsa satıldığı gelen tapu kaydı ile ortaya çıkmış ve mahkeme de bunu görerek ve bilerek davalının almış olduğu ödemeyi davacı tarafın sineye çekmesi gerektiği sonucunu doğuracak bir karar ihdas ettiğini,  mahkeme ara kararı bu yönden gerekçesiz olduğunu, sunduğu emsal karar ve delillerimiz davamızı haklı kılmakta ve yaklaşık ispat koşulu da gerçekleştiğini, davalının ise mallarını kaçırdığı, aynı taşınmazı parasını aldığı halde üçüncü şahıslara satarak elinden çıkardığı gelen tapu kayıtları ile sabitken mahkemenin yazmış olduğu iki sayfalık gerekçeli kararda kanun maddeleri özeti dışında bir makul gerekçeye rastlanmadığını, mahkemenin ara kararında zikrettiği tüm mevzuat bizi haklı çıkarmaktadır. Ancak buna rağmen talebimizin reddedilmiş olması yasal olmadığı gibi davalının mallarını kaçırmasına onay verildiği ve adeta davanın da reddedileceğini izlenimini bıraktığını, bu kararı kabul etmeyip ve kaldırılmasını talep ettiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava,ön ödemeli satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal tescil ve gecikme istemine ilişkindir. İhtiyati haciz müessesesi İİK'nin 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK'nin 257.maddesinde \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği\", 258.maddesinde \"Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği\" hükmüne yer verilmiş, 265.maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir. İİK’nin 257.maddesinde hem vadesi gelmiş hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür. Somut olayda, dava konusu  taşınmaz satım sözleşmesine dayalı mülkiyete ilişkin olup İDM ce ihtiyati haciz talebinin reddine dair gerekçe yerinde görülmüştür. Dosya kapsamına göre  İİK'nın 257. maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından, davacı tarafın 12/11/2024 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK 362/1.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere reddi gerektiği  gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2024 tarih ve 2024/719 Esas sayılı ara kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60  TL istinaf maktu ret karar ve ilam harcı davacıdan peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4f41da8e006c47f","SID":"59bd4755ffdf3f32"}}