{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/880 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2173<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/95 E.  2021/295 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 19.12.2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.12.2024<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.03.2021 tarih 2019/95 E. 2021/295 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 22.04.2015 tarihinde, davalı şirketin ZMMS sigortacısı, dava dışı ...'in maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 2007 doğumlu davacı ...’a çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; trafik bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının %75, sigortalı araç sürücüsünün ise %25 kusurlu olduğunun tespit edildiği, taraf vekillerinin itirazı üzerine ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22.11.2019 tarihli raporda davacının %100 oranında kusurlu olduğu, davalı ... sürücüsünün ise kusursuz olduğunun bildirildiği, raporlar arasında çelişkinin giderilmesi amacıyla İTÜ Trafik kürsüsünde görev yapan öğretim üyelerinden oluşan heyetten alınan 18.01.2021 tarihli raporda davacının %100 oranında kusurlu olduğu, davalı ... sürücüsünün ise kusursuz olduğu yönünde  görüş ve kanaat bildirildiği; park halindeki yüksek aracın önünden ve sürücünün göremeyeceği ve önlem alamayacağı şekilde yola girmek suretiyle kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren davacının  2918 sayılı KTK'ya göre asli ve tam kusurlu olduğu, davalı ... sürücüsüne atf-ı kabil kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı küçük çocuğun bacağının kırılmasına sebebiyet verilebilecek hız sınırının aşılıp aşılmadığı hususlarının tartışılmadığını, bir tazminat davasında kusur incelemesi yapılırken öncelikle zararlı sonucu doğuran kusurun varlığının saptanması, kusurun varlığı saptandıktan sonra nedeninin araştırılması, hangi davranışın yasalara, hukuka ve kurallara aykırı olduğunun belirlenmesi, kusurlu sayılmanın yasal dayanaklarının gösterilmesi gerektiğini, hangi yasanın hangi maddesine aykırılık oluşturduğu; KTK'ya göre hangi kural ve kurallara aykırı hareket edildiği ve bu aykırılığın zararlı sonucu doğurma nedeninin belirlenmesi gerektiğini, bütün bu aşamalardan geçildikten sonra, nedenleri ve dayanakları belirtilmek suretiyle \"kusur oranının saptanması gerektiğini, davacı küçüğün %100 oranında kusurlu olduğuna dair tespiti kabul etmediklerini, dosya kapsamında alınan raporlar ve toplanan deliller incelendiğinde dava dışı sürücünün aracını sevk ve idare ederken gözetmesi gereken hususlara dikkat etmediği ve gerekli kontrolleri almadan ilerlediğinin anlaşılacağını, bilirkişilerin sadece dosya üzerinden inceleme yaptıklarını, dava dışı sürücünün beyanları kusur oranın belirlenmesinde esas delil olarak alındığını, dava dışı sürücünün beyanında park etmek üzere yavaşça gittiğini ancak olayın fren yapmasına elvermeyecek derecede hızlı gerçekleştiğini beyan ettiğini, bilirkişilerce bu beyanların esas alındığını, davacının sokağa çıktığı anda dava dışı sürücünün hızı, mesafesi, fren yapma ihtimali olup olmadığı gibi hususlar ve olay mahallinin fiziksel ve çevresel özelliklerinin tespit edilip incelenmediğini, olayın meydana geldiği sokağın bir tarafında evlerin bulunduğunu, bir tarafında ise aşağıya eğimli bir yokuş ile bir çocuk parkı bulunduğunu, bir yanında yokuş bir yanında çocuk parkı bulunan dar bir sokakta seyir halindeki bir sürücünün dikkatli olması gerektiğini, olay tarihinde 8 yaşında olan davacının bir kısmı başka bir araç ile kapalı olduğu belirtilen 4 metre genişliğinde dar bir yoldan karşıdan karşıya geçme süresinin çok kısa olacağını; davacının bacağının kırılmasının sürücünün aracının hızını yolun koşullarına göre ayarlamamasından kaynaklandığını, itirazları doğrultusunda öncelikle çarpma noktası, fren mesafesi, yolun durumu gibi ceza dosyasındaki tüm maddi olgular birlikte değerlendirilmek sureti ile kusur durumunun tayini için Karayolları Trafik Fen Heyetinden rapor alınması, aksi halde dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu'na  gönderilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve ulaşım gideri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91/1., 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeniyle davacının cismani zararından davalı ... ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. (Yargıtay HGK 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları)<br>\tDavalı ... şirketinin sorumluluğunun belirlenebilmesi için kazanın meydana gelmesinde tarafların mevcut kusur durumunun tespiti önem arz eder. Bu  çerçevede, ilk derece mahkemesince trafik bilirkişisinden alınan raporda davacı yaya ...'un gelen araç veya araçların hız ve yakınlık durumlarını kontrol edip yolun müsait durumuna göre güvenli geçişini tamamlaması gerekir iken, yaşı gereği davranışlarının doğuracağı sonuçlara müdrik olmayışının etkisiyle park halindeki aracın önünde kontrolsüz  ve koşarak yolun diğer tarafına geçmeye teşebbüs ettiği, kazanın meydana gelmesinde 2918 Sayılı KTK'nın 68. maddesni ihlal ettiğinden %75 oranında asli kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...’in ise meskun mahal trafiğinin sakin işlediği yolda tedbirsiz biçimde hızını yolun icap ve şartlarına uyarlamayıp dikkatini istikametine etkin vermediği, koşarak yolun diğer tarafına geçiş yapan davacıyı geç fark edip fren tedbiri alsa da çarpmayı önleyememesi sonucu kazanın meydana gelmesinde 2918 sayılı KTK'nın 52(b) maddesini ihlal ettiğinden %25 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Taraf vekillerinin rapora itirazları üzerine, ilk derece mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, dava dışı sürücü ...'in sokak içerisinde aracını park etmek için ilerlerken minibüsün önünden kaplamaya giren yayaya çarptığı olayda atfı kabil kusurunun bulunmadığı, 2007 doğumlu yaya ...'un kaplamaya girmeden önce yolu yeterli ve gerekli şekilde kontrol etmesi, yaklaşmakta olan araçların hız ve mesafesine dikkate alması gerekirken bu hususlara riayet etmeden park halindeki aracın önünden yola girip sürücü idaresindeki aracın sadmesine maruz kaldığı olayda %100 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla İTÜ Makina Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan heyetten alınan raporda da ATK raporu ile aynı doğrultuda olmak üzere kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu, dava dışı sürücünün ise kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. <br>\tDosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli ve kusur oranları bakımından birbirini doğrular nitelikteki ATK Trafik İhtisas Dairesi ve İTÜ Makina Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan heyetten alınan raporlarda yer alan maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, davacının %100 oranında asli ve tam kusurlu, dava dışı sürücünün ise kusursuz olduğunun tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.<br>\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların kusur durumun anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, davalı sürücünün atfı kabil kusuru bulunmaması nedeniyle tazminat koşullarının oluşmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye  346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0409f11e99ea2f20","SID":"4354330d7434e69d"}}