{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/882 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2144<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04.03.2022 <br>NUMARASI\t\t: 2020/498 E. - 2022/118 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 16.12.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16.12.2024<br><br>\tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.03.2022 tarih 2020/498 E. - 2022/118 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, 01.07.2017 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, bisikleti ile geçiş yapan ...’a çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, kazaya neden olan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, ...'un “Taksirle Ölüme Neden Olma” suçundan Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/396 Esas sayılı dosyası ile cezalandırıldığını, bu dosyada kendisine tali kusur verildiğini, müvekkilinin oğlunun vefat ettiğinde 48 yaşında olduğunu, manevi tazminat yönünden Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/404 E. sayılı dosyanın derdest olduğunu, davalı sigorta şirketi ZMMS sigortacısı olarak sorumlu olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 7.805,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.12.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talesini  18.130,21 TL'ye çıkarmıştır. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS  poliçe limitinin 310.000 TL olduğunu, müvekkili şirketçe ödeme yapıldığını, tazminat hesabının müvekkili tarafından yapılan ödeme tarihine göre hesaplanması gerektiğini, tazminatın ödenebilmesi için ölenin davacının desteği olduğunu kanıtlaması gerektiğini, ödemeye rağmen müvekkili şirketten tazminat talebinde bulunulmasının haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak davanın  reddini istemiştir.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/396 E-2019/499 K sayılı dosyasında aldırılan Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin 12/04/2019 tarihli kusur raporu ve mahkemece aldırılan kusur raporunda davacıların murisinin ...  asli kusurlu, sürücü ...'un tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, buna göre davacıların murisi ... için kusur oranının %75  sürücü ...'un % 25 oranında takdir edildiği, davacının destek zararının 13.584,75 TL olarak hesaplandığı, davalı sigorta şirketinin 11/09/2019 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı için  toplam 13.584,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı  ...  Sigorta A.Ş.'den 11/10/2019 temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsil edilerek, davacıya ödenmesine, 4.545,46 TL fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, davalının sigortaladığı aracın sürücü birden fazla trafik kuralını ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiğini, taksi şoförünün kırmızı ışıkta geçtiği göz ardı edilerek; murisin ışık ihlali yaptığı şeklinde görüş bildirildiğini,  Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/12485 soruşturma sayılı dosyasında alınan 06.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda olay yerini gören kamera görüntüleri incelenerek sanığın kırmızı ışıkta geçtiğinin tespit edildiğini, somut bir delil niteliğinde olan CD kayıtlarının değerlendirilmediğini, merhumun daha kusurlu olduğu tespitinin oluşa aykırı olduğunu, dosyada mevcut olan CD görüntüleri incelendiğinde de görüleceği üzere sürücü ...'un aracının son derece hızlı olması nedeniyle kazadan önce bisikletliye çarpmamak için son anda yapabileceği bir müdahale dahi kalmadığını, kavşağa yaklaşmakta olan sürücünün hızını azaltması gerekirken, aksine yasal sınırların da üzerinde hızlı olarak kavşağa girdiğini, mahkemenin hangi gerekçe ile %25 kusura itibar ettiğinin gerekçeli kararda açıklanmadığını, hızı yasal sınırın çok üzerinde olan ve kırmızı ışıkta geçtiği kamera görüntüleri ile sabit olan sürücüye merhuma nazaran az kusur verildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, tazminat hesaplamasının da hatalı olduğunu, hesaplamaya esas alınan ücretin ve uygulanan yöntemlerin hatalı olduğunu belirtmiştir.<br>\tDavalı vekili, yerel mahkeme kararının gerekçelendirilmediğini, bilirkişi raporuna değinmekle yetinildiğini, davacı tarafa destekten yoksun kalma tazminat ödemesinin yapıldığı ve davacı tarafından kayıtsız, şartsız imzalanan ibraname ile müvekkil şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, varılan mutabakat uyarınca 7.805,00-TL tazminat ödenmesi nedeniyle 09.09.2019 tarihli feragatname düzenlendiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda müteveffanın babası için esas alınan pay oranlarının hatalı olduğunu, 06.09.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda hatalı olarak, davacı baba için destek payının kaza tarihinden destek sonu tarihine kadar 1/2 oranında hesaplandığını, oysa babanın destek payı, müteveffanın muhtemel evlilik tarihine kadar 1/2, muhtemel evlilikten babanın destek sonu tarihine kadar 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini, desteğin evlenmesi ile birlikte 2 pay desteğe, 2 pay desteğin eşine, birer pay ise anne ve babaya ayrılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffanın muhtemel evliliğinden eşinin, kendisinin ve muhtemel çocuklarının payı hesaba katılmadığından babasına atfedilen destek payının da fahiş hesaplandığını, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerekirken %10 artış ve %10 iskonto uygulanmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkil şirket tarafından ödemenin yapıldığı tarih itibariyle bir hesap yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda davacının pay oranı yanlış hesaplandığı için ödenen tazminat yetersiz göründüğünü, kusura ilişkin değerlendirmenin ATK tarafından yapılması gerektiğini, müterafik kusur indiriminin göz önünde bulundurulmadığını, müteveffanın kaza sırasında alkollü olduğu ve kazaya alkol etkisinde olması neticesinde sebep olduğu görüldüğünü, müterafik kusurun varlığı nedeniyle müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun doğması durumunda tazminat miktarından indirim yapılması gerektiğini, davacının vefat sebebiyle destekten yoksun kalıp kalmadığının öncelikle olarak belirlenmesi gerekirken, müteveffanın davacıya yönelik maddi bir desteği bulunup bulunmadığının tespit edilmediğini, bilirkişi hesabının rapor tarihi itibariyle yapılması sebebiyle temerrüt tarihi ile rapor tarihi arasındaki süreç için faize faiz işletilmesi gerektiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen; lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini selirtmiştir.<br>\tGEREKÇE :Dava, ZMMS poliçesi kapsamında destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDosyanın incelenmesinde, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/12485 soruşturma sayılı dosyasında bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05.02.2018 tarihli ek bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 12.04.2019 tarihli raporunda; kazanın oluşumunda bisiklet sürücüsü ...'ın asli kusurlu, otomobil sürücüsü ...'un tali kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece alınan 06.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise kazanın oluşumunda bisiklet sürücüsü ...'ın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile büyük oranda etkenliğinin bulunduğu, sürücü ...'un ise kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile bisiklet sürücüsünden daha az oranda etkenliğinin bulunduğunun belirtilmesine karşın, kusur oranlarının tespiti hususunda açık ve net bir oran belirtilmediği, gibi yerel mahkeme gerekçesinde de hangi gerekçe ile ölenin %25, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirtilmediği, bu itibarla mahkemece öncelikle hukuki belirlilik ilkesi uyarınca tarafların kusur oranın açık ve net olarak tespit edilmesinden sonra tazminat hesabının yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, bu yönüyle davacı vekilinin istinaf itirazının yerinde olduğu, kabule göre de; davanın reddine karar verilmesi halinde reddolunan miktar yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bunun yapılmadığı, davalı vekilinin istinafının bu yönüyle haklı olduğu değerlendirilerek, esasa ilişkin başkaca hususlar incelenmeksizin yerel mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.03.2022 tarih 2020/498 E. - 2022/118 K.  sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73b280591c95151d","SID":"b40c0ba8f5ae8e42"}}