{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1382 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/1717<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/03/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2016/834 E 2022/208 K<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 18/12/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 08/01/2025<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... arasında  28/02/2012 tarihinde bayilik sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalı ...'nın sözleşmeye müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, davalının sözleşme ile birlikte yıllık satış taahhüdünde bulunduğunu, davalının üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, tüm uyarılara rağmen fesih tarihine kadar yıllık almayı taahhüt ettiği mal miktarının altında alım yaptığını,  09/06/2016 tarihli noter ihtarı ile sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, bayilik sözleşmesi ve ayrılmaz parçası niteliğinde olan taahhütname ile davalı şirketin her yıl kendi içerisinde değerlendirilmek kaydı ile yıllık asgari 250m3 (210 Ton) beyaz ürün satın alma taahhüdünde bulunduğunu, eksik sattığı beher ton için ödeme tarihlerindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden olmak üzere beyaz ürünler için 150 USD karşılığı Türk Lirası müvekkil şirketin uğradığı kar kaybını ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının fesih tarihine kadar 377,83 ton beyaz ürün alımında bulunduğunu, müvekkilinin 100.825,50 USD kar kaybının bulunduğunu, taahhütnamenin 1. maddesinde \"Bayilik Sözleşmesi'nin herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal ettiğimiz veya Şirketinizden başka kaynaklardan petrol ürünleri aldığımızın tespiti halinde ...50.000,00 $ veya ödeme tarihindeki TCMB Döviz Satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığını cezai şart olarak ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ederiz.” ve taahhütnamenin 3. maddesinde \"Şirketiniz akaryakıt istasyonunu her ne sebep ve suretle olursa olsun terk etmek zorunda kalır ya da sözleşmenin devamı, Şirketinizin kusurundan kaynaklanmayan nedenlerle çok zor ya da imkansız hale gelir ...ise, Şirketinizin bu yüzden uğrayacağı tüm zararı tazmin mükellefiyetimizin yanı sıra Şirketinize 100.000,00 $ veya ödeme tarihindeki TCMB Döviz Satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığını cezai şart olarak ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ederiz.\" denildiğini, davalının sözleşme süresi içerisinde taahhüt etmiş olduğu miktarın altında alım yapması neticesinde sözleşmenin haklı feshine sebebiyet verdiğini belirterek 5.000,00 TL kar kaybı ile 5.000,00 TL cezai şartın ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 07/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile cezai şart talebini  30.000,00 TL'ye,  kar kaybı talebini ise 100.000,00 TL'ye yükseltmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ...'nın  kefalet ile ilgisinin olmadığını, kefalet sözleşmesindeki imzanın müvekkile ait olmadığını, davacının alacak taleplerini ve iddia ettiği zararları kanıtlaması ve hukuken bu alacaklarının dayanaklarını açıklaması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre,  kar mahrumiyeti talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davalının yıllık 250 m3 beyaz ürün alım taahhüdünde bulunduğu, davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen faturalarda  eksik kalan taahhüt tutarının gösterildiği, kar mahrumiyeti için 'sözleşmenin fesihle birlikte talep edilebileceğine dair taahhütnamenin 2.maddesi ile sözleşmenin 14.maddesindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde,  davacı tarafça kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceği, bilirkişi raporuna göre davalının asgari alım taahhüdünü yerine getirmediği, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığı,  yapılan hesaplama neticesinde davacının 111.039,00 USD kar mahrumiyeti alacağının bulunduğu, cezai şart talebi yönünden yapılan değerlendirmede, taraflar arasındaki sözleşmenin eki olarak akaryakıt alımlarına ilişkin hükümleri içeren 28/02/2012 tarihli Taahhütname'nin 1.maddesinde davalı tarafça \"Sözleşmenin herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal ettiğimiz veya Şirketinizden başka kaynaklardan petrol ürünleri aldığımızın tespiti halinde, ilk yazılı talebiniz üzerine Şirketinize derhal  50.000 USD veya ödeme tarihindeki TCMB Döviz Satış Kuru üzerinden Yeni Türk Lirası karşılığınıcezai şart olarak ödemeyi, gayrikabili rücu surette kabul beyan ve taahhüt ederiz\" denilmekte olduğu, yine 3.maddesinde de ''sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshi halinde, davalı tarafça 100.000 USD ödeyeceğinin''  hüküm altına alındığı, buna göre 3.madde yer alan  müstakil düzenleme uyarınca  sözleşmenin  feshine bağlı cezai şartın düzenlendiği, dava dilekçesinde taahhütnamedeki  3.maddeye de atıf yapılmak suretiyle de eldeki davanın açıldığı, bilirkişi raporundaki hesaplama uyarınca, davacının  dava tarihi itibarı ile Türk Lirası karşılığı 50.000.- USD x 3.1080 —155.400,00 TL ceza-i şart alacağı bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen ihtarnamenin 22/06/2016 tarihinde davalı ...'ya  tebliğ edildiği, ödeme için verilen 7 günlük süre dikkate alındığında davalının 30/06/2016 tarihinde temerrüde düştüğü, taraflar arasındaki ilişkinin ve sözleşmenin niteliği dikkate alındığında avans faizine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle dava ve ıslah dilekçesi gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir. <br><br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... yönünden ıslah dilekçesi sunmadığından bu davalı yönünden müvekkil aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davalı ... yönünden verilen red kararının hukuka aykırı olduğunu, Jandarma raporunda imzanın davalıya ait olmasının kuvvetle muhtemel olduğu yönünde rapor düzenlendiğini, raporlar arasında çelişki bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, davacının sözleşme süresinin bitimine az bir süre kala kötüniyetli olarak kar kaybı ve cezai şart talep edebilmek adına sözleşmeyi haksız feshettiğini, davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, temerrüt ve avans faizi için gerekli şartların oluşmadığını, davalı ... yönünden red edilen davada yargılama giderlerinin davacı yerine müvekkili ... üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, sözleşmenin 13/L maddesinde fesihten önce yazılı bildirim şartının bulunduğunu, davacının sözleşmedeki edimlerin müvekkili tarafından yerine getirilmediğine ilişkin sözlü yada yazılı uyarıda bulunmadığını, sözleşmeye uygun fesih yapılmadığını, müvekkili ticari işletmesinin konumu ve iş potansiyeli bakımından taahhüt edilen asgari alım taahhüdünün yerine getirilmesinin imkansız olduğunu, sözleşmedeki kar mahrumiyeti ve cezai şartın uygulanmayacağına dair yapılan görüşmelerin müvekkilinde güven yarattığını, taahhütnamenin davacının zorlaması ile boş şekilde imzalandığını, yazı ve rakamların sonradan doldurulduğunu, bu nedenle taahhüdün geçerli olmadığını, müvekkilinin ticari ilişkide asgari alım miktarına hiçbir surette ulaşamadığını, buna rağmen davacının sözlü yada yazılı şikayet ve itirazının bulunmadığını, davalının müvekkilinin aldığı miktar itibariyle zımni olarak sözleşmenin devamını kabul ettiğini, kar mahrumiyeti ve cezai şart kabul edilse dahi müvekkilinin ekonomik olarak yıkımına sebep olacak nitelikte olduğundan indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davacı tarafından feshi nedeniyle kar mahrumiyeti ve cezai şart talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, kâr mahrumiyeti ve cezai şart  istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Taraflar arasında 28.02.2012 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığı, aynı tarihli kefaletname ile davalı ...'nın davalı ... (Akaryakıt ve Madeni Yağ Tic.)'nin davacı ... Nak. Tic. Ltd. Şti.'ne olan 250.000,00 TL tutarında borcuna kadar olan kısmı için müşterek ve müteselsilen kefil olduğu görülmüştür. <br>Davalı ...'nın kefaletnamedeki imzayı inkar etmesi üzerine mahkemece Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan 14/07/2021 tarihli raporda özetle; kefaletnamede davalı adına atılan imza ile davalının mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada benzerlikler görüldüğü, kefaletnamedeki imzanın davalı el ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu belirtilmiştir.<br>Rapora itiraz üzerine 3 kişilik belge inceleme uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kefaletnamedeki imzanın davalı elinden çıkmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. <br>Mahkemece son bilirkişi raporu hükme esas alınarak kefaletnamedeki imzanın davalı ...'ya ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; ilk alınan raporda inceleme konusu kefaletnamedeki davalı ... adına atılı imza ile ... mukayese imzaları arasında benzerlikler görüldüğü, kefaletnamedeki imzanın davalı el ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu belirtilmiş, daha sonra belge uzmanlarından alınan raporda ise  kefaletnamedeki imzanın davalı elinden çıkmadığı kanaatine varıldığı belirtilmekle raporlar arasındaki çelişki giderilmemiştir.  <br>Bu durumda Mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden çelişkileri giderecek rapor alınarak kefaletnamede yer alan imzanın davalı ... eli ürünü olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulüne, kabul nedenine göre  davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 28/03/2022 tarih ve 2016/834 Esas, 2022/208 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, kaldırma sebebine göre davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, <br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde yatıranlara İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5- Davacı ile davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 18/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"088d93ef128a0dd6","SID":"969b54081631386e"}}