{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/892 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2221<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01.03.2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/619 E. - 2022/184 K.\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 25.12.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25.12.2024<br><br>\tİzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.03.2022 tarih 2020/619 E. - 2022/184 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, temlik eden ...'in maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalının ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın 11.05.2020 tarihinde maddi hasarlı kazaya karıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün kavşaklara geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğunu, davalı şirkete ihbar üzerine hasar dosyası açıldığını, atanan eksper tarafından hasarın 4.171,00 TL olarak tespit edildiğini ve bu tutarın temlik eden araç malikine ödendiğini, gerçek hasar bedelinin ise onarım faturalarından anlaşılacağı üzere KDV dahil 14.963,00 TL olduğunu belirterek. fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL bakiye hasar bedeli ve 10,00 TL değer kaybı tazminatının ekspertiz raporunun tanzim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili 14.02.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini 10.692,00 TL'ye artırmıştır.<br>\tCEVAP: Davalı vekili, davaya konu alacağın temlik sözleşmesine dayandırıldığını, temlik olunanın sigortacılık yapmaya yetkili kişi veya kuruluş olmadığını, bu nedenle temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davanın faturaya dayandırıldığını, belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talep edilmesinin haksız olduğunu, müvekkilinin 18.06.2020 tarihinde 4.171,00 TL tazminat bedelini dava dışı araç malikine ödediğini, delil olarak sunulan fatura tutarının kazaya ilişkin olay ve fotoğraflarla uyuşmadığını ve rayiç bedelin üzerinde olduğunu, değer kaybı tazminatının müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, gerçek kusur oranının bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesine ekli olarak sunulan temlik sözleşmesi doğrultusunda davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, dava konusu trafik kazasının davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği, dava konusu ... plakalı araçta KDV dahil 14.963,00 TL olduğu, dava açılmadan önce davacı tarafın başvurusu üzerine davalı sigorta şirketi tarafından iskonto uygulanmaksızın eşdeğer parça bedelleri üzerinden KDV dahil 4.171,00 TL ödendiği, davacının bakiye hasar bedeli alacağının 10.792,00 TL olduğu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurusunun 28.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 8 iş gününün sona erdiği 10.07.2020 tarihi itibariyle davalının temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.792,00 TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 10.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, mahkemece değer kaybı yönünden herhangi bir hüküm tesis edilmeyerek sadece hasar bedeli yönünden hüküm kurulduğunu, cevap dilekçesindeki beyanları ve bilirkişi raporlarına ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkil sigorta şirketince  18.06.2020  tarihinde KDV dahil 4.171,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin hasarla uyumlu olduğunu, dava konusu araçta daha önceden 4 adet hasar kaydı bulunduğunu, davaya konu edilen alacak tutarının fatura tutarı ile değil,  ancak  gerçek zarar tutarının tespiti ile belirlenebileceğini ve fatura tutarının  gerçek zararın varlığını kanıtlamak için yeter delil sayılamayacağını, delil olarak sunulan fatura tutarının, kazaya ilişkin olay ve fotoğraflarla uyuşmadığı gibi, rayiç bedelin çok üzerinde olduğunu, temlik edenin  ve temlik alanın sigortacılık faaliyeti yapmaya yetkili kişi/kuruluşlardan biri olmadığını, 6102 sayılı TTK 1401. maddesi ve TBK'nın 183. maddesi dikkate alındığında,  temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davanın belirsiz alacak olarak ikame edilemeyeceğini, müvekkili şirket tarafından yapılan  ödeme  ile  davacı tarafın gerçek zararının karşılanmış olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazası nedeniyle hasar bedeli ve değer kaybı bedeline yönelik olarak maddi tazminat  istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların talep ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenin davayı dinlenebilir olmadığından reddetmesi gerekir. Mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır; taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.<br>\tBu kapsamda davacı alacağının temliki nedeniyle, davacının  aktif husumetinin bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir. 7251 sayılı Kanun'un 57. maddesi ile 22.07.2020 tarihinde 5684 sayılı Sigortacılık Kanun'a eklenen Ek Madde 6 gereğince sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da hesaptan talep edilecek tazminat alacağının sadece hak sahibine veya avukatına ödeneceği, hiç kimseye devredilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Anılan düzenlenme çerçevesinde, sigorta ilişkinden kaynaklı tazminat alacağının temlikinin yasaklandığı, davacının hak sahibi veya avukatı durumunda olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacı tarafından sunulan temlikname 25.06.2020 tarihinde düzenlenmekle birlikte, davanın açılış tarihi olan 17.11.2020 tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun değişikliğinin davaya uygulanması gerekmektedir. Bu itibarla temlik alan davacının tasarruf yetkisinin bulunmadığı, temlikin geçerli olmadığı, davacının aktif husumet ehliyetinin bu nedenle bulunmadığı anlaşılmakla, dava şartlarının gerçekleşmediği değerlendirilmiştir. <br>\tBu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.03.2022 tarih 2020/619 E. 2022/184 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, \t<br>\t492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından, daha önce alınan 54,40 TL peşin harç ile 183,00 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 190,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\tDavalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 10.792,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tKullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde yatıran taraflara iadesine,\t <br>\t3-İstinaf yoluna başvuranın ödediği istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,  <br>\t4-Davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı,  13,00 TL  tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 233,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere  25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e0c675a17c996cb","SID":"46f08ad96a494514"}}