{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/896 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2235<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18.04.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/227 Esas 2022/348 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 26.12.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26.12.2024<br><br>\tİzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.04.2022 tarih 2021/227 Esas 2022/348 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, kusurun karşı araç sürücüsünde olduğunu, davalının davacının oluşan zararından sorumlu olduğunu, davalıya yapılan başvuru üzerine yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, belirterek; belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 10,00-TL hasar  tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dava değerini 43.000,00-TL olacak şekilde artırmıştır.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davalı şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun pteminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, kusur ve zararın ispat edilmesi gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın oluşumunda davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı,  uyuşmazlık konusu kaza nedeni ile davacıya ait araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 57.377,50-TL KDV dahil hasar meydana geldiği, hasar tespit rapor bedeli olan 375,00-TL (KDV dahil)  ekspertiz ücretinin piyasa şartlarına uygun olduğu, uyuşmazlık konusu trafik kazasının poliçe teminatı kapsamında kaldığı ZMM sigortası teminat limitinin araç başına 43.000,00-TL ile sınırlı kaldığı, davacının başvurusuna nazaran davalının 10/03/2021 tarihinde temerrüde düştüğü, belirtilerk; davanın kabulü ile dava konusu hasar bedeli için 43.000,00 TL maddi tazminatın 10/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan  tahsili ile  davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, dava konusu talepler yönünden davalı şirketin sorumluluğu söz konusu olmadığını, meydana gelen kaza neticesinde davacıya ait sigortalı aracın maddi hasara uğradığını, yapılan başvuru akabinde hasar dosyası açılarak davalı şirket tarafından yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde tazminat talebinin yerinde görülmediğini, davacının aracı yetkili servise çekmeyi kabul etmediğini, detaylı ekspertize imkan tanımadığını, araç hasarı onarımın tutarının  fahiş olduğunu, davalı şirketin eksperitz giderinden sorumluluğu olmadığını,  karara esas olarak gösterilen bilirkişi raporunda tayin ve tespit edilen yedek parça fiyatları fahiş oranda yüksek olduğunu, davalı şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olması gerektiğini,  dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan hasar bedelinin ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tToplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında;  davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilecek olmasına, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminatın hesaplanmasına, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına, gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın  onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına, yargılama giderlerinden olan ekspertiz ücretinin yargılama giderine dahil edilmesine, bakiye hasar bedelin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tazminatın tamamına davalının sıfatına uygun şekilde belirlenenen temerrüt tarihinden yasal faiz yürütülmesine, kabul edilen dava değeri, haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.937,33-TL'den peşin alınan 734,33-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.203‬,00-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6293564ee27b2f05","SID":"e0ef22dda1cf7e95"}}