{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/938 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2188<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/13 E. 2022/350 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 20.12.2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20.12.2024<br>\t<br>\tİzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.03.2022 tarih 2021/13 E. 2022/350 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, müvekkillerinin müşterek çocukları ...'nın 25.04.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, davalı ... şirketinin ZMMS sigortalısı olan ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazada kusurlu olduğunu, vefat edenin 23 yaşında olup, müvekkillerinin bu vefat sebebiyle maddi ve manevi destekten mahrum kaldıklarını, davalı şirketçe taraflarına müracaatları üzerine kısmi ödeme yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100.000,00-TL maddi, 100.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.<br>\tCEVAP: Davalı vekili, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davacılara yapılan ödemenin zararı karşıladığını, sigorta şirketinin araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, manevi tazminatın ZMMS teminatı kapsamında olmadığını ileri sürerek davanın  reddine karar verilmesini talep etmiştir.    <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalı ... şirketinin ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, destek ...'nın emniyet kemeri takmaması ve alkollü olduğunu bildiği kişinin aracına binmiş olması sebebiyle tedbirsiz davrandığı, kusursuz sorumluluk ilkesi gözetilerek destekten yoksun kalanların zararının karşılandığı, desteğin kusurunun olmasının destek zararının istenmesine engel teşkil etmediğinden destek ...'nın kusur durumunun değerlendirilmediği, aktüerya bilirkişi raporuna göre davacı ...'nın destek zararının 150.565,70-TL olduğu, sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin (22.556,12-TL) mahsubuyla bakiye destek zararının 128.009,58-TL olduğu, davacı ...'nın destek zararının 58.653,30-TL olduğu, sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin (14.761,74-TL) mahsubu ile bakiye destek zararının 43.891,56-TL olduğu ancak davacı tarafından ... için 82.839,00-TL, ... için 17.161,00-TL destek zararı talep edildiğinden, taleple bağlı kalınarak maddi tazminat  talebinin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :Davalı vekili, 25.04.2014 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müteveffanın destekleri için 32.662,77-TL tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, ancak alınan kusur bilirkişi raporu ile sigortalı araç sürücünün kusursuz olduğu tespit edilmiş olup davacıların sebepsiz zenginleştiğini, yapılan ödemenin poliçe tanzim tarihi itibariyle yasaya uygun olup, bakiye tazminatın söz konusu omadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer tazminat sorumluluğu doğacak ise, ödeme tarihinden itibaren faiz güncellemesi yapılarak söz konusu ödemenin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken TRH 2010 Mortalite Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, zarar gören beyan ettiği gelirinin vergilendirildiğini ispat edemiyorsa tazminat hesabının yapıldığı tarihte geçerli asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müteveffanın vefatı sebebi ile işbu davada davacı olmadığı halde destekten yoksun kalan kimselerin bulunması halinde bunun mahkemce re’sen tespit edilmesi gerektiğini, 03.05.2021 tarihli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, dosya içerisinde mübrez savcılık bilirkişi raporunda da sigortalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunun tespit edilmesine karşın, %100 kusur oranı üzerinden hesap yapılmasının hatalı olduğunu, KTK'nun 91. ve 85. maddelerine göre sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluğun da bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.\t<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalmaya ilişkin bakiye maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı ... şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı ... şirketinin  manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Bu itibarla mahkemece davalı ... şirketinden talep edilen manevi tazminatın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı ... şirketinin sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılacak  açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bir kusur bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde ve olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde, tarafların kusur oranlarının mahkemece tespit edilmesi  gerekmektedir. <br>\tSomut olayda, yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporu dorultusunda  davalı ... şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edildiği ve söz konusu rapor hükme esas alındığı halde davalı ... şirketinin destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu tutulmasının kendi içerisinde çelişkiye neden olduğu, zira yukarıda belirtildiği üzere KTK'nun 91 ve 85. Maddeleri uyarınca davalı ... şirketinin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminattan sorumlu tutulabileceği, dosyanın incelenmesinde, 25/04/2014 tarihinde davalı ... şirketine ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı aracın kaza yapması sebebiyle desteklerini yitiren davacıların başvurusu nedeniyle davalı ... şirketince kısmi ödeme yapıldığı, mahkemece aldırılan 03.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığının tespit edildiği, davalı vekilince soruşturma aşamasında alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsüne tali kusur verildiğinin belirtildiği, mahkemece söz konusu olaya ilişkin varsa soruşturma veya ceza dosyası da getirtilerek, İTÜ Trafik Kürsü'sünde görevli heyetten oluşa ve dosya kapsamına uygun yeni bir bilirkişi alınarak, belirlenecek kusur oranları doğrultusunda tazminat hesabı yapılması gerekirken, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı kabul edildiği halde, davalı aleyhine tazmina hükmedilmesinin kendi içerisinde çelişki yarattığı, davalı vekilinin istinaf itirazının bu yönüyle haklı ve yerinde olduğu değerlendirilerek, HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 6.831,00 TL'den peşin alınan 1.708,00‬ TL'nin mahsubu ile bakiye 5.123,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,\t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 20.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2b628a6d86fe2f4a","SID":"ebf59638f5e1a5df"}}