{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/940 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2184<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/473 Esas - 2022/104 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ \t: 19/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 19/12/2024<br>                   <br> İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/02/2022 tarih 2020/473 Esas - 2022/104 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA :Davacı vekili, 06/12/2017 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın dava dışı ... plakalı araca arkadan çarpmasıyla araç içinde yolcu olarak bulunan ...'in vefat ettiğini, kazanın oluşunda sürücüsü %100 kusurlu bulunan ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, kazada vefat eden ...'in desteğinden yoksun kalan eşi ... tarafından açılan İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/771 E sayılı tazminat davasında  yapılan sulh görüşmeleri neticesinde 126.950,00 TL'nin 06/07/2018 tarihinde ödendiğini, kazada sigortalı araç sürücüsü ...'nın ehliyetsiz ve alkollü olduğunun tespit edilmesi nedeniyle vefat eden ...'in dava dışı eşi ...'in destek zararının kendi akidi olan ...'e rücu ederek İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2018/38092 E sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>\tCEVAP :Davalı vekili, itiraza konu alacak/borç ilişkisinin davacı şirket ile müvekkili arasında akdedilmiş olan bir sigorta poliçesi sözleşmesine dayanmadığını, dolayısıyla da müvekkili ile davalı şirket arasında tüketici ilişkisi bulunmadığından Tüketici Mahkemesinin değil; Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu, müvekkilinin aracının Rent A Car kaskosu olarak bilinen araç kiralamalarına ilişkin yapılan bir sigorta poliçesi ile üçüncü kişilere karşı meydana gelebilecek zararların karşılanması anlamında sigortalandığını, bu nedenle sigorta şirketine başvurulmadan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ... plakalı aracın sözleşme ile 05.12.2017 tarihi saat 4:30 da sürücü belgesi ile kendisini ... olarak tanıtan ve müvekkiline sahte kimlik ibraz eden ve dolandıran üçüncü kişi olduğunu, müvekkilinin olayın oluşumu ile ilgili hiçbir dahli ve kusurunun olmadığını, müvekkili ile olay arasında illiyet bağının kalmadığını, müteveffanın sürücünün arkadaşı olduğunu, sürücünün sahte kimlikle aracı sevk ve idare ettiğini bile bile araca bindiği ve bu surette de müterafik kusuru bulunduğunu, hatır taşıması yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİhbar olunan ... Sigorta AŞ vekili 07/07/2021 tarihli dilekçesi ile; davaya konu kazanın 06.12.2017 tarihinde gerçekleşmesi nedeni ile müvekkili şirket bakımından işbu kazadan doğabilecek taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket ile davalı ... arasında ... plakalı araca ilişkin Genişletilmiş Hususi Kasko Sigorta Poliçesi tanzim edilmişse de, işbu dava kapsamında müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, aracın ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş. sigortalı ise ... olduğu, KTK m. 95 ve ZMMS Genel Şartlar'ın B.4 maddesi uyarınca davacı ... Sigorta A.Ş., tazminatı kaldıran veya azaltılmasını sağlayabilecek durumlarda ancak sigortalısına rücu edebileceği, müvekkili şirketin kazaya sebebiyet veren aracın kasko sigortacısı olarak, Kasko Sigortası Genel Şartlar'ın A.5. maddesi uyarınca ...'nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu gerekçeleriyle doğan zararı tazmin etmekle  mükellef olmadığını, müvekkili sigorta şirketi kasko sigortacısı olup, poliçe teminatları arasında yer alan Rent A Car klozu araç hasarına ilişkin olduğu,  üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlar KTK gereği ZMM Sigortasından karşılandığını belirtmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,  uyuşmazlığın taraflar arasındaki ZMMS poliçesi kapsamında, sigortalı ... plakalı aracın 06/12/2017 tarihinde dava dışı sürücü idaresinde iken, sürücünün ehliyetsiz ve alkollü olarak karıştığı kaza neticesinde, davacı tarafından üçüncü kişilere ödenen bedelin davalıya rücu edilip edilemeyeceği ne ilişkin olduğu,  sürücü ...'nın “arkadan çarpma “asli kusurunu işlediğinden tam kusurlu bulunduğu, ... plakalı, ... marka otomobilin ...'e ait olduğu, aracın Rent A Car olarak kullanıldığı, kazaya karışan sürücü ...'nın Karayolları Trafik Kanunu 36. maddesine uygun olarak sürücü belgesinin olmadığı ve 0,74 promil alkollü iken araç kullandığını, sürücüsü ehliyetsiz ve %100 kusurlu olan ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin davacı ... Sigorta tarafından yapıldığı, kaza tarihi itibariyle Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen ölüm/sakatlık teminatının kişi başı 330.000,00 TL olduğu, dava konusu trafik kazasında vefat eden ...'in hak sahibi eşi ...'e İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/771 Esas sayılı dosyası üzerinden 06.07.2018 tarihinde 115.000,00 TL asıl alacak, 11.950,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 126.950,00 TL ödendiği, İstanbul 7. İcra Müdürlüğü dosyası ile davalı aleyhine yapılan takip tarihi 23.10.2018 ve sigorta şirketi tarafından ...'e yapılan ödeme tarihinin 06.07.2018 olduğu, arada geçen 108 gün için tacir olan taraflar ve sigorta poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta talep gibi işlemiş TCMB %19,50 oranındaki avans faiz hesabının 126.950,00 x %19,50 : 360 x 108 = 7.426,62 TL olduğu  gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2018/38092 E sayılı dosyası ile yapılan takibe davalının vaki itirazının 126.950,00 TL asıl alacak, 7.392,66 TL işlemiş faiz (kısa kararda işlemiş faizin klavye hatası sonucu 7.392,66 TL yerine gerekirken maddi hata ile 393,66 TL yazılmış ise de, bu durum kısa hükümde maddi hata olarak kabul edilerek, işlemiş faiz tutarı 7.392,66 TL olarak düzeltilmiştir.) olmak üzere toplam 134.342,66 TL yönünden iptali ile takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili, müvekkiline husumet düşmediğini, müvekkilin aracının \"rent a car\" kasko sigorta poliçesiyle ... Sigorta A.Ş. tarafından tüm risklere karşı güvence altına alınmış olması nedeniyle bu şirkete başvuru yapılması gerektiğini, husumet itirazının bulunduğunu, ... plaka nolu aracın  05.12.2017-08.12.2017 tarihleri arasında kendisini ... olarak tanıtan ancak gerçek kimliği ... olan kişi tarafından kazaya karıştığı, davacı şirketin müvekkilinin maliki bulunduğu aracın ZMMS poliçesini düzenleyen şirket olup, söz konusu kazada ölenin ailesine sigorta bedelini ödeyen şirket olduğunu, söz konusu ödemenin dava açılmadan anlaşılan bedel üzerinden yapıldığı için itiraz ve ve defilerini ileri süremediklerini, kendilerinin yanlış kimlik bildirimi ile yanıltılmaları nedeniyle kusursuz olduklarını, işletenin sorumluluğunun azaltılmasına ilişkin KTK'nun 86/1 maddesi uyarınca işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulacağını, alkollü ve ehliyetsiz olarak kazaya karışan kişinin müvekkiline sahte kimlik ibraz etmek sureti ile müvekkilini dolandırması nedeniyle müvekkili ile olay arasında illiyet bağı kalmadığını, böylece kusursuz sorumluluk halinin ortadan kalktığını,bunun \"üçüncü kişinin ağır kusuru\" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, olayda müteveffanın sürücünün arkadaşı olduğu, sürücünün sahte kimlikle aracı sevk ve idare ettiğini bile bile araca bindiği ve bu surette de müterafik kusura haiz olduğu, davacı şirket tarafından buna ilişkin hakkaniyet kuralları ölçüsünde müvekkili lehine bir tespit ve ödeme yapılmadığını, hatır taşıması nedeniyle TBK m.44 uyarınca müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, kazada vefat eden ...'in ileri derecede kemik hastası olup, mevcut yaralanmaya bağlı komplikasyonlardan dolayı vefatı üzerinde söz konusu hastalığının etkisinin araştırılmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.\t<br>\tGEREKÇE: Dava, davacı tarafından ZMMS poliçesine istinaden hak sahiplerine ödenen destek tazminatının sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle, davacının sigortalısı olan davalıdan tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\t2918 sayılı KTK'nın 95/2.maddesine göre; sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmelerine ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle sigortacının tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya azaltılmasına ilişkin hallerin sigortacı tarafından 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebileceğini, dolayısıyla sigortalı davalının işleten sıfatını taşımaması, onun kiracısıyla iç ilişkisine ait bir sorun olup, sigortacının ZMSS poliçesine dayalı olarak tazminatın kaldırılması ya da azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimsenin sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan sigorta ettiren olduğundan, davalı vekilinin istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilerek, HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 9.176,95 TL'den peşin alınan 2.294,23 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.882,72 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"61bceea60315edc4","SID":"e14d26c2fb0b9225"}}