{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1407 <br>KARAR NO: 2024/1838<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/06/2023<br>NUMARASI: 2023/290 Esas -  2023/569 Karar<br>ASIL DAVA<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>ASIL DAVA TARİHİ: 25/04/2023<br>KARAR TARİHİ: 22/06/2023<br>BİRLEŞEN DAVA (İst.15.ATM 2023/340)<br>BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 15/05/2023<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin Tasfiye Halinde ... Yönetim ve İnşaat Limited Şirketi yönünden ve İstanbul 19. İş Mahkemesinin 2022/928 Esas sayılı dosyasında bu şirketin davaya dahil olunabilmesi için ihya olunmasına ve şirkete tasfiye memuru atanmasına dair karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Asıl dosyada sicil müdürlüğü davanın reddini savunmuştur. Birleşen dosyada davalı tasfiye memuruna dahi tebligat yapıldığı, ancak davayı inkar eden konumda bulunduğu anlaşılmaktadır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; \"..asıl ve birleşen davada davacının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ile tasfiye memuru ... aleyhine açmış olduğu davanın kabulüne, asıl ve birleşen davada ihyası talep olunan \"Tasfiye Halinde ... Yönetim ve İnşaat Limited Şirketi'nin İstanbul 19. İş Mahkemesinin 2022/928 Esas sayılı dava dosyasında \"davaya dahilinin sağlanması, bu şirkete yönelik her türlü tebliğ işleminin gerçekleştirilmesi, kararın kesinleşmesi ve infazı ile ilgili her türlü iş ve işlemlerinin sağlanması\" açısından' İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı \"Tasfiye Halinde ... Yönetim ve İnşaat Limited Şirketi'nin\" ek tasfiye suretiyle ihyasına, adı geçen şirketin en son tasfiye memuru gözüken ...'ın ihya edilen şirkete münferit ve yetkili tasfiye memuru olarak atanmasına,\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Birleşen davada davalı tasfiye memuru ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme dasyasında verilen 02.05.2023 tarihli ve 11 nolu ara karar gereğince, TTK ve Yargıtay uygulaması çerçevesinde, ... Yönetim ve İnşaat Limited Şirketi tasfiye memurunun davalı konumda olacak şekilde aynı dava dilekçesi ile dava açıp iş bu dava ile birleştirilmesi talebinde bulunmak için davacı tarafa süre verilmiş, bu kapsamda açıları İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/340 E. sayılı dosyasında iki davanın birleştirilmesine karar verildiğini, işbu davada tarafına husumet yönetilmediğinden dava açılması için süre verilmiş ve davacı tarafça yeni bir dava açılmış, ancak taraf gösterildiği işbu davada ne dava dilekçesi ne de tensip zaptının tarafına tebliğ edilmediğini, taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulduğunu, işbu hükmün kanun, doktrin görüşleri ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.07.2023 tarihli 2023/290 E. ve 2023/569 K. sayılı ilamının kaldırılmasına, davanın reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince \" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde\" şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir\" hükümleri düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. 6100 SayılıHMK'nın 116/1 maddende :\" Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir.\" Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Davalı tasfiye memuru hakkında esas dava ile birleştirme talepli açılan davada HMK 166 maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkeme aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesine karar verebilecek olmasına göre tebligat yapılmadan, dosya üzerinden birleştirme kararı verilmesi usul ekonomisi uyarınca mümkündür. Birleştirme kararı davalı tasfiye memuruna tebliğ edildiği gibi, asıl dosyada birleşen dava dilekçesi ve evrakları da birleşen davalı tasfiye memuruna tebliğ edilmiş olmasına göre göre hukuki dinlenilme hakkının ihlalinden de bahsedilemeyecektir. Somut olayda davalı tasfiye memuru tarafından tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edilen şirketin davacı tarafından açılan derdest dava deki işlemlere işlere hasren şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine kararverilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memuru ...'ın istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a30d9ab7ee5c15b7","SID":"a578f5bfabbcd235"}}