{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/971 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2212<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14.04.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/806 E. - 2022/312 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 25.12.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25.12.2024<br><br>\tİzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.04.2022 tarih 2021/806 E. - 2022/312 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili,  20/08/2021 tarihinde ... Şti'ne ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,  davacının aracı ile İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, Rıza Paşa sokaktan (Tramvay Yolu) ilerlerken, sağ taraf Cemal Süreyya sokaktan gelen davalı sigortalı aracın sürücüsünün dur işareti olmasına rağmen durmayarak ana yoldaki davacı aracının sağ kısımlarından çarparak zarar verdiğini, kaza sonrası, taraflarca tanzim edilen kaza tespit tutanağına, taraf beyanları ve olay yeri fotoğraflarına göre davalı şirkette sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nun ilgili maddesi gereği kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, 15.07.2021-15.07.2022 tarihlerinde geçerli ZMMS poliçesi bulunduğunu, iş bu sebeple davalı şirketin bu kazadan dolayı teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu,  davacının kazadan kısa bir zaman sonra aracı ile daimi ikamet ettiği ülkeye dönmek zorunda kaldığını, Almanya'ya döndükten sonra aracını ekspertiz firmasına incelettiğini, 26.08.2021 tarihli onarım maliyet hesaplamasına göre KDV dahil 11.495,27 Euro hasar tespit edildiğini, bunun yanında rapor ücreti olarak KDV dahil 1.300,08 Euro ödendiğini, davacının aracı yabancı plakalı olup daimi ikametgahı da Almanya olduğundan araçtaki zararın Alman rayiç değerlerine göre belirlenmeesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü talep dava ve netice-i talepleri, ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla, her ne kadar 11.495,27 Euro hasar tazminatı belirtilmiş ise de şimdilik 100,00 Euro'nun teminat limitleri içinde, temerrüt tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Euro efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, arabulculuk  faaliyeti anlaşmazlık ile sonuçlandığından AAÜT'nin 16/2-c maddesine göre avukatlık maktu ücretin taraflarına ödenmesine karar verilmesini, ekspertiz rapor ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasını ve arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili, 18.03.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 4.223,88 Euro'ya çıkartmıştır. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna başvurması gerektiğini, dava  konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde 15.07.2021-15.07.2022 tarihleri arasında 351353662/0 numaralı poliçe ile karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortası ile ... Ltd.Şti. adına sigortalı olduğunu, bu poliçede maddi zararın araç başına 43.000,000 TL ve kaza başına 86.000,000 TL olduğunu, teminat limitlerini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını,  davalı şirket sigortalısının dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, davalı şirketten dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz talep edilemeyeceğini savunarak, kaza ile iddia edilen maddi zarar arasında nedensellik bağı bulunmadığından davanın reddine, davalı şirketin sorumluluğunun yalnızca sigortalısının kusuru nisbetinde ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan Adli Tıp Kurumu’ndan kusura ilişkin rapor alınmasına, davacının müterafik kusurunun tazminattan indirilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 20/08/2021 tarihinde meydana gelen kazadan kaynaklı olarak davacı aracında meydana gelen toplam hasar tutarının 11.495,27 Euro olduğu, davalı ZMMS sigorta şirketi tarafından kendisine her ne kadar tazmin yönünde 08/09/2021 tarihinde başvuruda bulunulmuş ise de bu başvuruya olumlu bir cevap verilmediği, başvuru tarihi göz önüne alınarak davacı yanın başvurusunun tebliğ tarihine 8 iş günü eklenmekle davalının 20/09/2021 tarihi itibariyle sorumluluğunun başlayacağı, davacı aracında oluşan bu zarar tutarından davacı tarafça isteme konu edilen 4.223,88 Euro'sunun davalının temerrüt tarihi itibariyle sorumluluk limiti sınırları içerisinde kaldığı konusunda yukarıda belirtilen açıklamalar göz önüne alındığında davalı sigorta şirketinin 2918 Sayılı Yasanın 91. maddesi uyarınca sorumluluğunun bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça AAÜT 16/2-c gereği arabuluculuk görüşmelerinden kaynaklı vekalet ücretinin davalılardan tahsili yönünde talepte bulunulmuş ise de söz konusu tarifenin ilgili maddesinde belirtilen ücretinin vekil ile müvekkil arasındaki iç ilişkiye dahil olduğu yargılama ile ilgisinin olmadığı ve dolayısıyla bu hususun yargılama giderleri olarak talebe konu edilemeyeceği, kaldı ki söz konusu tutarın vekil müvekkil iç ilişkisi mahiyetinde talep edilebilir şekilde düzenlendiği gerekçesiyle söz konusu tarifede belirtilen ücretin davalıdan tahsilinin de mümkün olmadığı kanaatine varılarak davanın talep gibi kabulü ile davaya konu trafik kazasından kaynaklı olarak toplam hasar tutarı olarak tespit edilen 4.223,88 Euro'nun davalı yanın temerrüt tarihi olarak belirlenen 20/09/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili,  davacı tarafın, 2918 sayılı KTK madde 97 hükmü gereğince, dava tarihi öncesinde davalı şirkete başvuru yapmadan dava açmış olması nedeniyle işbu davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, kabul kararı verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.madde hükmü gereğince zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkının ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, başvurunun tam yapılması gerektiğini,  ancak davacı tarafından zorunlu dava şartı olarak öngörülen başvurunun yapılmadığını, bu noktada dava şartı noksanlığının gözetilmediğini, yerel mahkemece kusur tespitine ilişkin hüküm kurmaya elverişli bir rapor alınmadan, davacının kazada müterafik kusuru bulunup bulunmadığı tespit edilmeden  karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda belirtilen  parça ve işçilik bedellerinin fahiş olduğunu, hükme esas alınmasına itiraz ettiklerini, bu tür sigortalarda asıl amacın zarar görenin uğradığı gerçek zararın giderilmesi olduğunu, tanzim edilen bilirkişi raporunda aracın rayiç bedelinin çok yüksek hesaplandığını, davacıya ait aracın geçmiş hasar kayıtlarının sigorta bilgi merkezinden araştırılmasını, tramer kaydının incelenmesini, ayrıca bilgisayarlı eksper incelenmesinin yapılmasını talep ettiklerini, mahkemece değişken faize hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafın somut olayda zarar gören 3. kişi olarak davalı sigorta şirketi ile arasındaki ilişkinin ticari nitelik arz etmediğini, başvuruya konu tazminat talebinin haksız fiilden kaynaklandığını, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken reeskont faizine hükmedilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu, davacı tarafın Almanya'da aldığı ekspertiz rapor ücretinin davalı şirketten tazminine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tGEREKÇE :Dava, 20.08.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasına dayalı olarak  davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavaya dayanak teşkil eden kazanın, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, Moda Semti, Caferağa Mahallesi, Kısapaşa Sokaktan, tramvay yoluna çıkış yaptığı esnada aracının ön kısımları ile tramvay yolunda seyir halinde olan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sağ yan kısımlarına çarpması sonucunda meydana geldiği anlaşılmıştır. <br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.  )<br>\tYerel mahkemece taraf delillerinin toplanıldığı, kusur yönünden inceleme yapılması için  dosyanın otomotiv bilirkişisine tevdi edildiği, alınan 14.03.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda, 20.08.2021 tarihinde meydana gelen kazanın oluşumunda davalı tarafa ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün etken olduğu, davacı tarafa ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda etken olmadığı, dosyaya sunulan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi 11963932 kaza kayıt numaralı kusur durumu sonuç belgesine göre de, araçlara ait poliçeleri tanzim eden sigorta şirketlerinin, bu kazada ... plaka sayılı aracın %100 oranında kusurlu, ...  plaka sayılı aracın ise kusursuz olduğunun mutabakatla kabul ederek onayladıkları, alınan kusur raporunun kazadan sonra tanzim edilen kaza tespit tutanağı verileriyle ve dosya kapsamı ile uyumlu olup, hükme esas almaya elverişli nitelikte bulunduğu değerlendirilerek istinafa gelen tarafın kusura ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. <br>\tİstinafa gelen tarafın dava şartı yokluğuna ilişkin istinaf nedeninin irdelenmesinde; davalı ZMMS sigorta şirketine söz konusu bedel yönünden 08/09/2021 tarihinde başvuruda bulunulmasına rağmen sonuç alınamadığı dosyaya ibraz edilen belge suretlerinden görülmekle aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir. <br>\tDavalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup, zarar gören aracını çıkma, eşdeğer ve yan sanayi parçalarla tamir ettirmeye zorlanamayacağı gibi araç bu şekilde tamir edilse bile bu durum davacının malvarlığında eksilmeye yol açacağı için orijinal parçaya göre zararın belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 15.12.2011 tarih 2011/4075 E, 2011/12321 K ve 28.03.2016 tarih 2015/17481 E, 2016/3833 K sayılı kararları) Dosyada alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait ... plaka sayılı araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 11.495,27. Euro (KDV dahil) hasar meydana geldiği, dosyada araca ilişkin tramer kayıtlarının getirtildiği, aracın bilirkişi ekspertiz rapor ücretinin 1.300,08. Euro (KDV dahil)'nun uygun olduğu olduğu kanaatini içerir bilirkişi raporunun hükme esas almaya yeterli ve elverişli nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>\tDavacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakta olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Davacının aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir. Araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir.  (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih  ve 2014/17-28 E. -  2015/1745 K. ) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K. ) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un \"Yabancı para borcunda faiz\" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Bu nedenle davacının aracının yabancı plakalı olması ve yurt dışında tamirinin yaptırılmış bulunmasına nazaran hükmedilen tazminata 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi isabetlidir. Davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir. \t<br>\tİstikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. ( Yargıtay 11. HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K.  )<br>\tAçıklanan nedenlerle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 3.242,63 TL'den peşin alınan 1.150,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.092,63 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f942fc13ac05f14","SID":"429208230d61ab64"}}