{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/841 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1853<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/08/2020 (Dava) - 26/01/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/417 Esas - 2022/52 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 11/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/12/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/417 Esas-2022/52 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile ... plakalı araçların 19/10/2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün şerit ihlali kusurunu ifa suretiyle tam kusurlu olduğunu, keza kusur durumunun SBM komisyon kararı ve şirketler arasındaki mutabakat ile davalı şirket sigortalısında tam oranda olacak şekilde izafe edildiğini, davalılardan ... A.Ş'nin kazada kusurlu olan ... plakalı aracın KZMM sigortasını, diğer davalı ... A.Ş'nin ise İMMS teminatlı kasko sigorta poliçesini tanzim eden şirket olduğunu, hasardan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduklarını, davalı sigorta şirketlerinin KEP adreslerine 13/02/2020 tarihinde başvuruda bulunulmuşsa da ödeme yapılmadığını, arabuluculuk neticesinde çözüm sağlanamadığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri işbu davalarında fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, hasar bedeline mahsuben 39.010,00 TL maddi tazminatın 39.000,00 TL kadarının davalı ... A.Ş'den, bakiye 10,00 TL alacağın ise diğer davalı ... A.Ş'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırım dilekçesi ile toplam hasar bedeli talebini 80.000-TL'ye çıkardığı anlaşılmıştır.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alındığını, kabul teşkil etmemek kaydıyla, poliçeden dolayı müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına 39.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, 13/11/2019 tarihinde yapılan ihbar üzerine hasar dosyaları açıldığını, yapılan incelemede, ... plakalı aracın sistemlerinde uyarı verdiğini, 10/10/2019 tarihinde benzer bir kazaya karıştığını, aracın 06/11/2019 tarihinde incelendiğini ve araştırmaya konu hasarın da aynı zamanda görüldüğünü, tahkikatın kendileri tarafından yürütülerek olumsuz sonuçlandığını, sigortalı araç sürücüsünün alınan beyanında samimi olmadığı ve kazanın kurgu olabileceği kanaatine varıldığını, belirtilen nedenlerle davacının talebinin reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği hasar bedelinin de son derece fahiş olup piyasa şartları ile örtüşmediğini, tazminata KDV'nin dahil edilebilmesinin ancak onarıma ilişkin faturanın sunulması halinde mümkün olacağını, haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, aracın hususi araç olduğu da dikkate alındığında avans faizi isteminin haksızlığının ortada olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... A.Ş'nin davaya cevap vermediği, ancak ıslaha karşı vekilinin sunduğu beyan dilekçesinde özetle; SBM kayıtları incelendiğinde 15/11/2020 tarihinde 0001-0210-26087774 sayılı poliçenin 28/08/2021 tarihli 001-0210-26087774 sayılı zeyilname ile primlerin ödenmemesi sebebiyle 28/08/2021 tarihinden geçerli olmak üzere poliçe başlangıcından itibaren iptal edildiğinin görüldüğünü, ekte sunmuş oldukları fesih zeyilnamesinde bu durumun açık bir şekilde görüldüğünü, 28/08/2021 tarihli poliçenin başlangıçtan iptal olup kaza tarihinde geçerli bir poliçe bulunmaması sebebiyle müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2017/5112 Esas-2019/11757 Karar), kabul anlamına gelmemek kaydıyla ... plakalı araca ilişkin kasko sigorta poliçesinde dain-i mürtehinin ... Bankası A.Ş olduğunu, davacı sıfatı ile dava açılabilmesi bakımından lehdar konumunda olduğu belirtilen bankalardan, anılan bankaların kredi alacağından kaynaklanan maddi menfaatin sona erip ermediği ve söz konusu hakların kendilerine devredilmiş olduğu hususunda, bir muvafakatnamenin henüz ispatlanamadığını, davacı olarak taraf sıfatının bulunup bulunmadığı hususunun tespiti için kredi kullandıran bankadan sadır bir muvafakatname sunulmamış olması sebebiyle mahkeme tarafından yapılacak inceleme üzerine taraf sıfatının bulunmadığı kanaatinin hasıl olması halinde aktif husumet yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, yine kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla ıslah talebine ilişkin olarak hüküm altına alınacak bir alacak kısmı olduğuna karar verilecek olması halinde, bu kısma ancak ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"....Toplanan deliller ve bilirkişinin  ibraz ettiği kök ve ek rapora göre; ... plakalı araç sürücüsü ...; sağ şeride geçmek isterken, şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek ve trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemesi gerekirken, kavşaklara yaklaşırken, yerleşim yerlerinde ise otuz metre mesafe içinde şerit değiştirmemesi gerekirken, sağ şeride tecavüz etmek suretiyle seyir halinde iken kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek ... plakalı araca çarptığı ve zararlı sonuca neden olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in; somut olayda, iki yönlü, 4 şeritli bölünmüş yolda, kendi istikametinde 2 şerit olan yolda dörtyol kavşağına yaklaşırken sağ şeritte giderken, aynı yönde sol şeritten aniden kendi bulunduğu sağ şeride girmeye çalışarak bulunduğu çarpmasını önlemesinin mümkün olmadığı ve zararlı sonuç üzerinde etken bir trafik kural ihlalinin bulunmadığı, parça fiyatlarının orjinal parça fiyatları üzerinden ve iskontosuz olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı, davaya konu kaza sonrası ... plakalı araçta(yedek parça tutarı + işçilik tutar) toplam hasar tutarının KDV dahil 167.784,77 TL olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu, aracın kaza tarihi itibari ile 2.el piyasada 220.000-230.000 TL fiyatla alınıp satıldığı tespit edilmiş olup, 2.el piyasa rayiç bedelinin 225.000 TL olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu, 2.el piyasa değerinin 225.000 TL olan bir araçta toplam hasar tutarının KDV hariç bile 142.190,48 TL olarak tespit edildiği bir hasarın onarımının ekonomik olmadığı, araca pert-total uygulanması gerektiği, sovtaj değerinin 140.000 TL olabileceği, dosya kapsamına göre araçta oluşan hasar miktarının 80.000 TL olarak kabulünün gerektiği ve davacı tarafça davanın ıslah edilerek dava değerinin 39.000 TL hasar bedelinin ...dan, 41.000 TL' sinin ise ... Şirketi'nden olmak üzere toplam 80.000 TL'ye yükseltildiği anlaşılmakla,  sonuç olarak; DAVANIN KABULÜYLE, 39.000 TL hasar bedelinin ...'dan, 41.000 TL' sinin ise ... şirketinden limitleri aşılmamak kaydıyla müraacat tarihleri olan 21/02/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan alınıp davacıya verilmesine....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... A.Ş vekili tarafından, \"...Davacı taraf hasar tazminatını talep etmekte ise de dava konusu talebe dayanak teşkil etmekte olan ... kasko sigorta poliçesinin SBM kayıtları incelendiğinde; 15/11/2020 tarihinde poliçenin 28/08/2021 tarihli 001-0210-26087774 sayılı zeyilname ile primlerin ödenmemesi sebebiyle 28/08/2021 tarihinden geçerli olmak üzere poliçe başlangıcından itibaren iptal edildiğinin görüldüğünü,  kaza tarihinde geçerli bir poliçe bulunmaması sebebiyle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2017/5112 Esas-2019/11757 Karar), hükümde bu itirazlarının hiçbir şekilde ele alınmadığını, toplanan kanıtların nelerden ibaret olduğu ve hükme dayanak alınan kanıtlar ile bunların üstün tutulma nedenleri konusunda herhangi bir irdelemeye yer verilmeksizin, hukuki dinlenilme hakkına aykırı şekilde, denetime elveren bir gerekçe oluşturulmaksızın karar verildiğini, yetersiz bilirkişi raporları ve eksik araştırma ile hüküm kurulamayacağını, poliçe fesih zeyilnamesi nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığı sübuta ermiş olup davanın reddini talep ettiklerini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... AŞ. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; mahkemece davacının aracında meydana gelen hasarın tespiti ve kusur durumuna dair bilirkişi raporu alındığı, davalılar tarafından sigortalanan  ... plakalı aracın sürücüsünün şerit ihlali nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, kusura dair herhangi bir istinaf itirazının bulunmadığının görüldüğü, hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor uyarınca pert kabul edilen araca dair gerçek zarar tutarının da usulünce belirlendiği, davacı tarafın talebini 80.000-TL olarak arttırdığı, mahkemece de bu talep doğrultusunda hüküm tesis edildiği görülmektedir.<br>2-Davalı ... AŞ. vekili, her ne kadar davalı aracın kasko sigorta poliçesinin fesih zeyili ile iptal edildiğini, kaza tarihi itibariyle geçerli bir kasko poliçesi olmadığından kendilerinin bir sorumluluklarının olmadığını ileri sürmüş ise de, beyanlarında geçen tarihlerin kaza ve sunduğu poliçedeki tarihler ile uyumlu olmadığı, sunmuş olduğu fesih zeyilinde iptal tarihinin 15.11.2019 olup, bu tarihin kazadan (19.10.2019) sonraki bir tarih olduğu görülmüştür. Bununla birlikte, mahkemece anılan davalının nezdindeki kasko sigorta poliçesi getirtilmeden eksik inceleme yapıldığı ve alınan raporlarda ve kararda davalı vekilinin bu yöndeki itirazları da hiç değerlendirilmediğinden, ihtilafa konu kasko poliçesinin, ardından düzenlendiği ileri sürülen zeyilnamenin ve hasar dosyasının getirtilerek, tüm bu belgeler dosyaya kazandırıldıktan sonra, tereddüte yer bırakmayacak şekilde yerel mahkemece sağlıklı bir değerlendirme yapılması için kararın eksik incelemeden dolayı kaldırılması gerekmiştir. <br>3-Yine, aynı eksikliklere dayalı olarak; mahkemece davalı ... AŞ tarafından düzenlenen kasko sigorta poliçesi dahi getirtilmeksizin, ihtiyari mali mesuliyet kapsamındaki teminat tutarı vs. dahi denetlenmeksizin rapor alınarak hüküm tesis edildiğinden ve raporlarda da sigorta hukuku yönünden hiçbir değerlendirme yapılmaksızın yalnızca kusur ve hasar tutarı değerlendirildiğinden, bu kapsamda yapılan eksik inceleme nedeniyle, davalı ... AŞ vekili tarafından rapora itirazında sunulan kasko poliçesinde dain-i mürtehin kaydının da mahkemece gözetilmediği anlaşılmaktadır. Davacının aktif husumetinin öncelikle tespiti gerektiği açık olmakla, davalı ... AŞ'ye yöneltilen talep bakımından kasko poliçesinde dain-i mürtehin olarak görünen ... Bankası AŞ'nin alacağının devam edip etmediği, davaya muvafakati olup olmadığı hususlarındaki eksikliğin tamamlanması için de kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>4-Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve rapor üzerine de talep arttırım dilekçesi sunulduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine dair itirazının ise kabulü mümkün görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;  davalı ... AŞ. vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... AŞ. vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/417 Esas - 2022/52 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-Davalı ... AŞ vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı ... A.Ş tarafından yatırılan 700,2‬0 TL istinaf  karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  11/12/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e02c0623103f0cd","SID":"e513e2e15f7e7ea3"}}