{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2018/232 Esas<br>KARAR NO\t: 2019/305<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 24/12/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2019<br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret Türk Anonim Şirketi’nin 12.05.1949 yılında kurulan köklü bir aile şirketi olduğunu, şirketin 25.09.2018 tarihinde yapılan 01.01.2017 – 31.03.2017 Kıst Hesap Dönemi ve 01.04.2017 – 31.03.2018 Özel Hesap Dönemi olağan genel kurul toplantısında alınan ... numaralı kararlara taraflarınca muhalefet şerhi düşüldüğünü ve kararların iptalini talep etmek zorunluluğu doğduğunu, alınan kararların hukuka aykırılık teşkil ettiğini, gündemin 3. maddesinde 01 Ocak 2017 ve 31 Mart 2017 Kıst Hesap Dönemi bilanço ve karar zarar hesaplarının okunması, müzakeresi ve onaylanması, gündemin 4. maddesinde şirketin 1 Nisan 2017 – 31.03.2018 Özel Hesap Dönemi bilanço ve kar zarar hesaplarının okunması, müzakeresi ve onaylanmasına ilişkin kararlar alındığını, bilançonun onaylanmasına ilişkin kararın yöneticilerin ibrası sonucunu doğuracağından, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin oylamanın da usulüne aykırı olduğundan 3 ve 4 numaralı kararların iptalini talep ettiklerini, gündemin 5. maddesinde yönetim kurulunun 1 Ocak 2017 ve 31 Mart 2017 Kıst Hesap Dönemine ait faaliyet raporunun görüşülmesi ve yönetim kurulunun ibrası 6.maddesinde yönetim kurulunun 04.04.2017 ve 31.03.2018 Özel Hesap Dönemine ait faaliyet raporunun görüşülmesi ve yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararlar olduğunu, 25.09.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında ibra edilecek üyenin katılmadığı ayrı ayrı yapılan oylamalar sonucu oylama yapıldığı belirtilmiş ise de bu oylamaların kanuna aykırı olduğunu, TTK 436. Maddesinde oydan yoksunluk halinin düzenlendiğini, yönetim kurulu üyelerinin şirketin işlerine herhangi bir şekilde katılmış olduğu hususunda duraksama olmadığı kabul edildiğinde yönetim kurulu üyelerinin birbirinin ibrasında oy kullanamayacağının açık olduğunu, Yargıtay’ın şirket ortağı olan yönetim kurulu üyelerinin paylarının şirketin çoğunluk hissesine karşılık gelmesi halinde ibra kararını hükümsüz saydığını, 25.09.2018 tarihli genel kurul toplantısının 5 ve 6. maddesindeki ibra oylamasının bu nedenle kanuna açıkça aykırı olduğunu, gündemin 7. maddesinin 1 Nisan 2018 ve 31 Mart 2019 Özel Hesap Dönemi işlemlerinin bağımsız denetimi için TTK 399. Madde uyarınca bağımsız denetçi seçimine ilişkin olduğunu, bağımsız denetçi seçiminin de hukuka aykırı olduğunu, iptalini talep ettiklerini, gündemin 8. maddesinin şirketin 1 Ocak 2017 ve 31 Mart 2017 Kist Hesap Dönemi bağımsız denetim raporunun okunması, müzakeresi ve onaylanmasına ilişkin olduğunu, söz konusu kararın hukuka aykırı olduğunu, şirketin 1 Nisan 2017 ve 31.03.2018 Hesap Dönemi bağımsız denetim raporunun okunması, müzakeresi ve onaylanmasına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, iptali gerektiğini, gündemin 10. maddesinin şirket ana sözleşmesinin sermaye ve hisseler başlıklı 7. maddesinin tadil edilmesinin müzakeresi ve onaylanması olduğunu, toplantının 10. maddesi ile tadiline karar verilen esas sözleşmenin 7.1 maddesi incelendiğinde şirket ortakları arasında grup imtiazı tanındığının görüleceğini, bu tadil metnine göre 59.800.000 adet hissenin 17.342.000 adedinin A grubu, 12.560.000 adedinin B grubu, 5.980.000 adedinin G grubu ve 23.917.000 adedinin D grubu hissedir şeklinde gruplara ayrılmasına oy çoğunluğuyla karar verildiğini, Beyoğlu .... Noterliği’nin 14.08.2018 tarih ... yevmiye nolu ana sözleşme değişikliği önerisine red oyu kullanması gerektiği, aksine hareketin şirket tüzel kişiliği ve paydaşlarına karşı sorumluluk doğuracağına ilişkin ihtarnamenin taraflarınca ... Sınaı Ürünler Pazarlama AŞ’ye, ...’e, ...’e, ...’e, ...’e, ...’e, ...’ye, İlgi ...’e, ... Ürünler Dış Ticaret ve Sanayi AŞ’ye gönderildiğini, ihtarnameyle gerek şirket hisselerinin gerekse müvekkilinin hak ve menfaatlerini büyük oranda zarara uğratılmış olacağının ihtar edildiğini, bu esas sözleşme değişikliğinin objektif iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, aile şirketinin diğer ortaklarında müvekkilinin şirketten uzak tutulmaya çalışıldığını, müvekkilinin hisselerinin D grubu olarak nitelendirilmeye alınmış olmasının da müvekkilinin şirket ve şirketin yönetimi için bir etkiye sahip olamamasını doğurduğunu, müvekkilinin hisselerinin D grubu olarak nitelendirilmesiyle sahip olduğu 7.086.300 adet payın şirket hakkında verilecek kararlarda hiçbir ehemmiyetinin kalmadığını, müvekkilinin şirket kararlarına etki edememesi için D grubu pay ve nitelendirilmesine sokulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, gündemin 11. maddesinde esas sözleşmenin sermaye arttırımı ve rüçhan hakları başlıklı maddesinin tadilinin oy çoğunluğuyla onaylanmasına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu ve iptali gerektiğini, müvekkilinin sahibi olduğu payların D grubu olarak nitelendirilerek şirketteki hakimiyet gücünün azaltıldığını, gündemin 12. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ikisinin A grubu hissedarlarının, ikisinin B grubu hissedarlarının, birinin C grubu hissedarlarının, ikisinin de şirket hissedarlarının göstereceği adaylar arasından genel kurul tarafından seçileceğinin belirtilerek D grubu şirket ortaklarının yönetim kuruluna aday gösterilemeyeceğinin karar altına alındığını, bu hususun diğer şirket ortaklarına tanınan imtiyaz ile müvekkilinin haklarının bu hususla  hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak kısıtlandığını, gündemin 13. maddesinde şirket ana sözleşmesinin genel kurul başlıklı 15. maddesinin tadil edilmesinin müzakeresi ve onaylanmasına ilişkin olduğunu, esas sözleşmenin genel kurul başlıklı 15.maddesinin tadil metni incelendiğinde yine A ve B gruplarına imtiyaz tanındığının görüleceğini, gündemin 14. maddesiyle ana sözleşmenin karın dağıtımı ve yedek akçeler başlıklı 19. maddesinin tadil edilmesine ilişkin olduğunu, esas sözleşmenin karın dağıtımı ve yedek akçeler başlıklı 19. maddesinin tadil metni incelendiğinde kararın hukuka ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun görüleceğini, müvekkili tarafında ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin muhalefet şerhlerine rağmen tekrardan gündemin 15. maddesiyle yönetim kurulu üyesi olarak seçilmelerinin hukuka aykırı olduğunu, gündemin 16. maddesinde önceki yıllara ait karların dağıtılıp dağıtılmayacağının karara bağlandığını, kar payının dağıtımının usulüne uygun yapılır yapılmadığının bilirkişi eliyle yapılacak inceleme sonucunda haklılıklarının anlaşılacağını, söz konusu kararın hukuka aykırı olduğunu, şirket ortağı olan yönetim kurulu üyelerine yapılacak huzur hakkı ödenmesinin örtülü kar dağıtımı niteliğinde olduğunu, bu sebeple genel kurulun ... ve ... numaralı kararlarının da iptaline karar verilmesini talep ettiklerini bildirerek davalı şirketin ve müvekkilinin korunması için alınan kararların tedbiren geri bırakılmasına ve ... Ticaret Türk AŞ’nin 25.09.2018 tarihinde yapılan 01.01.2017 – 31.03.2017 Kıst hesap dönemi ve 01.04.2017 – 31.03.2018 Özel Hesap Dönemi Olağan Genel Kurul toplantısında alınan ..... numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekilin cevap dilekçesinde özetle; Yönetim kurulu üyelerinin ibra edilip edilmemelerinin tespit mahiyetinde bir işlem olduğunu ancak sorumluluk hükümleriyle birlikte ileri sürülebileceğini, davacı tarafından Genel Kurula sunulan muhalefet beyanında Yönetim Kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılması yönünde bir talep olmadığı gibi bu yönde açılmış bir dava da olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilip edilmemeleri  kararının tek başına uygulanabilir bir karar niteliği olmadığından tespit işlemi mahiyetinde olduğunu ve ancak sorumluluk davasının dayanağı olarak kullanılabildiğini, somut olayda genel kuruldaki muhalefet şerhinde ve dava dilekçesinde sırasıyla ibra karşıtı oy kullanıldığı ve ibra kararının iptalinin talep olunduğunu, ortada sorumluluk talebi ve davası mevcut olmadığından tespit mahiyetindeki davanın görülebilecek bir dava olmadığını, TTK 436. Maddesinde pay sahibinin kendisi, eşi, alt ve üst soyu ile aynı maddede sayılan diğer kişilere ilişkin müzakerelerde oy kullanamayacağının belirtildiğini, yasada tadat edilen  bu kişi ve kuruluşlar arasında diğer yönetim kurulu üyelerinin sayılmadığını, yönetim kurulu üyelerinin bir diğerinin ibrası konusunda oy kullanamayacaklarını kabul etmenin yasada madde madde sayılmış durumların yorum yapıyla genişletilmesi anlamına geleceğini, bağımsız dış denetçi seçimine ilişkin Genel Kurul kararının iptalinin talep edildiğini ancak gerekçesinin açıklanmadığını, talebin neye dayandığının belli olmadığını,  HMK 319. Madde hükmü çerçevesinde iddianın genişletilmesi yasağına tabi  olup iddianın genişletilmesine muvafakatlerinin olmadığını,  Kıst Dönemi ve Özel Dönem bağımsız denetim raporlarının okunması ve müzakerelerinin onaylanmaları konusunda da hukuka aykırı olma iddiası dışında başka bir açıklama ve delil olmadığını, bu konuda da iddianın genişletilmesine muvafakatlerinin olmadığını, şirket ana sözleşmesinin sermaye ve hisseler başlıklı maddesinin oy çoğunluğuyla değiştirilmiş olmasının hukuka aykırı olmadığını, TTK 421/3 (b)  bendi hükmüne göre imtiyazlı pay oluşturulmasının sermayenin en az %75’inin bu yönde oy kullanmasıyla mümkün olduğunu, yapılan değişikliğin şirket sermayesinin %75’inin olumlu oy kullanması suretiyle gerçekleştirildiğini, objektif iyi niyet kurallarına aykırılık iddiasının geçerli olmadığını, bu yönde delil de sunulmadığını, yönetim kurulunun oluşmasına yönelik davada gerçeğe aykırı beyan olduğunu, D grubu payların sahipleri olan ortakların yönetim kuruluna aday gösteremeyeceğinin karar altına alındığı ifadesinin doğru olmadığını, D grubu pay sahiplerinin Yönetim Kurul üyesi olamayacaklarına dair bir kısıtlamanın olmadığını A ve B grubu paylara imtiyaz tanındığının doğru olduğunu ancak işlemin yasada öngörülen koşullara uyularak gerçekleştirildiğini, kar dağıtımı ve yedek akçelere ilişkin ana sözleşme değişikliği içinde Kıst Dönemi ve Özel Dönem bağımsız denetim raporlarının okunması, müzakereleri ve onaylanmaları hususunda da hukuka aykırı olma iddiası dışında başkaca açıklama ve delil olmadığını, müvekkili şirketin yaklaşık 10.000 üreticiden ürün aldığını, ürünleri depolayıp üretim tesislerinde pazarlanabilir hale getirip yeniden depolayıp bunları daha sonra en fazla 20 şirketten ibaret müşterilerine sattığını, ürün tedarik ettiği üreticilere avans ödediğini, tütün ürününün işlenerek satılmasının doğal yapısı gereği bir buçuk ürün yılına ilişkin risk ve işlemleri üzerinde taşıdığını, bu işlemleri yaparken ortalama her yıl 45-100 Milyon ABD Doları aralığında kredi kullandığını, tütün sektörünü finanse eden önemli bankaların bu sektörü global olarak finanse etmekten vazgeçtiklerini duyurdukları için müvekkilinin finansman sorununun hem kredi bulabilmek hem de bulabildiği kredinin faizini makul düzeyde tutabilmek açısından giderek zorlaştığını, halen ABD doları cinsinden bulabildiği krediler açısından kur riskinin yanı sıra %7-8 dolaylarında yıllık faiz ödendiğini, TL temelinde kredi bulunabilse de bunun yıllık faizinin %35-40 düzeyinde olduğunu, bunlar dikkate alındığında son yapılan Genel Kurulda alınan 6.306.048,29 tutarında kar dağıtma kararının şirket açısından dağıtılabilecek en yüksek tutar olduğunu, geri kalan miktarın da şirket bünyesinde olağanüstü yedek akçe olarak tutularak şirket bünyesinin mevcut ve olabilecek ekonomik darlıklara karşı kuvvetli tutulduğunu, müvekkilinin 2016 yılında 1 ve 1’den fazla vergi türü itibariyle 1 veya daha fazla vergilendirme dönemine ilişkin her türlü iş ve işlemlerinin bütün matrah unsurlarını içerecek şekilde tam vergi incelemesinden geçtiğini ve vergi yasalarına aykırı bir husus olmadığı tespit edilerek kabul raporu yazıldığını, yönetim kurulu üyelerine yüksek ücretler ödenerek paydaşların kar alıp haklarının kısıtlandığının da doğru olmadığını, yönetim kurulu üyelerine ödenen huzur hakkının belirli bir prensip dairesinde olduğunu, tüm yönetim kurulu üyelerine ödenen toplam tutarın şirket karının %4’ünden de küçük olduğunu, birçok halka açık şirkette %5 oranında olduğunu, müvekkili şirket uygulamalarında herhangi bir şekilde hukuka aykırı bir durumun bulunmadığını, varlığını sürdürebilmek için ekonomik bütünlüğünü ve sağlamlığını devam ettirmek ve bünyesini sağlam tutmak zorunda olduğunu, şirketin faaliyetine devam ettiğini, tehlikede olan bir hakkın söz konusu olmadığını bildirerek ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava genel kurul kararının  iptali davasıdır.<br>TTK 448/2 maddesi \"ihtar davasında 3 aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanamaz. Birden fazla ihtar davası açıldığı takdirde davalar birleştirilerek görülür.\" hükmünü içermektedir. <br>Davacı tarafça davalı şirketin 25/09/2018 tarihli genel kurul toplantısında 01/01/2017-31/03/2017 kıst hesap dönemi ve 01/04/2017-31/03/2018 özel hesap dönemi olağan genel kurul toplantısında alınan ...... ve ... numaralı kaarların iptaline yönelik mahkememizde iş bu davanın açıldığı mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında ise davalı ... Tic. Türk A.Ş nin 25/09/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 10,12 ve 13. maddeleriyle görüşülen ve alınan kararların iptaline yönelik davacı ... tarafından davalı şirket aleyhine açılmış davanın derdest olduğu, TTK 448/2 maddesinin açık hükmü geerğince mahkememizin iş bu dosyasının yine mahkememize ait ... Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesi gerektiği, belirlenerek aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR; <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Mahkememizin iş bu dosyasının yine mahkememize ait ... E. Sayılı dosya ile TTK 448/2 maddesi gereğince birleştirilmesine, <br>Yargılamanın birleşen dosya üzerinden yürütülmesine, <br>Esasın bu nedenle kapatılmasına, <br>Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı birleşen dosyada verilecek esas karar ile birlikte istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar usulen okunup anlatıldı. 23/05/2019<br>Başkan...<br>e-imzalı<br>Üye...<br>e-imzalı<br>Üye...<br>e-imzalı<br>Katip...<br>e-imzalı</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb0012caffb63535","SID":"382e3e5bfb4a8723"}}