{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/822 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1763<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                               \t: 15/02/2022 <br>NUMARASI\t\t: 2021/505 Esas - 2022/139 Karar<br>DAVA             \t\t: Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t\t: 23/08/2021<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 04/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04/12/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarihli 2021/505 Esas ve 2022/139 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilİ ...'ya ait olan ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 12.04.2021 tarihinde kazaya karıştıklarını, kazada asli kusurlu olan ... plakalı araç sürücüsü ... olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın ...'ye ait olduğunu ve davalı şirkete ... poliçe numarası ile Trafik Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, kazadan sonra araçta meydana gelen hasar, ikame araç bedeli, değer kaybı ve kusur oranı tespiti amacıyla tespit davası açılarak bilirkişi marifetiyle zarar tespiti yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 800 TL hasar bedeli, 100 TL değer kaybı, 100 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplamda şimdilik 1.000 TL'nin kaza tarihi olan 10.04.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, İzmir 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/67 D.İŞ Sayılı tespit dosyasında yapılan masraflar ile vekalet ücretinin davalı taraftan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dayandığı delillerin taraflarına tebliğinin gerektiğini, esas yönünden ... numaralı poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 43.000 TL ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacının beyan ettiği kusur oranını kabul etmediklerini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar ekine göre yapılması gerektiğini, belirlenen değer kaybını kabul anlamına gelmemek üzere belirtilen hesaplama yönteminin yanı sıra gerçek değer kaybının belirlenebilmesi için birden çok kriterin incelenmesi gerektiğini, Değişik İş masrafı altında talep edilen bedelin hiçbir haklı ve yasal dayanağı bulunmadığını, mecburi olmayan masrafların davalı taraftan talep edilemeyeceğini, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkil sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini davacı aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtları celp edilerek tespitini, adli tıp trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınmasını, davacının değer kaybı ve hasar tazminatı talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasını, 7327 Sayılı Yürürlükteki Kanunun huzurdaki dosyaya uygulanmasını, araç mahrumiyet vesair taleplerin poliçe teminatı kapsamında olmadığından söz konusu taleplerin reddine karar verilmesini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddini, sayın Mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.  <br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece; \"....olayın oluş şekli, kazaya karışan araçların hasar aldıkları bölgeler, kazadan sonra olay yerinde çekilen fotoğraflar incelendiğinde ... plakalı aracın ön kısımlarından, ... plakalı aracın ise sol yan kısımlarından hasar alması, ... plakalı aracın ön kısmından aldığı hasarın fazlalığı sebebiyle çarpışma noktasına hızlı bir şekilde geldiği kanaati oluştuğu, ... plakalı araç sürücüsünün trafik kazası tespit tutanağındaki imzalı beyanında aracı ile seyir halindeyken yeşil ışık yandıktan sonra yolun açıldığını ve kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, ... plakalı araç sürücüsünün yeşil ışık yandıktan sonra yolun açıldığı beyanına göre seyir halinde olduğu iddia edilen ... plakalı araç önünde başkaca araçlar olması gerektiği, eğer ... plakalı araç önünde başka araçlar olsa idi ... plakalı aracın kırmızı ışık ihlali yapmak suretiyle ... plakalı aracın önüne çıkmasının mümkün olmadığı  dikkate alındığında  dava konusu trafik kazasının ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ün kırmızı ışık ihlali yapması neticesinde meydana geldiği ve ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği, kaza neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta oluşan hasarın onarım bedelinin KDV dahil olmak üzere 41.800,00-TL olduğu, her ne kadar bilirkişi heyetince 18/01/2022 havale tarihli raporlarında dava konusu araçta oluşan değer kaybı bedelinin aracın tramer kayıtlarının incelenmesi neticesinde hesaplanabileceği belirtilmiş ise de dava konusu ... plakalı araca ait tramer kayıtlarının dosya içeriğinde yer aldığı, dava konusu aracın makul tamirat süresinin 15 gün olduğu ve aracın muadilinin günlük 150,00-TL bedel karşılığında edinilebileceği, bu sebeple ikame araç bedelinin 2.250,00-TL olduğu, davacı vekilinin 24/01/2022 havale tarihli ıslah dilekçesinde, dava dilekçesinde hasar bedeli yönünden 800,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 41.800,00-TL'ye, ikame araç bedeli yönünden 100,00-TL olarak belirttikleri dava değerini ise 2.250,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve ıslah edilen bedel üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, davacı vekilince davanın kısmi dava olarak açıldığı, ıslah dilekçesinin ikame araç bedeline yönelik olduğunun beyan edildiği, ... plakalı araca ait olarak düzenlenen ... numaralı poliçenin 29/01/2020 ile 29/01/2021 tarihleri arasında geçerli olduğu, araç başına maddi hasar teminat limitinin 43.000,00-TL olduğu, hasar bedeli tazminatı olan 41.800,00-TL'nin poliçe teminatı limiti dahilinde kaldığı, bilirkişi heyetince 18/01/2022 havale tarihli raporlarında yerinde olmayan gerekçeler ile değer kaybı bedeli hesabı yapılmamış ise de davacı vekilinin 24/01/2022 havale tarihli ıslah dilekçesinde değer kaybı bedeline yönelik herhangi bir talep bildirmediği, belirtilen sebepler çerçevesinde değer kaybı tazminatı yönünden davanın usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlanamadığı, ikame araç bedelinin ise doğrudan zararlardan olmayıp dolaylı zararlardan olması sebebiyle sigorta poliçesi teminatı dahilinde olmadığı, davalı sigorta şirketinin ikame araç bedeli yönünden sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerektiği..\" gerekçesiyle \"...Açılan davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, hasar bedeli tazminatı talebinin kabulüne, 41.800,00-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 23/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, değer kaybı tazminatı talebinin reddine, ikame araç bedeli talebinin reddine....\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu kabul edilerek müvekkili şirket aleyhine hüküm kurmasının kabul edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel ve Özel Şartları uyarınca, Müvekkil Şirketin Poliçeden kaynaklanan sorumluluğu ancak sigortalısının kusurlu olması halinde doğduğunu ve kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan dava konusu kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının ve zarar miktarının mahkeme tarafından tespitinin gerektiğini, 17.01.2022 tarihinde tanzim edilen raporda,  kusur durumu alternatifli olarak belirlendiğini ancak yapılan tespitler somutlaştırılmayarak alternatifli bir değerlendirmenin yapıldığını, bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığını, kaldı ki 11613685 numaralı tramer kusur sonuç belgesinde her iki araç sürücüsü de % 50 kusurlu bulunduğunu, kusur durumunun tespitine yarar tüm belgeler119 sicil numaralı Trafik Adli Bilirkişisi ... tarafından incelenmiş olup iki araç sürücüsünün de eşit derecede kusurlu olduğunun bildirildiğini, mevcut bilgi ve belgeler ile taraflardan kimin kırmızı ışık ihlali yaptığının belirlenemediğini, dosya arasında bilirkişi raporunda ve tarafların her ikisi de yeşil ışıkta geçtiği iddia ile beyan edildiklerini, sürücülerin iddiaları doğrulayamaya yarayacak, kamera kaydı, görgü tanığı vb. gibi yeterli bilgi ve belgelerin bulunmadığından tarafların beyanlarına göre de hüküm kurulamadığını, kazada  beyanlardan da anlaşılacağı  üzere ... plakalı araç sürücüsü ... kırmızı ışıkta geçtiğini, davacı aksini iddia ediyorsa davasını ispatlamak zorunda olduğunu, eğer davacı bu durumu ispat edemiyorsa davacının kırmızı ışıkta geçtiği kabul edilmesi gerektiğini, sigortalı araca düşen bir kusur bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaateyse çelişkinin giderilmesi için belirtilen hususlar dikkate  alınarak dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne gönderilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin bir sorumluluğu doğacaksa dahi işbu faiz dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini,  müvekkili şirketin gerekli hasar ve değer kaybı ödemelerini yaptığından şirket temerrüde düşmediğini, bu nedenle haksız faiz talebinin reddinin gerektiğni, mahkeme aksi kanaatte ise faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi ve yasal faiz olması gerektiğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddinin gerektiğini, belirttikleri itirazlarının kabulü ile; tehiri icra taleplerinin kabulüne, başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, hasar, değer kaybı ve ikame araç bedeli isteklerine ilişkin maddi tazminat davasıdır.<br>Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>1-Davalı vekilinin dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri, vekalet ücreti ve faizden sorumlu tutulmaması gerektiği yönündeki istinaf itirazları yerinde bulunmamıştır. Zira, 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1.maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda, davacı tarafın tazminat davasından önce davalı sigorta şirketine gönderdiği başvuru dilekçesi üzerine davalı sigorta şirketi tarafından 1304/2021 tarihinde hasar dosyasının açıldığı, buna göre,  8 iş günü sonrası, davalı ... sigorta şirketinin 23/04/2021 tarihinde temerrüde düştüğü, alacağın haksız fiile dayalı olması nedeni ile temerrüt tarihinden itibaren alacak muaccel hale geldiği, mahkemece davalı sigortanın temerrüt ve faiz başlama tarihinin yukarıda belirtilen yasal düzenlemeye uygun şekilde belirlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, mahkemece davalı sigortanın belirlenen temerrüt tarihinden itibaren yasal faizden, davanın kabul oranına göre yangılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.  <br>2-Davacı vekili mahkemece kusur değerlendirilmesinin hatalı yapıldığını iddia ederek kararı istinaf etmiştir.<br> Somut olayda, davacı vekili davalıya ait aracın kırmızı ışık ihlali yaparak müvekkiline ait araca çarptığını iddia etmiş, davalı taraf ise kendilerine atfedilen kusuru kabul etmeyerek, davacıya ait aracı kullanan sürücünün kırmızı ışıkta geçtiğini savunmuştur. Mahkemece alınan 17/01/2022 tarihli trafik bilirkişi raporunda eğer davalıya sigortalı aracı kullanan dava dışı sürücü ... kırmızı ışıkta geçmiş ise, ...'ün %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsü olan dava dışı sürücü ...'nın kusursuz olduğu, eğer davacıya ait aracı kullanan dava dışı sürücü ... kırmızı ışıkta geçmiş ise dava dışı sürücü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sigortalı araç sürücüsü sürücü ...'ün kusursuz olduğu belirtilmiştir. Tramer kusur sonuç belgesinde adli bilirkişi tarafından dava konusu kazaya ilişkin değerlendirmede, hangi tarafın kırmızı ışıkta geçtiği tespit edilemediğinden sürücülerine %50 eşit kusurlu sayılması gerektiği belirlenmiştir. Kaza tespit tutanağı, kazaya karışan araç sürücüleri tarafından düzenlenmiş olup, her iki sürücünün de kendisine yeşil ışık yandığını ifade ettiği görülmüştür. Bu hale göre, ışık kontrollü kavşak içinde gerçekleşen trafik kazasında KTK hükümlerine göre kusurun ışık ihlaline göre belirlenmesi gerektiği, dosya kapsamındaki delillerden kimin kırmızı ışıkta geçtiği kesin olarak belirlenemediğinden ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün hızına ilişkin bir delil bulunmadığından, her iki tarafın da %50 kusurlu kabul edip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.11.2020 tarihli 2017/17-2112-2020/850 sayılı kararı, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.11.2020 tarih ve 2019/1341 Esas, 2020/7170 Karar sayılı emsal kararı), mahkemece davalıya sigortalı aracı kullanan sürücünün daha hızlı olduğu ve kaza tespit tutanağındaki \"yeşil ışık yandı yol açıldı\" beyanı yanlış yorumlanarak dava dışı sürücü ...'ün %100 kusurlu kabul edilip, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu husustaki istinaf itirazı kabul edilmiştir.<br>Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,  yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davaya konu kazada her iki sürücünün de %50 eşit kusurlu olduğu kabul edilerek HMK 353/1-b-2.madde uyarınca Dairemizce davanın esası hakkında yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir.  <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, kararın kaldırılarak HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm tesisine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarihli, 2021/505 Esas ve 2022/139 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"A) Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,<br>-Hasar bedeline ilişkin tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 20.900,00-TL maddi tazminatın 23/04/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine,<br>-Değer kaybı bedeline ilişkin tazminat talebinin REDDİNE,<br>-İkame araç bedeli talebine ilişkin tazminat talebinin REDDİNE, <br>B) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 1.427,68-TL karar ve ilam harcından, 59,30-TL peşin harç ve 736,90-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 631,48-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>C) Davacı tarafından yapılan 38,50-TL elektronik tebligat, 1,80-TL (KEP) posta masrafı, 1.200,00-TL bilirkişi ücreti, 59,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı ve 736,90-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.095,80-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak 991,31-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>D)Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 20.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>E) Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 20.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>F)7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>G) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, \"<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>2-Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA;  davalı tarafından yatırılan 714,00 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalı tarafa iadesine.<br>4-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL'den oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2024\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f777e346abff4a17","SID":"dbeda38ed2fbcca5"}}