{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1398 <br>KARAR NO: 2024/3357<br>KARAR TARİHİ: 26/12/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/11/2023<br>NUMARASI: 2023/206 2023/765<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki davada İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi ile  İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik  kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesince, \"...uyuşmazlığın abonelik sözleşmesinden kaynaklandığı, ortada kaçak elektrik hususuna ilişkin bir iddia olmadığına göre haksız fiil hükümlerinin burada uygulanmayacağı, ibraz edilen faturalara göre abone yerin ticarethane olarak belirlendiği, davacı tarafından dava dilekçesinde davaya konu yerin ticari işletme olduğunu beyan ettiği, davalının ise sermaye şirketi olduğu görülmektedir. Buna göre davanın nispi ticari dava olduğu...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, \"...Davalının celp edilen vergi kayıtlarına göre davacı taraf tacir olsa da davalı tarafın tacir olmadığı, davanın nisbi ticari dava olması için her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi gerektiğinden somut olayda davalının celp edilen vergi kayıtlarına göre davalının işletme hesabı defteri tuttuğu ve Vergi Usul Kanunun 177/1'deki limitleri aşmadığı bu nedenle davalının tacir olmadığı...\" gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir. 6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesinde “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Dava elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamında, davalının ticaret sicil kaydı veyahut esnaflık sınırını aşar şekilde vergi mükellefiyet kaydı bulunmamaktadır. Yine aynı şekilde, elektrik hizmeti alan yer (lokanta olarak tabir edilen) ticarethane grubuna dahil ise de, abonelik kaydının esnaf işletmesi mi yoksa tacir sıfatının varlığının kabulünü gerektirir nitelikte ticari işletmeye mi olduğuna dair bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Elektrik aboneliğine konu yerin salt iş yeri olması, davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli değildir. Bu durumda uyuşmazlığın, HMK 2 maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmsı gerekmektedir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 26/12/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3495d7df48d36e02","SID":"ee55a3f855cd09ae"}}