{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/49 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2128<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2016/786 Esas - 2022/856 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ \t: 13/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 13/12/2024<br>                  <br> \tİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/10/2022 tarih 2016/786 Esas 2022/856 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA :Davacı vekili, 11.01.2016 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı aracın çarpışması sonucunda müvekkilinin ağır derecede yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirket tarafından sigortalanan ... plakalı aracın tam kusurlu olduğu, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili 22/09/2022 tarihli dava değerinin arttırılmasına ilişkin dilekçesi ile 1000 TL kalıcı işgöremezlik tazminatını 310.000,00  TL'ye, 1000 TL geçici işgöremezlik tazminatını ise 24.523,72 TL'ye yükseltmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, öncelikle kusur oranlarının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınması ve davacının maluliyet oranının tespit edilmesinin gerektiği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, dava konusu trafik kazası sırasında yürürlükte bulunan \"Engellilik Ölçütü Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik\" hükümleri gereğince davacıda %33 oranında kalıcı maluliyeti nedeniyle davacının kalıcı iş göremezlik nedeniyle talep edebileceği tazminat tutarının 526.508,21 TL olduğu, ancak kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limitinin kişi başı 310.000,00  TL ile sınırlı olduğu, bu nedenle davacının sigorta poliçesi limiti dahilinde talep edebileceği kalıcı iş göremezlik tazminatın 310.000,00 TL ile sınırlı olduğu, dava dilekçesinde geçici iş görmezlik tazminatı talebinde bulunmaması nedeniyle değer arttırım dilekçesiyle talep ettiği giçici iş görmezlikten kaynaklı tazminat talebinin reddine, kalıcı iş görmezlik tazminatı talebinin ise temerrüt tarihi olan 30.05.2016 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :Davalı vekili, \"Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar\" sekelinin sürekli ruhsal bozukluk olarak kabul edilebilmesi için uygulanacak maksimal medikal tedaviye rağmen kişisinin yaşamını etkileyen bulguların kalmış olması gerektiğini, raporda kişinin geçirdiği kaza sonrası sürekli psikiyatrik tedavi uygulandığına dair herhangi bir ifade yer almadığını, bu nedenle tanımlı klinik tablonun sürekli sakatlık hali olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca, ilgili Yönetmelik ekinde “Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar”ın sürekli olup olmadığı kararının tanı konulmasından 1 yıl sonra yapılacak kontrol muayenesi sonucunda karar verilebileceğinin belirtildiğini,  sağlık kurulunun ilk tanıdan sonra sürekli olup olmadığına karar vermesi için gereken 1 yıl sonraki kontrol muayenesi olmaksızın sürekli olduğuna ve tedaviye rağmen işlevselliğin kısmen düzeldiğine karar vermesinin ilgili Yönetmeliğe uygun olmadığını, zarar görende kalıcı ruhsal hastalık olduğu iddiasının kabul edilebilmesi için, en erken Temmuz 2021 sonrası yapılacak muayenesiyle düzenlenecek ruhsal bozukluğun devam edip etmediğini, bahse konu kaza ile nedenselliği bulunup bulunmadığını, işlevselliğe olan etkisini gösterir ayrıntı psikiyatri raporu ile birlikte uygulanan tedaviye yönelik tüm tıbbı belgelerin ibrazı gerekmesine karşın, bu zorunlu  rapor ve belgelerin ibraz edilmediğini, diğer taraftan  her iki Adli Tıp raporunda kayıtlı ortopedi muayenesinde kişinin yürüyüş paterninde hafif aksama olduğu belirtilmekle birlikte, kişinin maluliyet oranı hesaplamasında ilgili Yönetmelikte yürüyüş bozukluklarının değerlendirildiği Tablo 3.4 yerine sehven, Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına Bağlı Bozukluklar, Tablo 4.1'e göre hafif seçilerek devam edilmiş ve tespit edilen oranın olması gerekenden yüksek bildirildiğini, bu itirazları değerlendirildiğinde davacının 11/01/2016 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanmasının ''Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'' uyarınca, zarar görende %8 tüm vücut fonksiyon kaybı oranına neden olacağını, her iki Adli Tıp Raporu'nda da verilen %33'lük oranın olması gerekenin üzerinde olduğunu belirtmiştir. <br>\tGEREKÇE :Dava, sürekli iş görmezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)  <br>\tSomut olayda davacının çalışma gücündeki kayıp  oranının Adli Tıp Kurumu ikinci üst kurulu raporu ile kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesinde ve TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenerek, progresif rant yöntemiyle bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, diğer taraftan davacının maluliyetinin belirlenmesine ilişkin olarak  davalı vekilince ileri sürülen istinaf itirazlarının bilirkişi raporuna itirazları kapsamında değerlendirildiği anlaşılmaktadır. <br>\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, tazminat hesabının progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 21.176,10 TL'den peşin alınan 5.427,02 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.749,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 13/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38e65ba56163eac3","SID":"0180bd6094f61a4e"}}