{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/820 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1847<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                               \t: 03/11/2021 <br>NUMARASI\t\t: 2020/334 Esas - 2021/942 Karar<br>DAVA             \t\t: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t\t: 21/07/2020<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 11/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/12/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2021 tarihli, 2020/334 Esas ve 2021/942 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... ...Şirketi arasında davaya konu genel kredi sözleşmelerinin düzenlendiğini, sözleşmelerde diğer davalıların müteselsil borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğunu, davalı borçlunun kredi borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edilerek 30/01/2019 tarihli ihtarname ile süre verilmesine rağmen davalıların ödeme yapmadıklarını, bunun üzerine davaya konu icra takibinin başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu bildirmiş davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP:<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanların hukuki temelinin  bulunmadığını, ihtarnamenin yasal unsurları taşımadığını, ihtarnamede borçların hangi ilişki kapsamında, hangi tarihlerde vadelerinin geldiğinin açıklanmadığını, temerrütün gerçekleşmediği durumda alacağa ilişkin faiz talebinde bulunulmasının bütün yasal mevzuatların temelini oluşturan iyiniyet ve dürüstlük kuralı ilkelerine açık aykırılık teşkil ettiğini, sözleşmede hüküm bulunsa dahi bu durumun kredi kullanan tarafın üzerinden haksız menfaat teminine sebebiyet verdiğini, temerrüt faiz oranının tek tarafı koruyucu olup müvekkillerin mahvına yol açacak boyutta olduğunu, TBK'nun 27. maddesi uyarınca sözleşmede belirlenen yüksek faiz oranlarının ahlaka aykırı olması hasebiyle batıl olması gerektiğini, davacı bankanın müvekkilleri nezdinde üstün konumda olması nedeniyle müvekkillerinin taraflar arasındaki dengeyi ağır bir biçimde bozan sözleşme hükümlerini kabul etmeye zorlamasının ahlaka aykırılığının aşikar olduğunu, bankaların sektörel bir uygulama olarak genel kredi sözleşmelerine aynı yönde hükümler koyduğu bir ortamda kredi alanın böyle bir sözleşme imzalamasının sözleşme özgürlüğü ile bağdaştığı söylenemeyeceğini bildirdiğini, davanın reddine, davacı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.  <br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece; \"...Taraflar arasında 16/11/2016 tarihli ve 300.000,00-TL limitli, 22/05/2018 tarihli ve 600.000,00-TL limitli davaya konu genel kredi sözleşmelerinin düzenlendiği, davalı  ... ...Şirketi'nin asıl borçlu, diğer davalıların müteselsil kefil ve borçlu sıfatıyla sözleşmelerin tarafı oldukları, TBK'nun 583. maddesi yönünden kefalete ilişkin tüm şekil şartlarının yerine getirildiği, davalı gerçek kişi kefil ...'ın davalı şirketlerin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle TBK'nun 584. maddesinde düzenlenen eşinin rızasının bulunması koşulunun gerekmediği, taraflar arasındaki kredi sözleşmelerinin varlığının ve içeriğinin uyuşmazlık konusu olmadığı, sözleşmelerde delil ve belgelerde farklılık olması halinde banka kayıtlarının esas alınacağının kararlaştırıldığı, taraflarca delil ve belgelerde farklılık iddiasında bulunulmaması nedeniyle dosyada toplanan deliller ve banka kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile uyuşmazlığın çözümünün yeterli ve gerekli olduğu, sözleşmenin 2.2. ve 4.2 maddelerinde davacının Merkez Bankasına bildirdiği ve aynı nitelikteki kredilere uyguladığı  muaccaliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek faiz oranına, bu oranın %50 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme kapsamında borçlu şirkete bilirkişi raporunda ayrıntıları gösterilen nitelikte ve miktarlarda kredinin kullandırıldığı, ödeme için belirlenen vadede belirlenen 28/01/2019 tarihli, 10. taksidin ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilerek 30/01/2019 tarihli kat ihtarnamesinin düzenlendiği, ardından 31/01/2019 tarihinde yapılandırma sözleşmesi yapılarak ödenmeyen kredi borcunun yapılandırıldığı, bilirkişi tarafından yapılandırma sözleşmesinin ihtarnamede verilen süre içinde yapılmış olması nedeniyle temerrüt koşullarının ortadan kalktığına ilişkin görüş bildirilmiş ise de, yapılandırma sözleşmesinin bir borç yenileme sözleşmesi olmadığı yalnız borçlusuna ödeme kolaylığı sağlayan nitelikte ve asıl sözleşmeyi etkilemesi söz konusu olmayan bir sözleşme niteliğinde bulunduğu, yapılandırma sözleşmesi yapılmasının somut olayda 28/01/2019 tarihli 10. taksidin ödenmemesi nedeniyle alacağın muaccel hale geldiği ve davalıların temerrüdünün oluştuğu gerçeğini değiştirmeyeceği karşısında bilirkişinin değerlendirmesinin usul ve yasaya ve sözleşmeye uygun olmadığı, buna göre kat ihtarnamesinin düzenlenmesi için yasal koşulların oluştuğu, ihtarnamenin davalılara 02/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve verilen süre nedeniyle 04/02/2019 tarihinde ödeme yapılmaması nedeniyle davalıların temerrüdünün oluştuğu, davalıların hesap kat ihtarnamesine itiraz etmedikleri gibi verilen süre ve sonrasında ve dava tarihine kadar bir ödemede bulunmadıkları, bilirkişinin yapılandırma sözleşmesi nedeniyle temerrüt tarihine ilişkin yorumunun açıklanan gerekçe nedeniyle doğru olmadığı ve raporda alternatif hesaplama olarak bildirdiği hesaplama yöntemi ile ve 04/02/2019 tarihi itibariyle temerrütün oluştuğu kabul edilerek yapılan hesaplamanın doğru olup buna göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın 282.775,05-TL asıl alacak, 92.479,58-TL faiz alacağı, 123,90-TL masraf alacağı, 606,00-TL masraf alacağı olmak üzere toplam 375.984,53-TL alacak talebinde bulunabileceği, sözleşmede uygulanacak faiz oranının Merkez Bankasına bildirilen aynı nitelikteki kredilere uygulanacak en yüksek faiz oranının %50 fazlası olarak somut bir biçimde kararlaştırılmış olması nedeniyle, bilirkişi raporunda ayrıntıları açıklanan sözleşme kapsamında kullandırılan farklı nitelikteki kredilere uygulanan ve talebe bağlı kalınarak raporda belirlenen oranlarda akdi faiz ve temerrüt faizi talebinde bulunabileceği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ve davalıların icra dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin 282.775,05-TL asıl alacak, 92.479,58-TL faiz alacağı, 123,90-TL masraf alacağı, 606,00-TL masraf alacağı olmak üzere toplam 375.984,53-TL alacak ile  işleyecek faiz yönünden takip tarihinden itibaren asıl alacağın 40.161,41-TL'lik bölümü için  yıllık %28,80, alacağın 242.613,64-TL'lik bölümü için yıllık %57 oranında ve TCMB faiz oranları genelgesi doğrultusunda değişen oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5'i oranındaki gider vergisi üzerinden devamına, davacı tarafın fazlaya ilişkin toplam 18.965,64-TL asıl alacak ile 13.543,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.508,64-TL'lik isteminin reddine, hükmedilen 375.984,53-TL toplam alacağın %20'si oranındaki 75.196,90-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, reddedilen alacak bölümü yönünden davacı tarafın kötü niyetle icra takibi yaptığına ilişkin bir delilin toplanmadığı ve davalı tarafın bu konudaki iddiasını kanıtlayamadığı dikkate alınarak davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerektiği..\" gerekçesiyle \"...Davanın kısmen kabulü ve davalıların davaya konu İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12488 sayılı dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının kısmen iptali ile takibin; 282.775,05-TL asıl alacak, 92.479,58-TL faiz alacağı, 123,90-TL masraf alacağı, 606,00-TL masraf alacağı olmak üzere toplam 375.984,53-TL alacak ile işleyecek faiz yönünden takip tarihinden itibaren asıl alacağın 40.161,41-TL'lik bölümü için  yıllık %28,80, alacağın 242.613,64-TL'lik bölümü için yıllık %57 oranında ve TCMB faiz oranları genelgesi doğrultusunda değişen oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5'i oranındaki gider vergisi üzerinden devamına, davanın kısmen reddi ile; davacı tarafın fazlaya ilişkin toplam 18.965,64-TL asıl alacak ile 13.543,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.508,64-TL'lik isteminin reddine, hükmedilen 375.984,53-TL toplam alacağın %20'si oranındaki 75.196,90-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece davalarının tamamı yönünde hüküm kurulması gerekli iken davalarının kısmen kabul edildiğini, karar bu yönü ile hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun ''V.Sonuç'' kısmında müvekkili bankanın alacağı 9.İcra Dairesi 2019/12488 E. Takip dosyasında, 17.09.2019 takip tarihi itibariyle, 281.530,13.TL. asıl alacak + (33.406,72.TL. + 1.938,64.TL.) 35.345,36.TL. Faiz+123,90.TL. İht.Hac.masrafı +606,00.TL. İht. Hac. Vekâlet Ücr. Olmak üzere toplam 317.605,39.TL. alacaklı olduğunu tespit etmiş olup , ''Kısım-5 Genel Toplam'' Bölümünde Alternatif hesaplama başlıklı kısımda 31.09.2019 tarihli yapılandırmanın geçersiz olduğunu ve davalı borçlular yönünden 04.02.2019 tarihi itibariyle temerrüt koşullarının oluştuğu görüşünün benimsenmesi halinde 17.09.2019 takip tarihi itibariyle 282.775,05.TL. Asıl alacak + 517,79.TL. İşlemiş Akdi Faiz + 91.961,79.TL. Temerrüt Faizi  + 4.623,99.TL BSMV + 123,90.TL. İhtiyati Haciz Masrafı + 606,00.TL. İhtiyati Haciz Vekâlet Ücreti Olmak üzere toplam 380.608,52.TL. tespit edildiğini, müvekkili banka alacağı için İzmir 9.İcra Müd. 2019/12488 E. Sayılı dosyasında Asıl Alacak 301.740,69. TL. + 106.022,58. TL. İşlemiş Faiz + 123,90. TL. İhtiyati Haciz Mas.+ 606,00. TL. İhtiyati Haciz Vekâlet Ücreti olmak üzere toplam 408.493,17. TL. alacak miktarının hesap edildiğini, müvekkili bankanın alacağı için açılan bu takipte temerrüt faizi sözleşmeye dayanılarak borçluya tanınan ödeme kolaylığından taksitlerin zamanında yatırılmaması halinde protokolün geçersiz hale geleceğini ve kendisine tanınan tüm imkanlardan geçmişe dönük olarak vazgeçileceği borçluya bildirilmiş olup bilirkişinin bu noktada temerrüt faizini yapılandırma tarihinin bozulmasından itibaren işletmesi müvekkili bankanın ciddi şekilde hak kaybı yaşamasına sebep olduğunu, davacı bankaca tahsilat yapılmadığını, açıklanan nedenlerle, davalarının tamamen kabulü yönünde bozulmasına; itirazın iptaline ve takibin devamına; borçluların %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine; yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalılara yüklenilmesine; istinaf aşaması sonuçlanıncaya kadar mahkemenin aleyhe olan kısmının icra edilmesini engellemek için tehir-i icra kararı verilmesine; kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın, asıl borçlu ve müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bilirkişinin kök raporunda alternatifli hesaplama başlığı altında hesaplamada davacı tarafın iddia ettiğinin aksine temerrüt faizinin hesabında davalıların kat ihtarının tebliği ile temerrüte düştükleri 04/02/2019 tarihinin esas alındığı, bilirkişi tarafından davacı bankadan temin edilerek kök rapora eklenen belgeler incelendiğinde, temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında LR002623 numaralı krediye ilişkin tüm taksitlerin ödenerek kredinin tamamen tasfiye edildiği, NE000210 numaralı krediye ilişkin ise kısmi ödemeler yapıldığı sabit olup, davacı vekilinin kredilere tahsilat yapılmadığı iddiasının yersiz olduğu, açıklanan  sebeple mahkemece verilen kararın doğru olduğu anlaşılmakla, davacı vekili ile davalılar vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2021 tarihli, 2020/334 Esas ve 2021/942 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince  ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı taraftan alınması gereken 427,60  TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"28c441eeb5fb95b6","SID":"18a0472a1648b0aa"}}