{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/878 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2063<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/218 E. 2024/11 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 05.12.2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05.12.2024<br><br>\t Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.01.2024 tarih 2023/218 E. 2024/11 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ...  tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t<br>\tDAVA : Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'in Milli Eğitim bünyesinde çalışan olmaları sebebiyle tanıştıklarını, davalı ...'in ekonomik olarak zor durumda olduğundan bahisle, kendisine ait etüd merkezinde müvekkiline ortaklık teklif ettiğini, müvekkilinin de kendisi memur olduğundan, eşinin %50 oranında ortak olacağı inancıyla teklifi kabul ettiğini, davalı ...'e 23.500,00 TL nakit ödediğini, etüd merkezine nakit olarak 11.425,00 TL harcadığını, kendisine ait ... Bankası kredi kartından 10.854,00 TL, kendisine ait ... Bankası kredi kartından 1.906,00 TL olmak üzere toplam 47.685,00 TL ödediğini, ancak davalıların müvekkilini oyaladıklarını, eşinin ortaklığı konusunu resmiyete dönüştürmediklerini, bunun üzerine müvekkilinin yaptığı ödemelerin iadesini talep ettiğini, ancak ödeme yapılmadığını, Karşıyaka İcra Müdürlüğü'nün 2015/4985 E. sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, ancak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, davalıların savcılık dosyasında kısmen de olsa borcu kabul ve ikrar ettiklerini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP\t: Davalılar ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacının sahibi ve temsilcisi oldukları etüt merkezine ortak olmak istediğini, işletmede ortak sıfatıyla hareket etmeye başladığını, ticari faaliyeti yönlendirdiğini, ancak işletmeyi iyi yönetemediğini, işletmenin zarar etmesine sebep olduğunu iddia ederek davanın reddini istemişlerdir.  <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davanın ilk olarak açıldığı Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/692 E. - 2019/215 K. sayılı dosyasında verilen 12.06.2019 tarihli kararın istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 2019/2850 E. - 2021/506 K. sayılı ilamı ile, davalı ...'in ... isimli ticari işletme dolayısıyla gerçek kişi tacir olarak odanın üyesi bulunduğu, davacının dosyaya sunduğu beyanlarında ortak olarak hareket ettiği gerekçesiyle dosyanın eldeki istinaf incelemesine konu kararı veren Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, mahkemece istinaf kararı doğrultusunda tasfiye işlemleri gerçekleştirilmek üzere, taraflara adi ortaklığın tasfiyesi için öncelikle adi ortaklık ilişkisi içerisinde tarafların yapılan iş ve işlemlere ilişkin yazılı beyanda bulunmaları için süre verilip, davacıya tasfiye memuru için takdir edilen 4.000,00 tasfiye memuru ücretinin yarısı olan 2.000,00 TL yi yatırmak üzere  kesin  süre verildiği, makul tasfiye memuru ücretinin delil avansı niteliğinde olduğu, verilen ihtarlı kesin süreye rağmen gerekli giderler yatırılmadığından davacı tarafın bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, tasfiye memurunun yaptığı tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre tarafların hak ve yükümlülükleri saptanıp, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkın ortaya konulmasının elzem olduğu, buna göre davacının davasını ispatlaması gerektiği, adi ortaklığın tasfiyesi için gerekli delil avansı yatırılmadığı ve dosyadaki diğer delillerle de iddianın kanıtlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ\t: Dairemizin 24.03.2023 tarihli 2022/1570 E. 2023/447 K. sayılı ilamı ile; taraflar arasındaki ortaklığın fiilen ve hukuken son bulduğunun uyuşmazlık konusu olmadığı, ortaklık son bulduğuna göre, tasfiyenin de mahkemece bizzat yaptırılması gerektiği, ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesinin ayrı ayrı hukuki işlemler olduğu, adi ortaklığın tasfiyesinde birinci aşamada (taraflarca veya anlaşamamaları hâlinde mahkemece atanacak) tasfiye memuru tarafından sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın aktif ve pasifi ile birlikte tüm mal varlığı belirlenerek hazırlanan mal varlığı bilançosunun taraflara tebliğ edilmesi, bu husustaki itirazlar toplanacak delillere göre hakim tarafından değerlendirilmesi gerektiği; ikinci aşamada tasfiye memuru tarafından ortaklığın malvarlığına ilişkin satış ve nakde çevirme işleminin gerçekleştirilmesi, şayet bu mallar mevcut değilse değerlerinin tasfiye memuru marifetiyle saptanması, üçüncü ve son aşamada ise yukarıdaki işlemler sonucu oluşan değerden, tasfiye memuru tarafından öncelikle ortaklığın borçlarının ödenmesi ve ortaklardan her birinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payının geri verilmesi, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç veya zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilançonun düzenlenmesi gerektiği; Bu aşamalardan sonra ise tasfiye memurunun yaptığı tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre hâkimin, tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyip, tasfiye işlemini sonlandırması ve bu doğrultuda hüküm oluşturması gerektiği; ilk derece mahkemesince tasfiyenin gerektirdiği emek ile ortaklık malvarlığının geliri göz önünde tutulmaksızın belirlenen ücretin ve yapılacak işlemlerin ne olduğu belirtilmeden takdir edilen tasfiye giderinin davacı tarafından kesin süre içerisinde karşılanmasına karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, mahkemece her ne kadar davacının verilen kesin süreye rağmen gerekli tasfiye memuru ücretini yatırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece tasfiye memuru re’sen görevlendirilmiş olmakla, eldeki davada 6100 sayılı HMK’nun 325. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği, tarafların belirlenen sürede söz konusu işlemlere dair giderleri karşılayamamış olmaları durumunda, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak  üzere tasfiye giderlerinin Hazineden karşılanmasına hükmedilerek, tasfiye işlemlerinin yapılması gerekirken, verilen kesin süreye rağmen tasfiye memuru ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu (Yargıtay 3. HD 2019/803 E. 2019/6955 K. sayılı ilamı) gerekçesiyle kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, istinaf kaldırma kararı doğrultusunda atanan tasfiye memuru tarafından davalı ... 'in 2013 yılı İşletme Defterinin Gelir ve Gider Sayfa fotokopilerinin incelenmesi neticesinde, şube işyerinin açılış tarihi olan 15.02.2013 ile davacı ile davalı ...'nın ortaklıklarının bittiği 16.02.2013 tarihi arasındaki 1 gün içinde davalı ...'nın 2013 yılı İşletme Defterine gelir ve giderin kaydedilmediği; şube işyerine ait aktif ve pasifin belirlenmesinin mümkün olmadığı, dosya içeriğindeki bilirkişi raporunda tespit edilen ve Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararında; “Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, Davalının Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğünün 2015/4985 esas sayılı takip dosyasındaki itirazının 34.260,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktardan devamına,...” karar verildiği, davacı ...'in davalı ...'e toplam 21.500,00 TL tutarında elden nakit ödeme yaptığı; Davacı ...'in Davalı ...'nın işlettiği etüte (10.854,00TL + 1.906,00TL-) olmak üzere 12.760,00.-TL toplam tutarında kredi kartlarıyla harcama yaptığı; Davalı ...'den 21.500,00.-TL + Davalı ...'dan 12.760,00.-TL olmak üzere 34.260,00.-TL toplam tutarında alacaklı olacağı; Davalı ...'den 21.500,00.-TL tutar üzerinden işlemiş faizin 16.02.2013 tarihinden 15.04.2015 takip tarihine kadar 788 gün için (21.500,00x788x9/36500)- 4.177,48.-TL faiz hesaplandığı; Davalı ...'dan 12.760,00.-TL tutar üzerinden işlemiş faizin 16.02.2013 tarihinden 15.04.2015 takip tarihine kadar 788 gün için (12.760,00x788x9/36500)- 2.479,28.-TL faiz hesaplandığı, İkinci aşamada; tasfiye memuru tarafından ortaklığın malvarlığına ilişkin satış ve nakde çevirme işlemi gerçekleştirilmeli, şayet bu mallar mevcut değilse değerleri tasfiye memuru tarifetiyle saptanmalı,” denildiğinden, davalı ... 'in 2013 yılı İşletme Defterinin Gelir ve Gider Sayfa Fotokopilerinin İncelenmesi neticesinde; şube işyerinin açılış tarihi olan 15.02.2013 tarihi ile davacı ile davalı ...'nın ortaklıklarının bittiği 16.02.2013 tarihi arasındaki 1 gün içinde Davalı ...'nın 2013 yılı İşletme Defterine gelir ve giderin kaydedilmediğinden, şube işyerine ait Aktif ve Pasifin belirlenmesi mümkün olmadığından; ortaklığın malvarlığına ilişkin satış ve nakde çevirme işleminin gerçekleştirilemediği, Üçüncü ve son aşamada ise; yukarıdaki işlemler sonucu oluşan değerden, tasfiye memuru tarafından öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli ve ortaklardan her birinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç veya zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilanço düzenlenmelidir.” dendiği, ancak şube işyerinin açılış tarihi olan 15.02.2013 tarihi ile davacı ile davalı ...'nın ortaklıklarının bittiği 16.02.2013 tarihi arasındaki 1 gün içinde davalı ...'nın 2013 yılı İşletme Defterine gelir ve giderin kaydedilmediği, şube işyerine ait aktif ve pasifin belirlenmesinin mümkün olmadığı, ortaklığın malvarlığının satış ve nakde çevirme işleminin gerçekleştirilemediği, son bilançonun da düzenlenmesinin mümkün olmadığı; davacının ortak olarak girdiği  şubenin resmi açılışının 15/02/2013  tarihinde yapıldığı, bu tarihten önce faaliyette bulunduğuna dair herhangi bir kayıt ve belgeye rastlanmadığı, davacının harcamalarının kurulum aşamasında yapılan harcamalar olduğu, şube işyerinin açılış tarihi olan 15.02.2013 tarihi ile davacı ile davalı ...'nın ortaklıklarının bittiği 16.02.2013 tarihi arasındaki 1 gün içinde davalı ...'nın 2013 yılı İşletme Defterine gelir ve giderin kaydedilmediği, şube işyerine ait aktif ve pasifin belirlenmesinin  mümkün olmadığı, ortaklığın malvarlığına ilişkin  satış ve nakde çevirme işlemi de gerçekleştirilemediği, ortaklığın resmileştirilmediği resmi kayıtlara göre ortaklığın 1 gün sürdüğü, davalı ...'in  kendi adına 15/02/2013 tarihinde etüd merkezinin açılışını vergi dairesine bildirdiği, davalılardan ...'in ise ... in kardeşi olup Karşıyaka CBS nın  2025/14761 sayılı dosyasında verdiği ifadede  ortaklık teklifinin muhatabının kardeşi olduğu ve tanık ...'nin davalı ...'in ortak olmayıp idareci olduğuna dair beyanlarından, davacının  davalılardan ... ile ortaklık kurduğu, davalının davacı ...'in 21.500,00.-TL toplam tutarında elden nakit ödeme ve etüte (10.854,00TL + 1.906,00TL-) olmak üzere 12.760,00.-TL toplam tutarında kredi kartlarıyla harcama yaptığı, toplam 34.260,00.-TL adi ortaklığa verdiği bu bedeli davalı ... 'den istemekte haklı olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın reddine; davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne ile icra takibine itirazının 34.260,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının icra inkar tazminat talebinin reddine  karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ..., davacı ile aralarında bir adi ortaklık bulunduğunu ve bu adi ortaklık ilişkisi çerçevesinde 2013 - 2016 yılları arasında ticari faaliyetlerini sürdürdüklerini, ticari işletmenin kar etmesi bir yana davacının şirketin başarılı elemanlarını işten çıkarması ve işletmeyi basiretli bir tacir gibi yönetmemesi sebebiyle işletmenin zarara uğramasına neden olduğunu, bilirkişi raporuna göre davacının adi şirkete katılım değerinin 34.260,00 TL olarak tespit edildiğini, TBK'nın 622 ve 623 maddeleri karşısında davacının katılım değeri talep etmesinin hukuki bakımdan olanaksız olduğunu, mahkemece TBK'nın 622 ve 623 maddelerine aykırı olarak hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>\tGEREKÇE : Dava, adi ortaklığın tasfiyesi kapsamında başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tHMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavacı tarafça, taraflar arasında etüt merkezi işletme amacıyla adi ortaklık kurulduğu, bu amaçla elden nakit olarak ve kredi kartlarından harcama yoluyla davalılara toplam 47.685,00 TL ödendiği, ancak davalıların davacıyı oyaladıkları, ödenen tutarın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğu iddia edilerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince, Dairemizin kaldırma kararında belirtilen hususlar doğrultusunda tasfiye memuru atandığı; tasfiye memuru tarafından adi ortaklığın konusunu oluşturan şubenin resmi olarak 15.02.2013 tarihinde açıldığı, ertesi gün 16.02.2013 tarihinde sona erdiği, bu 1 günlük süre içinde işletme defterine gelir ve gider kaydedilmediği, bu nedenle şube işyerine ait aktif ve pasifin belirlenmesinin mümkün olmadığı; ikinci aşamada tasfiye memuru tarafından ortaklığın malvarlığına ilişkin satış ve nakde çevirme işleminin gerçekleştirilmesi kapsamında yapılan tespitlere göre, davacının davalıya elden nakit olarak 21.500,00 TL ödediği, ayrıca etüt merkezi için kredi kartlarından toplam 12.760,00 TL harcama yaptığı, davacının davalıdan toplam 34.260,00 TL tutarında alacaklı olduğu; üçüncü ve son aşamada ise yukarıdaki işlemler sonucu oluşan değerden, tasfiye memuru tarafından öncelikle ortaklığın borçlarının ödenmesi ve ortaklardan her birinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payının geri verilmesi, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç veya zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilançonun düzenlenmesi gerektiği, bu kapsamda yapılan değerlendirmede, işletme defterine gelir ve gider kaydedilmemiş olmakla aktif ve pasifin belirlenemediği, ortaklığın malvarlığına ilişkin  satış ve nakde çevirme işleminin gerçekleştirilemediği, son bilançonun da düzenlenmesinin mümkün olmadığı, davacının harcamalarının kurulum aşamasında yapılan harcamalar olduğu; davalı ... 'in kendi adına 15.02.2013 tarihinde etüd merkezinin açılışını vergi dairesine bildirdiği, davalılardan ...'in adi ortaklıkta  payının bulunmadığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince, davacının ödediği toplam 34.260,00 TL'yi davalı ... 'den istemekte haklı olduğu gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın kısmen kabulüne ve icra takibine itirazın 34.260,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tDosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.<br>                      H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.340,30 TL'den peşin alınan 585,07 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.755,23 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.05.12.2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8496a3874a93bbc3","SID":"ab7acefbb8258fa3"}}