{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/1049 <br>KARAR NO:2024/1223<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/01/2021<br>NUMARASI:2019/477 Esas, 2021/38 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:17/12/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: taraflar arasında ticari satıma ilişkin akdi  ilişki bulunduğunu, davacının davalıya sunulan fason boyama hizmetinden kaynaklanan faturaya bağlı cari hesap borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine ... sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini,  davalının takibe ve borca itirazı üzerine  takibin durduğunu, arabuluculuk başvurusunun sonuçsuz kaldığını beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı  tahsilini  talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davacı tarafından 117.600,65 TL'lik takip başlatıldığını, ancak \"talep edilebilir alacağın 74.723,03 TL olduğunu, alacağın da vadesinin gelmediği,  kısmi borcun vadesinin 15/11/2018 tarihinde dolduğunu, kabul edilen 74.726,03 TL'lik takip verilerine ilişkin 85.296,36 TL ödeme yapılarak alacağın sıfırlandığını, fason boyama işlemi yapılmak üzere davacıya ham kumaş teslim edildiğini, davacı tarafça boyaması yapılan kumaşlarda  gramaja, renk farkı, baskı sorunları vs nedenlerle ayıp meydana geldiğini, taraflar arasındaki mutabakat sonucu ayıplı kumaşların müşteri tarafından kısmen değerlendirildikten sonra oluşan zarara ilişkin faturanın davalıya gönderildiğini, davacının önceki aşamalardaki kabul ve taahhüdüne rağmen bu faturalarda belirtilen zararı karşılamaktan kaçındığını, davacının yetkili personelinin kabulü doğrultusunda düzenlenen faturalar davacının defterlerine işlendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece; tarafların ticari defter ve kayıtları, dosyaya sunulan yazılı belgeler ve bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesinde davalının davacıya fason boyama işi yaptırdığı ve bunun karşılığında takibe konu edilen 117.600,65 TL miktarında davalının davacıya borçlu olduğunun sabit olduğu, davalının 74.723,03 TL'lik borcu kabul ettiği, ancak kalan 42.877,62 TL'lik borcu kabul etmediği ve  davacının ayıplı iş yapması nedeniyle davacı şirketinde çalışan ... isimli personel ile yaptığı yazışmaya istinaden bu miktarı davacıya fatura ettiğini beyan ettiği, davalı tarafın sunduğu davacı personeli ile yazışmaların incelenmesinde ayıplı mal miktarının belirtilmediği, hangi tarihte teslim alınan hangi malların iade edileceğinin belirtilmediği, bu yazışmaların tek başına bahsedilen iade faturalarına esas delil niteliğinde kabul edilmeyeceği, davalı tarafın ayıplı mala ilişkin herhangi bir tespitte yaptırmadığı,  davalı kayıtlarında bulunan bu faturaların davacının kayıtlarında bulunmaması ve davacı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle davalı tarafından düzenlenen bu faturalar tek başına davalının borçlu olmadığına yönelik delil kabul edilemeyeceği, davacının ticari defter kayıtları, faturalar, sevk irsaliyeleri ile ispat ettiği alacağının 42.877,62 TL'lik kısmının ödenmediği kabul edilerek, davanın bu miktar bedel üzerinden kabulüne ve icra inkar tazminat talebinin reddine karar vermiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporuyla davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının açılış ve kapanış beratlarının tamam olduğunu, ticari defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğunu ve HMK.nun 222. Maddesi gereğince lehine delil olarak kullanılması gerektiğini, davacının alacak iddiası davalı şirket kayıtlarıyla ortaya konulamadığından kayıtlara aykırı alacak iddiasının ve davasının reddine karar verilmesi yasal zorunluluk olduğunu, tekstil piyasasında ticari teamül şirketler arasındaki işlemlerin departman personelleri tarafından yürütülmesi şeklinde olduğunu, imalat süreçleri ile ilgili tüm işlemler pazarlama, imalat, müşteri temsilcisi, planlama gibi departmanlar tarafından yürütülmekte imalat sürecinde çıkan teknik sorunların tamamı söz konusu personeller tarafından takip ve sonuçlandırıldığını, taraflar arasında varılan mutabakata istinaden davalı tarafından müşterisi ... firması tarafından düzenlenen reklamasyon faturasına karşılık 1.000 kg ayıplı kumaşla ilgili olarak düzenlenen ... nolu 42.402,96-TL bedelli yansıtma reklamasyon faturasından davacı tarafın sorumlu olduğunu, savunmalara itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken ayıp iddiasının ve miktarının ispatlanamadığından bahisle davanın kabulüne dair verilen karar usul ve yasala aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, iş sahibidir.Davacı davasında; davalıya ait ham kumaşların boyanması konusunda anlaştıklarını, edimlerini tamamladıklarını, iş bedelini kısmen ödediklerini bakiye ödememeleri sebebiyle girişilen icra takibine itiraz ile takibin durduğunu, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.Davalı, davalıya ait kumaşların davacı tarafından boyanması konusunda tarafların anlaştıklarını, davacı edimini tamamlayarak ürünleri kendilerine teslim ettiklerini ancak ürünlerde gramaj, renk farkı, baskı sorunları nedeniyle ayıplar oluştuğunu, davacı ile yapılan meail yazışmaları ile kendi müşterileri ayıplı ürünlerin indirimli kullanılması konusunda ikna ettiklerini, davacı şirket meail yazışmaları doğrultusunda zarar faturası kestiklerini, bakiye borcu ödediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu taraf beyanları itibariyle davalı tarafından kesilen reklamasyon ve zarar faturaları tek başına delil kabul edilemeyeceğini kabul ederek davalı savunması ispat edilemediğini kabul ederek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın 42.877,62 TL kabulüne karar vermiştir.Somut olayda, taraflar arasında davacı ait kumaşların fason boyama işi davacı yüklenici tarafından yapılmıştır.Davalı tarafından ürünlerde bulunan ayıplar sebebiyle davacı şirketi meail olarak bilgilendirdiği ve akabinde zararları için iki ayrı fatura kesmiştir.Taraflar arasında e-mail yazışmalarda davalı iş sahibi tarafından ayıp ihbarında bulunduğu görülmektedir.Ancak davacı taraf ayıp iddialarını ve dolayısıyla kesilen faturaları kabul etmemiştir.Davalı tarafından, kesilen faturalar itibariyle ürünlerin ayıplı olup olmadığı ispat edilmesi gerekmektedir.Dava konusu ürünler mahkeme incelemesine sunulmamıştır.Davalının dayandığı faturalar itibariyle ayıplı ürün ispat etmesi mümkün değildir. Mahkemenin bu konudaki değerlendirmesi doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/01/2021 tarih ve 2019/477 Esas, 2021/38 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.928,97 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 732,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.196,72 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"248677049f32421a","SID":"12a435bd2a9b4fc8"}}